Erdoğan Ayasofya kararını 'Said Nursi'nin talebesine telefonla bildirmiş

"Bediüzzaman Said Nursi'nin talebesi" sıfatıyla anılan Nurcuların önemli ismi Mehmet Fırıncı, Ayasofya'nın camiye çevrilme kararını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın telefonuyla öğrendiğini söyledi.

Erdoğan Ayasofya kararını 'Said Nursi'nin talebesine telefonla bildirmiş

Anadolu Ajansı (AA) Nurcuların önemli ismi Mehmet Fırıncı ile yaptığı röportajı yayınladı.
"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ayasofya Camii'nin aslına rücu etmesi vesileyle arayıp 'hayırlı olsun' temennilerini ilettiği, Bediüzzaman Said Nursi'nin 92 yaşındaki talebesi Mehmet Fırıncı, Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesine ilişkin duygularını AA muhabirine anlattı" diye başlayan röportajda Fırıncı şöyle tanıtıldı:

"Aynı zamanda İstanbul İlim ve Kültür Vakfı ile Nur Vakfı Başkanı olan Mehmet Fırıncı hoca, asıl adının Mehmet Nuri Güleç olduğunu, 1945 yılında ailesiyle birlikte Bediüzzaman Said Nursi'yi ziyaret ettiklerini, burada ne iş yaptığının sorulduğunu, fırıncılıkla uğraştığını söylemesi üzerine, Said Nursi'nin kendisine 'Mehmet Fırıncı' dediğini anlattı.
Mehmet Güleç olarak kendisini kimsenin tanımadığını ifade eden Fırıncı, 'Hep Mehmet Fırıncı'yı bilirler. Böylece bir hayatın içine girmiş olduk. Said Nursi Hazretlerinin eserlerinin okutulması, neşri, çalışmalarıyla meşgul olduk. Bu sebeple yaşlanınca da 'Fırıncı abi' olduk' diye konuştu."


Fırıncı, Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesi kararının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından telefonla aranıp, haberi alınca çok mutlu olduğunu dile getirerek, "Haberi alınca benim için en büyük bayram oldu. Çocukluktan beri bunun ızdırabını çeken biri olarak hüznün yerine büyük bir sevinç ve muhabbet geldi. Üstad Bediüzzaman Hazretleri de Adnan Menderes’ten buranın açılmasını istedi, biz de bir Müslüman evladı olarak istedik. Çok şükür Allah bugünleri gösterdi. Vesile olanlardan Allah razı olsun. Kıyamete kadar dua edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Fırıncı, geçen yıl Yeni Akit gazetesinde yayımlanan röportajında, "Nurcular" isminin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlatmıştı:

"Risale-i Nur okuyanlara Afyon Mahkemesi’nde savcı, 'Sen de Risale-i Nurcu musun?' yerine, 'Sen de Nurcu musun?' demeye başlayınca, Üstad da bu Nurculuğu güzel görmüş, Nurcu tabirlerini Üstad da kullanmaya başlamış. Evvela savcı kullanmış."