Fatih Altayı'dan Hilal Kaplan'a çok sert sözler... Kaplan'dan yanıt gecikmedi

HaberTürk’te Hilal Kaplan’ın canlı yayına bağlanmasının ardından yanana gerilim devam ediyor. Hilal Kaplan’a bu kez HaberTürk’ün kurucularından Fatih Altaylı sert tepki gösterdi. Habertürk'ün eski gazete kupürünü paylaşan Altaylı'ya Kaplan'dan yanıt geldi. Hilal Kaplan, ilgili haberin FETÖ'cülerin baskısı sonrası silindiğini ve Altaylı'nın bu yüzden link paylaşamadığını belirtti. Fatih Altaylı ise daha sonra mesajını sildi.

Fatih Altayı'dan Hilal Kaplan'a çok sert sözler... Kaplan'dan yanıt gecikmedi
Fatih Altayı'dan Hilal Kaplan'a çok sert sözler... Kaplan'dan yanıt gecikmedi

HaberTürk TV’de Hülya Hökenek’in sunduğu programda isminin geçmesi üzerine yayına bağlanan Hilal Kaplan hem televizyon kanalını hem de bazı isimleri FETÖ’cü imasıyla suçlamıştı.

Hilal Kaplan, ilk olarak Hülya Hökenek'i daha sonra İsmail Saymaz'ı hedef aldı. Son olarak HaberTürk'ün bazı çalışanlarının FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklandığını söyleyen Kaplan, hattan alındı. 

Bir dönem Fetullah Gülen'e yaptığı övgüler ve PKK açılımına verdiği hararetli destekle tanınan Hilal Kaplan'a en sert cevap ise HaberTürk gazetesi kurucularından ve televizyon program yapımcısı Fatih Altaylı’dan geldi.

Altaylı sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “En güçlü zamanında biz bu manşetleri atarken Taraf ta FETÖ kıçı yalayanlarla muhatap olmayacağız elbette” ifadelerini kullandı. Fatih Altaylı daha sonra bu mesajı sildi.

Fath Altaylı'nın paylaştığı o manşet...

HİLAL KAPLAN'DAN YANIT: HABERTÜRK O HABERİ KALDIRDI

Fatih Altaylı'nın sert sözlerine yanıt veren Hilal Kaplan "Altaylı neden link değil de caps paylaşıyor sizce? Çünkü gazetenin çıktığı gün FETÖ, Zaman üzerinden tehdit edince hem haberi her yerden kaldırdılar hem de özür yayınladılar" dedi.

Kaplan 2015 yılı Şubat ayında Sabah'taki köşesinde yazdığı "Özgür basın nasıl susturuldu" başlıklı yazıyı hatırlattı.

O yazıdan bir bölüm:

Habertürk Gazetesi, 20 Mart 2009 tarihinde, Sibel Hürkuş imzalı, “F Tipi’ astsubayın fişleme itirafları” haberini manşete çekiyor. Haberin alt başlığı da şöyle: “Işık Evi operasyonunda gözaltına alınan Ali Balta: Askerler fişlendi. Tümgeneralin adına sahte emirler yazıldı.” Yani haberde, Astsubay Ali Balta’nın Gülenci olduğunu ve tahrifatı da Gülenci bir ağbisinin yaptırdığını itiraf ettiği ifadesine yer veriliyor.

Manşetin çıktığı sabah, Zaman Gazetesi’nin internet sitesinde, Habertürk’ün haberine yönelik ‘evlere ateşler salan’ bir metin yayınlanıyor. Metnin başlığı, ‘F tipi’ astsubayların mağduriyetinden emin, Habertürk’ü suçluyor: “Habertürk’te operasyonel haberler başladı: İşkence altında alınan ifadeleri yayınladı”. (http://www.zaman.com.tr/gundem_haberturkte-operasyonel-haberler-basladi-iskence-altinda-alinan-ifadeleri-yayinladi_827828.html)

İfadenin hipnoz değil, ilaç değil, işkence (!) altında alındığı hükmünü başlıktan veren metnin son cümlesine dikkat: “Medyaya yeni adım atan Habertürk gazetesinin daha şimdiden bu tür operasyonal girişimlere çanak tutması (Mustafa) Balbay günlüklerinde yer alan darbeci paşaların “Paşam Ciner bizden yana. Biz kuşatmayı yardık” iddialarını akla getiriyor.” Yani, Habertürk’ün sahibi Turgay Ciner’e aba altından Ergenekon sopası gösteriliyor.

Peki “Gücü özgürlüğünde” olan Habertürk ne yapıyor? Anında, manşeti internet sitelerinden kaldırıp, yerine “Medyada editoryal hastalıklar” başlığıyla imzasız bir metin koyup manşetleri hakkında özür dileyip nedamet getiriyor. (http://www.haberturk.com/medya/haber/135612-medyada-editoryal-hastaliklar)

‘Alo Fatih’lerle KJ bile değiştirtemeyen Erdoğan’ın ‘diktatörleşmesinden’ tam 6 yıl önce, ‘Alo Turgay’ demelerine gerek bile kalmadan birkaç saat içerisinde Habertürk’e kendi manşetlerini yalatıp yutturuyorlar, üzerine de özür diletiyorlar. Habertürk’ün, “Hocaefendi aleyhinde söz söylenemeyen” bir ‘hizmet müessesesi’ olma yolundaki tuğlaları işte böyle döşeniyor.

İlginçtir, bu önemli habere imza atan Sibel Hürtaş, yine sonradan üretildiği kanıtlanan Kafes Eylem Planı çerçevesinde, Türkiye’de işlenen gayrimüslim cinayetlerini anlatan “Kafesteki Türkiye” adlı bir kitap yazıyor. Muhtemelen o dönem Zirve Yayınevi Cinayeti davası sırasında tanıştığı avukat-yazar Orhan Kemâl Cengiz’le de evleniyor. Kendisine, ‘F Tipi’ Bugün Gazetesi’nde ‘basın özgürlüğü’ hakkında yazan eşinin de yazılarını paylaştığı twitter sayfasından ulaştım. Görüşmek istediğimi bildirdim. Telefon numarasını verdiği ve ‘görüşmek üzere’ diye bitirdiği bir mesaj aldım. Bütün gün kapalı anonsu veren telefondan nihayet dün gece dönüş aldım. Haberin iptal ediliş sürecine ilişkin hiçbir bilgisi olmadığını söyleyen Sibel Hanım, manşetteki ‘F Tipi’ ifadesinden rahatsız olduğunu eklemeyi de ihmal etmedi. Bu ayrıntıyı da dikkatinize sunuyorum.