Çapa tıp öğrencilerinden mektup var: Bu sesi duyun

İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi Öğrencileri depreme karşı risk barındıran binalarda eğitim görmeleri konusunda seslerini kamuoyuna duyurmak için mektup yazdılar...

Çapa tıp öğrencilerinden mektup var: Bu sesi duyun

İstanbul’da yaşanan 5.8 büyüklüğündeki depremden sonra binaları hasar gören İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi öğrencileri depreme karşı risk barındıran binalarında eğitim görmekten duydukları mağduriyete cevap verilmesi için mektup yazdılar.

“İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi öğrencileri olarak depreme karşı risk barındıran binalarda eğitim alıyoruz. Geçen haftalarda yaşanan depremden beri bu binalara girmekte zorluk çekiyoruz ve can güvenliğimizden emin olamıyoruz. Genç Tıbbiyeliler olarak, bir arkadaşımızın mektubunu sizlerle paylaşıyoruz. Sesimize yer vermenizi ve bu durumu kamuoyuna duyurmanızı rica ediyoruz” notuyla gönderilen mektup şöyle:

“Bu yazıyı, en yorgun zamanlarda bile bana ümit vermekte olan Dermatoloji binamızın önünden yazmaktayım. Hepimiz büyük hayallerle geldik bu fakülteye. Tercih dönemlerinde farklı üniversitelere gittik. Yepyeni binalar, mükemmel laboratuvarların içinden geçerken kimimiz ikilemde kaldı. Çünkü fakültemiz başka fakültelerde olan iç açıcı ferah binalara sahip değildi. Fakat kökenlerine duyduğumuz güven, bizi İstanbul Tıp Fakültesi’ni tercih etmeye yöneltti. “Acaba?”ları zihnimizden attık ve adımlarımızı Aziz Sancar’ın, Hulusi Behçet’in, Mazhar Osman’ın çıktığı yere doğru yönlendirdik. Fakat gelin görün ki, bugün, bizlere bu güzel geleceği vadeden fakültemiz ayakta durmakta zorlanmakta ve yorgunluğunu bizler aracılığıyla dillendirmek istemektedir…

Hepimiz yorulduk. Vizelerle, finallerle, uykusuz nöbetler, bitmeyen ameliyatlarla yorulduk. Oysaki fakültemiz yılların yorgunluğunu hepimizden çok yüklenmişti, bunu unuttuk. Geçen haftalarda meydana gelen deprem bizlere bu gerçeği bir kez daha hatırlattı. 2013 deprem risk raporuna göre, incelenen 56 binanın;
17’si Çok Yüksek Riskli
33’ü Yüksek Riskli
2’si Orta Riskli bulunmuştur.

Fakültemiz olası herhangi bir depremi daha kaldırabilecek kapasitede değildir. Biz Tıbbiyeli gençler olarak her türlü siyasi kimlikten arınmış bir şekilde, sadece ve sadece, ‘Çapalı’ kimliğini kuşanarak sizlere bu derdimizi dillendiriyoruz.

Vakti zamanında birçok derde deva bulunmasına vesile olmuş bu fakülteye vicdani, ahlaki ve insani sorumluluğumuzu yerine getirmenin vakti gelmiştir.
Yarın, hepimiz için geç olabilir. O yüzden bugün, öğrenciler olarak acil tahliye talebimizi dile getiriyoruz. Binalarımızın acil tahliyesinin gerekliliği bir ihtimal değil zorunluluk meselesidir. İstanbul Tıp Fakültesi’nin kolonları, zemini ve yapısı sağlamlığını yitirmiş durumdadır. Olası bir depremde profesör, uzman doktorlarımız, asistan abi ve ablalarımız, biz tıbbiyeliler halkımızın yaralarını sarmak ve onların hayatını kurtarmak ile uğraşmalıyız. Oysaki mevcut haliyle kendi hayatımızı bile kurtarma şansımız bir muamma. Burası hastalarıyla personeliyle hocasıyla ve öğrencisiyle bir bütündür ve göz ardı edilmemelidir. Acil tahliye, devlet büyüklerimizin çözebileceği bir sorundur.

Sevgili halkımızdan, hastalarımızdan, devlet büyüklerimizden destek bekliyor ve hepinizi Çapa’nın sesini dile getirmeye davet ediyoruz. Yeni hayatlara, umutlara, şifalara kapı olan bu fakülte hiçbirimizin mezar taşı olmasın…”
Yaşamak ve yaşatmak isteyen bir Çapa Tıp öğrencisi