Damada tweet sildiren gerçekler… Türk ekonomisi gerçekten rekor kırdı!

Bakan Berat Albayrak 33 şehit verdiğimiz gün attığı ardından silmek zorunda kaldığı 'ekonomik başarı' tweetindeki rakamlar ne kadar doğru?

Damada tweet sildiren gerçekler… Türk ekonomisi gerçekten rekor kırdı!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 33 Mehmetçiğimizin şehit olduğu saldırının ardından, açıklanan büyüme rakamlarıyla ilgili bir tweet attı. Özetle, “Ne kadar da başarılı bir performans gösterdiklerini ve beklentileri aşan yıl sonu büyüme rakamlarına ulaştıklarını” belirtti.

Aydınlık ekonomi yazarı Ufuk Söylemez, Albayrak’ın paylaşımındaki iddiaları değerlendirdi.

Söylemez’in yazısının satır başları şöyle:

“(…) Damat Bakan’ın sevinçle başarı tweetleri attığı büyüme rakamları esasında son derecede sorunlu.

Çünkü Türkiye 2019 yılında yüzde 0.9 (yani sadece binde 9) civarında büyümüş görünüyor. Geçen yılki büyüme oranı ise yüzde 2.8 (yüzde 2.8)

Şimdi gelelim işin esasına nominal yani kayden yüzde 0.9 büyümüş görünen ekonomi, reel olarak yani gerçekte ise yüzde 0.46 (binde 46) oranında daralmış durumda 2019 sonu itibariyle.

Bunun nedeni ise 2019 yılındaki nüfus artış oranının yüzde 1.3 olmasıdır. Nüfus artışı kadar dahi bir büyüme oranına ulaşılamadığı açıktır.

Bunun övünülecek ve başarılı bir performans olarak nitelendirilebilecek bir yanı da yoktur ne yazık ki.

12 YIL ÖNCEKİ SEVİYENİN ALTINDA

Burada esas olan diğer önemli bir veri ise, kişi başına düşen milli gelir seviyesinin 2019 yılında tam 12 yıl önceki seviyenin de altına düşmüş olmasıdır.

Türkiye bu sonuçlarla kişi başına milli gelirde ilk 70 ülke arasına bile giremeyecektir 2019 yılında üzücüdür ki.

2010 yılında 10.560, 2013 yılında 12.480, 2015 yılında 11.109 ve 2017 yılında 10.116 ve 2018 yılında 9.863 dolar olarak gerçekleşen kişi başına düşen milli gelir, 2019 sonu itibarıyla 9.127 dolara düşmüştür.

Bütün bunların anlamı, Türk ekonomisinin nüfus artışı kadar bile büyüyememiş ve kişi başına düşen milli gelirin ise, son yılların en düşük seviyesine gerilemiş olmasıdır maalesef.

Yani, ekonomi yönetiminin başarı tweetleri atacağı bir durum mevzubahis değildir.

Türkiye’de çift haneli enflasyon ve çift haneli işsizliğin yanı sıra ağır borç yükü altına sokulan ekonominin iyiye gitmediği ve iyi yönetilmediği açıktır.

RAKAMLAR NE DİYOR?

Öte yandan, ülkemizin içine sürüklendiği Ortadoğu bataklığındaki görüntüsünün ve göçmenlerin Avrupa kapılarına yöneltilmelerinin, yabancı kalıcı doğrudan sermaye girişlerini ve turizm başta olmak üzere her türlü ticareti olumsuz etkileme potansiyeli son derece düşündürücüdür. Çünkü savaş hali, istikrarsızlık ve toplumsal depresyon yaşayan bir ülke, yatırımcılar için de, turistler için de tabiidir ki tercih edilebilir olmayacaktır.

Son olarak bu yazımızı kaleme aldığımız saatlerde, döviz kurlarının anormal bir biçimde yükseldiğini doların 6.25 TL’yi, avronun da 6.90’ı aştığını görüyoruz. Türkiye’nin Kredi Risk Primi (CDS) puanı ise 382’ye kadar fırlamış vaziyette.

Borsa büyük kayıplar yaşarken, reel negatif TL faiz nedeniyle altın ve dövize önemli bir yönelme de gözleniyor.

İstikrarsızlık, kredibilite kaybı, çelişkili ve günü birlik kararlar, popülist harcamalar, emir-komuta ile alınan faiz ve kredi kararları hepsi ama hepsi, tweet atarak ya da yandaş medyada pembe tablolar çizerek, örtbas edilebilecek ya da yok sayılabilecek hususlar değildir.

Sonuç olarak 2019 yılında sözde (nominal) büyüdüğü açıklanan ekonomi, reel olarak (gerçekte) ise küçülmüştür ne yazık ki.”