Devlet Tiyatroları’nda korona sessizliği

Devlet Tiyatroları’nın emektar dekor ve kostüm tasarımcısı Ali Cem Köroğlu’nun KOVID-19 nedeniyle Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 5 Aralık’ta hayatını kaybetmesi üzerine başlayan tartışmalar devam ediyor.

Devlet Tiyatroları’nda korona sessizliği

Devlet Tiyatroları’nın dekor ve kostüm tasarımcısı Ali Cem Köroğlu’nun KOVID-19 nedeniyle hayatını kaybetmesinin sebebinin İzmir Devlet Tiyatrolar'ında yaşanan koronavirüs vakaları olduğu söyleniyor. İddiaya göre Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’un oğlu Akın Kurt’un KOVID-19 testi pozitif çıkınca bütün ekibe de test yaptırılıyor ve İzmir DT’deki 50 kişinin daha hastalığa yakalandığı anlaşılıyor.

Yine diğer bir iddiaya göre Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt korona tedavisi görüyordu ve eşi karantinada olması gerekirken oğlunun oyununu izlemek için İzmir’e gelmişti. Akın Kurt da bu durumu bile bile sahneye çıkmış.

İşte tüm bu iddiaların yer verildiği Hürriyet Gazetesi'nden İhsan Yılmaz'ın yazısının tamamı:

Kurumdaki salgının merkez üssü olarak İzmir gösteriliyor.

Nedenine gelince...

Köroğlu, son olarak İzmir Devlet Tiyatroları’nda prömiyeri yapılan ve kadrosunda pek çok tiyatro çalışanının koronavirüse yakalandığı ‘Karıncalar/Bir Savaş Vardı’ oyununda görev yapmıştı.

TEK KİŞİLİK OYUNDA SONUÇ 50 POZİTİF

Boris Vian–John Steinback imzası taşıyan ve Işıl Yüce ile Ülkü Tamer’in çevirdiği oyunda savaşın tam kalbinde yer alan bir askerin tuttuğu günlükteki hikâyeler anlatılıyor. Prömiyeri 24 Kasım’da yapılan tek kişilik oyunda askeri, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’un oğlu Akın Kurt oynuyor. Prömiyerden bir gün sonra test yaptıran Akın Kurt’un KOVID-19 testi pozitif çıkınca bütün ekibe de test yaptırılıyor ve İzmir DT’deki 50 kişinin daha hastalığa yakalandığı anlaşılıyor.

İddiaya göre Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt korona tedavisi görüyordu ve eşi karantinada olması gerekirken oğlunun oyununu izlemek için İzmir’e gelmişti. Akın Kurt da bu durumu bile bile sahneye çıkmıştı.

Herhangi bir kanıt olmadan böyle bir iddiayla Akın Kurt’u suçlamak, virüsü bütün İzmir Devlet Tiyatrosu’na o bulaştırdı demek insafsızlık olur. Kendisine ve bütün tiyatro camiasına acil şifalar diliyorum.

Sadece bu olay özelinde değil, koronavirüs tedbirlerinde geç kalındığı gerekçesiyle bütün sahne sanatlarının meslek birlikleri ortak bildiriler kaleme alıp Devlet Tiyatroları’na çağrı yaptılar.

SAHNEDE SOSYAL MESAFE MÜMKÜN DEĞİL

Sahnelerin acilen kapatılmasını isteyen Kültür Sanat-Sen yayınladığı bildiride şöyle diyor: “Maskenin ve sosyal mesafenin mesleğin doğası gereği hiçbir şekilde kullanılamadığı tiyatroda, oyunların oynanmasına devam edilerek pek çok sanat emekçisinin hayatı tehlikeye atılmıştır. Üstelik bu durum saklanmış, hasıraltı edilmeye çalışılmış, kamuoyuna yansıması engellenmek istenmiştir. Yaşanan bu süreç tam bir kâbustur. Bir an önce gerekli tedbirlerin alınmasını ve bu kapsamda sahnelerin süresiz olarak kapatılmasını talep ediyoruz.”

Ali Cem Köroğlu’nun ölümünün ardından bir açıklama yayımlayan Devlet Tiyatrosu, Opera ve Bale Çalışanları Yardımlaşma Vakfı da (TOBAV) “29 Eylül 2020 tarihli yazı ile çalışma koşullarına ait taleplerimizi bildirdiğimiz Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü başvurumuz karşılığında alınan herhangi önlem olup olmadığı konusunda bizlere ve çalışanlarına bir açıklama ihtiyacı bile hissetmeden kulaklarının üzerine yatmışlardır” dedi.

Bütün bu çağrılara şimdiye kadar yetkililerden somut bir cevap gelmedi.

Devlet bütün kurumlarıyla KOVID-19 ile amansız bir mücadele verirken, Devlet Tiyatroları’nın işi ağırdan almasını anlamak mümkün değil. Hele ortalıkta böylesine ciddi itham varken sessiz kalması...

‘PİYANİSTLER GÜNÜ’NÜ 153 ÖĞRENCİSİYLE KUTLADI

Sosyal medyayı en etkili şekilde kullanan klasik müzik sanatçılarımızın başında geliyor dünyaca ünlü piyanistimiz Gülsin Onay. Aynı zamanda Devlet Sanatçısı unvanına sahip Onay, karantina günlerimizi evinden verdiği online konserler ile renklendirdi. Sadece konser vermedi, konuk olarak aldığı çeşitli sanatçılarla sohbet edip birlikte çaldı.

Takvimde piyanistlere ait özel bir gün olmadığı düşüncesiyle 6 Aralık’ın ‘Piyanistler Günü’ olarak kutlanması amacıyla 2011 yılından itibaren etkinlikler düzenleyen Onay, bu yıl 6 Aralık’ta sosyal medyada çevrimiçi konsere imza attı.     

Onay, sosyal medya hesaplarından ayrıca, 153 öğrencisinin dünyaca ünlü eserleri yorumladıkları birer dakikalık piyano videolarını da paylaştı. 

Adını ilk kez duyduğum pek çok piyanist tanıdım sayesinde. Bütün bu çabası için ve bu akşam saat 18.00’de Bilkent Konser Salonu’nda vereceği resitali öncesinde kendisini yürekten alkışlıyorum.

BERLİN FİLARMONİ’YE KABUL EDİLDİ

Genç keman sanatçısı Hande Küden, Berlin Filarmoni Orkestrası’nın 1. keman grubuna asil üye olarak kabul edildi. Bir yıldır geçici kadroda çalan Küden, 138 yıllık tarihinde Berlin Filarmoni Orkestrası’na Türkiye’den kabul edilen ilk keman sanatçısı oldu. Hande Küden, 2012 yılında İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından klasik müzik alanında gelecek vadeden 30 yaşın altındaki genç müzisyenlere verilen Aydın Gün Teşvik Ödülü’nü kazanmıştı. Genç sanatçıların destek verildiğinde neleri başarabileceğinin son örneği Hande Küden.