MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hatay’da Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’nde konuştu.
Bahçeli şunları söyledi:
“Takdir ve hayranlıkla müşahede ediyorum ki Hatay küllerinden yeniden doğmuş, baştan başa inşa ve ihya seferberliğiyle ayağa kalkmıştır. 6 Şubat 2023’te maruz kaldığımız şiddeti 7,6 ve 7,7 büyüklüğündeki Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından korkunç felaketin yaralarını sarmak için devlet ve millet dayanışmasıyla muazzam bir mücadele başlatılmıştır. Malumunuz olduğu üzere, bu felaketin tesiri 110 bin kilometrekarelik bir alanda varlığını acı ve acıklı şekilde göstermiştir. 11 ilimiz 113 ilçemiz, 6 bin 514 köyümüz, dahası sayıları 14 milyonu bulan vatandaşımız depremin vahim sonuçlarıyla, yürekleri kavuran yıkımıyla karşı karşıya kalmıştır. Esasen milletimizin tamamı hüzünle sarsılmış, Türkiye’miz doğudan batıya, kuzeyden güneye manen ve maddeten asrın felaketiyle sallanmıştır.
Şu hususu özellikle ifade etmeliyim ki molozların, beton blokların, taş ve toprak yığınlarının altında kalan, umut ve hayallerini çöken binaların altında bırakan on binlerce kardeşimizin emaneti emanetimiz, hatıraları hatıramız, hedefleri de hedefimizdir. Türk milleti, tarihin hiçbir döneminde felaketlere boyun eğmemiş, sabrın, şükrün ve metanetin istikametinden ayrılmamıştır. Kahır bulutlarından lütuf bereketinin yağacağına inanarak nice zorluğa göğüs germiş, karamsarlığın yüksek dalga boyutunu her seferinde iman ve iradeyle aşmasını bilmiştir. Pek çok fitne ataklarına ve karanlık kampanyaya rağmen devlet ile millet arasına hiçbir menfur ve melun, iç ve dış mihrak girememiştir. Felaketleri geçim kapısı haline getirmek için el ovuşturanlar sonuçta ve sonunda mutlaka kaybetmiştir. Acılarımızın ve anılarımızın üzerinde istismar şantiyesi kurmak için devreye girenler en derin hayal kırıklığına uğramışlardır. Yapmak yerine yıkmanın, doğru ve dürüst olmak yerine yalan ve dedikodu yapmanın derdine ve peşine düşenler, milletin safında değil, zilletin tarafında olduklarını asla gizleyememişlerdir. Felaketlerden, rant devşirmenin, arayış ve amacına kilitlenmek, ahlaki ve insani bir tavır olmadığı gibi demokrasi ve siyaset değerlerinin de dışındadır.
‘KÜÇÜK VE SİNSİ BİR AZINLIK…’
Her türlü söz ve ayak oyununa müracaat eden küçük ve sinsi bir azınlığa karşı mahşeri vicdan suskun kalmamış, tertip ve tezgahların hepsini teker teker boşa düşürülmüştür. Çünkü bütün saptırma ve iftiraların çürütülme ispatı, yani asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin muhteşem belgesi işte Hatay’dadır, Malatya’dadır, Adıyaman’dadır, Adana’dadır, Diyarbakır’dadır, Gaziantep’tedir, Şanlıurfa’dadır, Kahramanmaraş’tadır, Osmaniye’dedir, Kilis’tedir, Tunceli’dedir, Kayseri, Sivas ve Bingöl’dedir.
Müessir ve süratli şekilde deprem bölgesine müdahale edildiğinin de bilincindeyim. Depremin en ağır yıkımının yaşandığı illerimize devasa şantiyeler hızla kuruldu. Bugünkü törenin düzenlediği Atatürk Caddesi’nin nereden nereye geldiğini en iyi takdir edecek Hataylı kardeşlerimdir. Tarihi Meclis binası ile Habib-i Neccar Camisi’nin, Uzun Çarşı ile Antakya’nın bütün tarihi alanlarının yeniden dirilişi, yeniden ihyası tarihi bir başarıdır. Takip ettiğim kadarıyla bugüne kadar Hatay’da 98 bine yakın konut hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edilmiş, bu sayının 150 bin sınırını geçmesi de planlanmıştır. 15 Kasım 2025’te Adıyaman’da düzenlenen 9. kura çekme töreninin ardından 42 gün içinde maşallah 105 bin 179 ev ve iş yeri tamamlanmıştır. Velhasılıkelam bugün de 367 bin 995’i konut, 65 bin 672’si köy evi, 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölümünün inşası bitmiş ve tamamlanmış olacaktır. Bunlardan rahatsız olanlar, bu gurur tablosunu hazmedemeyenler, ‘hala onu yapamadınız, bunu başaramadınız’ masalı anlatanlar şunu unutmasınlar ki güneşi balçıkla sıvamak ancak ve ancak hamakatin ve boş hayallerin pençesinde kıvranan hasislerin kifayetsizliğidir. Gerçeklerden kaçmak, yapılanları küçültmeye ve değersizleştirmeye cüret etmek muhteris nitelikli muhatapları hem mahcup hem de kalben malul edecektir.

‘GÜNÜMÜZÜN SÜLEYMAN’I ERDOĞAN’
Hamdolsun Türk milletinde ne Süleyman ne de Sinan biter. Günümüzün Süleyman’ı Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan, günümüzün Sinan’ı Çevre Bakanı’mız Murat Kurum Bey.
Güvenli ve huzurlu kentlerimizle beraber Terörsüz Türkiye hedefi ise Türkiye Yüzyılı’nın nişanesi ve nigahbanı olacaktır. Aynı zamanda ‘Terörsüz bölge’ adımlarının ve hamlelerinin muazzez bir sonuca ulaşması ve çabaların meyvesini vermesi halinde dünyanın ilk aydınlatılan caddesi olan Kurtuluş Caddesi gibi ülkemiz ve bölgemiz, barış ve huzurla sonsuza kadar aydınlanacaktır. Niyetimiz halistir, nihayetin de hakikatli, hakkaniyetli ve milli haysiyete müzahir olması duamız ve dileğimizdir.
Siyonist-emperyalist projelerin birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi gölgelemesine engel olmalıyız. Bu nedenle tek yürek, tek bilek, tek nefes olmanın yanında hepimiz büyük Türk milleti ailesinin içinde el ele vermeliyiz. Kim olursak olalım, her insanımızın kökenine, yöresine, diline, mezhebine bakmadan kardeşliğin kaynaşma potasında buluşmalıyız.
Hak, hak sahibine verilmiş, nitekim adalet tecelli etmiştir. Ayrımız gayrımız yoktur. Biriz, beraberiz, hep birlikte Türkiye’yiz. Dağılırsak yem oluruz, ayrılırsak, küsersek, kırılırsak, darılırsak, koparsak ‘mahv-ü perişan’ düşeriz. Birlikte güçlüyüz, rahmetin çeşmesinden ancak böyle içebilir, gazabın ateşinden ancak bu sayede uzak durabiliriz. Halep’in gözyaşları, İdlib’in umutları bizimdir. Şam’ın huzuru bizim huzurumuzdur, Türkmen Dağı’nın özlemleri bizimle mündemiçtir.
Acılar paylaşıldıkça azalır, mutluluklar paylaşıldıkça artar. O halde acılarımızı ve mutluluklarımızı el birliği, güç birliği, iman birliği ve ülkü birliğiyle paylaşmalıyız. Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yeni yüzyılı her alan ve zeminde imar edecek, zirve neresi ise oraya taşıyacaktır. Gelecek Türk milletinin, geleceğin gücü de Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bunun önünü kesmek, bu kervanı durdurmaya yeltenmek hiç kimsenin harcı değildir. Hatay’dan akan tarih nehrine bakıyorum, inançların, kültürlerin ve medeniyetler mirasının bütün güzelliklerini, bütün görkemini, nasıl kaynaşıp kucaklaştığını görüyorum. Bu gördüğüm parlak sahnenin kıyamete kadar milli birlik ve kültür dairesinde devamlı güçlenerek ilerlemesini ve ezcümle taçlanmasını ümit ediyorum.”
Hürrem de sensin! Aklıma başkası gelmiyor.
Yalanmadık yer kalmadı.
Yakın da evlenme teklif eder.