CHP'de neler oluyor? Perde arkasındaki büyük hesaplaşma

CHP'de neler oluyor? Perde arkasındaki büyük hesaplaşma

Engin Balım / Veryansın Tv

CHP kurultayının perde arkasındaki en büyük hesaplaşma, Tuncay Özkan’ın delegelerce çizilerek Parti Meclisi (PM) dışında kalmasının ardından, CHP belediyeler ve parti medyasının koordinasyon görevini kimin yürüteceği mücadelesinde.

En yüksek oylardan birini alarak PM’ye giren Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç’un Özkan’ın yerine MYK’ya girmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bir dönem Özkan’ın çalışanı olan gazeteci kökenli Öztunç, Özkan’a oldukça yakın bir isim. Özkan’ı çizdirmekle övünen Canan Kaftancıoğlu’nun bu anlamda bir B planı var mı yok mu, önümüzdeki süreçte bunu da hep birlikte göreceğiz...

Bu mesele parti içinde tahmin edilenden büyük. Yerel seçimde büyükşehirlerin el değiştirmesinden bu yana Tuncay Özkan, CHP medyasını organize eden kişiydi. Ancak Özkan'ın eşgüdümündeki KRT ve benzeri TV kanalları beklenen sıçramayı bir türlü gerçekleştirememişti.

KRT,HALK TV, TELE 1...

Bugün KRT’nin başında hala Özkan’ın eski danışmanı olan, henüz 30’lu yaşlarındaki Ali Fırat Atabaş bulunuyor. Bu paravan isim de Londra’da ikamet ediyor. Yani Özkan MYK’dan düşse de CHPlilerin paraları ile kurulan bu kanal ve ANKA ajansı hala Özkan’ın tekelinde!

Anımsayalım, Aslı Baykal’ın kararı ile Halk TV’yi İngiltere menşeili pound milyoneri genç bir işadamı olan Cafer Mahiroğlu satın almıştı. Tele1 ve Biz TV de emekleme aşamasındaki diğer CHP kanalları diyebiliriz ama henüz Halk TV kadar etkili yayın gücüne sahip değiller. Halk TV’de de artık Levent Gültekin, Şirin Payzın damgası hakim. Kurultay sırasında da İlhan Cihaner ve muhalif isimler konuşurken, yayının sesini kesip, başka isimlerle yapılan röportajların verilmesi Halk TV’nin parti içi demokrasiden uzaklaştığının göstergesiydi...

ERDOĞAN TOPRAK MI?

Neyse kısa bir özetten sonra gelelim asıl konumuz olan CHP kurultayına.

Biraz candaş medya biraz da perde arkası kulisler üzerinden sizler için elimden geldiğince yorumlayacağım.

Ali Öztunç’un ismini, bu saatten sonra Tuncay Özkan da destekleyecektir diye dünüyorum. Çünkü FOX TV’nin damadı olan Erdoğan Toprak’ın da medya topuna girmeyi arzuladığını duyuyorum. Bu hiç de Özkan’ın arzulayacağı bir şey olmaz!

Kılıçdaroğlu’na yakın kaynaklara göre ise en yüksek oyu alan CHP Sözcüsü Faik Öztrak-Bülent Kuşoğlu ikilisine Genel Başkan çok güvendiğinden, şeffaf biçimde medya yapılanmasını takip etmelerini isterse bunun da sürpriz olmayacağı konuşuluyor.

KÜRT AÇILIMINDA SEZGİN TANRIKULU OUT

CHP'nin çok tartışılan çıkışları ile gündemden düşmeyen ismi, HDP ile yakın temastaki Canan Kaftancıoğlu, “Gölge CIA” olarak bilinen Stratfor belgelerinde “TR-705” koduyla anılan Kılıçdaroğlu’nun uzun süredir arka çıktığı Sezgin Tanrıkulu’nu ve MYK üyesi Yıldırım Kaya’yı kendisinin çizdirdiğini beyan etti.

Bu çıkışı niye önemsiyorum; kurultayda Kılıçdaroğlu, altını çize çize “Kürt Sorunu” diye konuşarak, önümüzdeki günlerde, Aksaçlılar Bildirisi'nin devamı olabilecek, bir açılım süreci denemesinin sinyalini verdi.

Kaftancıoğlu, Tanrıkulu’nun önünü göğsünü gere gere kestiğine göre, bu alanda sözcülüğü bizzat “ben yapacağım” işaret fişeğini patlatmış oldu.

Önümüzdeki günlerde, Kürt açılımının CHP içindeki sözcülüğünü bir Diyarbakırlı değil de Karadenizli bir kadına yapatırabilirler.

Kaftancıoğlu’nun Tanrıkulu’na göre, daha açıktan ve kemiksiz bir dil kullanarak, radikal boyutta açıklamalarını işitirsek sürpriz olmaz..

ANKARA’YI FETHİ YAŞAR ADETA FETHETTİ

CHP kurultayını herkes yorumlayadursun, biz perde arkasını ve önemli detayları tarihe not düşmeye devam edelim..

CHP tarihinde ilk kez, genel kurultayı Ankara İl Örgütü ev sahibi olarak yapamadı! Yıllardır, geleneklere göre ev sahibi olarak, Ankara il örgütü, kurultayın bütün organizasyonunu üstlenirdi. İl başkanları toplantısı sonrasında da, Ankara İl Başkanı olan kişi, diğer illerin başkanlarını yanına ve arkasına almak sureti ile sonuç bildirgesini okurdu. ‘’Delegeler salona şuradan girecek, basın bu bölümde olacak, kurultay şu saatte başlayacak’’ vs gibi bilgileri basın aracılığı ile kamuoyu ile paylaşırdı.

Bu kez Oğuz Kağan Salıcı ve Canan Kaftancıoğlu ikilisi medya önüne çıkarak, il başkanları toplantısı sonrası ve kurultay öncesi açıklamada bulundular. Kısaca İstanbul tartışmasız patron konumundaydı.

Ankara’da kurultay sonrası, Çankaya, Mamak ve Yenimahalle gibi büyük ilçelerin yönetimleri birbirlerini, ‘’Adayımıza oy vermediniz’’ diye karşılıklı suçluyorlar.

Görüntü çok net, Ankara il yönetimi, daha fazla ayakta duramaz. Ya görevden alma ya da olağanüstü bir il kongresi artık kaçınılmaz...

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın il başkanı olmasını istediği, Tuncelili genç bir avukat olan Umut Akdoğan’ın adaylığına, yine Tuncelili olan Çankaya Belediye başkanı Alper Taşdelen aylar önceki il kongresi sürecinde karşı çıkmış ve Taşdelen’in kulisleri sonrası Akdoğan, adaylıktan çekilmek zorunda kalmıştı.

Ancak son gülen iyi güldü ve Fethi Yaşar bastıra bastıra (il başkanı adayı) Umut Akdoğan’ı yüksek bir oyla PM’ye seçtirdi.

Yine Fethi Yaşar'ın el altından destek verdiği Aylin Nazlıaka, Tekin Bingöl, Hakkı Süha Okay gibi Ankara'nın ağır topları da yeniden PM'de yer buldular.

Alper Taşdelen'in bizzat önermesi ile Kılıçdaroğlu'nun 52 kişilik anahtar listesine giren Adnan Demirci (Eksi Mamak ilçe başkanı) ve şimdiki İl Sekreteri Ayfer Gültekin, anahtar listede olmalarına rağmen rekor çizik yiyerek liste dışı kaldılar. Mesela 52 kişilik listeye giren Ayfer Hanım 264 gibi bir oyda kaldı.

Mevcut İl Başkanı Ali Hikmet Akıllı da, listeye bir kişi bile sokamayarak ters köşe edilen isimler arasında.

Mevcut İl Başkanı ile eskiden çok yakın dost olan, Ankara Milletvekili Tekin Bingöl de, Demirel misali üç kez gidip, üç kez geri gelerek tarihe geçmiş oldu! Akıllı ile Bingöl’ün hala aralarının açık olduğu, bu nedenle önümüzdeki süreçte Akıllı’nın işinin zora düştüğü de kulislerde yankılanıyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın da, kurultay salonunda Fethi Yaşar ile yakın görüntü vermesi, Çankaya Belediye Başkanı Taşdelen'in en yakın adamı Ali Haydar Fırat'ı çok istemesine rağmen listeye aldıramaması, Ankara kulislerinde yılların Fethi Yaşar-Alper Taşdelen soğuk savaşını Yaşar’ın kazandığı yönünde algılandı.

Yine Taşdelen'in yakın kurmayı olan Ankara Milletvekili ve MYK üyesi Yıldırım Kaya da listede olmasına rağmen özellikle İstanbul delegasyonu tarafından çizilerek PM’ye giremedi! Taşdelen’in çok yakın ilişkilerde olduğu Ali Haydar Hakverdi ve Levent Gök gibi iki Ankara milletvekili de listelerde yer almadıklarından adaylık başvurusu dahi yapmadılar.

Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer de, Genel Sekreter Muharrem Erkek'in desteği ile listede yer almasına rağmen çok ciddi çizik yedi ama kadın kontenjanı sayesinde PM'ye sınırdan girebildi. Yine Genel Sektereter Muharrem Erkek de, PM'ye delegelerin yüzde 50'sinden çizik yiyerek sınırdan girebilmeyi başardı.

CHP tabanı adeta yukarıya, “Ahbap çavuş ve akraba ilişkileri vasıtasıyla bundan böyle siyasetin dizaynına izin vermeyeceğiz” mesajı verdi.

İZMİR’DE TUNÇ SOYER, TUNCAY ÖZKAN’I SİLDİ!

Rıfat Nalbantoğlu, Selin Sayek Böke, Ednan Aslan ve Devrim Barış’ı PM’ye sokan İzmir örgütü, AND asansör firması ile medyada adı sıkça anılan Tuncay Özkan ismini, blok halinde çizdi. Özkan’ın çizilmesine İstanbul ve Ankara da kayıtsız kalmayınca, Özkan liste dışında kaldı.

Tek aday ile gerçekleştirilen ve eleştiri alan İzmir İl kongresinde, kurultay delegesi bile seçilemeyen eski İl Başkanı Nalbantoğlu’nun aldığı yüksek oy ile MYK’ya girmesine kesin gözüyle bakılıyor. Nalbantoğlu da bu kurultayda küllerinden yeniden doğanlar arasında yerini aldı.

Parçalı bir şekilde, oluşturulan İstanbul il delegasyonu ise, Oğuz Kağan Salıcı’nın çabaları ve iletişim becerisi sayesinde mümkün mertebe İzmir ile birlikte hareket etti.

DELEGE DAR SANDIKTA DEŞİFRE OLMAKTAN KORKTU

Kurultayda 1356 delegeye, 44 ayrı sandıkta oy kullandırıldı. 30 delege bir sandığın içine oy attı. Eskiden ise bir sandığa ortalama 50-60 delege düşerdi. Bu da kimin ne yönde oy kullandığının denetlenmesini zorlaştırırdı.

Korona bahanesi ile “hızlı ve hijyen sayım” denilerek, delegelerin illere göre sandıkta denetlenmesi de kolaylaşmış oldu.

Eskiden bir sandıkta 2-3 hatta bazen 4-5 ilin delegeleri karşık şekilde oy kullanırken, 37. kurultayda, örneğin 23,24,25,26 numaralı sandıklarda istanbul delegeleri, 29 numaralı sandıkta İzmir delegeleri oy kullanacak gibi bir yola gidildi.

İL BAŞKANLARINA PUSULALARINI MI GÖSTERDİLER?

Hatta inanmak istemiyorum ama, bazı delegelerin il başkanlarına, cep telefonu ile kullandıkları oylara yönelik ekran görüntülerini gösterdikleri bile konuşuldu. Doğru ise parti içi demokrasi açısında çok kötü bir manzara.

İstanbul’un belirleyiciliğini göstermek açısından bazı rakamları paylaşacağım...

190 delegeye sahip olan İstanbul delegasyonundan, MYK üyesi Aykut Erdoğdu sadece 15 oy alabildi! Yine MYK üyesi Tuncay Özkan da 175 çizik yedi!

60 kişilik PM’ye 34 milletvekili girdi, yani yarıdan fazlası milletvekili. Bu da dar kadroculuk eleştirilerini beraberinde getirdi. İl başkanlarının PM’ye aday olmasına karşı çıkan Kılıçdaroğlu, burada çelişkili bir tutum izledi.

Kurultaydan en çok güçlenerek çıkan isimler Kemal Kılıçdaroğlu, Faik Öztrak, Oğuz Kağan Salıcı, Bülent Kuşoğlu, Ekrem İmamoğlu, Tunç Soyer, Battal İlgezdi, Fethi Yaşar oldu.

TUNCAY ÖZKAN'DAN VERYANSIN TV'YE AÇIKLAMA

Yukarıdaki haberimizin yayınlanmasının ardından CHP İzmir Milletvekili Sayın Tuncay Özkan bize ulaştı ve haberimizdeki bazı bilgi ve yorumlara itirazlarını iletti.

Özkan, KRT TV ve ANKA Ajansı ile hiçbir bağının olmadığı, sadece gazeteci tecrübesi ile kuruluşunda yardımcı olduğunu belirtti. İki medya organının da başında Ali Fırat Atabaş’ın olduğunu, ayrıca Atabaş’ın İngiltere’de değil, Ankara’da ikamet ettiğini ifade etti.

Özkan ayrıca, İstanbul örgütünden çizik yediğini kabul ederken, İzmir’den 35 oy aldığını bildirdi.

55 delegesi bulunan İzmir’in milletvekilleri dahil edildiğinde 72 delegesi bulunuyor. Yani sayın Özkan İzmir’de de yarıdan fazla delegece çizilmiş.