1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Erdoğan’dan ‘Türk-Kürt-Arap’ çıkışı: Yepyeni bir sayfa açacağız

Erdoğan’dan ‘Türk-Kürt-Arap’ çıkışı: Yepyeni bir sayfa açacağız

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılım sürecine ilişkin mesajlar verip "Menzile vardığımızda çok daha güçlü Türkiye'yi hayata geçirmiş olacağız" dedi. 'Türk-Kürt-Arap' vurgusunu yineleyen Erdoğan, "Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, geniş coğrafyamızda, merkezinde zulmün ve çatışmanın değil, inşallah istikrarın, adaletin, özgürlüğün ve iş birliğinin olduğu yepyeni bir sayfa açacağız" diye konuştu.

featured

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milli Savunma Üniversitesi Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni”nde açıklamalarda bulundu.

Açılım sürecine ilişkin mesajlar veren Erdoğan, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimize doğru kararlı, ümitli ve dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Menzile vardığımızda çok daha güçlü Türkiye’yi hayata geçirmiş olacağız” dedi.

“Bölgemizin üzerine barış güneşinin doğmasına kimse engel olamayacak. Coğrafyamızın her köşesinde huzurun hakim olmasına kimse set çekemeyecek” diye konuşan Erdoğan, “Geniş coğrafyamızda, merkezinde zulmün ve çatışmanın değil inşallah istikrarın, adaletin, özgürlüğün ve işbirliğinin olduğu yepyeni bir sayfa açacağız” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subaylarımızın mezuniyet töreni vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan memnuniyet duyuyorum. Sizlerin şahsında Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her bir mensubuna buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bugün 80’i dost ve kardeş ülkelerden gelen askeri misafir personel olmak üzere toplam 241 subayımızın mezuniyet heyecanına şahitlik ediyoruz. Ordumuzun farklı kademelerinde kurmay unvanıyla üstlenecekleri yeni vazifelerinde kendilerine şimdiden başarılar diliyorum.

Azerbaycan, Bosna Hersek, Endonezya, Gambiya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs, Kuzey Makedonya, Mali, Moğolistan, Pakistan, Somali, Suudi Arabistan ve Özbekistan’dan gelerek burada eğitim alan misafir subaylarımızı da yürekten tebrik ediyorum.

2016’da kurduğumuz Milli Savunma Üniversitemiz, kendi alanında dünyanın önde gelen eğitim kurumlarından biri olma özelliğini sürdürüyor. Silahlı Kuvvetlerimizin geleceğini şekillendirecek, savunma stratejimize yön verecek, kahraman ordumuzu daha ileri noktalara taşıyacak kurmay kadrolarımız bu ocakta yetişiyor. Üniversitemiz bilhassa güvenlik, strateji ve savunma gibi disiplinlerde yüksek düzeyli eğitim, yayın ve araştırma faaliyetleriyle askeri çalışmalar noktasında dünya çapında ses getiren işlere imza atıyor.

Kuruluşundan itibaren Milli Savunma Üniversitemize daima destek verdik. Her ihtiyacında üniversitemizin yanında olduk. İnşallah, bundan sonra da tüm imkanlarımızla bu güzide kurumun yanında olmaya devam edeceğiz.

‘SİPER SAVAŞLARININ YERİNİ BUGÜN ARTIK SİBER SAVAŞLAR ALMIŞ DURUMDA’

İkinci Cihan Harbi’nden sonra tesis edilen uluslararası sistemin askeri, siyasi ve iktisadi kırılmalar yaşadığı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Ticaret, teknoloji, enerji ve kültür savaşları, askeri ve siyasi rekabetin dozunu günden güne artırıyor.

Yapay zeka, insansız teknolojiler, yarı iletkenler ve nadir toprak elementleri gibi yeni değişkenler, konvansiyonel stratejilerin dönüşümünü de zaruri hale getirdi. Geçmişin siper savaşlarının yerini bugün artık siber savaşlar almış durumda. Hem bölgemizde hem dünyada yeni denklemler kurulurken jeopolitik dinamikler de büyük oranda değişim ve dönüşüme uğruyor. Post-liberal dönem olarak da adlandırılan bu yeni gerçeklikte ülkemizin güçlü şekilde var olması, yeni sistemde kutup başı olarak yerini alması için elimizden gelen bütün çabayı gösteriyoruz.

Stratejik imkan noktasında önemli adımlar atıyoruz. Burada yetişen vatan evlatları üstlendiği misyonla güvenliğin tesisine çok mühim katkılar yapıyor. Devletimizin bekası için fedakarca görev yapan tüm askerlerimize ve TSK’nın komuta kademesine bir kez daha tebriklerimi iletiyorum.

Mezuniyet töreninin yanı sıra bugün ayrıca Milli Savunma Üniversite’mizde ve bağlı birimlerinde yapımı tamamlanan 6 yeni camimizi ibadete açtık. Rektörlük camimizle birlikte açılışını yaptığımız diğer camilerimizin de üniversitemize hayırlı olmasını diliyoruz. İnşasında emeği geçen herkesten Allah razı olsun diyorum.

Dünya askeri müktesebatına çok önemli katkılarda bulunduk. Tarih boyunca atalarımız önemli başarılara imza attılar. Savaş ahlakına riayet ettik. Akıncılarımızın Allah Allah nidaları cenk meydanlarından eksik olmadı. Tarihimizde kadınlara çocuklara sivillere dokunmadık. İlk düzenli ordumuzu 2234 yıl evvel kurduk. Alplerimizle erenlerimizle fetih ve gaza ruhunu gönül coğrafyasının dört bir yanına yayarken kalpleri de fethettik. Sultan Fatih’in liderliğinde 1453’te topları etkin bir şekilde kullanarak yalnızca İstanbul’u fethetmekle kalmadık, aynı zamanda savaş konseptini de baştan aşağı değiştirdik. Lojistik yapılanmadan, sefer planlamasına, haritacılıktan, haber alma operasyonlarına, harp sahasına yeni bir ufuk kazandırdık. Muharip unsurların sevk ve idaresinde, taktik ve manevra kabiliyetinin geliştirilmesinde dünyada eşi benzeri olmayan yeniliklere imza attık.

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZE DİKKATLİ BİR ŞEKİLDE İLERLİYORUZ’

Şehit ve gazilerimizden emanet aldığımız bu toprakları çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımak, büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek bizim en temel vazifemizdir. Çalışmalarımızı şanlı mazimizden aldığımız güç ve cesaretle, milletimize duyduğumuz sarsılmaz güvenle, işte bu istikamette sürdürüyoruz.

İHA’larımızla, SİHA’larımızla, son teknoloji ürünü kara, hava, deniz ve haberleşme araçlarımızla bugünün savaş konseptini de yine biz belirliyoruz. Diğer taraftan, iç cephemizi de tahkim ediyor, birliğimizi, dirliğimizi, kavlimizi güçlendirmek için tarihi nitelikte adımlar atıyoruz. Bu adımlarla “Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedeflerimize doğru kararlı, ümitli ve dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Bu menzile vardığımızda, inşallah çok daha güçlü, çok daha müessir, çok daha muteber bir Türkiye’yi hep birlikte hayata geçirmiş olacağız.

Mevlana Celaleddin-i Rumi, bakınız ne diyor: “Söz, tir-endaz’ın, yani okçunun çektiği oka benzer.” Tüm dünya bilsin ki bizim birlik ve kardeşliğimiz de gerilmiş bir yay gibidir. Bu yaydan çıkan her ok, milletimizin bekasına kasteden düşman her kimse ona yönelmiştir. Okun er ya da geç, hedefi tam isabetle vuracağına, kirli kuşatmaları yarıp geçeceğine, Allah’ın izniyle emperyalist planları yırtıp atacağına biz tüm kalbimizle inanıyoruz, bundan hiçbir şüphe duymuyoruz.

‘COĞRAFYAMIZIN HER KÖŞESİNDE HUZURUN HAKİM OLMASINA KİMSE SET ÇEKEMEYECEK’

Buradan milletimizle birlikte, yüzünü Türkiye’ye çevirmiş tüm dost, kardeş ve soydaşlarımıza sesleniyorum. Gazze ve Suriye başta olmak üzere, bölgemizdeki kardeşlerimizin yaşadığı ağır imtihanlar kimseyi endişeye sevk etmesin. Coğrafyamızı kana, katliama, vahşete ve gözyaşına boğmak isteyenlerin pervasızlıkları kimseyi karamsarlığa sürüklemesin. Bin yıldır yaşadığımız bu topraklarda biz nice imtihanlarla karşılaştık. Nice badireler atlattık. Nice musibetlere göğüs gerdik. İçeriden ve dışarıdan nice ihanete muhatap olduk. Ama hepsinin de üstesinden gelmeyi hamdolsun, başardık.

Zümrüdüanka gibi her seferinde küllerinden yeniden doğduk. Zalimler karşısında diz çökmedik. Müstevliler karşısında boyun eğmedik. Zorbalar karşısında teslim olmadık. Can verdik, canımızdan aziz bildiklerimizi kara toprağa verdik. Fakat istiklal ve istikbal sevdamızdan asla taviz vermedik. Bize ömür biçenler oldu, bize kefen biçenler oldu. “Hasta adam” dediler. “Bu sefer tamam” dediler. “Türkler yok olacak, esir olacak” dediler. Her defasında Türk’ün sarsılmaz imanına ve çelikten iradesine çarptılar. Her defasında Türk milletinin mücadele azmi, sabrı, cesareti karşısında kaybettiler. Bize ömür biçenlerin çoğu tarih oldu. Çoğu unutulup gitti. Şimdi onları kimse hatırlamıyor. Ama Türk milleti olarak biz, hamdolsun dimdik ayaktayız, tarih yazmaya devam ediyoruz.

Dün vardık, bugün varız, inşallah kıyamete kadar da var olacağız. Her karışı şehit kanlarıyla mühürlenmiş kutsal vatan topraklarında özgürce yaşamaya, zalime kabus, mazlum ve mahzun gönüllere umut ışığı olmaya inşallah ebediyen devam edeceğiz. Unutulmasın ki, karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığın en yakın olduğu andır. Etrafımızdaki karanlık kimseyi ürkütmesin, kimsenin umutlarını kırmasın. Allah’ın izniyle, bölgemizin üzerine barış güneşinin doğmasına kimse engel olamayacak. Coğrafyamızın her köşesinde huzurun hakim olmasına kimse set çekemeyecek.

‘TÜRK-KÜRT-ARAP’ VURGUSU

Bugün bir kez daha söylüyorum: Karanlıktan beslenenler, kandan ve kaostan beslenenler eninde sonunda kaybedecek, kazanan kardeşlik olacak, insanlık olacak. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, geniş coğrafyamızda, merkezinde zulmün ve çatışmanın değil, inşallah istikrarın, adaletin, özgürlüğün ve iş birliğinin olduğu yepyeni bir sayfa açacağız. Bu coğrafyanın ebedi sakinleri olarak sırt sırta verecek, kenetlenecek, fitne tüccarlarına aldanmayacak, kurulan tuzaklara düşmeyecek, hep beraber bölgemize yönelik kirli senaryoları inşallah yırtıp atacağız.”

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 25 yıldır her sene yeni sayfa açıyor. Yazı yazmayı bilmeden defteri karalayan çocuk gibi.
    Ümmetmiş, Türk-kürt-arapmış, terörsüzmüş, yeni sayfaymış, atılım yüzyılıymış, şaha kalkmakmış, uzaya gitmekmiş… Bunların toplumda karşılığı yok.
    Sen Türkiye Cumhuriyetinin başından gitmeden yeni sayfa açılmaz.

  2. 18 Temmuz 2025, 19:43

    Arap ülkelerinde yaşayan Türk nüfusu yok mu? Oralarda Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla… diye konuşan varmıymış? Anadolu Türk yurdudur. Milletin adı da Türk milletidir. Bunu idrak edemeyenlere ya da etmek istemeyenlere seve seve yardımcı oluruz.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!