Erdoğan'dan 'normalleşme' açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, normalleşme için, "İnşallah 1 Mart'tan itibaren kriterleri karşılayan illerimizde beklentileri karşılayan adımlar atılacaktır" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'dan 'normalleşme' açıklaması

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Gara'da bir mağarada şehit edilen 13 kişiyle ilgili olarak CHP ve HDP'ye sert sözlerle tepki gösteren Erdoğan ''Geçtiğimiz günlerde Irak’ın kuzeyinde bir mağarada alenen infaz edilen 13 silahsız masum insanın başına gelen acı hadise bile, karşımızdaki kirli zihniyeti utandırmaya yetmemiştir. Bunlar öyle utanmaz ki, çıkıyor, şu anda, onu bile benim üzerime yıkmaya çalışıyor" dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu "Ne yüzsüzsün sen ya, ne karaktersizsin sen ya" sözleriyle hedef alan Erdoğan, "Bunların cibiliyeti bozuk. Biz bu mücadeleyi gece gündüz demeden verdik, gerdiğimiz nokta bu oldu, içimiz kan ağlıyor" ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, normalleşme için, "İnşallah 1 Mart'tan itibaren kriterleri karşılayan illerimizde beklentileri karşılayan adımlar atılacaktır" açıklamasını yaptı.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

'KIRK YAMADAN OLUŞAN CHP HEYULASI'

“3 yıl önce Cumhur İttifakı'nı hukuki zemine oturtmak için ilk adımı atmıştık. Cumhur İttifakı'nın en ilkeli, en onurlu ittifak olduğunu görüyoruz. Cumhur İttifakı'na karşı CHP'nin lokomotifliğinde kurulan yapının terörle mücadele başta olmak üzere yaşanan her hadisede tel tel dökülmesi, oturduğu zeminin çürüklüğünden kaynaklanıyor. CHP, bir yanına terör örgütünün güdümündeki partiyi, diğer yanına yerli ve milli hassasiyetlerini koruduğunu umut ettiğimiz bir başka yapıyı alarak, ortaya da kimi bulursa doldurarak, kendince bir siyaset terazisi kurdu. Bu zoraki ittifakın içinde, Türkiye'nin maruz kaldığı uluslararası saldırılara karşı devletinin yanında yer alma erdemini hiç göremezsiniz. Peki bu çarpık yapının içinde ne var? Karşımızda sadece dışarıdan üflenen sufleleri muhalefet kisvesi altında tekrarlayan, vizyonsuz, hedefsiz, ilkesiz bir yapı, daha doğrusu bir heyula var. Biliyorsunuz heyula, tek başına fiili varlığı olmayan, ancak başka bir varlıkla anlam kazanabilen maddedir. Kırk yamadan oluşan CHP heyulasını kuvveye dönüştüren ise ne milli ve manevi bir saiktir ne de insani bir hedeftir. CHP kendi başına planı, programı, projesi, hayali, hedefi, gayreti, eseri, mücadelesi olmayan, ancak bir yerlerden gelecek olumlu veya olumsuz etkiyle harekete geçen bir partidir."

'SÜZME FAŞİST PARTİ'

“CHP'nin içinde millet yoktur. Millet tek parti iktidarından beri CHP'nin ciğerini bilir. CHP'nin içinde demokrasi yoktur. CHP sadece lafını ettiği, istismarını yaptığı demokrasinin D'sinden bile nasibini almamış, süzme faşist bir partidir. CHP'nin içinde kalkınma yoktur. CHP halkın derdine derman olacak hiçbir işe yanaşmaz. CHP'nin içinde adalet yoktur. CHP'nin içinde milli ve yerli hassasiyet yoktur. CHP'nin içinde sürekli istismarını yaptığı değerlerin hiçbiri yoktur. Çünkü CHP kendi içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık vukuatlarıyla bile yüzleşemeyecek kadar kibir bataklığına saplanmıştır. CHP hakiki bir siyasi parti olmaktan çıkıp heyula haline dönüşmüş amorf bir yapıdır.

Gazi'nin mirasına hürmeten CHP'ye gönül vermiş veya herhangi bir sebeple oy tercihini ondan yana kullanan vatandaşlarıma sesleniyorum: Görüldüğü gibi CHP kayıp bir partidir. Gelin, 84 milyon hep birlikte 2023 yılında Türkiye'ye, diğer alanlardaki hedefleriyle birlikte gerçek anlamda bir ana muhalefet de kazandıralım. Gelin 2023'te hep birlikte yepyeni bir Türkiye'nin kapılarını aralayalım. Görüldüğü gibi CHP kayıp bir partidir. Geçtiğimiz günlerde yağan karın ardından CHP'li belediyelerin yönetimindeki şehirlerde yaşanan manzara bile bu gerçeği göstermektedir.

‘ONU BİLE BENİM ÜZERİME YIKMAYA ÇALIŞIYOR’

“Ülkemizde kendi devletine düşman, kendi milletine hasım, kendi vatanını bulduğu her fırsatta sırtından hançerleyen kirli bir zihniyet vardır. Bunun siyasetteki temsilcisi de CHP ve terör örgütünün güdümündeki parti yapıyor. 13 silahsız masum insanın başına gelen acı hadise bile kirli zihniyeti utandırmaya yetmemiştir. Çıkıyor, onu bile benim üzerime yıkmaya çalışıyor. 5-6 yıl bizim polisimizi, askerimizi, sivili kaçıranlar kim? Biz bu 5-6 yıl içerisinde dağ demedik, taş demedik, Irak'ın kuzeyindeki mağaralar demedik, bütün buraları aradık taradık. Bunlar utanmadan sıkılmadan 'Bir şey olmaz, orada sakinler, güvence altındalar'. Bunu diyecek kadar yüzsüzler. Kim bunlar? CHP ve ortağı HDP. Beraber yürüttüler bu işleri, beraber çalıştırdılar bu tezgahı. Biz operasyonu yapmak zorunda kaldık ve bununla ilgili bakanlarımı bu beyefendilerin makamlarına gönderdik. Gidip anlattılar. Bunlar anlatıldığı halde ondan sonra utanmadan terbiyesizce eleştiri yağmuruna tuttular. Makamınızda gelip size her şeyi anlattılar, ne soracaksanız soru dediler. Açık, şeffaf bu süreç ortaya konulurken, ne yüzsüzsünüz ki bu çalışmadan sonra da hala saldırıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın bilesiniz ki bu Cumhur İttifakı, bu AK Parti iktidarı bu yolda inanarak, inançla, sizin kol geldiğiniz teröristleri de inlerinde bitire bitire yoluna devam edecektir.

‘BUNLARIN CİBİLİYETİ BOZUK’

"Ne yüzsüzsün sen ya, ne karaktersizsin sen ya. Bunların cibiliyeti bozuk. Biz bu mücadeleyi gece gündüz demeden verdik, gerdiğimiz nokta bu oldu, içimiz kan ağlıyor. Onların intikamını alacağız, kanlarını yerde bırakmayacağız, bunu da böyle bilsin Bay Kemal, ortağı HDP de böyle bilsin. Beraber yine Ankara'dan İstanbul'a yürüsünler. Onlar yürürken biz de inşallah buradan salihi selamete çıkacağız, onlara bu imkanı vermeyeceğiz. Yüzleri kızarmadan bu ülkede kimse terörü savunamaz. Beraber teröristlerle yürüdün, daha ne yapacaktın? Türkiye'nin sınır ötesi harekatlarını eleştiren, yapamazsınız, edemezsiniz, gidemezsiniz diye demeçler veren siz değil misiniz? Daha düne kadar bölücü örgütün Suriye kolunu terör örgütü olarak görmüyoruz diyen siz değil misiniz? Kısa bir videoyla CHP'nin terör örgütünün güdümündeki partiyle nasıl yapışık ikize dönüştüğüne de gelin bir göz atalım. 

"Belge mi? Belge. İrade mi? İrade. Hepsi burada. Bizzat kendileri ifade ediyor mu? Ediyor. Gara katliamı, öncesi ve sonrasıyla ülkemizde terör konusunda kimin nerede durduğunu göstermesi açısından gerçekten turnusol olmuştur. Öncesi gün hem ilk kongremize iştirak etmek, hem de temel atma törenine katılmak, hem de göç konferansında konuşmak üzere İzmir'deydik. İzmirli kardeşlerimin tüm bu olup bitenleri enine boyuna değerlendirdiğine inanıyorum. İzmir'de başlayan işgalin bir benzerini, 40 yıldır doğu ve güneydoğu sınırlarımızda tekrarlamak için çalışanları nasıl hüsrana uğrattıysak, onların fiili ve siyasi iş birlikçilerine de hak ettikleri dersi vereceğiz. Ülkemiz uluslararası tuzakların üstesinden nasıl geldiyse bu kirli zihniyeti de tarihin tozlu sayfalarına havale edecektir. Sordukları her soruyla devlet yönetiminden, ekonominin nasıl işlediğinden, salgının nasıl sonuçlara yol açtığından zerre kadar anlamadıklarını kendi ağızlarından ikrar ediyorlar. Bir de 20 yıl öncesinin Türkiyesi'ne güzellemeler diziyorlar. Milletimiz 20 yıl önce neler yaşadığını unutmadı. Siz o dönemde ölüleri bile rehin aldınız. 

Şu anda Batı, Türkiye'nin sağlık sistemini örnek alıyor. Allah Türkiye'yi bu zihniyetten de, onun ihtiraslarından da korusun diyoruz.

“Ülkemizin terörle mücadele konusundaki kararlılığı dışarıda da epey bir kesimi rahatsız ediyor. Türkiye'nin sınırları içinde ve dışında yürüttüğü terör operasyonları meşru hakkıdır. Coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızın bize yüklediği kardeşlik, dostluk görevlerimizi yerine getirmek için kimseden icazet alacak değiliz. Tüm sınırlarımızı yeteri kadar derinliğe inerek güvenli hale getirene kadar durmayacağız. Her kim bu mücadeleyi 'ama'lı, 'fakat'lı beyanlarla gölge düşürmeye kalkarsa bilsin ki hayati bir yanlış içindedir. Yıllardır Batılı dostlarımızı terör örgütleriyle aynı yatağa girmeyin, bunlar yılan gibidir, bir gün sizi de ısırır diye uyarıyoruz. Buna rağmen aynı yanlışlar tekrarlanıyor. Bizi de aynı kara deliğe sürüklemek amacıyla kullandıkları aparatlar da onları kurtarmayacaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar milletimizin birliğini, kardeşliğini bozamayacaklar.

‘BERAT BEYİN GÖSTERDİĞİ GAYRETLERİN ŞAHİDİYİZ’

"Terör meselesinde bu gelişmeler yaşanırken, Koronavirüs salgınını da yakından takip ediyoruz. Dünyada vaka sayısı 113 milyonu, virüsten ölen insan sayısı da 2,5 milyonu geçti. Vakitlice ve etkin şekilde aldığımız tedbirler sayesinde, salgının hem sağlık hem de ekonomi boyutunda daha ağır hasara sebep olmasının önüne geçtik. Ekonomiler ciddi bir daralma yaşarken, Türkiye büyümesini sürdürebilen az sayıdaki devlet arasında yerini aldı. Ekonomik tuzaklarla mücadele ederken, yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere elimizdeki tüm araçları kullanarak fırsat vermedik. Dövizlerin önemli bir bölümü bu mücadelede kullanılmıştır. Kuru ve faizi yükseklere taşıyarak toplumsal kargaşa peşinde olanların oyununu bozduk. Salgının yol açtığı sıkıntıları azaltmak için de herkese yönelik çok ciddi destek paketlerini hayata geçirdik. Destekler ve teşvikler için 311 milyar lirayı bulan kaynak kullanarak her bir vatandaşımızın yanında olmaya çalıştık. Sosyal destek ve KÇÖ başta olmak üzere, milletimize doğrudan ve karşılıksız olarak aktardığımız kaynak 53 milyar lirayı aştı. CHP'nin sürekli itibar suikastiyle saldırdığı Berat Bey'in gösterdiği gayretlerin şahidiyiz. Aldığımız tedbirler sebebiyle faaliyetlerine ara verilen veya kısıtlanan sektörlerdeki vatandaşlarımızın sıkıntılarını biliyoruz. Bu esnaflarımıza yönelik ciro desteğinden kira yardımına pek çok ilave destekte bulunduk. Tek bir vatandaşımızın dahi mağdur olmaması için devletimizin tüm imkanlarını seferber ettik. Bu tür destek ve teşviklerin kalıcı çözüm olmadığının farkındayız. Önümüzde bir tarafta her gün milletimizle paylaşılan vaka, hasta, ölüm sayıları var, diğer tarafta normalleşme için belirlediğimiz takvim var.

‘ÇOK DAHA SERT TEDBİRLER HAYATA GEÇİREBİLİRİZ’

Kontrolsüz bir normalleşmeye yönelirsek bir süre sonra yeniden artan vaka ve vefat oranları nedeniyle çok daha sert tedbirleri hayata geçirmemiz kaçınılmaz olacaktır. Sadece Türkiye olarak bizim normalleşme adımlarını atmamız yetmiyor, bu sürecin tüm dünyayla birlikte, özellikle yakın ilişkilerimizin bulunduğu Avrupa coğrafyasıyla birlikte yürümesi şarttır. Her alanda ancak bu şekilde arzu ettiğimiz neticelere ulaşabiliriz. Şehirlerimizde virüsün kol gezdiği, havalimanlarımıza uçuş yapılmadığı, sınır kapılarımızın kapalı olduğu, hammadde temin edemediğimiz, ürettiğimizi teslim edemediğimiz bir normalleşme hiçbirimizin işine yaramaz.

1 MART’TAN İTİBAREN YENİ ADIMLAR

"Son kabine toplantımızda, Sağlık Bakanlığımız tarafından belirlenen kriterlere göre şehirler bazında normalleşme adımlarının atılmaya başlanacağının müjdesini milletimizle paylaşmıştık. Bu kapsamda eğitimde ilk adımları atmaya başladık. İnşallah 1 Mart’tan itibaren diğer alanlarda da kriterleri karşılayan illerimizde beklentileri karşılayacak adımlar atılmaya başlanacaktır." 

'SÜREÇ NEYSE AYNEN İŞLENECEKTİR'

Grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dokunulmazlık fezlekelerine ilişkin, "Süreç neyse, o süreç aynen işleyecektir. Biliyorsunuz, bu konularla alakalı Meclise gelir. Meclis komisyonlarda falan müzakerelerini yapar. Ondan sonra da Genel Kurula gelir. Genel Kurulda da hemen eller iner kalkar." ifadelerini kullandı.