Erdoğan’ın tehdit ettiği gençler haklı çıktı

FETÖ'cülerin ÖSYM aracılığıyla YGS sorularını çalmalarına ilişkin detayların ortaya çıkmasıyla beraber dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın sınav hırsızlığını protesto eden gençlere karşı söylediği sözler tekrar gündeme geldi.

Erdoğan’ın tehdit ettiği gençler haklı çıktı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski ÖSYM Başkanı Ali Demir hakkında FETÖ üyeliği ve zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçlarından 18 yıl 6 ay hapis istemiyle iddianame düzenleyerek dava açtı. İddianamede soru hırsızlığının nasıl yapıldığına yönelik ayrıntılar da yer aldı.

Raporda yer alan ifadeleri haberimizde okuyabilirsiniz:
İlgili haber: ÖSYM’den sınav sorularını böyle çalmışlar!

FETÖ’nün sınav hırsızlığı zaten bilinen bir şeydi böylece mahkeme kayıtlarıyla da tescillendi. Peki sınav hırsızlığı ilk ortaya çıktığı zaman, yani FETÖ’nün Türk ordusunda tasfiyeyi tam anlamıya gerçekleştiremediği, HSYK’da tam liste çıkaramadığı, 15 Temmuz darbe girişiminden 5 yıl önce bu terör örgütüne kim dikkat çekiyordu dersiniz. Kandırıldık diyenler değil, lise öğrencileri. O günlerde sınavlara hazırlanan binlerce öğrenci FETÖ’cülerin sınav hırsızlığına karşı alanlara çıkmıştı.

Balıkesir’de FETÖ’nün sınav hırsızlığını protesto eden öğrencilere ceza yağmıştı.

Öğrenciler, “Şifre çözüldü, YGS çöktü”, “YGS’de şifreli tuzak”, “Cemaat geleceğinle oynuyor, izin verme, hırsızı yakala”, “YGS’de cemaat tezgahı”, “ÖSYM’de Sızıntı var”, “YGS sorularını bir Bilen’e, bir Gülen’e sorun”, “Cemaate karşı omuz omuza” sloganları atmıştı. Yargıdaki FETÖ’cüler bu sloganları cezasız bırakmadı. 300 gencin 45’ine 1 yıl 3’er ay hapis cezası verilmişti.

O günlerde basının karşısına çıkan Ali Demir, “Gizlediğimiz hiçbir şey söz konusu değil. Adaya özel kitapçıkla kişiye özel muamele olmaz. İstenen her bilgiyi vermeye hazırız. Sınavın iptalini gerektirecek hiçbir olgu yok. Tüm adaylara süreci anlatan mektup yazacağım. Soru hazırlanan birime ben bile cep telefonu ile giremiyorum.” demişti.

Oysa basit bir araştırmayla bile Google arama trend raporlarında 27 Mart 2011 YGS sınav tarihinden önce “mod medyan” kelimesinin internette aratılmasında 5 katı bir artış olduğu ortaya çıkıyordu.

Erdoğan 18 Nisan 2011’de yaptığı konuşmada Ali Demir’e destek çıkmış ve eylemci gençlere tepki göstermişti. Hemde sıradan bir tepki değil. Erdoğan, haklarını arayan gençlerin karşısına başka gençleri çıkarmakla tehdit etmişti. Bu tehlikeli söylem Ali Demir’in sınav hırsızlığı soruşturmasında itirafları ve hazırlanan raporun basına yansıması ile tekrar gündeme geldi.

‘İLK BEN KARŞI ÇIKARIM’ DEDİ AMA ÇIKMADI

İşte Erdoğan’ın o dönem söyledikleri:

“Taksim’de bin iki bin kişi çıkarmak mesele değil. Biz de 5 bin öğrenciyi o meydanlara çıkarırız ama gerilimden yana değiliz”

“Birileri Kürt kardeşlerimizi istismar ederken diğerleri de şehitlerimizi ve şehit cenazelerimizi istismar ettiler. Biz onlardan olmayacağız. Şu anda CHP’si, MHP’si, BDP’si YGS’yi siyasi ranta çevirmenin gayreti içerisindedir. sözkonusu olan 1.7 milyon gencin geleceğidir. Uykusundan oyunundan fedakarlık yapanların gençlerin fedakarlığını kullanmaya çalışmak ahlaksızlıktır, fırsatçılıktır. Sınavda bir kayırma varsa, buna karşı çıkacak ilk kişi ben olurum arkadaşlarım olur. Devletin ilgili kurumları son derece hassas bir şekilde inceliyor. Ama soruyorum bir tek kişinin kayırıldığına dair bir kanıtınız var mı? Yok ama ortada duyguları istismar edecek bir genç grup var. Bu ülkenin başbakanı olarak iddiaların tamamının takipçisiyim. Gönül rahatlığı içerisinde ikinci sınava hazırlansınlar. Taksim’de bin iki bin genci yürütmek problem değil. Biz de kalkar onların karşısına 5 bin 10 bin genci koyarız. Ama biz gerilimden yana değiliz.”

BAHÇELİ ERDOĞAN’A MEYDAN OKUMUŞTU

Edoğan’ın “Onların karşısında 10 bin genci koyarız” sözlerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şu sözlerle tepki göstermişti.

“Madem gençlerin karşılarına çıkacak kadar 10 bin kişilik milis gücün ve kara gömleklilerin vardır, o zaman ben de seni Taksim’de bin bozkurtumla karşılamaya hazırım. Titreye titreye Kasımpaşa’ya kadar arkana bakmadan kaçacağından eminim. Cesaretin varsa, yüreğin yetiyorsa önce İstanbul’u, yaşanmaz hale getiren çetelerden temizle. Milislerine güveniyorsan o halde bu zamana kadar İstanbul’u yakıp yıkanlarla mücadele etmelerine neden rıza göstermedin?”