Oğlunun kaybolduğu günkü görüntüler ortaya çıktı

Diyarbakır'da kayıp çocuklarının bulunması için HDP il binası önünde oturma eylemi yapan 24 aileden biri olan Çetinkaya ailesinin oğlu Süleyman Çetinkaya'nın kaybolduğu güne ait güvenlik kamera ve MOBESE görüntüleri ortaya çıktı.

Oğlunun kaybolduğu günkü görüntüler ortaya çıktı

Oturma eyleminin 9’uncu gününde Diyarbakır’da oturan Mehmet Karaman, 1999’da kandırılarak dağa götürüldüğünü söylediği oğlu Ercan (40) için bu sabah oturma eylemine başladı. Diyarbakırlı Fatma Akkuş da, 28 Ağustos 2019’da kaybolan ve internette terörist kıyafeti giyerken videosunu gördüğü kızı Songül için oturma eylemine katıldı. Erzurum’dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu da 2015’te Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için oturma eylemi başlattı. Annesi vefat eden Sedat Sorgun’un, Van’da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Halime Şehitoğlu’nu ziyaret edip, memleketi Erzurum’a dönerken Lice’de yol kesen PKK’lılarca kaçırıldığı belirtildi.

KAYBOLDUĞU GÜNKÜ MOBESE GÖRÜNTÜLERİ

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos gününden bu yana haber alamadıkları oğulları Süleyman Çetinkaya’nın HDP’liler tarafından dağa kaçırıldığı gerekçesiyle, 3 Eylül günü, partinin il binası önünde oturma eylemi başlattı. Anne babanın oturma eylemi diğer aileler ile birlikte sürerken, Süleyman Çetinkaya’nın, kaybolduğu gün kaydedilen görüntüleri ortaya çıktı.

Güvenlik kamera görüntülerine göre Süleyman Çetinkaya, 30 Ağustos sabahı saat 07.27’de akrabası 2 kadın ile birlikte Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelerek, tedavi altındaki eniştesini ziyaret ediyor. Saat 08.14’de de aynı kadınlarla birlikte hastaneden çıkıyor. Süleyman Çetinkaya bir süre sonra ise tek başına geldiği ilçe otogarında MOBESE kameralarına yansıyor.

Sırt çantası bulunan ve cep telefonuyla konuşan Çetinkaya’nın, buradan Mardin’in Kızıltepe ilçesine giderek, PKK’lı teröristler ile buluşup, terör örgütüne katıldığı belirtildi.

ÖLÜM HABERİYLE YIKILDI

Öte yandan, Süleyman Çetinkaya için 3 Eylül’de HDP İl Başkanlığı önünde oturma eylemine başlayan ilk aileden Aysel Bozkurt, bir süredir hastanede Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi gören babası Celal Çetinkaya’nın (65) ölüm haberini aldı. Bir anda yere yığılan Bozkurt’a burada bulunan sağlık ekiplerince ambulansta müdahale edildi. Bozkurt, ambulansta yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Çetinkaya’nın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Yaşamını yitiren Celal Çetinkaya’nın, kaybolan Süleyman’ın amcası olduğu belirtildi. Çetinkaya ailesi taziye için HDP il binası önünden ayrıldı.

 

Aysel Bozkurt, yeğeni için HDP il binası önünde beklerken yoğun bakımdaki babasının ölüm haberiyle yıkıldı.

KAYIP OĞLUNA SES KAYDIYLA SESLENDİ

Oturma eylemine başlayan Salih Aylu, oğlu Mehmet’in (21), HDP’li olduğunu iddia ettiği M.I. tarafından tehdit edilerek, dağa kaçırıldığını söyledi.  21 Mart günü düzenlenen nevruz kutlamalarından sonra haber alamadığı oğlu Mehmet’in bulunmasını isteyen Salih Aylu, M.I. ile yaptığı telefon görüşmesini kaydettiğini, bu kayıtta M.I.’nın oğluna karşı kendisinden 700 dolar istediğini ifade etti. Mehmet’e dönmesi yönünde çağrıda bulunan baba, oğlunun Kandil’in Metina bölgesine götürüldüğünü öğrendiğini söyledi.

‘TEHDİT EDİLDİM’

Oğlunu kaçırdığını ve HDP’li olduğunu öne sürdüğü M.I. tarafından tehdit edildiğini belirten Salih Aylu, şöyle konuştu:
“Ayın 22’sinden sonra oğluma bir daha ulaşamadın. M.I. tarafından oğlum dağa kaçırıldı. Ben bu kişiye ulaştığım zaman, bana oğlumun Kandil Metina bölgesinde olduğunu, kod adının ‘Tekoşer’ olduğunu söyledi. Ondan sonra kendisini polise neden şikayet ettiğimi sordu. ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti’nden korkmuyorum. Senden mi korkacağım. Elinden geleni ardına koyma’ dedi. Defalarca HDP’ye gidip, orada çözüm bulmamı istedi. HDP’ye geldiğimde de bana, boşuna geldiğimi, siyasi bir parti oldukları, bu konularla ilgilenmediklerini söylediler.
Dedim ki ‘Bana yardımcı olun, en azından nerede olduğunu bileyim, başka yerde aramayayım.’ Bana yardımcı olamayacaklarını söylediler. Tartışıp çıktım il binasından. Bir daha da gitmedim.”

‘OĞLUM TERÖRİST OLMASIN’

Terörist babası olmak istemediğini vurgulayan Aylu, “Ben oğlumu geri istiyorum. Ben ne terörist babası olmak istiyorum ne de oğlumun terörist olmasını istiyorum. Benim çocuğum iyi bir insandı. Siyasetle hiç alakası yoktu. Bu çocuğu kandırıp, bir şekilde dağa götürdüler. 6 aydır da hiçbir bilgi alamadım. Dağa götüren şahıslar bana orada olduğunu söylediler. Benim çocuğumu arayarak, tehdit ederek nevruza götürüyor. Ertesi günden sonra da oğluma ulaşamadım. Bir an önce benim oğlumu geri getirsinler. Oraya gitmenin hiçbir çözümü yok. Ne kendisine ne polisimize ne askerimize zarar gelmesini istemiyoruz. Bir an önce evine dönsün. Orası ölüm yeridir. İnşallah benim sesimi duyar. Gören duyan varsa Allah rızası için bize yardımcı olsun. Oğlumu çok özledik” dedi.

“İnşallah evine dönersin” diyen Aylu, sözlerine şöyle devam etti:
“Annen baban olarak seni çok özledik. Oranın sonu yok. Oğlumun götürülmesine aracılık eden kişi ile konuşmamı kaydettim. Bu kayıtta, ‘Ben senden korkmuyorum. Beni polise şikayet etmişsin, Türkiye Cumhuriyeti’nden de korkmuyorum’ diyor. Kabul ediyor oğlumun götürülmesine aracılık ettiğini. Hatta benden 700 dolar para da istedi. ‘Kaçakçılar senin oğlunu getirip götürebilir. Sen bana 700 dolar gönder biz de gidip oğlunu getireceğiz’ dedi. Ben bütün bu kayıtları polise verdim. Ondan sonra telefonu kapattı. Bir ay sonra, bir şekilde ulaştım ona. Buluştuk onunla. Oğlumun orada olduğunu söyledi.”

TELEFON KAYDI: GEÇ KALDIN

Baba Salih Aylu’nun oğlunun kaçırılmasına aracılık ettiğini iddia ettiği kişiyle yaptığı telefon görüşmesinde, telefondaki kişi, “Kalkıp polise veriyorsun, sonra numara istiyorsun. Geç kaldın. Polise vermeyecektin. Ben sana yardımcı olacağımı söyledim. Sen kalkıp polise verdin” diyor.

AİLE SAYISI 24 OLDU

Diyarbakır’da HDP il binası önüne gelen Nihan Çiçek, 2015’ten bu yana haber alamadığı nişanlı kızı Hatun (24) için oturma eylemine başladı. Aile sayısının 24 olduğu HDP önünde eyleme başlayan Çiçek, kızının eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını öne sürdü. Kaybolduktan bir yıl sonra kızıyla telefonla görüştürüldüğünü kendisine yaralandığını anlattığını söyleyen Çiçek, “Kızım yaralanmış bana telefonla ulaştılar, kızımla konuşturdular. Anne ‘Beni kandırdılar’ dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum, rica ediyorum kızımı kurtarın” dedi.