CHP'li Altay: AKP'nin animasyonunu sansürlemeden koyduk

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AK Parti'nin CHP'ye ilişkin yayımladığı "Yalan Üretim Merkezi" isimli animasyon hakkında "AK Parti güya aleyhimize bir çizgi film yayımladı. CHP'nin internet sitesine sansürlemeden koyduk. İzleyen herkes '128 milyar dolar nerede?' feryadımızın ne kadar haklı olduğunu anlıyor, eski Ticaret Bakanı'nın dezenfektanını orada görüyor" dedi.

CHP'li Altay: AKP'nin animasyonunu sansürlemeden koyduk

CHP'li Engin Altay, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, emekli bir vatandaşın, dul olduğu için bayram ikramiyesinde kesintiye gidildiğini anlatarak, salgınla mücadele sürecinde emekli aylık ve ikramiyelerinde, haciz işlemleri de dahil, herhangi bir kesinti yapılmamasını istedi.

AKP'nin, CHP'ye ilişkin yayımladığı "Yalan Üretim Merkezi" başlıklı animasyon hakkındaki değerlendirmesi sorulan Altay, "AK Parti güya aleyhimize bir çizgi film yayımladı. CHP'nin internet sitesine sansürlemeden, olduğu gibi koyduk. İsteyenler oradan izleyebilirler. AK Parti'nin böyle etkinlikler yapmasında bizim açımızdan fayda var. O çizgi filmi izleyen herkes, '128 milyar dolar nerede?' feryadımızın ne kadar haklı olduğunu anlıyor, eski Ticaret Bakanı'nın dezenfektanını orada görüyor. Şaşkın ördek suya ters dalarmış. AK Parti'nin şimdi yaptığı budur." diye konuştu.

ÜÇÜNCÜ DOZ AÇIKLAMASI

Engin Altay, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın üçüncü doz olarak yerli aşının uygulanabileceğine ilişkin açıklamasına işaret ederek, öğretmen Engin Altay olarak tıp insanı Fahrettin Koca'ya "Hangi bilimsel veriyle iki dozu Sinovac yapılmış bir vatandaşımıza üçüncü dozda yerli aşı yapacağız?" sorusunu yöneltmek istediğini kaydetti.

Bakan Koca'nın çok öfkeli bir konuşma yaptığını anlatan Altay, "Kendince haklı, çok emek de sarf ediyor. 'Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum' sözünü, Sağlık Bakanı muhalefete söylemiş olamaz, Recep Tayyip Erdoğan'a söylemiştir. Bu sözün, şimdi tam da Bilim Kurulu tarafından Erdoğan'a söylenmesi gerekir. Eğer Sağlık Bakanı, Bilim Kurulu'nun Erdoğan'a sarf edemediği bu sözü, Bilim Kurulu'nun nam ve hesabına yapıyorsa alkışlıyorum." sözlerini sarf etti.

'RUHSAR PEKCAN'I ALMANYA'YA BÜYÜKELÇİ YAP'

İktidarın, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşı stoku ve yerli aşı konusundaki vaatlerini yerine getirmediğini savunan Altay, Türkiye'de şu anda 2 milyon doz aşı bulunduğunu dile getirdi.

Engin Altay, eski Bakan Zehra Zümrüt Selçuk'un, Kardemir'in Yönetim Kuruluna atandığını belirterek, hayırlı olması temennisinde bulundu.

Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın, hakkındaki iddialar nedeniyle Yüce Divan'da yargılanması gerektiğini söyleyen Altay, "Mecliste bir araştırma komisyonu açılmasını engelleyeceksen, Ruhsar Pekcan'ı, ticaret hacmimizin en yüksek olduğu Almanya'ya büyükelçi yap, olsun bitsin. Erdoğan'a bir önerim daha var, 3 Mercedes'in birini kayıp damada gönder, o binsin, yakışır. Birini, Kardemir'e nasıl gidip gelecek Zehra Zümrüt Hanım, ona ver. Birini de Ruhsar Pekcan'a ver, en azından büyükelçi yapana kadar rahat rahat işleriyle ilgilensin." dedi.

DEVLETİ SOYMANIN 12 YOLU

AK Parti iktidarı öncesinde Türkiye'de devleti soymanın 3 yolu varken bugün 12 yolunun bulunduğunu ileri süren Altay, bunları, hayali ihracat, teşvik uygulamaları, rüşvet, gümrük vergileriyle anlık oynama, kupon araziler, kıyak ihaleler, sadece "beşli çete"ye mahsus ihaleler, yandaştan fahiş fiyatla kamuya bina ve araç kiralama, özelleştirme peşkeşleri, garantili kamu-özel iş birliği projeleri, Yap-İşlet-Devret projeleri ve kur manipülasyonuyla Merkez Bankası kasasının eşe dosta peşkeş çekilmesi olarak sıraladı.

Türkiye bu yollarla soyulurken, aç ve borçlu vatandaşların intihara yöneldiğini savunan Altay, "İcra dairelerindeki dosya sayısı bir önceki yıla göre 1 milyon 394 bin artmış, Türkiye'de 21 milyon 992 bin icra dosyası var. Karşılıksız çek sayısı bir önceki yıla göre yüzde 41,2 artmış. Çiftçilerin bankalara borcu 141 milyar lirayı, vatandaşın bankalara borcu ise 860 milyar lirayı aşmış. Şimdi de 40-50 milyon insan evinde katıksız hapis cezasına mahkum edilmiştir. Biz bu 128 milyar doları sormayalım da neyi soralım?" görüşünü paylaştı.

İktidarın Türkiye'yi perişan ettiğini öne süren Altay, "Maalesef vebal Erdoğan'ın, bedel milletindir. Buna itiraz ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Tevfik Fikret'in "Han-ı Yağma" şiirinin bir kısmını okuyan Altay, "Üstüne ilave ediyorum, zehir zıkkım olsun." sözlerini sarf etti.

DERSİM AÇIKLAMASI

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Altay, CHP ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatlığından istifa eden Mustafa Kemal Çiçek'in iddialarına ilişkin soruyu, "CHP'de, Genel Başkan, milletvekilleri ve parti yöneticileri dahil herkesin eleştirileceği meşru zeminler vardır, bu zeminler çalışmaktadır. Ama başka siyasi anlayışla, kişisel siyasi ikbal, kaygı ve beklentilerle CHP'den İstifa edenlerin, partiyi anlamsızca ve acımasızca karalamaları yakışık almaz." diye cevapladı.

Engin Altay, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın, Dersim olaylarına ilişkin sosyal medya paylaşımına yönelik soruya karşılık "Attığı tweetin istismar edilmesinin üzüntüsünü yaşamaktadır." yanıtını verdi.

'ÖYLE YAPARSA BU İŞ MAHKEMEDE BİTER'

Başka bir gazetecinin, TBMM'nin, Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) üye seçimine ilişkin sorusu üzerine Altay, "Bu işin iki hamleli operasyon olarak değerlendirilmesi çok doğru. Yapılan iş, baştan beri yanlış." ifadesini kullandı.

HSK üye seçiminde nitelikli çoğunluk şartının, ehliyet ve liyakate göre karar verilmesi için bulunduğunu anımsatan Altay, "Fakat AK Parti'nin genel anlayışı 'Çoğunluk benim, istediğimi yaparım'. Geçen dönem beşte üç çoğunluğu olduğu için HSK seçimlerini bize sormadılar bile. Şimdi çoğunlukları olmadığı için bir uzlaşma arayışındalar." görüşünü savundu.

CHP'li Altay, HSK'ye üye seçiminde partilere göre matematiksel dağılımı değil, liyakat ve ehliyet sahibi kişilerin seçilmesini önemsediklerine işaret ederek, "AK Parti 'Seçimin şeklini de ben tayin ederim, istediğim gibi çıkarırım' diyor. Öyle yaparsa bu iş mahkemede biter." dedi.