Erdoğan, Bahçeli, Akşener, Davutoğlu ve Babacan o iddianamede buluştu

featured

‘Montrö’ ve ‘sarıklı amiral’ konusunda kamoyuna duyuru yapan 103 emekli amiral hakkında hazırlanan iddianamenin ayrıntıları ortaya çıktı. Amirallerin açıklamasının ‘kamuoyunda büyük tepkiyle’ karşılandığını iddia eden savcılık, Erdoğan, Bahçeli, Akşener, Davutoğlu ve Babacan’ın açıklamalarını örnek gösterdi.

VERYANSIN TV

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ‘Montrö’ açıklamasında imzası olan Amiraller hakkında hazırlanan iddianame Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede Amirallerin 3 yıldan 12 yıla kadar ‘Devletin Güvenliğine veya Anayasal Düzene Karşı Suç İşlemek için Anlaşma’ suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

Cumhuriyet Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz ve Cumhuriyet Savcısı Oktay Akkaya tarafından hazırlanan 181 sayfalık iddianamede, 103 emekli asker sanık olarak yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’nın da müşteki olduğu görüldü.

AKAR’I YALANLAYAN TESUD BAŞKANI DA İDDİANAMEDE

Milli Savunma Bakanlığı’nın “Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) yöneticileri, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la görüşmelerinde emekli amirallerin Montrö bildirisini kınadı” açıklamasını yalanladıkları için görevden alınan TESUD yönetimi hakkındaki soruşturma dosyası da ‘Amiral bildirisi’ dosyasıyla birleştirildi. Evi basılarak, kendisine ait telefon ve dijitallere el konulan eski TESUD Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan da iddianamedeki “şüpheliler” arasında yer aldı.

TÜRKİYE TARİHİNDE GERÇEKLEŞEN DARBELER ÖRNEK GÖSTERİLDİ

İddianamede emekli amirallerin Türkiye tarihinde gerçekleşmiş darbe, muhtıra, bildiri ve benzeri olaylardan “ilham alarak” metni hazırladıkları savunuldu. Amirallerin, ADMEK-2 isimli WhatsApp grubunda söz konusu “bildirinin” taslağının paylaşılmasından itibaren metnin oluşturulmasına kadar katkı sundukları, altını imzalamayı kabul ettikleri ve yayımlanması için anlaştıkları belirtildi.

103 ismin “ortak bir iştirak iradesiyle hazırlanan bildirileri kamuoyuyla paylaşarak meşru iktidara karşı harekete geçmek üzere ve hükümetin görevlerini yapmasının kısmen veya tamamen engellenmesi amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde emir komuta dışında hareket edilmesini hedefledikleri” öne sürüldü.

İddianamede, şu ifadeler yer aldı:

“Bildiri olarak ortaya çıkan suça konu metnin dili, temas ettiği konular, yayımlandığı saat itibarıyla gece vakti dolaşıma sokulması, en üst rütbede emekli amirallerin imzalaması, bir başka deyişle isimlerinin metin altına geçirilmesine rıza göstererek geçmişteki emir-komuta etkisini kullanma niyetlerinin varlığı, şüphelilerin toplumdaki karşılıkları, meslek geçmişleri, emekli olmadan önceki rütbeleri, askeri kültür ve gelenekten gelen otoriteleri nazara alındığında, ‘Amiral Bildirisi’ olarak kamuoyuna yansıyan metnin yasal olarak kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı geçmiş yıllarda olduğu gibi muhtıra metni tarzında toplu bir bildiri ile muvazzaf Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını hükümete karşı illegal bir şekilde harekete geçirmeye çalışma amacı gütmüştür.”

Duyuruda geçen Montrö vurgusunun “araç” olarak kullanıldığı ileri sürülen iddianamede, açıklama metnine “Yüce Türk Milleti” ifadesinin maksatlı konulduğu savunuldu.

103 emekli asker hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte delillerin tespit edildiği öne sürülen iddianamede, açıklamada ismi bulunan ancak hayatını kaybeden Raif Naldemir ve Orhun Özdemir hakkında kovuşturmaya yer yok kararı verildi.

TELEFONLARI DİNLENMİŞ

Amirallerin duyurusu 4 Nisan’da yayımlandı ancak savcılık 1 Mayıs’tan itibaren 10 emekli amiralin iki ay boyunca telefonlarının dinlenmesini talep etti. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin 1 Mayıs 2021 tarihli kararı doğrultusunda da 10 isim hakkında iki ay süreyle iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı verildi. 10 isimden sadece 3’ünün görüşmelerinde ‘suç unsuruna rastlandığı’ iddia edildi. Ancak savcılık, 10 kişi için de dinleme kararının uzatılması talebinde bulundu. Hakimlik ise sadece 3 isim üzerinden 29 Haziran 2021’de bir ay ek dinleme kararı verdi.

ÜÇÜNCÜ KİŞİLER VEYA MUVAZZAFLARLA GÖRÜŞME YOK

İddianamede, “Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün 24 Eylül 2021 tarihli ‘HTS analizi yazısı ekinde bulunan HTS inceleme tutanaklarının incelenmesi neticesinde; bir kısım şüphelilerin kendi aralarında, etkin olabilecek üçüncü kişilerle veya muvazzaf Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile şüphelilere isnat edilen Türk Ceza Kanununun 316. Maddesi kapsamındaki suça ilişkin delil sayılabilecek nitelikte herhangi bir görüşme bulunamadığı değerlendirilmiştir.” tespiti yapıldığı öğrenildi.

Muvazzafları harekete geçireceği iddia edilen emekli amirallerin duyurusu sonrası bir gecede lojman hakları iptal edilmişti.

TEPKİ DİYE İDDİANAMEYE GİREN AÇIKLAMALAR

Savcılık ayrıca, ‘103 amiralden Möntrö bildirisi’ başlığıyla basında yer alan metnin, internet haber siteleri ile sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyunda yayılmaya başladığı andan itibaren “büyük tepkiyle karşılandığını” iddia ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Savunma Bakanlığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın açıklamalarını örnek olarak iddianameye koydu.

Siyasilerin iddianameye giren açıklamaları şöyle:

Tayyip Erdoğan: “Tartışmanın sebebi kesinlikle ifade özgürlüğü meselesi değildir. Buradakilerin bir kısmı (görüşlerini) çeşitli mecralarda dile getirmektedir. Hiçbirine yaptıkları açıklamalardan dolayı herhangi bir soruşturma açılmış değildir. Ama bir gece yarısı, 104 emekli amiralin böyle bir girişimde bulunması asla kabul edilemez.”

Fuat Oktay: “Millet İradesini ve Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu hazmedemeyen darbe seviciler.”

Milli Savunma Bakanlığı: “Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemekten ve düşmanlarımızı sevindirmekten başka bir işe yaramayacağı açıktır. Bağımsız Türk yargısının gereğini yapacağına inancımız tamdır.”

Devlet Bahçeli: “Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Açıklanan bildirinin çok yönlü adli ve idari soruşturması yapılmalıdır.”

Meral Akşener: “Sabah bir uyandık, emekli amirallerin canı sıkılmış, bildiri yayınlamışlar, bu bir zevzekliktir. Ülke bu zevzekliklerden çok çekti.”

Ahmet Davutoğlu: “Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden geçtiği hassas süreci göz önüne almayan; kötü niyetli bir sorumsuzluk örneğidir.”

Ali Babacan: “Tarihimizin utanç sayfaları askerlerin siyasete yönelik hadsiz müdahaleleriyle doludur. Bu acı hafıza depreştirilmemelidir.”

‘HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN İÇİ BOŞ METİN OLABİLİR’

Emekli amirallerin avukatlarından Hüseyin Ersöz de iddianameye ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. “Emekli Amiraller Basın Açıklaması İdddianamesi, hayatımda gördüğüm içi en boş metin olabilir” diyen Ersöz, “Herşey “kopyala-yapıştırdan” ibaret. Hukuki değerlendirmenin kırıntısı yok! Ve bir kez daha kanaat getirdim mi “Balyoz Davası Bozma Kararı” bu soruşturmaya zemin oluşturmak için alınmış!” ifadelerini kullandı.

Ersöz paylaşımında Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nı da etiketleyerek, “Hukuk Sistemi içinde “birilerinin”, bu tür davalarla Adil Yargılanma Hakkı’na olan inanca ve Hukuk Güvenliği İlkesine darbe vurduğunu düşünüyorum. İfade Hürriyeti ihlali olduğu açık olan bu süreçle ilgili @AYMBASKANLIGI önündeki bireysel başvurularda öncelikli karar vermeil” diye yazdı.

NE OLMUŞTU?

103 emekli Amiral, “Montrö’nün tartışmaya açılması” konusunda açıklama yapmıştı. 

Açıklama metninde, “Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan’ın koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir” denilmişti. 

4 NİSAN’DA SORUŞTURMA AÇILMIŞTI

Açıklamanın ardından Başsavcılık, 4 Nisan’da soruşturma başlattığını duyurmuştu.

Soruşturma kapsamında, 5 Nisan’da Ergun Mengi, Atilla Kezek, Alaettin Sevim, Ramazan Cem Gürdeniz, Nadir Hakan Eraydın, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç, Türker Ertürk, Turgay Erdağ ve Ali Sadi Ünsal gözaltına alınmış, Engin Baykal, Cemil Şükrü Bozoğlu, Mustafa Özbey ve Atilla Kıyat’a ise emniyete gelmeleri için tebligat yapılmıştı.

Amiraller, ifade işleminin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturmada, 6 emekli amiral ile 1 emekli general 16 Nisan’da ifadeye çağrılmış, 22 Nisan’da Amirallerden 6’sı adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Emekli amiral Işık Biren ise tedavi gördüğü için ifadeye gelememişti. Geri kalan Amirallerin ifadesi ise 27 Mayıs’ta almıştı.

AMİRALLER AYM’YE BAŞVURMUŞTU

Haklarında soruşturma açılan ve adli kontrol kararı uygulanan 104 amiralden 5’i, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunmuştu. 

Dilekçede, emekli amirallerin ifade özgürlüğü kapsamında kalan açıklama nedeniyle soruşturmaya tabi tutuldukları ve polis nezaretinde ifadeye gittikleri belirtilerek, haklarında yurt dışı çıkış yasağı uygulandığı belirtilmişti.

Tekke’deki gizemli apolet!

Erdoğan, Bahçeli, Akşener, Davutoğlu ve Babacan o iddianamede buluştu

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

4 Yorum

  1. 8 ay önce

    Haber fotoğrafında malum kişilerin kafaları ülkemizin topraklarını bir zamanlar bölüşen fransız ingiliz yunan italyan bayrakları gibi duruyor.

    Cevapla
  2. 8 ay önce

    Emekli amirallerin bildirisini ben de imzalıyorum kampanyası açılsın, hepimiz imzalayalım.

    Cevapla
  3. 8 ay önce

    Lozan ve bagimsizlik karsiti organize isler..

    Cevapla
  4. 8 ay önce

    Kesinlikle….Yoksa bu tarihte hiç bir zaman silinemeyecek kara bir leke olarak alnımızda kalacak….. Bize, ülkesine sahip çıkana, o ülkenin de sahip çıkması zorunludur…

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!