Wang, ABD’nin giden Trump yönetiminin ardından gelen Biden yönetiminin de Sincan özerk bölgesinde Uygur halkına ‘soykırım’ düzenlendiği iddiasına yanıt verdi. Wang, Çin’i eleştiren ülkelerin insan hakları geçmişine vurgu yaptı.
Çin’de Ulusal Halk Kongresi’nin mart boyu sürecek yıllık toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Wang Yi, BBC gibi önde gelen Batılı medya kuruluşlarında çıkan haberlere yanıt verdi.
GEL VE GÖR
‘Batılı siyasetçilerin Sincan’da olan bitenle ilgili gerçeklere değil yalanlara inanmayı tercih ettiğini’ söyleyen Çin Dışişleri Bakanı, isteyenlerin gelip bölgeyi ziyaret etmesinden Pekin’in memnuniyet duyacağını dile getirdi.
“Sincan’daki sözde ‘soykırım’ gülünç derecede saçma. Gizli saikleri olan bu söylenti, tümden yalan” diyen Wang, şöyle devam etti:
SOYKIRIM DENİNCE AKLA GELEN ÜLKELER
“Söz soykırıma geldiğinde, çoğu insan 16. yüzyılda Kuzey Amerika’daki yerlileri, 19, yüzyıldaki Afrikalı köleleri, 20. yüzyıldaki Yahudileri ve hâlâ mücadele veren Avustralya’nın yerlilerini düşünür.”
EĞİTİM KAMPLARI KARMAŞASI
Çin’de Uygurlara muameleyi ‘soykırım’ diye niteleyen ülkelerin başını ABD, Kanada, Hollanda çekiyor. Çin yönetimi, Sincan’daki Uygurları yeniden eğitme kamplarıyla ilgili yayınlarının ardından BBC World News kanalını yasakladı. BM’ye göre kamplarda en az bir milyon Uygur tutuldu. Pekin, kamplarda Uygurlara aşırılıkçı-cihatçı fikirlerden uzaklaşmalarını sağlayacak şekilde eğitim verdiğini savunuyor.
Uygur bölgesinden gelenlerle ilgili yanılmıyorsam Sebahattin Önkibar ın bir yazısı vardı. Kayseriye gelen Uygur derneği yetkililerinden kitap dergi vs alıyor. Sonra bu dergileri okuyunca adamların Işid e katılma sebepleri olarak Kürdistan ın kuruluşuna destek için olduğunu gördüğünü, Bunu sorduğunda ise: Biz şimdi Kürdistan ın kuruluşuna destek olacağız, daha sonrasında ise Kürt savaşçılarla Uygur Türklerinin bağımsızlığı için savaşacağız demişlerdi. Yani kısaca Türkiyeye ihanet projesini destekliyorlar. Abd projeleri dünya için en tehlikeli projelerdir…
ABD ve AB, psikolojik harp taktiklerini Dünya’nın her yerinde kendilerine teslim olmayan ülkelere ve liderine de yapmaktadır. Erdoğan, Putin, Morales, Chavez, Maduro ve diğer İşlerine gelmeyen, teslim olmayan liderleri diktatörlükle suçlamalarını (Ne hikmetse MBS, Zayed, Sisi gibi gerçek diktatörlerin kıçını öperler) görüyoruz. AB+D, PKK ve FETÖ gibi azılı terör üyelerini korurken, inanılmaz bir biçimde, Türkiye’yi (cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, bakanlık yapan) Kürtleri öldürmekle suçlayabiliyorlar !!! Bence aynı benzer suçlama şu anda Çin için geçerli. Çin’in radikal islamcı terör ile mücadelesini çarpıtarak kullanıyorlar. Ha sonuçta böyle bir katliam, soykırım varsa bu tabi ki ortaya çıkarılsın. Ancak böyle bir katliamı hele de günümüzde, uyduların, cep telefonu kameralarının olduğu bir dünyada gizlemek oldukça zordur. Çin çağrı yapıyor, en azından BM nezdinde toplu mezarlar araştırılsın, bağımsız STK lar gidip araştırma yapsınlar. Hayır bunlar yapılmıyor, aynı, bizim: “kardeşim gelin, bağımsız, saygın tarihçiler Ermeni iddialarını araştırsın, Ermenistan arşivlerini açsın” önerimizi dinlemeyip ha bire soykırım suçlaması yaptıkları gibi Çin’i suçlayıp duruyorlar. Bunlar emperyalistlerin klasik taktikleridir, hemen her yerde benzer biçimde bunları piyasaya sürüyorlar. Daha 1990 larda Saddam’ın kimyasal silah yalanı, Nayirah isimli bir kızı kullanmaları, Suriye’de BBC nin beyaz miğferliler düzenbazlığı hepsi ortada.