Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in cemaatlerle işbirliğini savunduğu konuşması üzerine bir açıklama yaptı.
“Tarikat ve cemaatler sivil toplum örgütü değil, hukuk dışı yapılardır” başlıklı açıklamada, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bütçe görüşmeleri sırasında TBMM kürsüsünde gerçekleştirdiği açıklamaları milli eğitimimizde uzun zamandır devam eden tarikatlaşma ve cemaatleşme tehdit ve tehlikesinin açık bir göstergesidir” denildi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’nın değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek nitelikteki 2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanan açıklamada “Milli Eğitim Bakanı’nın TBMM’de yaptığı tarikatlar ve cemaatler ile iş birliklerinin devam edeceğine yönelik açıklamaları devletin laik ve demokratik niteliğine açıkça aykırıdır ve Anayasa’nın ihlal edildiğinin kabul edilmesidir. Sayın Bakan’ın konuşmasında net bir şekilde ifade edilen tarikat ve cemaatlerle iş birliği yapma kararlılığı; laik ve bilimsel eğitim sistemine karşı bir politikayı ve saldırıyı açıkça ortaya koymaktadır” ifadeleri kullanıldı.
‘DEVRİM KANUNLARI’ HATIRLATMASI
13 Kasım 1925 tarihli ve 677 sayılı devrim kanunu ile tarikatlar, tekke ve zaviyeler kapatıldığı hatırlatılan açıklama, şu ifadelerle devam etti:
“Tarikat ve cemaatler asla bir sivil toplum örgütü olmadıkları gibi hukuk ve yasa dışı yapılardır ve ivedilikle kapatılmalıdır zira tarikatların kapatılması bir gecede alınmış bir karar ile çıkarılmış bir kanunun sonucu değil, tarihsel süreçte yaşanmış çokça isyan, ihanet ve acının sonucunda varılmış bir devlet aklının eseridir. Bu akla ve tarihsel gerçeklere saygı duyulmalıdır. Tarikat ve cemaatlerin, hukuken muvazaalı olarak dernek ve vakıf örtüsü altında eğitimdeki etkinlikleri, ideolojik sapmalara yol açarak toplumsal yozlaşmaya neden olmakta ve iç barışımızı tehdit etmektedir. Yakın zaman önce Sayın Bakan’ın bu tehlikeli konuşmayı yaptığı yüce meclisimizin de bir tarikat yapılanması olan FETÖ’nün militanlarınca bombalandığı asla unutulmamalıdır.
Bununla birlikte, TBMM kürsüsünde bu tehlikeli sözler söylenirken başta ana muhalefet partisi olmak üzere anayasal görevi muhalefet etmek olan siyasi partilere de başta laiklik olmak üzere devletin temel niteliklerini savunma görevlerini hatırlatmak isteriz.”
‘BİZ HAZIRIZ’
ÇYDD açıklamasında, Bakan Tekin’e de şöyle seslenildi:
“ÇYDD olarak, Sayın Bakan göreve başladığında kendisine açık bir mektup yazarak derneğimizin eğitim alanındaki çok ciddi deneyimi ve birikimiyle eğitimdeki sorunların çözümü ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için MEB ile iş birliğine hazır olduğumuzu belirtmiştik. Sayın Bakan ise mektubumuza yanıt bile vermemişti. Sayın Bakan, TBMM kürsüsündeki konuşmasına bağlı kalarak gerçek anlamda sivil toplum örgütleri ile Milli Eğitim Bakanlığı adına iş birliği yapmak istiyorsa biz hazırız.
Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerinden özellikle laik, bilimsel ve kamusal eğitimden ödün vermeden, yetkilileri bu tehlikeli iş birliğinden vazgeçmeye davet ediyoruz.”
BAKAN TEKİN NE DEMİŞTİ?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2024 yılı bütçesine ilişkin konuşurken şu ifadeleri kullanmıştı:
“Çok hoşunuza gidecek bir şey daha söyleyeceğim. Bakın Milli Eğitim Bakanlığı şu anda, 2023yılı itibarıyla geçerli 2 bin 709 tane protokolümüz var. Bu protokollerden 1167 tanesi resmi kurumlarla. 550 tanesi STK’larla. 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a bir sürü STK’yla. Bunların içinde sizin tarikat-cemaat dediğiniz bizim STK dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ve ben bu protokollerle bize hizmet eden, destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya devam edeceğiz. Çünkü onlar çocukların dağa çıkmasını engelliyor. Onlardan siz bunun için rahatsızsınız… Protokol yaptığımız bu sivil toplum örgütleri sizin çocukları dağa çıkarmanıza engel olduğu için çatlıyorsunuz. Ben o STK’larla protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için, sizin insan kaynağınıza insan yetiştirmemek için buradan devam edeceğim.”
Şaşırmamak lazım. Onların da STK’ları bunlar. Oralarda ekildiler, oralarda serpildiler, oralarda biçildiler; piyasaya saçıldılar. Ne yapsınlar? Köyde kalsaydılar bahtlarına 2 inek 1 eşek ya düşerdi ya düşmezdi. Gelin görün ki ”laik, cumhuriyet” sayesinde ”adam” oldular; o sırada etraf çok boştu.
CUMHURİYET SAVCILARI nerede ? Neden görevlerini yapmıyorlar.
Ülke her yerden işgal altında gibi görünüyor.
Cahil müşrik cemaat ve tarikatlar devlet kurumlarına sızmışlar.
aklı ve bilim ışığında laik eğitimden çıktığın an KARANLIKLAR içinde kalır , yok olursun.
RTE istifa ve çok acil erken seçim istiyorum.
Ben tarikatçiyim. Nakşibendi Locası diye ismini değiştirirsek sizi tatmin etmiş olur muyuz ?
tarikat cemaat tornasından geçenin dağa çıkmadığı kanısına nereden vardın? terörist sadece dağda da olmaz bu nasıl bir kafadır. fetö dağa çıkmamıştı 15 temmuz da ne oldu? şeyh sait ve seyit rıza yandaşları dağa da çıktılar ovaya da indiler. senin derdin dağı bahane ederek ülkeyi iyice gericileştirmek. ayrıca hdpkk şeyh sait için önderimizdir diyor. senin önderin kim acana?
Lak lak yapacağınıza, hukuk onunde hak arayin, netice alinmasa bilem. Bu MEB Sekreteri Anayasal suc islemekte ve hic bir partiden, ozellikle muhalefet tarafindan, tepki yok.
karşıdevrimciler kendi devletlerini kurmuşlar bize sormadan adını da değiştirin de millet görsün.