TBMM’de “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” adı altında oluşturulan açılım komisyonunun 4. toplantısında şehit aileleri, gaziler ve yakınlarıyla ilgili dernek ve vakıf yöneticileri dinlendi.
Komisyonda konuşan Türkiye, Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Lokman Aylar, vakfın 1994 yılında kurulduğunu, bünyesinde asker, polis, sivil tüm gazi ve şehit yakınlarını temsil eden bir STK olduğunu belirtti.
‘HEM ŞEHİTLERİMİZİ HEM GAZİLERİMİZİ DERİNDEN ÜZECEKTİR’
ANKA’nın haberine göre; süreçten beklentilerini dile getiren Lokman Aylar, şunları söyledi:
“Öncelikle terör örgütünün koşulsuz silah bırakması, kendini feshetmesi, eline silah almış herkesin adalet önünde hesap vermesi gerekir.
Takdir edersiniz ki askerimize, polisimize, sivil vatandaşlarımıza kurşun sıkmış, devletimizin birliğine beraberliğine kastetmiş terör örgütü üyelerinin elini kolunu sallayarak ülkemizde gezmesi hem şehitlerimizi hem gazilerimizi derinden üzecektir.
‘ASLA KABUL EDİLEMEZ’
Biz terör örgütü mensuplarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuku önünde hesap vermesini bekliyoruz ve gereken cezayı almalarını istiyoruz.
Tabii ki eline silah almamış, kandırılmış, dağa çıkartılmış gençlerin gerekli makamlar tarafından rehabilite edilerek topluma kazandırılmasına bir diyeceğimiz yoktur.
İkinci olarak terör örgütü elebaşının serbest bırakılması gibi talepler asla kabul edilemez. Şehit ailelerimizin özellikle bu konuda hassasiyetlerinin bulunduğunun bilinmesi gerekmektedir.
“Bazı çevrelerce ‘terör örgütü elebaşı Meclis’e girecek’ gibi söylemlerle şehit aileleri ve gazilerimiz provoke edilmeye çalışılmaktadır” diyen Lokman Aylar, “Bu hususta başta şehit aileleri ve gazilerimiz olmak üzere toplumumuzun tamamı bilgilendirilmeli, provokasyonlara karşı dikkatli olunmalıdır. Bu hususta komisyondaki tüm partilerimize büyük görev düşmektedir” dedi.
‘BÖBREĞİMİ VE GÖZÜMÜ VEREREK ÖDEDİM’
Hakkari Çukurca’da 1996’da yaralandığını anlatan Lokman Aylar, “Bu topraklarda yaşamanın bedelini bir böbreğimi ve bir gözümü vererek ödedim” dedi.
Protez gözünü çıkarıp göstererek konuşmasını sürdüren Aylar, “Ben 30 yıldır bu gözle yaşıyorum. Arkadaşlar bakın elime aldım gözümü. Niye? Bu vatan toprakları için bayrak için, sizin için, millet için. Bu konuda hiç kimse şehit ve gazi aileleri üzerine söz söylemesin. Biz bedelini ödediğimiz vatanda yaşıyoruz. Birileri gibi bedava yaşamıyoruz. Hiç kimse bizim adımıza konuşmasın” dedi.
‘MADALYALARINI İADE ETMEK İSTEYENLER OLDU’
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Işık ise PKK’nın fesih kararıyla başlayan süreçte, “devlet ile şehit aileleri ve gazilerin karşı karşıya gelmemesi ve kaos ortamı oluşmaması” için büyük çaba harcadıklarını ve bu nedenle de zaman zaman büyük eleştiri ve tepki aldıklarını ifade etti.
Işık, sürece tepki gösteren ailelerden ve gazilerden “siyasi partilerin önüne tabut bırakmak, madalyalarını iade etmek isteyenler” olduğunu söyledi.
Erdoğan’ın “Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz rahat olsun, onları incitecek hiçbir şey yapmadık” sözlerini teminat kabul ederek sürece destek verdiklerini söyledi.
‘ÖCALAN SERBEST KALMAMALI, TERÖRİSTLER AFFEDİLMEMELİ’
Dernek başkanı Işık, PKK ile çatışmalarda hayatını kaybeden askerlerin aileleri ve gazilerin talep ve endişelerini ise şöyle sıraladı:
“Teröre bulaşanlara Covid 19, yaşlılık, hastalık gibi gerekçelerle af, genel af gibi düzenlemeler yapılmamalıdır. Suç işleyen, kurşun sıkan, bomba atan kimse cezasını çekmelidir.
Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması kabul edilemez.
Güvenlik güçlerini rencide edici açıklamalara, örgütün bayrak ve sloganlarının açıldığı eylemlere izin verilmemeli.
‘EŞİT YURTTAŞLIK, ANA DİLDE EĞİTİM TALEPLERİ BÖLÜNME TEHDİDİ’
Eşit yurttaşlık, ana dilde eğitim taleplerini Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne tehdit olarak görüyoruz.”
Işık, sürece destek verdiklerini ve kamuoyuna anlatmak için 7 bölgede İçişleri Bakanlığı desteğiyle toplantılar düzenleyeceklerini açıkladı.
Hicbir zaman bu Can Insanlarin asil anamiz, babamiz, kardesimiz, canimiz cigerimiz oldugunu görmedik, görmeyecegizde :(
Üstelikte o komisyon dedikleri düsmanlar grubuna dert anlatmaya calismasi ölümlerden beter..
Ben hic olmayaydim da bu gercek iyi akrabalarimin acilarina karsilik.. Diyor insan..
Efsane olmuş efsane: “Biz bedelini ödediğimiz vatanda yaşıyoruz. Birileri gibi bedava yaşamıyoruz.”
Sehit yakinlari diye konusturulanlar da sozde acilima karsi gibi gozukerek destek vermekteler, tiyatro.