Dış ticaret verileri neyi gösteriyor?

Ahmet Müfit yazdı...

Dış ticaret verileri neyi gösteriyor?

TÜİK tarafından dış ticarete ilişkin yayınlanan son veriler, ülke ekonomisinin geldiği dışa bağımlılık noktasını, daha da öte önümüzdeki dönemde neler yaşanacağını ortaya koyuyor.

Mart 2021dönemine ait Dış Ticaret İstatistikleri, olayın nicel parasal/nicel yönünü ortaya koyarken, yine aynı döneme ait Dış Ticaret Endeksleri dış ticaretin durumunu nitelik açısından değerlendirmemize olanak sağlıyor.

Sayın Ticaret Bakanlarımızın her ay ekranlara çıkarak, büyük bir başarı hikayesi anlatırcasına gururla sundukları ihracat rakamlarını da içeren Dış Ticaret İstatistikleri ile başlayalım.

30 Nisan tarihinde yayınlanan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2021 yılı Mart ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,2 artarak 18 milyar 984 milyon dolar, ithalat yüzde 25,6 artarak 23 milyar 637 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Aynı dönemde, dış ticaret açığı yüzde 14,9 azalarak 5 milyar 469 milyon dolardan, 4 milyar 653 milyon dolara gerilerken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,9’dan, yüzde 80,3'e yükselmiş.

Açıklamayı okuyunca, ihracat artarken ithalatın düştüğünü, dış ticaret açığının azaldığını görüp, işlerin iyi gittiğini söylemek mümkünse de durum yalnızca bu istatistik veri açısından bakıldığında dahi göründüğü, gösterildiği kadar parlak değil. Parlak olmamasının nedeni “baz etkisi yani bir önceki yılın (Mart 2020) Mart ayında, 2019’un aynı ayına göre yaşanmış olan yüzde 18,25’lik düşüş. Aşağıda sizlerle paylaştığım tablo, başlangıç noktası 2019 yılı Mart ayı alındığında gerçeğin ne şekilde değiştiğini, son iki yılda ihracattaki artışın, ithalattaki artışın altında kaldığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2019 Mart

2020 Mart

2021 Mart

2019 Mart-2021 Mart Değişim (%)

2020 Mart-2021 Mart Değişim (%)

İhracat (ABD Doları)

16 335 862 000

13 353 404 000

18 983 949 000

16,07

42,2

İthalat (ABD Doları)

18 250 476 000

18 822 168 000

23 636 761 000

29,51

25,6

Kaynak: TÜİK

İhracatımız içerisindeki payı yüzde 90’ın üzerinde olan imalat sektörü ürünlerini, teknoloji yoğunluğu açısından ele alan aşağıdaki tablo, durumun vahametini çok daha net bir şekilde ortaya koyuyor. İhracatımız içerisindeki yüksek ve orta yüksek teknolojili yani göreli olarak yüksek katma değerli ürünlerin payı düşerken, orta düşük ve düşük teknolojili yani ucuz/niteliksiz emeğe dayalı ürünlerin payı artıyor.

2019 Mart Pay (%)

2020 Mart Pay (%)

2021 Mart Pay (%)

Yüksek Teknolojili Ürünler

3,9

3,6

3,4

Orta Yüksek Teknolojili Ürünler

36,3

35,7

35,4

Orta Düşük Teknolojili Ürünler

27,1

27,6

29,2

Düşük Teknolojili Ürünler

32,8

33,2

32,0

Toplam İmalat Sanayi

100

100

100

Kaynak: TÜİK

Gelelim yayınlanan ikinci veriye yani Dış Ticaret Endeksleri’ne. Ticaret bakanlarının ihracatı açıklayıp, ithalat verilerini es geçtiği gibi yapıp biz de ihracat verileri ile başlayalım. Mart 2021 dönemi itibarıyla, bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat miktar endeksi yüzde 32,3 atarken, ihracat birim değer endeksindeki artış yalnızca yüzde 7,6 olmuş. Aynı dönemde TL’nin, ABD Doları karşısında yüzde 24,93, Avro karşısında ise yüzde 38,56 değer kaybettiği dikkate alındığında, son bir yılda bir birim ihracat karşılığında kazandığımız döviz miktarının, dolar karşısında yaptığımız ihracatta yaklaşık yüzde 18, Avro karşılığı yaptığımız ihracatta ise yüzde yaklaşık yüzde 31 azaldığını söylememiz de mümkün.

Endeksin, ithalata ilişkin verileri ise şu şekilde. Mart 2021 itibarıyla, bir önceki yılın aynı dönemine göre İthalat miktar endeksi yüzde 10,0 artarken, değer endeksindeki artış, birim ihracatın değer artışının yaklaşık iki katı olarak gerçekleşerek, yüzde14,3 olmuş. En büyük ithalat kalemimiz olan hammadde/aramalı ithalatında birim değer artışı, enerji hariç yüzde 39,4 olarak gerçekleşmiş. Daha pahalıya üretip, daha ucuza satmış, ihracatta rekor kırıyoruz diyerek övünmüşüz.

Geçtiğimiz bir yıla ait bu tabloyu, kendi bakanlığına mal satmayı, hukuki ve ahlaki bir sorun olarak değerlendirmeyen Ruhsar Pekcan döneminin “ başarısızlık karnesi” olarak değerlendirmek mümkün olduğu gibi, Mart 2021 dönemine ilişkin cari işlemler hesabına ilişkin Merkez Bankası açıklamasında olduğu gibi, cari işlemler açığında gerçekleşen 2 küsur milyar dolarlık gerilemeyi, esas olarak dış ticaret açığındaki azalmaya bağlayarak, dış ticarette işlerin yolunda gittiği sonucuna da varabilirsiniz.

Sorun, görünüşte doğru olan her iki değerlendirmenin de, gerçek durumu ya da sorunu gizlemeye hizmet ediyor, ekonominin, üretimin dolayısıyla ihracatın, ithalata, yabancının para ve teknolojisine, daha da önemli olarak ucuz hatta güvencesiz (sığınmacı) emeğe, doğa ve kültürel değerler katliamına bağımlılığını görünmez kılıyor olması.

Gerçek sorun görülmeyince, gerçek çözümün de tartışılmasına gerek kalmıyor doğal olarak.

Bazılarının, ABD-AB ve Çin ekseninde yaşanan ticari görünümlü siyasi tartışmaların sonucu olarak Çin’den çıkacak Avrupalı şirketlerin Türkiye’yi üretim üssü yapacaklarını, ekonomimizin gelecek dönemin yıldızı olacağını, sığınmacıları toplumumuza entegre etmemiz gerektiğini söylerken kastettikleri şeyin, bir üst paragrafta kısaca tanımlamaya çalıştığım bu sitemin daha da yaygınlaştırılarak ve hukuki bağlayıcılığı güçlendirilerek devamı olduğunu da söyleyip, bitireyim.

https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Dis-Ticaret-Istatistikleri-Mart-2021-37415

https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Dis-Ticaret-Endeksleri-Mart-2021-37396&dil=1

https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Istatistikler/Odemeler+Dengesi+ve+Ilgili+Istatistikler/Odemeler+Dengesi+Istatistikleri/