Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının 14 bin 14, yaralı sayısının 63 bin 794 olduğunu açıkladı.
Erdoğan, muhalefetin karşı çıktığı 3 aylık olağanüstü hal (OHAL) kararının hedefiyle ilgili de şunları söyledi:
“Deprem anından itibaren devlet olarak tüm kurumlarımızla sahadayız.”
“Hedefimiz 1 yıl içinde yıkılan binaların yerine konutlarımızı zemin artı 2-3-4 olmak üzere yapmak.”
“Süreci ne yazık ki siyasi istismara dönüştürenler var. Bu istismara benim vatandaşım, halkım asla prim vermeyecektir.”
“Bugün Meclis’te yapılacak oylamayla OHAL yürürlüğe girmiş olacak.”
“(OHAL) Türkiye’de süreci istismar eden, ticarette yolsuzluklara giden tüm tefecilere, fitne gruplarına karşı müdahale imkanını devlete vermiş olacaktır.”
“Bazı yerlerde marketlere, alışveriş merkezlerine, yağmalama çalışmaları oluyor. Bunlara devlet, OHAL ile müdahale etme imkanını yakalayacak.”
OLAĞANÜSTÜ HAL KARARI NE SAĞLAYACAK? OHAL SONRASI NE OLACAK?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa’nın 119. maddesine dayanarak, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Malatya, Kilis, Gaziantep, Osmaniye ve Adana’yı kapsayan 3 ay süreli OHAL kararı aldıklarını açıklamıştı.
OHAL kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Ardından TBMM onayına sunulacak.
CUMHURBAŞKANINA KHK HAKKI
Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilecek, her defasında 4 ayı geçmemek üzere süre uzatabilecek veya olağanüstü hal kaldırabilecek. Olağanüstü hal süresince Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasa’nın 91. maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnamemeler çıkarabilecek.
KENDİLERİNDEN İSTENİLENLERİ VERMEK ZORUNDALAR
Kanuna göre, OHAL kararının alınmasının ardından, felakete uğrayanların kurtarılması, hasar ve zararın telafisi için ihtiyaç duyulan ve hemen sağlanamayan para ve her türlü taşınır ve taşınmaz mallar ve yapılması gereken işler, para, mal ve çalışma yükümlülüğü yoluyla sağlanacak.
Gerekli harcamalar öncelikle kamu kaynakları ile yardımlardan sağlanacak. Olağanüstü hal ilan edilen bölge içindeki kamu kurum ve kuruluşlarıyla tüzel ve gerçek kişiler, kendilerinden istenecek veya yükümlülük konulacak arazi, arsa, bina, tesis, araç, gereç, yiyecek, ilaç ve tıbbi malzeme ile giyecek ve diğer maddeleri vermek zorunda olacak.
Bu amaçla, öncelikle o bölgedeki genel ve katma bütçeli dairelere, kamu iktisadi devlet teşekkülleri ve kuruluşları ile bunlara bağlı müesseselere ve mahalli idarelere başvurulacak. İhtiyaçların bu kaynaklardan zamanında ve yeterince karşılanmaması halinde, imkan ve kaynakları da dikkate alınarak, bölgedeki özel kuruluşlara ve gerçek kişilere ait olanlara yükümlülük konulacak.
Yiyecek, giyecek, araç, gereç, ilaç ve tıbbi malzemeler gibi zaruri maddeler bölge sınırları içinde sağlanamadığı takdirde, bu Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle en yakın bölgelerden yükümlülük yoluyla sağlanacak.
Olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde yaşayan 18-60 yaş arasındaki vatandaşlar, olağanüstü hal sebebiyle kendilerine verilecek işleri yapmakla yükümlü olacak.
OLAĞANÜSTÜ HAL İLANINDA KOORDİNASYON
Olağanüstü hal ilanında koordinasyon, Cumhurbaşkanlığınca veya Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da bakanlıkça sağlanacak. Bunun için, ilgili bakanlıkların temsilcilerinden oluşacak Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu kurulacak. AA
‘SANSÜR ARACI OLMASIN’
Öte yandan Saadet Partisi’nden OHAL konusunda uyarı geldi. Temel Karamollaoğlu, “Bu sürecin titizlikle takipçisi olacağımızın bilinmesini arzu ediyorum. Elbette biz böylesine hassas bir süreçte vatandaşlarımızın lehine olacak her adımın destekçisiyiz. Bunun bilinmesini arzu ederiz ancak OHAL yetkilerinin suiistimal edilmesine, bir sansür aracı haline dönüştürülmesine de asla rıza gösteremeyiz” şeklinde konuştu.
Hala akıllanmamışlar çok yazık
OHAL’i istismar edecekleri kesin. Daha çok tahakküm kurmaya çalışacakları çok açık. Zor ve yorucu günler bizi bekliyor ama öyle ya da böyle def olup gidecekler.