Dink davası tanığı eski emniyet müdürü Zaman gazetesindeki ‘aracıyı’ açıkladı!

Dink cinayeti davasında tanık olarak dinlenen eski emniyet müdürü Yunus Dolar, sanıklardan gazeteci Ercan Gün'ün FETÖ ile ilişkisi hakkında 'Zaman gazetesine bir şeyi Ercan Gün aracılığıyla iletiyorduk ve Zaman gazetesinden Ekrem Dumanlı da söyleyeceklerini Gün vasıtasıyla iletiyordu' dedi. 

Dink davası tanığı eski emniyet müdürü Zaman gazetesindeki ‘aracıyı’ açıkladı!

Gazeteci Hrant Dink cinayetine ilişkin, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 76 sanığın yargılandığı davada tanıkların dinlenilmesine devam edildi. Eski emniyet müdürü Yunus Dolar tanık olarak verdiği ifadesinde, sanıklardan gazeteci Ercan Gün’ün FETÖ ile ilişkisi hakkında ‘Zaman gazetesine bir şeyi Ercan Gün aracılığıyla iletiyorduk ve Zaman gazetesinden Ekrem Dumanlı da söyleyeceklerini Gün vasıtasıyla iletiyordu’ dedi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar eski emniyet müdürü Ramazan Akyürek ve Ercan Gün, Ses ve Görüntülü Bilişim (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Aralarında dönemin Trabzon Jandarma Alay Komutanı Ali Öz’ün de bulunduğu 4 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu.

ERCAN GÜN’ÜN FETÖ BAĞLANTISI SORULDU

Duruşmada, FETÖ soruşturmasında itirafçı olan eski emniyet müdürü Yunus Dolar tanık olarak dinlendi. Cinayet öncesinde İstanbul’da azınlık masasında görevli olduğunu, cinayet sırasında ise Erzincan’da görev yaptığını belirten Yunus Dolar, cinayetle ilgili bir bilgisinin olmadığını, sadece Dink cinayeti öncesinde Agos Gazetesi önünde yapılan basın açıklamalarının olduğunu, bu protestolar sonrasında tedbir alınması için yazı yazdıklarını söyledi. Mahkeme Başkanı, sanıklardan Ercan Gün’ün “FETÖ ilişkisine dair ne biliyorsunuz?” diye sorması üzerine Dolar, “Ben Vatan Caddesi’nde çalışırken o da polis muhabiriydi. Ekrem Dumanlı’nın kardeşiyle aynı katta çalışıyorduk. O da FETÖ mensubuydu. Ercan Gün de Zaman Gazetesi’nde çalışıyordu. Kendisini 90’lı yıllardan beri tanıyorum. Zaman gazetesine bir şeyi Ercan Gün aracılığıyla iletiyorduk ve Zaman gazetesinden Ekrem Dumanlı da söyleyeceklerini Gün vasıtasıyla iletiyordu” şeklinde yanıt verdi.

SANIKLARIN FETÖ İLİŞKİSİ TEK TEK SORULDU

Mahkeme Başkanının sorusu üzerine Yunus Dolar, kendisinin FETÖ davasında yargılandığını ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğini belirtti. Daha sonra başkan tek tek emniyetçi sanıkların ismini okuyarak “FETÖ ile ilişkili miydi?” diye sordu. Dolar, sanıklardan çoğu için “bilmiyorum, tanımıyorum” şeklinde yanıtlar verdi. Sanıklardan Celalettin Cerrah, Engin Dinç ve Reşat Altay’ın FETÖ ile herhangi bir bağlantıları olmadığını söyleyen Dolar, sanık Ali Fuat Yılmazer ile ilgili “Cemaat marifetiyle İstanbul emniyetine atandı. Bunu herkes biliyordu” dedi.

‘NORMAL GAZETECİLERLE GEYİK YAPARDIK’

Daha sonra sanık Ercan Gün’ün avukatı İlkan Koyuncu, müvekkiliyle emniyet dışında bir araya gelip gelmediklerini ve müvekkilinin cemaat üyesi olup olmadığına ilişkin somut bilgisi olup olmadığını sordu. Tanık Yunus Dolar ise “Emniyet dışında bir araya gelmedik. Normal gazetecilerle geyik yapardık. Ancak aynı düşünceyi paylaştığınız zaman konuştuğunuz konular farklı olur. Biz cemaatle ilgili konular konuştuğumuz için konularımız farklıydı” dedi. MİT krizinde Ercan Gün’ün kendisine söyledikleriyle ilgili eski beyanı hatırlatılarak, “Ercan Gün’e, ‘MİT müsteşarıyla ilgili ABD’den talimat geldiğini kimlerden duydun?’ diye sormadın mı?” sorusu yöneltilen Dolar, “Böyle kritik bir bilgi herkese paylaşılmaz” diye konuştu. Avukat Koyuncu’nun, “Sizin beyanlarınızdan sonra MİT dosyası tefrik edilerek bu dosyayla birleşti. Sizin beyanınız dışında bulgu yok. Madem kendi aranızda emniyette sohbet yapıyorsunuz, bunu bilmiyor musunuz?” sorusuna Dolar, “Emniyet ayrı gazete ayrı bir cemaat birimi. Birbirinden farklı. Örgüte ait toplantı yapması zaten olası değildi. Sohbetlerimizin olduğunu ve bununla ilgili bilgileri zaten devletimle paylaştım” cevabını verdi.

ERCAN GÜN: ‘ALÇAKÇA BİR İFTİRA’ DİYEREK TEPKİ GÖSTERDİ

Avukat Koyuncu, “Ekrem Dumanlı, Zaman gazetesinin başındaki kişi. Kardeşi polis emniyet teşkilatında. Bunların arasındaki iletişimi Ercan Gün mü sağlıyor diyorsunuz?” sorusuna, “Evet. Bu mahrem hizmetlerde bir kuraldır. Kardeşi de olsa, babası da olsa direkt görüşemez” diye cevap verdi. Bunun üzerine sanık Ercan Gün, “Alçakça bir iftira bu” diyerek tepki gösterdi. Sanık Ercan Gün’ün, “Benim askeri liseden atıldığımı söylüyorsun. Nereden biliyorsun?” diye sorduğu tanık Dolar, “Sen bana söyledin” dedi. Bunun üzerine Gün, “Bu benim zaten kitabımda yazıyor. Okuldan yabancı dil sınavını geçemediğim için ayrıldım. FETÖ ile ne ilgisi var. Bu kişi benim askeri liseden atılmamı örgüte bağlıyor. Benim ne gerekçeyle ayrıldığım belli. Cemaatin gazetesinde çalışmış olmak, bir dönem sempati duymak, örgüt üyesi olmayı gerektirmez. Mühim olan somut bir şey. Yunus Dolar’ın ifadesinden dolayı buradayım” dedi. Duruşmada, dönemin Trabzon Jandarma Komutanlığı görevlisi Hasan Gözalan ve Trabzon Jandarma Komutanlığı istihbarat şubesinde “aşırı sol faaliyetler” tim elemanı Uğur Erdoğan da tanık olarak ifade verdi. Mahkeme, duruşmayı yarına erteledi.

12,5 YILDIR BİTMEYEN DAVANIN GEÇMİŞİ

Dönemin özel yetkili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 sanığın yargılandığı davada 17 Ocak 2012’de verdiği kararla tutuklu sanık Yasin Hayal’in, “Hrant Dink‘i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yazar Orhan Pamuk’u tehdit etmekten 3 ay ve “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan da 1 yıl hapisle cezalandırılmasını, “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan ise beraatini kararlaştırmıştı.

Tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel’in de 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmederek tahliyesine karar veren heyet, sanıklardan Ersin Yolcu’yu 12 yıl 6 ay, Ahmet İskender’i 13 yıl 4 ay ve Salih Hacısalihoğlu’nu 2 ay 15 gün hapisle cezalandırmış, bütün sanıkların “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan beraatine hükmetmişti.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi de “örgüt” yönünden verilen beraat kararını bozarak, sanıkların “silahlı terör örgütü” değil, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt” üyesi oldukları gerekçesiyle yargılanmalarına karar vermişti.

“Kasten öldürmeye azmettirme” ve “Orhan Pamuk’u tehdit” suçlarından sanık Yasin Hayal’e verilen mahkumiyet kararını onayan daire, Yasin Hayal hakkında ”silahlı terör örgütü kurmak, yöneticisi olmak” suçundan verilen beraat kararını ise ”suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan mahkumiyet gerektiği için bozmuştu.

Sanıklardan Erhan Tuncel’in ”patlayıcı madde imal etmek” suçundan mahkumiyet kararını onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, ”kasten öldürmeye azmettirmek” suçundan beraat hükmünü ise sanığın Dink‘in öldürülmesi suçuna yardım suretiyle iştirak etmesi sebebiyle mahkumiyeti gerektiği için bozmuştu. “Silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan beraat kararı da ”suç örgütü üyesi olmak” suçundan mahkumiyeti gerektiği gerekçesiyle bozulan Tuncel hakkında, Trabzon’da 24 Ekim 2004’te McDonalds’ın bombalanması olayında, ”genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak, mala zarar vermek ve 6 ayrı kasten yaralama” suçlarından verilen mahkumiyet kararı da bozulmuş, bu eyleminin ”6 ayrı kasten öldürmeye teşebbüs” suçunu oluşturacağına karar verilmişti.

DAVA YENİDEN İSTANBUL 14. AĞIR CEZA’DA

Yargıtay kararının ardından davanın yeniden görülmesine, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde başlanmış, bu mahkemede 6 duruşma yapıldıktan sonra dosya, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. maddesiyle görevli ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, kamu görevlilerine ilişkin iddianameyi kabul ettikten sonra dava dosyasını, Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de aralarında bulunduğu, haklarındaki hükümler Yargıtay tarafından bozulan 8 sanıklı ana davayla birleştirilmesi için İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine sevk etmişti.

Bu mahkemenin heyeti, “Birleştirme kararında muvafakat talep edilmediği, mahkemenin terör suçlarına bakmakla görevli olmadığı, ana davada yargılamanın ileri aşamaya geldiği ve bu davada yargılananlarla yeni davada yargılanacak kamu görevlileri arasında ortak sanık bulunmadığı” gerekçeleriyle dosyayı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine iade etmişti.

Mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyaların gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesi, iki dosyayı birleştirip, davaların İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesine karar vermişti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler ve jandarma görevlilerinin de aralarında bulunduğu 50 sanık hakkında Hrant Dink cinayetine ilişkin açılan yeni davanın, aralarında Ogün Samast, Erhan Tuncel, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Coşgun Çakar’ın da yer aldığı 35 sanıklı ana dava ile birleştirilmesine hükmetmişti.

KAMU GÖREVLİSİ SANIKLARIN İDDİANAMESİNDEN

Davaya eklenen iddianamede, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Coşgun Çakar’ın “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, diğer suçlardan da çeşitli hapis cezalarına çarptırılması talep ediliyor.

Dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ve eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in de “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi ve görevi kötüye kullanmak” suçlarından 15 yıl 6 aydan yirmi ikişer yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstihbarat Daire Başkanı (İDB) Sabri Uzun, Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarattan Sorumlu Müdür Yardımcısı Hasan Durmuşoğlu, Trabzon İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Ercan Demir, Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Faruk Sarı, İDB Şube Müdürü Yunus Yazar, İDB C Şube Müdür Yardımcısı Ali Poyraz, İDB’de görevli Komiser Yılmaz Angın, Hamdi Egbatan, Mehmet Akif Yılmaz, Serkan Şahan ve Ömer Faruk Kartın, İDB C Büro Şube Müdür Yardımcısı Tamer Bülent Demirel ve Osman Gülbel, Komiser Yardımcısı Özkan Mumcu, Trabzon’da polis memurluğu yapan Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya ve Mehmet Uçar ile eski Mülkiye Müfettişi Şükrü Yıldız hakkında da benzer suçlardan farklı oranlarda hapis cezaları öngörülüyor.

FETÖ BAĞLANTILI İDDİANAMEYLE SANIK SAYISI 85’E ÇIKTI

Yargılama devam ederken Dink cinayetine ilişkin soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü, yeni bir iddianame hazırladı.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Ercan Gün ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız ve İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi Yüzbaşı Muharrem Demirkale’nin de aralarında bulunduğu 51 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, cinayetin FETÖ ile bağlantısıyla ilgili “Dink cinayeti, Fetullah Gülen’in sapkın dini inançları referans alınarak başka bir düzen getirmek için FETÖ/PDY’nin şiddet içeren bir başlangıç eylemidir.” ifadeleri kullanılıyor.

Tüm sanıklar hakkında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen iddianamede, Gülen ile Öz ve jandarma görevlilerinin de aralarında olduğu 40 sanık hakkında ise ayrıca “kasten öldürmeye iştirak” suçundan müebbet hapis cezası talep ediliyor.

Dink cinayetine ilişkin ana davayla birleştirilmesi talebiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen 50 sanığın yer aldığı 3. iddianame, eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle iade işlemlerinin ardından 29 Mayıs 2017’de kabul edildi. Heyet, 2 Haziran 2017’de 50 sanıklı yeni iddianameyle 35 sanıklı ana dava dosyasının birleştirilmesine hükmederek, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in gıyaben tutuklanmasına, Ekrem Dumanlı ve Zekeriya Öz’ün de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında da yakalama emri düzenlenmesine karar verdi.

ANA DAVA DOSYASI SANIKLARI AYRILDI

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde 13 Haziran 2019’da görülen davanın duruşmasında, aralarında Ogün Samast ve Yasin Hayal’in de olduğu 9 ana sanığın dosyası ayrılmasına karar verdi. Heyet, bu sanıklar hakkında 17 Temmuz 2019’da kararını açıklamıştı.

Heyet kararında, Erhan Tuncel’i, Trabzon’daki Mc Donald’s bombalamasında 6 mağdura karşı “tasarlayarak ve bomba kullanarak kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 78 yıl, “mala zarar vermek” suçundan 1 yıl, “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 2 yıl 6 ay, Dink‘in öldürülmesine ilişkin “kasten öldürmeye yardım” suçundan 18 yıl olmak üzere toplamda 99 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, Yasin Hayal “silahlı suç örgütü kurma ve yönetme” suçundan 7 yıl 6 ay, Ogün Samast “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermişti.

Heyet, sanık Zeynel Abidin Yavuz’u Dink‘in öldürülmesine ilişkin “kasten öldürmeye yardım” suçundan 12 yıl 6 ay, “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün olmak üzere toplamda 14 yıl 22 gün hapis cezasına mahkum etmişti.

Mahkeme heyeti, sanıklar Tuncay Uzundal’ın Dink‘in öldürülmesine ilişkin “kasten öldürmeye yardım” suçundan 15 yıl, “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün olmak üzere 16 yıl 10 ay 15 gün, Ahmet İskender ile Ersin Yolcu’nun “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar veren mahkeme heyeti, sanıklar Salih Hacısalihoğlu ve Osman Hayal’in ise beraatine hükmetmişti.