Erdoğan’dan 10 Kasım günü ‘Bir gecede cahil kaldık’ konuşması

Erdoğan'ın 10 Kasım Atatürk'ü anma etkinliğinde Osmanlı'yı savunmak için 'Harf Devrimi'ni hedef alması, üstelik gerçeklikten uzak örnekler vermesi tartışma yarattı.

Erdoğan’dan 10 Kasım günü ‘Bir gecede cahil kaldık’ konuşması

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, harf devrimini hedef alanların iddialarını 10 Kasım dolayısıyla yapılan törende tekrarlardı.

Konuşmasında saltanatın hüküm sürdüğü Osmanlı devrinden övgüyle bahseden Erdoğan, “Cumhuriyetle birlikte gerçekleştirilen harf devrimiyle adeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde, elbette ülkemiz okuma yazma oranının düştüğü bir dönemi yaşadı” dedi. Erdoğan şunları söyledi:

Son günlerde birilerinin Osmanlı’da okuma-yazma oranının çok düşük olduğunu, Osmanlı’nın kendi silah sanayii olmadığını ve Osmanlı’nın kendi yönetimi altındaki halklara zulmettiğini ağzına sakız ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi de yalandır, iftiradır. Her ülke ve toplum gibi Osmanlı’nın da eksikleri vardır. Bunların tespitini yapmak ve yerli yerine koymak tarihçilerin ve uzmanların işidir. Bize düzen görev, ecdadımızın güçlü yönlerini, kendi geleceğimizi aydınlatan bir ışık haline getirmektir. Bugün Afrika’nın derinliklerinden, Balkanlar’ın uçlarına kadar Osmanlı coğrafyasının neresine giderseniz gidin, derin bir muhabbetle karşılanıyorsanız, ortada sıkı sıkıya sahiplenilecek bir miras var demektir. Osmanlı toplumundaki okuma yazma bilme oranı nüfusun yarısının üzerindedir. Rusya, İspanya, İtalya başta olmak üzere pek çok ülkeyle karşılaştırıldığında yüksek bir rakamı ifade eder. Osmanlı’daki okur-yazar nüfusun büyük bir kısmı Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşları ve Kurtuluş Savaşı ile hayatını kaybetti. Toplam nüfusumuzun bir kısmı da sınırlarımız dışında kaldı. Bir de buna cumhuriyetle birlikte gerçekleştirilen harf devrimiyle adeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde, elbette ülkemiz okuma yazma oranının düştüğü bir dönemi yaşadı. Ama bunun suçunu Osmanlı’ya yüklemek tam anlamıyla bir bühtandır”

E. Kurmay Albay Mustafa Önsel Veryansın TV’de gerçekleşen programda okuma yazma oranlarına ilişkin bilgiler vermişti.

1923 yılında okuma yazma oranı kadınlarda binde 4, erkeklerde yüzde 7. Toplam yüzde 3.5. 1935 yıında okur/yazar ıranı yüzde 20’lere çıkıyor.

Tarihçi Mustafa Solak da Veryansın TV’deki yazısında harf devriminin neden gerçekleştiğini şu satırlarla anlatmıştı:

Yeni alfabe, halkın gündelik hayatta kullandığı dili yazı dili haline getirme çabasıdır. Arapçada 3’ü ünlü, 25’i ünsüz olmak üzere 28 harf vardır. Bu kadar az ünlüsü olan bir alfabe, ünlüsü bol olan Türkçe’nin ses yapısına uygun olmadığından bu harflerin öğrenimi ve okuryazarlığı güçtü. Aynı sese karşılık gelen birden çok harfin olması, harflerin altında ve üstünde bulunan işaretler okumayı zorlaştırıyordu. Dolayısıyla cumhuriyet kurulduğunda, Arapça ya da Farsça kelimelerin yoğun olduğu ve saray çevresinin kullandığı yapay bir dil olan Osmanlıca, halk arasında kullanılmıyordu. Halk Türkçe konuşuyordu ama Osmanlıca okuyamıyor yazamıyordu. Yeni harflerle halkın konuştuğu Türkçe, devlet yazı dili haline geldi. Bu, halkçılık ilkesinin de bir yansımasıdır.

İkinci amaç da okuryazarlığı, dolayısıyla eğitimli insanı artırmaktı. 600 yıllık bir devlet yıkılırken de kadınlar binde dört, erkekler % 7, halk ortalama olarak da % 4 oranında okuryazarlığa sahipti.

Erdoğan’ın açıklamalarına bir tepkide tarihçi Sinan Meydan’dan geldi. Meydan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda harf devrimi öncesi okur yazar rakamlarını yazdı.