Erdoğan’dan belediyelere: Kredi bulmak sizin işiniz

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. İstanbul ve Ankara belediyelerine işaret eden Erdoğan, 'Kredi bulmak sizin işiniz' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’lilerin de Külliye’ye gelme hakkı vardır. 15 Temmuz’dan sonra Kılıçdaroğlu da gelmişti. Mesela İBB Başkanı İmamoğlu da geldi. Onu da kabul ettik. Başka vesilelerle gelenler arasında CHP’liler vardır. Külliye benim şahsi malım değildir” dedi ve şöyle devam etti:

“Şimdi iddiaya göre Külliye’ye gelen kişiye ‘Senin genel başkan olman gerekir’ demişiz. Yanımıza kimse gelmedi. Külliye’ye giren çıkan araçlar bellidir. Hiçbir CHP’liye öyle bir teklifte bulunmadım çünkü Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi genel başkan olmaz… Zaten yazan gazeteci özür diledi. Peki iddiaya ‘doğru’ diyen genel başkana ne diyeceğiz? Yalan bu zatın en önemli mesleğidir.”


Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

“Partimizde sadece görev değişikliği olur, şahsım başta olmak üzere her AK Partili davamızın tabii neferidir.

Bundan daha büyük bir unvan yoktur. Gerisi gayret işidir, kader işidir.

Bizim gündemimiz ülkemize ve milletimize nasıl daha iyi hizmet edebileceğimizdir.

ŞİZOFRENİK VAKALARI PARLAMENTODAN TEMİZLEMEK LAZIM

Aldığı oy oranı bakımından Türkiye’nin ikinci büyük partisinin gündemine baktığımızda bambaşka bir manzara görüyoruz. Önce bir başkan vekili Meclis’te AK Partiyi temsil eden bir başkanvekilimize bu hanıma haddini bildiriniz diye imalı bir sataşmada bulunuyor.

Şizofrenik vakalar sadece caddelerde değil parlamentonun içinde de var.

Önce bu şizofrenik vakaları parlamentodan temizlemek lazım. Burada da en önemli iş basın mensuplarına düşüyor, sokaklarda bunu yazmanız lazım.

Sokaklarda başörtülü hanımlara had bildirmeye kalkanlar başladı. Onlar gözaltına alınıyor.

DOKUNULMAZLIK ZIRHIYLA YAPIYORLAR

Bunlar dokunulmazlık zırhına sarılarak bunları yapıyor. Dokunulmazlık zırhı olmazsa bunları yapabilir mi? Gidecekleri yer bellidir, o da akıl hastaneleridir.

Beklerim ki bu hakareti yapan zat tamam ben dokunulmazlığımdan vazgeçiyorum, gereken neyse yapılsın… Özürmüş falan bunlar geçiştirme. Yüreğin varsa dokunulmazlık hakkımı kaldırın desin.

Kadına şiddet diyeceksiniz karşı çıkacaksın, tokat atanlar diyecek karşı çıkacaksın. Parlamentoya gelince benim dokunulmazlığım var, ulan da diyeceksin, haddini bildirin de diyeceksin. Bunlar geride kaldı. CHP yöneticilerinin bu tavrı bu partinin 28 Şubat’tan bir milim ötesine geçemediğinin işaretidir.

Milletimizin ilk fırsatta bu kafaya hak ettiği dersi vereceklerini düşünüyoruz.

KÜLLİYE’YE GİDEN CHP’Lİ

Güya bir CHP’li Cumhurbaşkanlığı külliyesine gelip gizlice bizimle görüşmüş. Külliye milletin evidir. Herkes gibi CHP’lilerin de gelme hakkı vardır.

15 Temmuz’un ardından Bay Kemal de gelmiştir.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde Muharrem İnce bizimle görüşmek için partimize gelmiş ve genel merkezimizde İnce ile görüşme yaptık.

İBB Başkanı İmamoğlu da geldi, onu da kabul ettik. Seçim sonrası tüm başkanları yine Külliye’de kabul ettik.

KILIÇDAROĞLU İDEAL BAŞKAN

Külliye benim şahsi malım değildir. Bu milletin varlığıdır. Son günlerdeki tartışma bambaşka bir mecrada cereyan ediyor.
Londra’da tedavi gördüğü anlaşılan bir gazeteci var. Bu kişi müthiş bir haber başlığıyla bir iddia ortaya attı. 9 Kasım’da bir CHP’li plakası değiştirilmiş araçla Külliyeye gelip bizimle görüşmüş. “Senin CHP genel başkanı olman gerekir” demişiz.
Bu iddianın neresini düzeltelim bilmiyoruz. Her şeyden önce böyle bir görüşme olmadı. Gizli saklı hiçbir CHP’li yanımıza gelmedi.
Külliyeye giren araç da çıkan araç da bellidir. Bunlar herhalde kendi merkezleri gibi sanıyor burayı.
Hiçbir CHP’liye telkinde bulunmadım çünkü Sayın Kılıçdaroğlu’ndan daha ideal genel başkan olmaz .

YATTA BİR ARADALAR

CHP’nin başından kimin olduğundan bize ne. Olmayan görüşmeyi ortaya atan gazeteciyi siciline binaen bir parça mahzur görmek mümkün.
Bugünkü yazısında özür dilemiş. Bu iddianın üzerine doğrudur diyerek tüy diken genel başkanı ne yapacağız.
İddia o kadar saçmaydı ki ilk başta cevap vermeyi zul addettim.
Meselenin dallanıp budaklanması üzerine cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum diyerek iddiayı yalanladım. Kendisi çıkıp hata ettim diyemedi.
Cevap verilir, iddialar belgelerle çürütülür, bu zat aynı şeyleri söylemeye devam eder.

Man Adası dedi, davayı arkadaşlarımız hepsi kazandılar ama yine aynı yola devam ediyor.
Yazıyı yazan diyor ki haber kaynağım filanca kişi. O kişi diyor ki kaynağım CHP içinden filanca. CHP’liler diyor ki bizim içimizden olmaz. Kılıçdaroğlu diyor ki öyle demek istemedim.

CHP’li yetkililerin hala bizi suçluyor olması trajikomik. Yeni bir senaryo çıktı yatta bir aradaydılar. Yatta bir araya geldiği iddia edenler birbirini suçluyor.
Bu İddiayı ortaya atan Sayın İnce de diyor ki onlar kendilerini iyi bilir.

TAHT SAVAŞLARI VAR

Düştükleri durumu çocukları eğlendirmek için söylenen bir tekerlemeyle izah edelim.

İddianın sahibi belli değil, iddiaya konu kişi belli değil, en sonunda işi “yandı bitti kül oldu”ya getirdiler, taht savaşlarını, komplo teorilerini gölgede bırakan bir oyun seyrediyoruz.
Onurlu bir siyasetçinin yapacağı iş önce bizden sonra itham ettiği kişilerden özür dilemek olmalıdır.

CHP kendi kendine bir orta oyunu oynadı ve artık bitti.
Yeniden hep birlikte ülkemizin gerçek gündemine dönmenin zamanı geldi.

Bunların parti sözcüleri de kendilerinin de tek bir mesleği var, nerede bu sanatı kavramışlarsa; yalan…
Milletin artık yakasından düşsünler.

BİRKAÇ BELEDİYE DENGELERİNİ BOZDU

Bir gün tek parti faşizmine, bir gün emperyalizmin sözcülüğüne savrulan bir partiden ne köy olur ne kasaba
Milletimiz de bu gerçeği gördüğü için CHP’yi belli bir oy oranının üzerine çıkarmıyor. Kazandıkları birkaç belediye bunların dengesini bozdu, kendilerini yerden yere atmaya başladılar.

“Biz bu şartlarda Ankara’yı yönetemeyiz” diyorlar. Niye yönetemiyorsun kazandın ya yönet. Ben buradan Ankara’nın suyundaki kirliliği gideremem. Devletten parayı alıyorsun. Parayı yönetme sanatını ortaya koyman gerekir. Kredi bulmak senin işin. Aynı şey İstanbul için geçerli. Biz de bu mesleği icra ettik. Ankara’da İstanbul’da görevlendirdiğimiz başarılı olan belediye başkanı arkadaşlarımız var.

İSTANBUL’DA GELEN HABERLER HAYRA ALAMET DEĞİL

Gelen haberler çok hayra alamet değil. İstanbul’da 3 ay gibi bir süre sonra havalar böyle giderse İstanbul susuzluğa doğru yürüyor.

Çözeceksin bu sorunu. Madem ki bu horona girdin, işi yapacaksın.

Bana borçlanma noktasında Meclis müsaade etmiyor. Borç yiğidin kamçısıdır. Borçlanma noktasında da yine Meclis belli sorumlulukları alamaz.

Biz bu işi çözeriz bunu görürse Meclis de size gerekli desteği verir. Görmezse veremez. Hayıflandığım şeylerden biri şöyle dişime göre bir ana muhalefet bulamayışımdır.

Kendilerinde en güçlü oldukları zamanda düştükleri durum ortada. Bakalım yarın hangi senaryoyla karşımıza çıkacaklar.

DOLARI MOLARI BIRAKIN

Bir süredir ekonomideki toparlanma süreci tüm hızıyla sürüyor. Toparlanırken bunlar hala battık, bittik gibi ifadeler kullanıyor. Açıklanan her veri bunları yalanlıyor.

Tüm milletime sesleniyorum bırakın doları moları, paramıza dönelim. TL kaybettirmiyor artık. TL’ye dönelim milliliğimizi yerliliğimizi burada da gösterelim.

Tarım Kredi Kooperatiflerimiz ilk etapta 500 noktada Tarım Kredi Kooperatifi olarak kendi satış mağazalarını ilk etapta açacak ve bu sayıyı da daha sonra arttırmaya devam edecek.

Batılı ülkeler ülkemize karşı sanayi savunma ambargosu uyguluyor.

Türkiye örneğini ancak savaş durumunda karşılaşabilecek sertlikte bir ambargo ile karşı karşıya.

Ancak savunma sanayimiz tüm bu kuşatmaları etkisiz hale getirebilecek hale gelmiştir.

Bize silahlı ve silahsız insansız hava aracı vermemişlerdi, ürettik. Helikopter vermediler onu da ürettik.

TANK PALET FABRİKASI

Arifiye’deki tank palet fabrikası ile alakalı yalan üstüne yalan. 20 milyar dolar. Adam rakam bilmiyor.

Burayı satmadığımızı söylemiş olmamıza rağmen devamlı buranın satıldığını söylüyor. Bu fabrika satılmamıştır, 25 yıllığına burası Katar ve Türk sermayesinin ortaklığı ile çalıştırılan BMC firmasına tahsis edilmiştir. Burada satış yok. Burası mevcut tanklarımızın tamir bakımı burada yapılacak. Gerekirse burada sıfır üretim de yapılacak. Bay Kemal bunları öğren.

Tüm bunlarla beraber sözleşmede bir şart daha var. 50 milyon dolar bu kiralamayı yapan yatırım yapacak. İçerİdeki makinelerin hepsi falan yenilenmeye muhtaç. Bu adımı BMC birlikte atacaklar.

İstediği kadar yalan söylesin, yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bu firma burada çalışmalarını sürdürüyor.

Bize tüfek, tabanca vermeyince sandılar ki elimiz boş kalacak. Daha iyisini ürettik.

Milyonlarca dolar maliyetle dışarıdan aldığımız havadan havaya füzelerin yerli ve milli muadillerinin üretimi için gün sayıyoruz.

BOZDOĞAN GELİYOR

Bozdoğan füzesi 2020 yılında test atışlarının ardından TSK envanterine girecek. Havadan havaya silahlarımız da yerli ve milli olacak. İlk milli deniz seyir füzemiz Atmaca başarı ile fırlatıldı. Ülkemizi ve savunmamızı yeni gelişmelere hazırlıyoruz.”