Çavuşoğlu: 12 deniz milini kategorik olarak reddetmiyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu " Örneğin, Ege'de kara sularının genişliği öne çıkan bir konudur. Koşulların izin verdiği yerlerde 12 deniz miline kadar olan kara sularını kategorik olarak reddetmiyoruz. Karadeniz veya İyon Denizi buna bir örnektir. Ancak Ege Denizi'ndeki 12 deniz mili kara suları ile seyir özgürlüğü en başından ciddi şekilde etkilenecektir.” dedi.

Çavuşoğlu: 12 deniz milini kategorik olarak reddetmiyoruz
Çavuşoğlu: 12 deniz milini kategorik olarak reddetmiyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Yunanistan arasındaki kıta sahanlığı tartışmalarına lişkin açıklamalar yaptı. Çavuşoğlu “Örneğin, Ege'de kara sularının genişliği öne çıkan bir konudur. Koşulların izin verdiği yerlerde 12 deniz miline kadar olan kara sularını kategorik olarak reddetmiyoruz. Karadeniz veya İyon Denizi buna bir örnektir. Ancak Ege Denizi'ndeki 12 deniz mili kara suları ile seyir özgürlüğü en başından ciddi şekilde etkilenecektir.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan ziyareti öncesi Yunan "To Vima" gazetesine verdiği mülakatta, Batı Trakya ve Atina'yı kapsayan Yunanistan ziyareti vesilesiyle iki ülke ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Çavuşoğlu Yunanistan'da: Pozitif gündemle gidiyoruz

Türkiye ile Yunanistan arasındaki iyi komşuluk ilişkileri konusunda her zaman iyimser olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, "İki komşu olarak aynı coğrafyada yaşamaya mahkumuz. Bu nedenle ilişkimizi çatışma yerine iş birliği ile tanımlamalıyız. Kaderimizi ve ileriye giden yolu belirlemek bizim elimizde." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Yunanistan'da yapacağı temasların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis arasında NATO Zirvesi'nde yapılacak bir toplantıya zemin hazırlamaya hizmet edeceğini belirterek, ikili ilişkilerde sürdürülebilir yapıcı diyaloğun önemine dikkati çekti.

‘AB TARAFINDA SİYASİ İRADE GÖRÜYORUZ’

Türkiye-AB ilişkilerinde de güven odaklı olumlu bir gündem geliştirmeye istekli olduklarının altını çizen Çavuşoğlu, "Evet, böyle bir gündem için zemin var. Üyelik dayanışmasını ve veto hakkını kötüye kullanma eğiliminde olan bazı üye ülkeler dışında, AB tarafında siyasi irade görüyoruz." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, bu ivmenin kaybedilmemesi gerektiğini belirterek, "Olumlu gündem, karşılıklı mutabakata varılan somut ve anlamlı adımlara dayanmalıdır." dedi.

‘EN BÜYÜK JEOPOLİTİK YATIRIM’

Bu konuda daha bütünsel bir jeopolitik bakış açısı benimsenmesi gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, "Genel olarak, Türkiye'nin AB'ye katılımı, AB'nin Avrupa ve ötesi için yapabileceği en önemli jeopolitik yatırımdır." şekline konuştu.

Çavuşoğlu, Yunanistan'ın AB bağlamındaki tavırlarına da değinerek, "Yunanistan, AB'yi Türkiye'ye karşı bir koz olarak kullanmaktan kaçınmalı ve mevcut olumlu ivmeyi benimsemelidir. Çözüm bekleyen sorunları AB değil, sadece Türkiye ve Yunanistan çözebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Bunun, samimi ve anlamlı bir diyalog yoluyla başarılabileceğini kaydeden Çavuşoğlu, sonunda diyalog kanallarının çoğunu canlandırmayı başardıkları için duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

ORUÇ REİS'İN FAALİYETLERİ

Çavuşoğlu, "Oruç Reis"in faaliyetlerini Türkiye kıta sahanlığı içindeki lokasyonlarda yürüttüğünün altını çizerek, "Yunanistan ve Kıbrıslı Rumların tek taraflı ve maksimalist iddiaları karşısında hem Türkiye'nin hem de Kıbrıslı Türklerin haklarını korumaya kararlıyız." dedi.

Doğu Akdeniz'deki gergin durumu hafifletmek için yaptıkları diyalog çağrılarını anımsatan Çavuşoğlu, bu çağrıların Yunanistan tarafından görmezden gelindiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, 2019'da imzalanan Türkiye-Libya Mutabakatı'nın, uluslararası hukuka dayalı olarak iki egemen devlet tarafından imzalandığına işaret ederek, bu anlaşmanın, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti tarafından da memnuniyetle onaylandığına değindi.

‘YUNANİSTAN SEVİLLA HARİTASI'NDAN VAZGEÇMELİ’

Yunanistan ile herhangi bir tartışmalı konuyu görüşmeye hazır olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, "Ancak Yunanistan 'Sevilla Haritası'ndan vazgeçmeli. Ne ABD ne de AB, bu haritayı onaylıyor. Türkiye'nin sadece Ege ve Akdeniz kıyılarıyla sınırlı kalacağını düşünmenin Yunan tarafınca yapılan yanlış bir hesap olduğunu yinelemeliyim." ifadesini kullandı.

‘EGE DENİZİ'NİN KENDİNE HAS ÖZELLİKLERİ VARDIR’

Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve her ülkenin egemenlik haklarına saygı duyduklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Ege Denizi'nin kendine has özellikleri vardır. Kıta sahanlığının sınırlandırılması ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) iki ülke arasındaki tek sorun değil. Gerçek şu ki sadece kıta sahanlığı ve MEB'i sınırlayacağımız teorik bir durumda, bekleyen tüm sorunları çözemeyeceğiz ve sorun yaşamaya devam edeceğiz. İşte bundan kaçınmak istiyoruz.

‘12 DENİZ MİLİ' AÇIKLAMASI

Örneğin, Ege'de kara sularının genişliği öne çıkan bir konudur. Koşulların izin verdiği yerlerde 12 deniz miline kadar olan kara sularını kategorik olarak reddetmiyoruz. Karadeniz veya İyon Denizi buna bir örnektir. Ancak Ege Denizi'ndeki 12 deniz mili kara suları ile seyir özgürlüğü en başından ciddi şekilde etkilenecektir. Böyle bir uzantıya izin veremeyiz. 1923 Lozan Barış Anlaşması ve 1947 Barış Anlaşması ile adaların, adacıkların ve kayalıkların ve askerden arındırılmış Yunan adalarının yasal statüsü konusundaki anlaşmazlık da tecrit edilemez veya göz ardı edilemez. Dediğim gibi, nihai hedefimiz Yunanistan ile olan tüm sorunları çözmek ve sadece günü kurtarmak değil, kalıcı bir çözüme ulaşmak."

CEM GÜRDENİZ'DEN DEĞERLENDİRME

Çavuşoğlu'nun 12 mil açıklamasını değerlendiren Amiral Cem Gürdeniz de Twitter'dan yaptığı açıklamada "Dışişleri Bakanının örnek verdiği Karadeniz ve İyon Denizlerinde 12 mil Karasuyu genişliğini kategorik olarak kabul ederken bu genişliğin Ege’de uygulanamayacağını vurgulaması son derece yerindedir. Zaten 8 Haziran 1995 tarihli TBMM deklarasyonu Ege’de 6 mil üzerinde oldu bittilere izin verilmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir." ifadelerini kullandı.