Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bahçeli ile piknik yapacağız

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Kasım'da Devlet Bahçeli ile birlikte Kıbrıs'a giderek törenlere katılıp, ardından Kapalı Maraş'ta birlikte piknik yapacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bahçeli ile piknik yapacağız

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin Kahramanmaraş 7'nci il kongresine katıldı.

Kuzey Kıbrıs'ta seçimlerin yapıldığını da hatırlatan Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs'ta Türkiye'yi seven, kabullenen bir kardeşimiz orada Cumhurbaşkanı oldu. İnşallah Kıbrıs'ta şimdi yeni bir süreç başlıyor. Bu ayın 15'inde biz Cumhur İttifakı olarak sayın Devlet Bahçeli ile birlikte heyetlerimizle Kuzey Kıbrıs'ta olacağız, orada törenlere katılacağız. Sonra da inşallah Kapalı Maraş'ta şöyle topluca bir piknik yapacağız. Kardeşliğimizi yaşayarak ortaya koyacağız, buna ihtiyaç vardı bu gecikti. Ama artık yapacağız. Bütün bunları yapmasaydık milletin yüzüne bakabilir miydik? Bunca mazlumun, mağdurun, garibin vebalinin altından kalkabilir miydik? Bunları yapmasak biz, biz olabilir miydik? İşte bunun için mücadeleyi yürüteceğiz, bedel ödeyeceğiz ama hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz" şeklinde konuştu.

TEŞKİLATLARIN 3'TE 2'SİNİ YENİ İSİMLERLE GÜÇLENDİRDİK

18 yıldır iktidarda olan AK Parti'nin üye sayısının 11 milyon 200 bin olduğunu söyleyen Erdoğan, "Sıfatı, ismi, cismi ne olursa olsun kimsenin kendi şahsi hesaplarını, hedeflerini, heveslerini bu ulvi davanın önüne koymasına tahammülümüz olamaz. Değişim gerçeğinden kopmadan, partimize hizmet etmiş, davamıza bağlılığını koruyan herkesi de kucaklayarak yolumuza devam edeceğiz. Son 2 yılda teşkilatlarımızın yaklaşık 3'te 2'sini yeni isimlerle güçlendirirken, ahde vefayı elden bırakmadık. Bu davamızı zafere ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz. Kuruyan dallar budandıkça çok gür bir şekilde hedeflerimize ilerlemeyi sürdürüyoruz. Davamızı kör dünyanın göbeğine, kuşların göz bebeğine, yola, ağaca, yağan kara, yağmur yüklü bulutlara, bebeklerin avucuna, kara taşa, kor ateşe yazacağımız güne kadar bize durmak duraksamak haramdır. Milletin partisinin yöneticileri milletin içinde olma mecburiyetindedir. Her kim milletle bağını keserse partisiyle de irtibatını kopartıyor demektir" şeklinde konuştu.

BİZE DAYATILAN DÜZENE TESLİM OLMADIK

Kahramanmaraş'a 18 yıllık süreçte 35 milyar lirayı aşkın tutarda yatırım yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara gelişlerini sağlayan 3 Kasım 2002 seçimlerinden bu yana verdikleri mücadeleyi hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Türkiye büyüdükçe ve güçlendikçe karşısına çıkan engeller ve maruz kaldığı saldırılar da ona göre artıyor. İstiklal Harbi'nin ardından umut verici bir kalkınma ve sanayileşme hamlesi başlatan Türkiye, maalesef tek parti CHP'sinin çapsızlığı sayesinde bu fırsatı kaçırdı. Çok partili siyasi hayata geçtikten sonra da rahmetli Menderes ve Özal'ın kalkınma atılımları maalesef siyasi istikrarsızlıklar, darbeler ve vesayet eliyle hep kadük bırakılmıştır. Bu ağır baskı ve geri kalmışlık döneminin faturası hep milletimize çıkarılmıştır. Ülkemizle benzer şartlarda yola çıkan pek çok devlet hızla özgürleşip zenginleşirken biz enerjimizi ve vaktimizi iç mücadelelerle heba ettik. AK Parti olarak işte biz böyle bir Türkiye devraldık. Elbette bugünlere gelmemiz kolay olmadı. Önümüze çıkarılan vesayeti, engelleri, tuzakları hatırlayın. Milletimizi birbirine düşürmek için yapılan provokasyonları, iftiraları, Taksim Gezi hareketlerini hatırlayın. Çukurcuları, çukur harekatlarını hatırlayın. Teröre karşı verdiğimiz o mücadeleleri hatırlayın. Camilerimizi nasıl yaktıklarını, minareleri nasıl yıktıklarını hatırlayın. Bütün bunlar olurken hamdolsun dik durduk, terörle teröristlerle bambaşka mücadele verdik. Gabar'da, Cudi'de, Tendürek'te yılmadık, usanmadık, askerimizle jandarmamızla polisimizle birlikte el ele bu mücadeleyi verdik. Sonunda hamdolsun kazandık. Şairin dediği gibi biz bugünlere tüzükler ile çarpışa çarpışa geldik. Kimi zaman yutkunduk, kimi zaman kalbimizde fırtınalar koptu, kimi zaman gözlerimizde şimşekler çaktı. Biz var gücümüzle hakikati haykırdık, yumruklarımızı savurduk. Ama hiçbir zaman bize dayatılan düzene teslim olmadık. Milletimizin bize gösterdiği istikamette ilerledik."

AZERBAYCAN'DA ZAFER YAKIN

Türk milletini, tarihi ve değerleriyle aşağılamaya ve öyle göstermeye çalışanlara asla izin vermediklerinin altını çizen ve bu çerçevede Suriye, Libya ve şimdi de Azerbaycan'da olunduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Medeniyetimizi ve coğrafyamızı sömürüyle kanla gözyaşıyla boğmaya çalışanların yüzlerine gerçekleri haykırmaktan, dostlarımızın yanında yer almaktan çekinmedik. Suriye'de biz var olduk, Libya'da biz var olduk. Şimdi de Azerbaycan'da biz var olduk ve biz varız. Bu sabah İlham Aliyev kardeşimle görüştük. Şu andaki gelişmeleri bizzat kendisinden dinledim. Elhamdülillah olumlu gelişmeleri kendisinden dinleyince de ayrıca mutlu oldum. Zafere inşallah yaklaşıyoruz. Rabbim yar ve yardımcıları olsun. 30 yıl işgal altındaki topraklarından ayrı kaldılar ama şimdi inşallah işgal altındaki topraklarına yeniden kavuşuyorlar."

IMF'DEN BORÇ ALSAK KİMSE ŞİKAYET ETMEZDİ

Erdoğan, kendisini seven ve sevmeyenlere de değinerek, "Ne işin var Azerbaycan'da, ne işin var Suriye'de, ne işin var Libya'da diyenler. Bizi bu yüzden sevmiyorlar. Biz emperyalistlerin, zalimlerin karşısında olacağız. Çünkü bizim ecdadımız hep bunun mücadelesini verdi. Bizi milletimiz sever, bizi ümmet sever, bizi mazlumlar sever, bizi mağdurlar sever. Biz de bu yatar. Buna karşılık bizden zalimler, hainler nefret eder. Bir asırdır yürüttükleri adaletsiz düzenlerini bozduklarımız nefret eter. Türkiye yükseldiği için şimşekleri üstüne çekiyor. Vesayeti kaldırmasaydık, terör örgütlerinin başını ezmeseydik kimse bize bir şey demezdi. IMF'ye olan borcu ödemesek kimse bizden şikayet etmezdi. Biz IMF'ye olan 23,5 milyar dolar borcu 2013 yılında sıfırladık. Ama CHP, 'Bak böyle gidemeyeceksiniz, IMF'den borç alın' diyor. Bunlar bizi ne zannediyor. Bu CHP, IMF'den borçlanmaya alışmış, onların kapısında kul köle olmuşlar. Biz bu duruma düşmedik, düşmeyeceğiz. Eğer darbecilere kuzu kuzu teslim olsaydık kimse bize ateş püskürmezdi. İşte CHP'nin dediği gibi IMF'den borç alsaydık aynı şekilde kimse bir şey demezdi. Suriye'deki zulme, Irak'taki bölünmüşlüğe, Libya'daki çarpıklığa, Akdeniz'deki haksızlık ve hırsızlığa ses çıkarmasaydık kimse bizi hedef almazdı" diye konuştu.