Erdoğan: FETÖ’nün siyasi ayağını açıklıyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun 'siyasi ayak' açıklamalarına grup toplantısında yaptığı konuşmada yanıt verdi. 'FETÖ’nun siyasi ayağı FETÖ’cülerin devirmeye çalıştıkları siyasetçi midir, yoksa yükseltmeye çalıştığı siyasetçi midir?' diye soran Erdoğan, 'FETÖ’nün en önemli siyasi ayağı bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi ve ekibidir' ifadelerini kullandı.

Erdoğan: FETÖ’nün siyasi ayağını açıklıyorum

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

İDLİB SALDIRISI

Rejim güçlerinin ateşi sonucu İdlib’de şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Rejim saldırıları nedeniyle İdlib’de Şehit sayısı 14’ü yaralı sayısı 45’i buldu.

İdlib’de Rus destekli rejim güçleri ile İran destekli militanlar sürekli katliam yapıyorlar. İnsan haklarını ağızlarından düşürmeyenler tüm saldırılar karşısında sessizliğe gömülmüş durumdalar.

Herkes gözünü kapatsa sırtını dönse bile Türkiye bu duruma seyirci kalmayacaktır. İdlib’de rejim ve Ruslar ile yine rejimle birlikte hareket den güçlerin teröristleri değil doğrudan sivil halkı hedef altına aldığını belirtmek istiyorum:

Amaç sahayı tamamen boşaltmaktır. Bir süredir saldırılar doğrudan askerlerimizi hedef almaya başladı.

Madem durum bu biz de sahadaki durma bakarak hareket edeceğiz. Şubat sonun kadar rejimi gözlem noktalarımızın dışına çıkartmakta kararlıyız. Karada ve havada hiçbir oyalamaya meydan vermeden bunu yapacağız.

‘REJİM GÜÇLERİNİ GÖRDÜĞÜMÜZ HER YERDE VURACAĞIZ’

Bu amaçla son günlerde İdlib’deki askeri gücümüzü tahkim ettik.

İdlib’de sivil yerleşim yerlerini vuran hava araçları artık eskisi gibi rahat hareket edemeyeceklerdir. Karada da rejim güçlerini aynı şekilde belirlediğimiz sınırların ötesine kadar kovalayacağız. Adana mutabakatının gereği bu. Bu süreçte gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde bugünden itibaren İdlib ile ve Soçi muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum. Türkiye’yi hedef alan herkes, bunun bedelini sadece saldırı alanında değil, her yerde ödeyeceğini bilmelidir. Harekat bölgelerimize yönelik tacizlere ilişkin karşılık özellikle hakkımızdır. Hakkımızı da gerektiğinde bire on misliyle vereceğimiz, en küçük bir ihlali dahi affetmeyeceğimiz bir döneme girdik. Şehitlerimizin bir tek damla kanını dahi teröristlerin ve rejimin tüm güçlerine değişmeyiz.

Mehmetçiklerin kanının döküldüğü bir yerde kendini ne kadar büyük görürse görsün, hiç kimsenin güvende olamayacağını da burada açıkça söylüyorum. Bugün Suriye’de vermekten imtina edeceğimiz mücadeleyi, yarın kendi topraklarımızda yürüteceğimizin bilinciyle tüm gücümüzü kullanacağız. Unutulmamalıdır ki, Suriye halkının özgürlük mücadelesi aynı zamanda 83 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının beka mücadelesidir. Bu mücadeleyi başarıya ulaştırırsak, önümüzdeki yarım asır da bir asır da Anadolu topraklarında huzurla yaşayabiliriz. Eğer Suriye, terör örgütlerinin ve ipi başkalarının elinde kukla rejimlerin elinde kalırsa, bizim de burada güvenliğimiz ve istikrarımız tehdit altına girer. Suriye güvende olacak ki, biz de kendi evimizde rahat edebilelim.

Türkiye Suriye’de ne işi var diyenler, aslında terör örgütlerinin ne için Türkiye’de değil de Suriye’de olduğundan hayıflananlardır.

‘FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI KILIÇDAROĞLU VE EKİBİDİR’

Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin ana muhalefet ve onun başındaki zat olduğunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Madem bu kadar istiyor öyleyse işte bugün burada FETÖ’nün siyasi ayağını ben size açıklıyorum. Tolstoy’un dediği gibi, ’Birine çamur atmadan önce iyi düşün ve sakın unutma önce senin ellerin kirlenecektir.’ Kılıçdaroğlu bize çamur atmaya çalışırken elinde çamurla yakalanmıştır. Çünkü bu ülkede FETÖ’nün en önemli siyasi ayağı bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi ve ekibidir.

FETÖ denen yapı ülkemizde uzunca bir süre bir sivil toplum yapısı görüntüsüyle varlık göstermiştir. Ne zamandan beri bu yapı ülkeyi teslim almaya kalkmıştır o zaman durum değişmiş. Bizim FETÖ ile davamız kişisel değildir. Geçmişte iltica ile mücadele bahanesiyle bu ülkenin değerlerine yöneltilen saldırlar nasıl karşı çıktıysak FETÖ tehdidi ortaya çıktıktan sonra da bu yapıla aynı şekilde mücadele ettik.

‘FETÖ’YÜ SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDEN MGK KARARININ ALTINDA BENİM İMZAM VAR’

Bu yapıyı su örgütü olarak ilan eden ve o MGK kararı altında imzası olan benim. FETÖ’yü temsil eden kişi ve kuruluşların partimize, ve hükûmetimize karşı başlattığı savaşın herkes farkındadır ama CHP bu işin neresindedir?

Biz geçmişten bugüne kadar hukukun suç isnad etmediği tüm yapılarına saygı duyduk CHP ise FETÖ terör örgütü olarak tanımlamasına rağmen bu örgütün yanında olmuştur. CHP 17-25 Aralık’tan sonra bu kadroya FETÖ’yü de davet etmiştir.

FETÖ’nün MİT müsteşarımıza yönelik sinsi kumpasını özellikle ifade eder ve 7 Şubat hadisesinde CHP’nin ortaya koyduğu tavır FETÖ’nün siyasi ayağına yönelik başka bir örnektir.

Kılıçdaroğlu FETÖ’ye diyet borçludur.

17-25 Aralık’tan sonra CHP grup kürsüsü aylar boyunca FETÖ mensuplarının montaj kasetlerinin dinletildiği bir yere çevrilmiştir.

Adana’daki Mit TIR’larının durdurulması. Kılıçdaroğlu bu kumpası savcının görevi bu değil mi diyerek FETÖ’nün siyasi ayağı olduğunu bir kez daha göstermiştir. CHP’nin yayın organı gibi çalışan Cumhuriyet gazetesi bu operasyonu yürüten savcı görevden alınınca röportaj yapan MİT suç işledi başlığı atıyor. Genel Yayın Yönetmeni şimdi nerede? Almanya’da.

Genel Başkanı başta olmak üzere CHP milletvekilleri kapatılan FETÖ’nün gazetelerinin binalarına giderek dayanışma gösteriler yaparak aynı zamanda siyasi ayağını belli etmiş oldular.

Kentlerini yıllarca Atatürkçü olarak pazarlayan CHP destekçisi kimi yazarların bir anda en büyük FETÖ davalısı kesilmeleri projenin genişliğini gösteriyor.

Kılıçdaroğlu sözde adalet yürüyüşünü aslında FETÖ’cüler için yapmıştır.

‘SİYASİ AYAK FETÖ’NÜN DEVİRMEYE ÇALIŞTIĞI SİYASETÇİ Mİ, YÜKSELTMEYE ÇALIŞTIĞI SİYASETÇİ Mİ?’

Madem bu işler soru sorarak oluyor. Öyleyse ben de burada birkaç soru sorayım. FETÖ’nun siyasi ayağı FETÖ’cülerin devirmeye çalıştıkları siyasetçi midir, yoksa yükseltmeye çalıştığı siyasetçi midir? FETÖ’nün siyasi ayağı FETÖ’nün darbe gecesi öldürmeye çalıştığı siyasetçi midir, yoksa yol verdiği siyasetçi midir?

‘FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI BAY KEMAL’İN YATAK ODASINA GİRMİŞ’

Altı tane danışman FETÖ’cü çıktı, buyurun. Urla Belediye Başkanı malum, şu anda içeride. Nereye bakarsan bak, FETÖ’nün siyasi ayağı tamamen Bay Kemal’in yatak odasına girmiş haberi yok.

FETÖ’nün siyasi ayağı bu yapı terör örgütü olarak tanımlanmadan önce görüntü verenler midir, yoksa FETÖ’nün siyasi ayağı, terör örgütü olarak tanımlandıktan sonra yanından ayrılmayan mıdır, FETÖ tehlikesi ayyuka çıktıktan sonra tüm gücüyle desteklediği parti midir, FETÖ adına yumruk sallayan parti midir, FETÖ’nün organlarına adamlarına sahip çıkan onlara göğüslerini siper edenler midir?

FETÖ’nün siyasi ayağı FETÖ ile mücadeleye tam destek vermek yerine kafaları karıştırmaya kalkan değil midir? FETÖ’nün siyasi ayağı kontrollü diyerek darbeyi meşrulaştırmaya çalışan mıdır?

İLKER BAŞBUĞ’U HEDEF ALDI

Bugünlerde doğrudan meclisin yasama dokunulmazlığına saldırı anlamına gelen bir kampanya başlattılar. Tüm milletvekillerimizin derhal dava açması önemlidir ama ben şimdi soruyorum; malum genel kurmay başkanı bir diğer şu anda öldü genel kurmay başkanı, bunlar bildiriyi hazırladılar. Bu yetmez; her ikisinin de genel kurmay başkanlığı döneminde çıkıp şunu söylesinler; biz şu kadar FETÖ’cü subayı ordudan ihraç ettik. Bu görev benim değil sizin görevinizdi. Niye ihraç etmediniz? Yahu kimi aldatıyorsunuz?

Bu görev benim değil, çıksın söylesinler. Önümüze gelir imza atılırdı. Bunların çoğu FETÖ’cü değil nurcuların içinde Kurdoğlu takımı vardır. Biz onlara dahi imza atmadık. Peki bunlar neye atıyordu imzayı, onlara. PEKİ FETÖ’cüleri niye atmadınız? Bana bunun cevabını verin. Çıkıp sağda solda başbakana şunu bunu söyledim deme, yalan söylüyorsun.

‘SIRTINDA RESMİ KIYAFETİ VARKEN BORUYU GÖSTERİYORDU’

Ama elinizde rahatlıkla ihraç edebileceğiniz subaylar vardı. Niye bunların tespitini yapmadınız. Şimdi televizyon televizyon dolanan bir korgeneral de var. Bizim bugün eğer genel kurmay başkanını savunma bakanı yaparak sivilleşme sürecine girdiysek işte sivilleşme sürecinin anlamı budur.

Biz bu adımı atarak nitekim AB’nin de 2014 sonuna kadar tamamıyla savunma bakanlıkların sivil olması tezini de halletmiş olduk. Ama rahatsız bundan.

FETÖ’cüler 15 temmuzda TSK’dan temizlenmiş oldu. Bitti mi? Daha yapacağımız işler var.

Avukatlığına kim soyundu, Kılıçdaroğlu soyundu. Çok anlamlı… Sırtında resmi kıyafeti varken boruyu çıkartıp gösteriyordu. Şu anda onlar yok.