Cübbeli Ahmet: İmam hatiplerden deist ve ateist çıkıyor!

Cübbeli Ahmet Hoca, İmam Hatiplerden deist ve ateistlerin çıktığını söyledi, Diyanet'in TOKİ hakkında verdiği faiz fetvasını da yanlış bulduğunu belirtti. Diyanet'in 'Tarikatlar Raporu'nun da Diyanet tarafından yazılmadığını iddia etti.

Cübbeli Ahmet: İmam hatiplerden deist ve ateist çıkıyor!

Habertürk TV’de Türkiye’nin Nabzı Özel programında katılan Cübbeli Ahmet, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı ile Güvenlik ve Dış Politika Kurulu üyeliği görevini yürüten, aynı zamanda SADAT’ın kurucusu da olan emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi’nin, “Mehdi gelecek. Ortamı buna göre hazırlamalıyız” sözlerini eleştirdi: “Mehdi beklemek diye bir şey yok” dedi. İmam Hatiplerden deist ve ateistlerin çıktığını söyledi, Diyanet’in TOKİ hakkında verdiği faiz fetvasını da yanlış bulduğunu belirtti.

‘ERDOĞAN BAĞINI HİÇ KOPARTMIYOR’

Cübbeli Ahmet Hoca’nın konuşmasının bazı bölümleri şöyle:  

“Tayyip Bey’in ziyaretine acayip anlamlar yüklediler. Cemaatte üçe bölünme var, parti reyi azalmış gibi aslı astarı olmayan iddialar. Ben Tayyip Bey’i tenzih ederim. Tayyip Bey çok vefalıdır. Gençliğinde, çocukluğunda, İmam Hatip yıllarında hukuku olanlara vefalıdır. Bu bağı hiç kopartmıyor. Biz de bunu gözlemliyoruz. Hasan Efendi 92 yaşında. Bu mubareklerin yüzü teeccüd kıldıkları için genç durur. Hasan Efendi’nin yaşlı olduğu o resimde anlaşılmamış. Kemal Efendi’yi Hasan Efendi zannetmişler. Hasan Efendi, Mahmut Efendi Hazretleri’nin vasisidir, dünürüdür. Birçok yönden Mahmut Efendi Hazretleri’nden sonra gelen isimdir. Tayyip Bey’in hatırını saydığı bir hacı amcımız telefon etmiş. O da demiş ki, ‘Hasan efendi hasta’. Bu telefon iki gün olmuş. Burada bir planlama da yok. Bunlar planlı olsa onlar orada hazır olurlar. Tayyip Bey de önce Emin Saraç Hoca’ya ziyaret yapmış. Daha sonra ben geliyorum demiş. 1,5 saat kadar konuşulmuş.

ERDOĞAN’IN İSMAİLAĞA ZİYARETİ

Tayyip Bey, çevresindekilerin sağlık sorunlarıyla çok ilgilenir. İsmailağa Cemaati’nden milletvekili, bakanlık istenmez. Usulümüzde yoktur. İhale olmaz. Camiamız olarak bizde böyle bir şeyler olmadığına göre ailevi muhabbet. Hoca efendinin sağlığını sormuş. Tayyip Bey, imam hatip Çarşamba mezunu. Dolayısıyla çok tanıdıkları var. Özel ve siyasi bir şey asla konuşulmamış. Cemaat içi meseleler konuşulduğuna dair haber almadım. Cemaat içi meselemiz esasen yok. Tayyip Bey, belki insanların konuşma şekillerinin zarar verdiğini, sivri olduğu konularda bazı şeyler yapmış olabilir, tahmin ediyorum. Bu gibi şeyler olabilir, tahmin ediyorum, bilgim yok.

Demirel’in ilgisi vardı. Erbakan hocanın çok daha fazla ilgisi vardı. Muhsin abinin yakın hukuku vardı. Rahmetli Türkeş’in vardı. Tayyip Bey’in farkı şu: Çarşamba İmam Hatibinden mezun olması. İsmail Ağa’nın Çarşamba’da olması. İmam hatipli çocukların cuma namazını bu camide kılması. Diğerleri hakkında oy için olmadığını söyleyemem ama Tayyip Bey’in durumu başka. Ahmet Ustaosmanoğlu ile Tayyip Bey gençlikten arkadaş. Onu başka bir cemaatteki şeyh efendinin oğluyla kıyas edilmesi burada boşa düşüyor.

DEMİREL’E ‘NAZMİYE HANIM’I KAPAT’ DEMİŞTİR

Her cemaati aynı kefeye koyamam. Bizim İsmail Ağa, doğduk büyüdük orada. 5 yaşından beri oradayım. 50 seneyi biliyorum. Her bayram Türkeş gelirdi. Ama rey almak için değil. Demirel’e rey verildiğini bilmiyorum. Halit Abi’nin evine gelirdi, Mahmut Efendi’yi çağırırlar orada görüşülürdü. Mahmut Efendi hiçbir zaman milletvekili, bakanlık istemezdi. Mahmut Efendi, Demirel’e ‘Hanımını kapat, Nazmiye Hanımı kapat’ der. Erbakan Hoca kızlarını Amerika’ya okumaya göndermiş. Haber göndermişti ona. O kişinin kendi iyiliği, namaz kılması, cemaatle kılması. Özal Mahmut Efendi’yi Çankaya Köşkü’ne çağırmıştı. Rahmetli Erbakan yemeğe çağırmıştı. Yanında da iki kişi kalkmış gitmiş. İyi niyetle çağırmış. Bir tek oraya gitti, bir de Özal vefatından 1 hafta evvel çağırmıştı.

CHP’YE OY VEREN CEMAATLER

Bir tarikat ve cemaat ben burada rey verip, pazarlık yapayım. Bazı cemaatler isimlerini vermeyelim, bunlar adamlar tarikat ehli, rabıta yapıyor vs. bunlar CHP’ye rey veriyor. Antalya’da konuşuyorlar, sen bana kaç yurt vereceksin diyor, bu pazarlığı yapıyor CHP’ye de oyunu veriyor.

Mahmut Efendi, ‘Ben Erbakan’la görüşüp de Türkeş’le görüşmem’ demez. Baykal’la bile görüşmüştür. Dini yapılar sosyal yapılar değil mi aynı zamanda. Siyaset de sosyal bir şey değil mi? Burada benim zemmettiğim pazarlıktır, kontenjan, bakan, ihale istemektir. Hangi cemaat bunların içindeyse ben bunlardan bizarım.

‘DİYANET’İN O RAPORUNU FETÖ HAZIRLATMIŞTIR’

Devletin, derin devletin, dinle alakası olmayan kesimin hazırlayıp Diyanet’e sunduğu rapordur o. Mehmet Görmez bana ‘Ben böyle bir şey hazırlatmadım’ dedi bana. Ali Erbaş döneminde de piyasaya çıktı. O da gizli çıktı. Önce bunu  bana biri getirdi. MİT raporu zannettim. Bir kendime baktım, bir İsmail Hoca var mı diye baktım. Geri kalanı zaten cılk.

Devleti FETÖ’den önce FETÖ’den sonra diye ayırmamız lazım. Biz içeri atıldık. Ergenekoncu paşalar içeri atıldığında sevinmedik, içimiz yandı. Diyanet FETÖ’nün egemen olduğu 15-20 sene, ondan evvel 40 sene. O Diyanet’in benim lehime bir rapor hazırlayacak değil. Raporda bir tek FETÖ yok. FETÖ’nün dışında herkes kötü.

Bir müslümanın rey verme hakkı var mı? Esasen hiçbir hocanın, şeyhin ‘şuraya rey verin’ dememesi lazım. Müslüman diyen herkesin feraseti, şuuru olması lazım. Bir insanın aklı yok mu?

ŞU ANDAKİ İMAM HATİP VE İLAHİYATLA SORUNLUYUZ

Şu andaki imam hatiple, ilahiyatta sorunluyuz. Temel sorun benim yaptığım reddiyeler. Kader inkar ediliyor. Amentü FETÖ zamanında üçe indirilmiş. Biz de diyoruz ki, ‘mühendisliğe, tıbba git’ diyoruz. İlahiyatlar şu anda Mısır ekolünden, reformist ekolden etkilenmiş. Osmanlı’dan gelen Maturidi-Hanefi çizgi korunmuyor. İmam Hatip ve İlahiyatların yetersiz hatta şu anda deist ve ateis de olanlar çıktı.

Ben FETÖ’yle, Diyalogla mücadele ederken, hocalar bana ‘fitne çıkarıyorsun’ dediler. Ben ehli sünnet olan bütün cemaatleri severim. Hepsinle görüşüyorum. Menzil cemaatiyle, Erenköy, İskenderpaşa ile görüşüyorum. Ama şu var, benim gibi çıkış yapmıyorlar. 2009’larda ben bu stüdyoda meydan okurken, ipimiz çekildi. Yiğit Bulut’un programında ipimiz çekildi. Bana dediler ki, ‘sen neden böyle çıkış yapıyorsun’. Birkaç hoca biz kitap çıkardık. ‘Yahudi, hristiyanlar cennete girecek diyenler cennete giremez’ dedim. Herkes bize sürüye kurt getireceksin, başımıza iş açıyorsun şudur, budur dediler.

ERDOĞAN CÜBBELİ’YE İNANMAMIŞ

Adil Öksüz, Fetullah’ın kitaplarını getirdi. Orada 6 ay beklediler, beni millet reddetsin, dışlasın. Baktılar ki oluk oluk ziyaretçi geliyor. 6 ay nabız yokladılar. Bu sefer 52 seneden yargılanıyoruz.

Ben Tayyip Bey’e, FETÖ’nün bilinçsizliklerini, din hainliklerini anlatmıştım. Tayyip Bey, ‘şu anda böyle yapacaklara benzemiyor’ demişti. Benim 2009 konuşmamı dinleyin. 2009’da dervişin bireyim, Türkiye’nin işgale gideceğini anlıyorum. 15 Temmuz’da millet kafasına bomba yiyor.

Yalova’da bana dendi ki, Flaş TV’deki programların acayip tesirli oldu. Orada diyaloğa çatıyoruz vs. Bunun üzerine araştırma yapmışlar. Kılıçdaroğlu’nun eski danışmanı bana bir şey getirdi. Araştırma raporu getirdi. Fetullah ve Cübbeli Ahmet ismen var. Geri kalanlarda cemaat var. Bunlarda güven ayarı var. Dedi ki ‘Bunlar gizli’ dedi. Kimisi 2’de, kimisi 3’de kalmış. Bana en yakın Fetullah 42’de kalmış. Adamın biri Fetullah’a ‘kardinal, papaz’ diyor. Bu adama bir şey olmadı. Bana dediler ki, ‘Flaş TV’deki  programı bırak, bu işler düzelecek’. Ben son ana kadar program yaptım.

Celal Adan beyefendi geldi hapishanede ziyaretime, CHP’liler geldi. Kamalak Bey ‘seni savunalım’ dedi. Tayyip Bey ‘Ben ilgileneceğim’ dedi ama kendi o sorunları yaşadı. Tayyip Bey ne yapsın ki!

FENERBAHÇE’NİN KAZANMASI İÇİN HACET NAMAZI KILDIM

Ben maç bilmem. Tam da Trabzon’da ‘bu maçlara tutulmuşsunuz’ gibi bir laf etmişim. Bu da buna çok sinirlenmiş. Sonra hapise girer girmez gece vakti, o da revire çıkıp bağırdı, ‘Hoca şike mike der misin, gelirsin görürsün gününü’ dedi. Sert çıkış yaptı! Ben de ‘ne bileyim hangi takım’ dedim. Sonra çok muhabbetimiz oldu. ‘Bu maçı kazanmamız lazım, biz şike yapmadık’ diyor. Ben de diyorum ki ‘Yar rabbi bizim huzurumuz için, o da mutlu olsun, biz de mutlu olsun’. Onun hatırı için hacet namazı kıldım. Bana ne Fenerbahçe’den. Sonuç aldık. Ben secdedeyim, bağırıyorlar. Orada izleyenlerin hepsi Fenerbahçeli olmak zorunda. Baktım iki kere ses geliyor. Gol atmışlar. Aziz Yıldırım ‘Bu sefer tutturdun’ dedi.

DERİN DEVLETİN DİNİ İMANI OLMAZ SAĞCISI, SOLCUSU VARDIR

Derin devlet vardır, olmalıdır. Allah zeval vermesin. Derin devlet olmazsa sığ devlet çıkar. Derin devlette din iman aranmaz. Dini imanı olmaz, orada herkes vardır. Allah’a da inanmayabilir, diğeri inanamabilir. Vatan haini olmadıktan sonra. Solcusu da, sağcısı da vardır. Derin devlette vatan, millet aranır. Derin devlet cemaatlerin içine mutlaka adam sokmuşlardır. Bir tane boş yoktur. Simitçidir, camilerin önünde koku falan satarlar, bunlar ayak takımıdır. Derin devlet takip etsin tabii. Burada selefisi çıkıyor, cuma kılınmazı çıkıyor. Dar’ül Harpçisi çıkıyor.

Selefi derneklerinin önü alınması lazım. Adam aleni herkesi tekfir ediyor, cumhuriyetin değerlerine sövüyor. Bunları sararlar, ipini uzun bırakırlar. Olta gibi kullanırlar. Selefi Türkiye’de 5-10 kişi yoktu. Gençliğimizde Fatih’te bir adam vardı. Kitapçısı vardı. ‘Buna gitmeyin zehirlenirsiniz’ derdik, belliydi. Şu anda derneklerin sayısı 2 bin dendi. Adamlar Allah gökte diyor, rey verilmez derler, rey veren kafir derler. İmani açıdan da, devlet açısından da riskli görüyorum. Bunların bir kısmı İŞİD, El Kaide versiyonları var. Ben tehdit almıyorum bana Emniyet’ten geliyor. Adam yakalanıyor ‘Drone patlatacaktık evinde’ deniyor.

 

DEVLET ATATÜRK HEPİMİZİN DEVLETİ, SAHİP ÇIKALIM

Ben Oda TV ve Ulusal Kanal’a röportaj verdim. İleri geri konuşanlar oldu. Ben Atatürk’e hiçbir zaman dindar, namazlı abdestli adam demiyorum. Bu kişi vatanı kurtarılmasında çok büyük emek ve hizmetler sarf etmiş. Vatanın kurtarıcısı Cumhuriyetin kurucusu diyorum. Aleyhinde konuşmamak lazım diyorum. 10 sene evvel Teke Tek’te söylediklerim var. Şimdi söylemiyorum. Elmalılı Hamdi Yazır’a tefsir yazdırması, Buhari’yi tercüme ettirmesi… Bana karşı olanlar kötü niyette tercüme ettirdi dediler. Ben de şu anda kadınlarımız çarşaf giyiyorlar. Ben de gidiyorum Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirine. Atatürk buna müdahale etmemiş. Şimdi bile Diyanet Buhari’yi tolere edemiyor. Atatürk tümünü tercüme edene dememiş, ‘şu hadis ne biçim hadis’ dememiş. Biz bunlardan din adına yararlanıyoruz. Şu andaki ilahiyatçıları Atatürk’ün yazdırdığı tefsirlerle susturuyorsunuz.

Devleti kurucu olarak Selçuklu’nun, Osmanlı’nın devamı görüyorum. Rejimler, hükümetler değişebiliyor. Evvelce zina yasaktı bu hükümet zamanında serbest oldu. Faize karşıyım. Hükümetle devleti eş görmeyelim. Devlet hepimizin devleti, sahip çıkalım. İstediğimizi seçelim, seçtiğimiz adamlar da kanunları değiştirsin.

ATATÜRK’Ü YIPRATMAK İSLAMİYETİN RAZI GELDİĞİ BİR ŞEY DEĞİL

Türkçe Kuran’la namaz, ezan bizi rahatsız ediyor. Öyle laflar var o tarafa delil, öyle laflar var bize  delil oluyor. Atatürk zaten kurucu başkan. Cumhuriyet rejiminin kurucusu. Kurucu başkanın aleyhine konuşmak, onu yıpratmak, uğraşmak ne İslamiyet’in razı geldiği bir şey olamaz. Bir tanesi kalktı ‘Atatürk hafızdı’ diyor. Şimdi hafız demeye de lüzum yok, içki içmiyordu demeye lüzum yok.”