Cumhuriyet'te sular durulmuyor... Köşelere sıçradı

8 gazeteci 'ekonomik şartlar' gerekçe gösterilerek işten atılmıştı. Atılan gazeteciler, Cumhuriyet'e yeni alımlar yapıldığını öne sürdü ve 'Hani ekonomikti?' diye sordu. Köşe yazarı Orhan Bursalı da isim vermeden gazete yönetimini eleştirdi ve 'İlhan Selçuk'u özlüyorum' dedi. Akşam saatlerinde ise Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya'nın görevine son verildiği öğrenildi.

Cumhuriyet'te sular durulmuyor... Köşelere sıçradı

Cumhuriyet gazetesinde son dönemde yaşanan tartışmalar son işten çıkarmalarla daha da alevlendi. Sendika üyesi 8 kıdemli gazetecinin işine son veren Cumhuriyet gazetesi, aldıkları kararı 'ekonomik şartlara' bağlamıştı. Döviz kurlarındaki artış nedeniyle kağıt maliyetlerindeki artışlara işaret eden gazete yönetimi, sayfa sayılarını azalttıklarını ve Cumartesi ekini de kaldırdıklarını duyurmuştu. Maliyetlerin so dönemde yüzde 77 arttığını belirten gazete, işten çıkarmaları bu yüzden yapmak zorunda kaldıklarını ifade etmişti.

Cumhuriyet'te deprem... Küçükkaya görevden alındı

Türkiye Gazeteciker Sendikası (TGS) ise Cumhuriyet yönetimini sendika üyesi çalışanları işten atmakla suçlamış ve sendikal haklara karşı bir tutum alındığını öne sürmüştü. Önceki gün gazete önünde protesto gösterisi düzenleyen TGS'lilere Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya'nın da destek vermesi dikkat çekmişti.

Öte yandan işten çıkartılan gazeteciler, gazeteye yeni alımlar yapıldığını iddia ederek "Hani ekonomik gerekçelerle çıkartılmıştık?" diye sordu.

'İLHAN SELÇUK’U ÖZLÜYORUM'

Gazetede yaşanan tartışma köşelere de yansımaya başladı.

Orhan Bursalı bugünkü köşesinde isim vermeden Cumhuriyet yönetimini ve işten çıkarma kararlarına tepki gösterdi.

Bursalı şu ifadeleri kullandı:

“Gazeteyi bir arada tutan, kendine karşı olan ve “bırak git artık” diyen ünlü “kişileri” de vakıfta ve gazetede tutan, o bilge lideri! Dinleyen, ikna edilebilen, sevecen adamı... Çözümü adam atmakta bulmadı, sorunlara çözüm aramanın pek çok yönü var. Tepeden dayatmalarla ancak çözümsüzlük üretilir. Şimdilik bu kadar yazayım.”

'GAZETEMİZE KIYMAYIN EFENDİLER'

Ataol Behramoğlu da sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyetteki işten çıkarmaları ve bu yöntemi kabul etmek mümkün değildir. Nedeni ne olursa olsun böyle bir zamanda böyle bir karar bu arkadaşlarımızı sokağa atmak, açlığa mahkûm etmek demektir.Bu kararda ısrar edilmemelidir. Gazetemize kıymayın efendiler.”

'CUMHURİYET'TEN ZORUNLU AÇIKLAMA'

Cumhuriyet yönetimi dün “Cumnhuriyet'ten zorunlu açıklama” başlığıyla bir duyuru yapmıştı.

“Cumhuriyet gazetesi, Cumhuriyet Vakfı üyeleri ve gazeteyi yayımlayan Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.’nin yöneticileri, bu hafta başından bu yana içeriden ve dışarıdan saldırılara hedef olmaktadır. Bu nedenle aşağıdaki açıklama zorunlu olarak yapılmıştır” ifadeleri kullanılan açıklamada şöyle denilmişti:

“Tüm halkımızın bildiği gibi, dövizdeki hızlı yükseliş ülkemizdeki ekonomik dengeleri altüst etmiştir. Buna bağlı olarak; kâğıt, baskı, kırtasiye, dağıtım gibi temel giderlerin döviz kuru üzerinden karşılandığı basın dünyası, çok ağır yüklerin altına girmiştir.

Ekonomik dengeler ve bilançolar tümüyle bozulmuştur.

Son dönemlerde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle üretim, yani kağıt-baskı vb. giderlerin maliyetleri yüzde 77,4 oranında artmıştır, her geçen gün ve saat de artmaktadır.

Bu ekonomik zorluklar karşısında basın-yayın işleri dışında hiçbir yan geliri olmayan, bir patron, sermaye grubu ya da siyasi çevreye ait olmayan; ballı kredilere, siyaseten oluşturulan havuzlardan aktarılan yandaşlık desteklerine dayanmayan Cumhuriyet gazetesi, yaşamını sürdürmek için kendi bağımsız gücüne ve sadık okuyucusuna dayanmaktadır. 

Gazetemizin yetkili kurulları olan başta Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu olmak üzere, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Kurulu ve Yeni Gün Haber Ajansı A.Ş. Yönetim Kurulu’nda da bu ekonomik sorunlar ele alınmış, çözümleri konusunda görüşmeler yapılmış, temeli Cumhuriyet ilkelerine dayalı gazetenin yaşaması için ciddi ekonomik ve mali önlemler alınması konusunda kararlar verilmiştir.

Bu kararlardan kimileri şöyledir:

1. Gazetenin Cumartesi eki yayından kaldırılmıştır.

2. 20 Sayfa olan gazetemiz zorunlu olarak 14 sayfaya indirilmiş, renkli sayfalar azaltılmıştır. 

3. Genel giderlerde en yüksek derecede tasarruf sağlanması için önlemler alınmıştır.

4. Aralarında emeklilikleri gelmiş bulunanların da yer aldığı 8 çalışanıyla yollarımız -tüm yasal kazanım ve hakları ödenerek- üzülerek ayrılmıştır. 

Cumhuriyet gazetesi; bağımsız, aydınlanmacı, laik ve demokratik Cumhuriyet’ten yana yaşamını sürdürmek için ekonomideki kötü gidişin dayattığı zorunlu önlemleri almak zorunluluğundadır.

Cumhuriyet gazetesi, dün olduğu gibi bugün de emeğin ve emekçinin yanındadır.

Cumhuriyet gazetesi son iki yılda bütün dünyayı etkisi altına alan salgın hastalığın ekonomik baskısı altında bütün koşullarını zorlayarak, çalışanlarına 3 kez, toplamda yaklaşık yüzde 52 oranında ücret zammı yapan tek ulusal bağımsız gazetedir.

Cumhuriyet gazetesi, yine bu koşullar altında; ücret, yemek ve yol yardımı vb. kapsamında artış sağlayarak çalışanları ile toplu sözleşme imzalayan tek ulusal bağımsız gazetedir.

Cumhuriyet gazetesi, gerek siyasal baskılara, gerekse resmi ilan cezalarına ve ekonomik engellemelere karşın, okurlarını korumak amacıyla 3 yıldır satış fiyatına zam yapmayan tek ulusal bağımsız gazetedir.

Son günlerde çeşitli çevrelerde yapılan ya da kasıtlı olarak yaptırılan; ömürleri boyunca gazetenin ilkeleriyle bağımsızlığına gölge düşmemesi için çaba harcamış ve gazetenin yaşaması için içtenlikle, gönüllülükle sorumluluklarını yürütmüş ve yürütmekte olan yöneticilerine yöneltilen haksız, kışkırtıcı, hedef gösterici, gerçeklerden uzak, zaman zaman da terbiye ve hukuk sınırlarını aşan saldırıları ibretle seyrediyoruz.

Okuyucularımız ve kamuoyu bilmelidirler ki, Cumhuriyet gazetesi yetkili organları ve çalışanları ile birlikte, kendi ilke ve çizgisi çerçevesinde yayınını sürdürecek, ülke demokrasisine ve yurdun çağdaş yaşamına hizmet etmeye devam edecektir.”