Fenerbahçe’ye yönelik FETÖ’nün gerçekleştirdiği 3 Temmuz kumpası döneminde Türkiye Futbol Federasyonu’nda Başkanvekili olarak görev yapan eski Galatasaray Sportif A.Ş. Genel Müdürü Lütfi Arıboğan, o dönem TFF’nin hukuk müşaviri olan İlhan Helvacı, TFF’nin o dönem Genel Sekreterliği’ni üstlenen Ebru Köksal ve o dönem Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı olan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Ahmet Gülüm, “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’ne yardım ve soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlarından gözaltına alınarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade verdi. Sulh Ceza Hakimliği, Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı’ya adli kontrol kararı verdi. Diğer şüpheliler Ahmet Gülüm ve Ebru Köksal ise serbest bırakıldı.
Başsavcılığın sevk yazısında çarpıcı ifadeler yer aldı.
‘AZİZ YILDIRIM’DAN KURTULMAK VE TAKIMI ELE GEÇİRMEK İSTİYORLARDI’
T24’ten Can Öztürk’ün haberine göre Başsavcılık, sevk yazsında “2011 yılında Futbolda Şike Soruşturması” için şu ifadeleri kullandı:
“Soruşturma kapsamında kumpas soruşturma ve kovuşturmalara karışan savcı, hakim, emniyet mensubu ve basın mensubu çok sayıda eski kamu görevlisi kişiye kamu davası açıldığı ve bu kişilerin yargılandığı, söz konusu iddianame ile, FETÖ/PDY Terör Örgütünün futbol camiasını da ele geçirerek söz sahibi olmak istediği, bunu da Türkiye’nin büyük spor kulüplerinden biri olan ve büyük kitlelere hitap eden Fenerbahçe Spor Kulübü ile yapmak istediği, bunun içinde örgütün sevmediği kulübün başkanı olan Aziz Yıldırım’ı seçtikleri, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığında ele geçen belgede Aziz Yıldırım’ın dinle ilgisi olmadığından bahsedildiği, ancak Aziz Yıldırım’ın dini kullanan bir terör örgütü olan İBDA/C terör örgütü bahanesi ile istihbarı olarak dinledikleri, 03/07/2011 tarihinde düzenledikleri Şike operasyonu ile Aziz Yıldırım’ı tutukladıkları, operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden bazılarına “Aziz Yıldırım’ı ver kurtul” diye Aziz Yıldırım aleyhine ifade vermek için yönlendirdikleri, bu vesile hem Aziz Yıldırım’dan kurtulmak hem de futbol takımını ele geçirmek istediklerinin ortaya koyulduğu bilinmektedir.”
‘ERGENEKON, BALYOZ, ŞİKE DAVASI GİBİ…’
Sevk yazısında Mehmet Baransu’nun kim olduğu hakkında savcılık şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet Başsavcılığımıza 16/05/2025 tarihinde suç duyurusu ile iletilen ve Lütfi Arıboğan ile Mehmet Baransu arasında gerçekleştiği iddia olunan e-posta yazışmaları hakkında başlatılan soruşturma kapsamında; Mehmet Baransu’nun geçmişte Ergenekon, Balyoz, Şike davası gibi FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca usulsüz şekilde yürütülen soruşturmalarda FETÖ/PDY terör örgütü mensubu kamu görevlilerine belge temini ile gündeme geldiği, FETÖ/PDY terör örgütü yayın organı Taraf gazetesinde basın yayın faaliyetlerinde bulunduğu, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesince FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve halen cezaevinde bulunduğu anlaşılmıştır.”
‘ARIBOĞAN’IN BARANSU İLE 101 KEZ HTS KAYDI BULUNUYOR’
Arıboğan’ın Baransu ile bağlantısı olduğu tespitlerinin bulunduğunu yazan savcılık, şu ifadeleri kullandı:
“Yapılan araştırmalarda söz konusu e-maillerin 2011 yılında FETÖ/PDY terör örgütü mensubu kamu görevlilerince usulsüz şekilde yürütülen ve çok sayıda kişi ve kurumun mağdur edildiği soruşturmalar ile ilgili bazı bilgi ve belge alışverişi içerdiği, şüpheli Lütfi Arıboğan’ın bahse konu dönemde TFF başkan vekili olarak TFF adına şike sürecini yönettiği tespit edilmiş, şüphelilerin söz konusu süreçte Fenerbahçe Spor Kulübü ve diğer kulüp ve yöneticileri hakkında gerçekleşen iş ve işlemleri organize şekilde yönlendirdikleri, Şüpheli Lütfi Arıboğan’ın 13 Temmuz 2011-6 Aralık 2012 tarihleri arasında Mehmet Baransu ile 101 kez HTS irtibatının olduğu, nitekim Mehmet Baransu’nun soruşturmayı yürüten ihraç savcı Mehmet Berk ile belirtilen dönemde 15 kez, İhraç Emniyet Müdürü Mutlu Ekizoğlu ile 1 kez irtibat kurduğu tespit edilmiştir. (Mehmet Berk ve Mutlu Ekizoğlu’nun, Mehmet Baransu ile şike kumpası soruşturması kapsamında daha önce yargılandıkları ve haklarında mahkûmiyet kararı verildiği bilinmektedir.)”
‘TFF ARŞİVLERİNDE BAZI EVRAKLARIN KAYBEDİLİP KAYDI İPTAL EDİLEREK ARIBOĞAN’A ULAŞTIRILDIĞI’
Arıboğan ve Baransu arasında mesajlaşma kayıtlarının olduğunu belirten savcılık, şöyle dedi:
“Yine alınan tanık beyanları ile söz konusu e-posta içeriklerinin doğruluğu teyit edilmiş, Mehmet Baransu’nun imaj içeriklerinde yine Lütfi Arıboğan ile çok sayıda mesaj içerikleri tespit edilmiştir.
Savcılığımızın TFF arşivlerinde yaptığı araştırma sonucu 21 Temmuz 2011 tarihinde TFF’ye çok sayıda evrak klasörünün ulaştığı, bu evrakların gelen giden evrak defterine önce kaydedildiği daha sonra iptal edilerek Lütfi Arıboğan ekibine ulaştırıldığı tespit edilmiş, Lütfi Arıboğan’ın FETÖ/PDY basın ayağı olan Mehmet Baransu’nun yönlendirme ve desteği ile Futbolda Şike Soruşturmasının TFF içindeki yansıması olan sportif soruşturmaları ve UEFA ile olan görüşmeleri hukuk ekibi sorumlularından olan İlhan Helvacı ile birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütü menfaatleri doğrultusunda yönettikleri,
LÜTFİ ARIBOĞAN’A PARKİNSON HASTALIĞI NEDENİYLE ADLİ KONTROL TALEBİ
soruşturma savcısı ve emniyet görevlileri ile görüşmeler gerçekleştirdikleri, Mehmet Baransu’ya bilgi ve belge temin ettikleri, şüphelilerin FETÖ/PDY ile organik bağları konusunda somut tespit bulunmamış ise de eylemlerinin bu haliyle üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçuna temas ettiği, sonuç olarak şüpheliler hakkında 5271 sayılı CMK’nın 100. maddesinde yazılı tutuklama sebeplerinin bulunduğu ancak şüphelilerden Lütfi Arıboğan’ın parkinson hastalığı sebebiyle bazı hareketlerini yönlendirmede zorlandığının görüldüğü, sonuç olarak soruşturmanın geldiği aşama göz önüne alındığında bu aşamada adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı anlaşılmakla, adli kontrol kararı verilmesi kamu adına talep olunur.”

