Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da partisinin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
‘ÇOK AĞIR DURUMDAYDI’
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Başdanışmadım Yiğit Bulut kardeşimizi Hakka uğurladık. Ağır bir rahatsızlık geçirdi. Hastanede ziyaret ettiğimde çok çok ağır bir durumdaydı. Kaderin üstünde bir kader var. Temkinli olduğunu gördüm. Mekanı cennet olsun inşallah. Beraberce birer Fatiha okuyalım, görevimizi yerine getirmiş olalım. Aramızdan ayrılanlara yüce Allah’tan rahmet diliyorum.
12 ŞEHİT
12 vatan evladını, 12 kahramanı şehit verdik. Yüreğimiz dağlandı. Metan gazına maruz kalarak şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mevla rahmetiyle onları kuşatsın. Mekanları inşallah cennet olsun.
PKK’NIN İLK SALDIRISI
Bundan 47 yıl önce 14 Ağustos 1984’te Siirtin Eruh, Hakkari’nin Şemdili ilçelerinde bölücü terör örgütü ilk eylemini yaptı. 2 askerimizi şehit verdik, 9 sivil vatandaşımız yaralandı. Bu tarihten sonra bölücü terör örgütü saldırılar düzenledi. Şehitlerimize ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Onları unutmadık, unutmayacağız.
1984’teki ilk eyleminden sonra terör Türkiye’de her geçen gün tırmandı. O günden sonra nice hükümetler geldi. Hepsi de terörün kökünü kazıyacağız, dedi. Faili meçhuller, beyaz toroslar, yakılan köyler, bir gecede göçe zorlanan aileler yanlış uygulamalardan biriydi. Terörü bitirmek yerine büyüttü. Hataların bedelini hep beraber ödedik. Türkiye bu terör saldırılarıyla istikrarsız hale geldi. Ülkemizin huzuruna, birliğine, kardeşliğine çok büyük hasarlar verdi.
‘TARİHTE YENİ BİR SAYFA AÇILDI’
Terörle mücadele silahlarımızı ürettik. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ’yü tüm kurumlarımızdan temizledik. Terörle mücadeledeki engelleri kaldırdık. Bahçeli’nin çağrısıyla Terörsüz Türkiye için bir dizi adım attık. Fırsat penceresini değerlendirmek için çok hassas bir süreç yürüttük. Dün de örgüt aldığı kararı hayata geçirdiğini, merasim yaparak silahlarını bıraktı.
Dün itibarıyla 47 yıllık terör belası sona erme sürecine girmiştir. Türkiye gözyaşlarıyla dolu sayfayı dün itibarıyla bırakmaya başlamıştır. Bugün, unutmayın yeni bir gündür, tarihte yeni bir sayfa açılmıştır. Bugün Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır.
‘AL-VER SÜRECİ DEĞİL’
Türkiye Cumhuriyeti terörü bitirmek için her yolu denemiştir. Ancak hiçbirinde başarı sağlanamamıştır. Son dönemde takip ettiğimiz Terörsüz Türkiye projesi bir al-ver süreci değildir. Çok dikkatliyiz. Kanı durduracak, annelerin gözyaşını dindirecek, acıları hafifletecek, kardeşliği güçlendirecek her türlü girişimi yakından takip ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin onurunu gururunu çiğnetmeyiz.
‘MİLLİYETÇİLİĞİMİZİ SORGULAYAMAZLAR’
Şahsımın, AK kadronun milliyetçiliğini, vatanseverliğini ve Türkiye aşkını hiç kimse sorgulayamaz. Bu kimsenin haddi değildir, hakkı da değildir. Türkiye’nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Bugün de anlayışımız, politikamız, istikametimiz sadece ve sadece Türkiye’nin hayrınadır. Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz, ne yapıyorsak milletimiz için yapıyoruz, ne yapıyorsak istiklalimiz için, istikbalimiz için yapıyoruz.
Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Kimse korkmasın, kimsenin zihninde soru işareti oluşmasın. Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz. İstikbalimiz için yapıyoruz.
Terör en başından itibaren bir sektör ve ekosistem oluşturdu. Terör karşıtı gibi görünenler de nemalandı. Terör saldırılarından kendi kirli emellerine rant devşirmeye yeltendiler. Rant kapıları kapanıyor. Çıkarları zedeleniyor. Çünkü ellerindeki oyuncağı kaybediyorlar. Milletim bunları gördükçe çok daha güçleneceğimizi unutmasınlar.
Korku yayarak milletin yeşeren umutlarını kırmaya çalışıyorlar. Terör bitecek göreceksiniz, hepsi işsiz kalacak. Bugün terör biterken terör istismarı da bitmektedir.
‘TÜRK, KÜRT, ARAP BİR ARADA İSE TÜRK VARDIR’
Türkiye kazanmıştır, milletim kazanmıştır. Türk, Kürt, Arap, 86 milyon her bir vatandaşımız kazanmıştır. Birliğimize, bütünlüğümüze, vatanımıza, milletimize, huzurumuza kast edecek hiçbir girişimin içinde olmayız. Böyle girişimlere asla ve asla müsaade etmeyiz. Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktadır. Çok daha kuvvetlidir, onurludur, istikbali için düne göre çok daha umutludur. 41 yıllık parantez kapanmaktadır. Terör duvarı yıkılmaktadır. Aziz milletimizin her bir ferdi bu tablodan dolayı bayram etmeli.
Biz tarih sahnesine dün çıkmış bir millet değiliz. Uzun bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Açın tarihin sayfalarına bakın. Kılıçlarımızın, tekbirlerimizin önünde hiç kimse duramadı. Türk-Kürt-Arap bir arada ise beraberse işte o zaman Türk vardır, Kürt vardır, Arap vardır. Uzaklaştıklarında ise mağlubiyet vardır. Haçlılar İslam beldelerine saldırdı, çünkü Türk-Kürt-Arap birbirinden kopmuştu. Ne zaman ayrıldık yenildik.
‘KUDÜS İTTİFAKI YENİDEN ŞEKİLLENİYOR’
Türkiye’yi bölmeye kimsenin gücü yetmez ama bize zaman kaybettirdiler. Türk ile Kürt’ün arasına nifak sokmaya çalıştılar. 41 yılda kim kazandı.
Tarih tekerrür ediyor. Türk ile Kürt muhabbete kucaklaşıyor. Bugün Malazgirt ruhu, bugün Kudüs ittifakı, bugün İstiklal Savaşı’nın nüvesi yeniden şekilleniyor. Bugün büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı söküyor. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak yuvasıdır.
‘BU YOLU AKP, MHP DEM OLARAK YÜRÜYECEĞİZ’
TBMM’de bir komisyon kurulacak. Cumhur İttifakı olarak AK Parti – MHP ve DEM Parti heyetiyle bu süreci pişirerek geleceğe taşıyacağız.
yuru bakalim, yolun sonuna geldin. adrenokrom da kesmeyecek bir yerden sonra.
Cumhuriyet savcılari göreve davet ediyorum
Akp Mhp terör örgütü PKK ve katil terörist başı Apo ile siyaset yapmaktalar.
Anayasaya göre suç değil mi?
Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe Hitabesi gerçekleşmiştir.
Aşağıda Nihat Genç’in üslubuna sadık kalarak, Erdoğan’ın “Türk, Kürt, Arap” vurgulu açıklamalarına, ulus-devletin aşındırılmasına ve PKK’yla dolaylı uzlaşı mesajlarına nasıl karşılık vereceğini kurgusal ama gerçeğe oldukça yakın bir anlatımla aktarıyorum:
⸻
“Bayrağı Etnik Pazarlık Masasına Koyamazsınız!” – Nihat Genç’in Cevabı
Ulus devletin temeli millettir.
Ve millet etnik, mezhepsel, cemaatçi, aşiretçi parçalardan değil, bir ortak kader bilincinden doğar.
Atatürk, bu toprağın üstünde ne Kürt, ne Arap, ne Çerkez, ne Boşnak diye ayırmadı;
“Ne mutlu Türküm diyene” diyerek ortak bir kimlik inşa etti.
Ve bu kimlik, emperyalizme karşı verilen bir kurtuluş savaşının zaferiyle yoğruldu.
Bugün sen çıkıp da,
“Biz Türk’üz, Kürt’üz, Arap’ız” diyorsan…
Açıkça diyorsun ki:
“Ben bu milleti tekrar aşiretlere, mezheplere, etnik aidiyetlere bölüyorum.”
Bunu kim söylüyor?
Terörle mücadele ediyor gibi görünüp her seçimde HDP’nin kapısına yanaşan,
PKK’nın siyasi uzantısıyla örtülü ittifaklar yapan,
Kandil’le masaya oturup sonra inkar eden,
sonra “biz milletiz” deyip etnik kimlik pazarı açan bir yönetim!
Bu milletin birliği, pazarlık masasında kurulmaz!
Bu millet, İmralı’daki teröristten mektup getiren postacı başkanlarla büyümedi.
Bu millet, Doğu’da asker cenazesi kalkarken Batı’da barış güvercini uçuran ikiyüzlü siyasetle asla bir olamaz!
Bugün “Türk-Kürt-Arap” diye başlayıp, yarın “Alevi-Sünni-Yezidi” diye ayıracaksınız.
Sonra kadın–erkek, sonra sağcı–solcu, sonra başı açık–kapalı…
Ve sonuç?
Ulus-devletin çatısı çökecek,
ve her cemaat, her etnik grup kendi bayrağını dikecek.
İşte sizin istediğiniz bu!
Ama biz bu oyunu Kurtuluş Savaşı’nda yırtıp attık.
Yine atarız!
Ve şunu iyi bilin:
Bu ülkede son kale ulus-devlettir.
Son sınır, Türk milletidir.
Son bayrak, Cumhuriyet’tir.
Onu aşındırmaya kalkan herkesin karşısında, bu milletin öfkesini bulursunuz.
Ben, bu milletin sokakta gezen vicdanıyım, sesiyim, yumruğuyum!
Allah tan korkmuyorlar.Doğrusu pek cesur gördüm.Bakalım Rab ne eyler.Ne eylerse eyvallah güzel eyler.
Hikaye o dur ki;
İbrahim (as) yaklaşık üç yaşına kadar mağarada büyümüştür. Nemrud’un rüyasını unutup çocukların ölümüne dair çıkardığı yasanın yürürlükten kaldırılmasından sonra Azer onu mağaradan çıkardı ve evine getirdi.
İbrahim (as) çok zeki idi. Dört yaşına gelince annesine sordu:
“Anne, benim rabbim kim?”
“Senin Rabbin benim…”
“Senin Rabbin kim?”
“Babandır!..”
“Babamın Rabbi kimdir o zaman?”
“Babanın Rabbi de Nemruddur…”
“Ya Nemrudu kim yarattı peki?!..”
“Sus! Daha soru sorma!” dedi.
Türk düşmanlarının milliyetçiliğini sorgulamayacakmışız.. öyle buyurmuşlar.
Fosfin gazıyla 12 askerini öldüren PKK.israil.dem partiyle nasıl birlikte hareket edersin
Kiminle yürüdülerse basimiz beladan hiç kurtulamadı..
istifa haberini bekliyorduk. gene yanlış yaptın. hemen istifa et, hemen
Terör ittifakı.
Zaten yıllardır birliktesiniz. İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren.
Vay arkadaş ya ülke ne hale geldi !!! Bu millet nezaman uyanacak ?? Daha ne olmasını bekleniyor??? Vatandaşlıktan ümmetçiliğe geçişin manifestosudur bu ifadeler!!!
Yuh artık!!! Söylenecek söz çok ama yaz yaz bitmez
söylenenler doğruymuş. türk devletini araplara, kürtlere peşkeş çekecekleri söyleniyordu doğruymuş. malazgirt’i türkler kazanmıştır, milli mücadeleyi türkler kazanmıştır, çanakkale’yi türkler kazanmıştır. türkler devlet kurmuş türkler yaşatmıştır.
O yolda Türk milletini nasil aşacaksiniz?
Tarih derslerinde gördüğümüz ihanetleri canlı yaşıyoruz.