‘Evde kal diyorlar, evimizi yıkıyorlar’

Marmaris ilçesinde yer alan Bozburun, Selimiye ve Söğüt mahallelerinde imar planları bulunmadığı için evleri ve işyerleri için yıkım kararı alınan yerli halk isyan etti. Sadece eski AKP'li vekilin kızının evi için durdurma kararı alındığını belirten bölge sakinleri yıkılacak evlerin çoğunda ‘bebek, yaşlı, hasta ve koronavirüslü vatandaşlar’ın olduğunu belirterek ‘Evde kal diyorlar, evimizi yıkıyorlar’ diyerek sorunlarına çözüm bulması için yetkililere seslendi.

‘Evde kal diyorlar, evimizi yıkıyorlar’

BUSE ERDEM/ VERYANSIN TV

Muğla’nın Marmaris ilçesinde yer alan Bozburun, Selimiye ve Söğüt mahallelerinde imar planları bulunmadığından veya mevcut imar planları talebi karşılamadığından tapulu arazileri üzerindeki evleri, ahırları, iş yerlerine yıkılma tebligatı gönderilen bölge sakinleri koronavirüs vakalarının zirve yaptığı dönemde sokakta kalma riskiyle karşı karşıya…

2014 yılında Muğla’nın büyükşehir olması sebebiyle köylerin mahalle olması, hala köy imarı olan yerlerin 2017 sonra kaçak sayılması sonrası yıkımın koronavirüsün patlama yaptığı ve kısıtlamaların olduğu dönemde yapılmak istenmesi vatandaşları mağdur etti. 

2018 imar barışı yasasının gelmesi ile 31 Aralık 2017 yılından önce yapılan yapıların yasallaşması ve bu tarihten sonra yapılan yapıları kapsamayan bu düzenleme sonrasında bölgede 2018 ve 2019 yılı içerisinde yapı inşa eden (ev ,işyeri,hayvan barınağı,depo…) 560 binaya, yapı kayıt belgesi alıp ücreti yatırıldığı halde mühürlenerek hakkında yıkım kararı verildi.

Kararın ardından ilk etapta (Bozburun, Selimiye, Söğüt Mahalleri) 60 yapıya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kararıyla çıkan yıkım emirleri Marmaris Belediyesi tarafından yapı sahiplerine iletildi ve 1 hafta içersinde evlerin boşaltılası istendi. Bu yapılacak işlemlerin 560 binanın tamamına uygulanacağının belirtilmesi ise yerleşik halkı zor duruma düşürdü.

Atalarından kalan arazilere ev ve iş yeri yapan vatandaşlara ‘yıkım tebligatı’ gelen vatandaşlar ise o evlerin içinde yaşayan insanlar ve eşyaları bulunduğunu belirterek ne yapacağını bilmeden tedirginlik yaşıyor ve imar olmayışından dolayı mağdur durumdalar.

Bölge sakinleri uydu fotoğraflarından görülen bölgelerin yerleşim alanı içinde olduğunu ve Hazine veya sit arazisine yapılmamış olduğundan herhangi bir gasp söz konusu olmadığını aktardı. Sağında, solunda, etrafında yapı kayıt belgeli yapı olan vatandaşın başka bir şey yapacak seçeneği bulunmadığından evini buraya yaptığını aktaran vatandaşlar, yapılan yapıların ise tek katlı, 2 katlı veya 2 kat +
1 çatı katı olmak üzere inşa edildiğini, bölgedeki genel dokudan farklı olmadığınının altını çizerek 'bunlar ihtiyaçtan doğan yapılardır.' dedi.

‘İMAR PLANI YAPMADAN İMAR BARIŞI YAPMANIN SONUCU BUNLAR’

‘İmar planı yapmadan imar barışı yapmanın sonucu bunlar’ diyen bölge halkı ise yerli olmayan yabancılara ise hala tebligat yapılmadığını vurguladılar.

 “Evlerinizi Boşaltın” yazısından sonra bir araya gelen mahalle sakinleri ise Muğla Valiliği, Marmaris Kaymakamlığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Marmaris Belediyesi ve siyasi parti ilçe teşkilatlarının hepsinin kapısı çaldığını ancak sorunların geçiştirilerek çözüme ulaşmadığını aktardı.

Yıllarca İmar planının gelmesini bekleyen ve bu süreçte çoğu kredi çekerek ev,işyeri inşa eden vatandaşlar bu yıkım kararının  “Kaçak yapı yapmak istemediği halde yıllarca imar gelmesini bekleyip imar barışının çıkması ile birlikte ev inşa eden insanları, Evlilik dolayısı ile yeni bir ev, hayat kuran gençleri, mevsimin kurak geçmesi ve su kıtlığı sonucu geçimlerini turizmle geçiren, iş imkanı olmayan, büyük şehirde kiraya çıkacak ekonomik yeterliliği bulunmayan, bebeği, yaşlı hastası ve koronavirüslü hastaların da sokağa itileceği” endişesiyle çoğu mahalle sakinini mağdur edeceğini söylüyor.

Evi kötü durumda olan yaşlı insanlar için yapılmış olan evlerde bile tahliye ve yıkım kararları bulunduğu öne sürülüyor:

Yıkılmadan önce yapının yeni hali

'KÖYÜN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNUN KORONAVİRÜS TESTİ POZİTİF'

VeryansınTV’ye konuşan bölge sakini ise mağduriyetlerini şöyle dile getirdi:

Bu pandemi döneminde turizminden kazanç sağlayan halkın durumu çok kötü. Halk kötü bir sezon geçirdi ve ekonomik olarak zor durumdayız. Bir de bu yetmezmiş gibi Çarşamba günü gelen yıkım tebligatlarıyla vatandaş çaresiz kaldı. Süre verilmeksizin pazartesi günü yıkıma başlayacaklarını söylediler. Korananın zirve yaptığı zamanda köyün büyük çoğunluğunda test sonuçları pozitif. Bu kış günü korona vakalarının çok olduğu zamanda biz nereye gideriz?

‘HAFTA SONU DIŞARI ÇIKMA YASAĞI VAR , BİZİ DIŞARI ATIYORLAR’

Hafta sonu dışarı çıkma yasağı var. Nasıl toplanırız? Verilen süre çok kısa ayrıca zaten ev yapamıyoruz, köy olarak da ev sıkıntımız var. Kiralar çok yüksek, zaten kiralık ev bulmak imkansız. Bu yıkılacak evlerde yaşlılar, kronik rahatsız insanlar, yeni doğmuş bebekler bile var. Bu zamanda bu insanlar nereye gidecek? İki senedir bu evlerde yaşanıyor. Herseyi geçtik bu kadar zor bir zamanda küçücük köyde bile 200'den fazla vaka varken, koranadan ölenler varken bize kim evini açar? Herkes birbirinden korkarken kim bizi evine alır? Bu kadar eşya nasıl taşınır? Bu karmaşada kronik rahatsızlığı olan yaşlılarımızı nasıl koruruz.? Hiç değilse pandemi süresi geçinceye kadar yıkımları durdurmalarını talep ediyoruz. Artık sesimizi birileri duysun. Marmaris Belediyesi “Çevre Şehircilik Bakanlığı zorluyor bende sizi bu zamanda çıkarmak istemem diyor.” Çevre Sehircilik’e gidiyoruz “suç işlemişsiniz, ev yapmışsınız savunulacak bir yeriniz yok, yasalar bunu gerektiriyor” diyor.

‘BİZ KÖYLÜ İNSANIYIZ, BÜYÜK ŞEHİRDE NASIL YAŞARIZ?’

Arsalarımızı satıp büyük şehirden ev alın gibi komik bir cevapla karşılaşıyoruz. Biz köylü insanıyız büyük şehirde nasıl yaşarız, nasıl karnımızı doyururuz? Aynı şekilde milletvekillerinde sesimizi duyursun diye yazılar yazıyoruz. Onlardan da geri dönüş alamıyoruz.

YASALAR SADECE ESKİ AKP’Lİ MİLLETVEKİLİNİN KIZINI KORUDU

Sadece Söğüt’te bir eski AKP milletvekilinin kızı Ceyda Bölünmez yürütme durdurma alabilmiş. Anlayacağınız yasalar sadece onu koruya bilmiş. Yerli halk yine mağdur. Bizde bu ülkenin insanıyız fakat kendi tapulu arazimize iki göz oda yapamıyoruz. Suçlu sayılıyoruz. Yüklü miktarda para cezaları kesiliyor bununlada kalmayıp yıkıyorlar…