Çeliği Türkler keşfetti: Dünya çelik üretiminde rekora koşuyoruz!

Türkiye, 2018 yılında 37.3 milyon ton çelik üretimi ile dünyanın en büyük 8 oyuncusundan biri. Türk çelik şirketleri, yurtdışında yaptığı yatırımlarla bu rakamı hızla artırıyorlar. Türk üreticileri 4 kıtada 14 ülkedeki fabrikalarıyla bulundukları bölgenin en büyük firmaları olmuş durumda.

Çeliği Türkler keşfetti: Dünya çelik üretiminde rekora koşuyoruz!

Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan 2019 yılı Eylül ayı verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla, %0,3 azalışla 151.5 milyon ton, yılın ilk dokuz ayında ise %3,9 artışla, 1.4 milyar ton seviyesinde gerçekleşti.

Söz konusu dönemde, Çin’in ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla  %8,4 oranında artışla 747.8 milyon tona yükselir iken, ikinci sırada yer alan Hindistan’ın ham çelik üretimi %3,5 artışla 84.2 milyon ton oldu.

En fazla ham çelik üreten ilk 15 ülke arasında Vietnam, Ocak-Eylül döneminde %53,8 oranıyla en yüksek üretim artışı sağlayan ülke oldu.

2019 yılının Ocak-Eylül döneminde, Türkiye %10,1 ile, ilk 15 ülke arasında, ham çelik üretimi en fazla düşüş gösteren ülke oldu.

Türkiye 2019 çelik üretimi haritası (Kaynak: Çelik Üreticileri Derneği web sayfası)

 

DEĞERLENDİRME

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği’nden 13 Kasım 2019 tarihinde yayınlanan açıklamaya göre Türk çelik sektörü, ABD Başkanı Trump’ın 2018 yılının Mart ayında başlattığı ve o tarihten bu yana genişleyerek devam eden küresel korumacılık uygulamalarının etkisini en şiddetli hisseden sektör oldu. Ocak 2019 ile 28 Ekim 2019 arasında çelik sektöründe dünyada Avustralya’dan Kanada’ya, Meksika’dan Endonezya’ya Arap Körfezi ülkelerinden Vietnam’a çeşitli ülke ve ülke grupları tarafından çelik ticaretini engellemeye yönelik 72 adet korunma tedbiri uygulamaya aktarıldı. Dolayısıyla devam etmekte olan korumacı uygulamalar, çelik sektöründe ihracat yapmayı giderek daha da zorlaştırdı. İhraç fiyatlarında % 30’lara varan düşüşlerin yaşandığı bu dönemde ihracatın sürdürülebilirliği giderek daha da zorlaşmaya başladı.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun kota içinde kota şekline dönüşen ve nerede duracağı kestirilemeyen koruma önlemleri ise tamamen Türkiye’den çelik mamulleri ithalatını engellemeye yönelik bir şekle büründü. AB’nin bu uygulamaları, mevcut STA anlaşmamıza aykırı olduğu gibi, AB ile çelik ticaretimizin 10 yıllık seyri dikkate alındığında hakkaniyete de uygun düşmemektedir.

Bu şartlar altında, Türk çelik sektörünün üretim kayıplarının önlenmesi, öncelikle iç piyasamızda çelik tüketiminin artırılması ve ülkede üretimi bulunan çelik mamullerinin ithalatının engellenmesine bağlıdır. Bu maksatla iç piyasamızın gümrük vergileri ve etkin ticaret politikası araçları ile korunması zaruret halini almış bulunmaktadır.

Dünya gazetesinde bugün yer alan değerlendirmeye göre Türk çelik sektörü dünya 8.si durumunda ve bütün bu olumsuz koşullara rağmen ihracat olanaklarını artıran ve bir çok ülkede çelik üretimi yapan dünyayla rekabeti öğrenmiş büyük bir sektör haline geldi.

Dünya gazetesinde 15 Kasım 2019 günü yer alan habere göre ise Türkiye, 2018 yılında 37.3 milyon ton çelik üretimi ile dünyanın en büyük 8 oyuncusundan biri. Türk çelik şirketleri, yurtdışında yaptığı yatırımlarla bu rakamı hızla artırıyorlar. Türk üreticileri 4 kıtada 14 ülkedeki fabrikalarıyla bulundukları bölgenin en büyük firmaları olmuş durumda.