Gara operasyonu nedir ne değildir?

Analist ve Güvenlik Uzmanı Em. Albay Erhan Ata yazdı...

Gara operasyonu nedir ne değildir?

Gara, Türkiye sınırına yaklaşık 35 km mesafede bulunan, lojistik, ikmal, eğitim ve stratejik coğrafi konumundan dolayı PKK’nın “İkinci Kandili” olan üs bölgelerinden biridir.

Tarihler 10 Şubat 2021’i gösterdiğinde, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirmek, hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla, uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda, Irak kuzeyi Gara bölgesine 'Pençe Kartal-2 Harekatı' başlatıldığını açıklamış olmakla birlikte, operasyon sonrasında bu açıklamaya teröristler tarafından kaçırılan vatandaşlarımız ile ilgili istihbaratı teyit etmek ve gerekli müdahalede bulunmak” hususunu da ilave etmiş, teröristlere ait barınak, sığınak ve mühimmat depoları ile sözde karargah yerlerinden oluşan 50'den fazla hedefin başlangıçta hava harekatı ile başarılı bir şekilde tahrip edildiğini de belirtmiştir.

Operasyon öncesi maksada ilişkin yapılan açıklama ile operasyon sonrası yapılan açıklama arasındaki fark yani teröristler tarafından kaçırılan vatandaşlarımız ile ilgili istihbaratı teyit etmek ve gerekli müdahalede bulunmak” ifadesinin maksada dahil edilmesi doğal olarak soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir.

Gara operasyonu hangi amaçla yapıldı?

Bu sorunun cevabı operasyonun kendisi kadar önemlidir, neden mi? Çünkü operasyondan beklenen hasılanın alınıp alınmadığı operasyonun amacı ile direkt ilgilidir. Operasyon öncesi belirlediğiniz amaca ulaştıysanız operasyonunuz başarılı olmuş demektir.

Sorunun cevabını bulmak için operasyon öncesi yaşananlara bakmak yeterli olacaktır.

Tarihler 19 Ocak 2021’i gösterdiğinde, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar beraberinde Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ile birlikte Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile tarihte ilk kez Kuzey Irak’ta bölgesel iş birliği kapsamında bir görüşme gerçekleştirdi. Doğal olarak siyasi bir yetkilinin dışında Genelkurmay Başkanının da görüşmeye dahil edilmesi büyük bir askeri operasyon öncesi tarafların sahaya ilişkin sorumluluklarının net olarak ortaya konmasının, müşterek harekatın ön hazırlıklarının detaylandırılmasının ve istihbari bilgi paylaşımında bulunulmasının habercisiydi.

Tarihler 8 Şubat 2021’i gösterdiğinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan “Çarşamba günü Millete Sesleniş konuşmamı izlemenizi özellikle tavsiye ediyorum. Görüntülü bir millete seslenişim olacak, bu görüntülü millete seslenişte inşallah sizlere birçok güzellikleri orada takdim edeceğim” ifadelerini kullandı. Yani operasyonun başladığının bildirildiği 10 Şubat 2021 günü büyük bir müjde verilecekti. Peki 10 Şubat günü herhangi bir müjde verildi mi, hayır, aslında herkes birbirine sorduğu müjde neydi?

İşte tüm bu bilgiler ışığı altında Gara operasyonu ile ilgili şöyle bir analiz yapmak yanlış olmayacaktır:

- Gara operasyonu klasik bir teröristi bul yok et, ya da örgütün lojistik ve ağırlık noktalarını imha et tarzı sınır ötesi harekatı değildi.

- Operasyon arama ve kurtarma operasyonuydu, yani bir çeşit rehine kurtarma operasyonu.

- Böyle bir harekatın, konusunda uzman, özel harp/harekat birliklerinin MAK (Muharebe Arama Kurtarma) timleri ile yapılmalıydı ve öyle de oldu.

- Açıklandığı gibi istihbari bilgiyi teyit etmek amacıyla değil, teyit edilmiş net/sahadan alınan istihbari bilgi üzerine yapılmalıydı ve öyle yapıldı, rehin alınan kahramanlar belirlenen hedefteydi, istihbarat doğruydu.

- Hava ve diğer unsurlar harekatın gidişatında beklenmeyen gelişme ve geri çekilme anında, ihtiyaç duyulması halinde kullanılmalıydı, açıklandığı gibi harekat öncesinde değil.

- Böylesi bir harekata davul zurna çalınarak başlanmamalı ve operasyon anında basınla ve ilgisiz kişi/kurumlarla bilgi paylaşılmamalıydı, bilmesi gereken prensibi operasyon öncesi ve sonrasında en üst seviyede uygulanmalıydı, Gnkur. Bşk. ve Hulusi Akar’ın IKYB ziyaretinin basına haber yapılmasını dikkate almazsak davul zurna çalınmadığını da söyleyebiliriz?

- Üç kahramanın operasyonun başında şehit olması ve operasyonun rehine kurtarma operasyonu olduğunun deşifre olmasını müteakip, teröristler rehin tuttukları 13 kahramanı hunharca şehit etti, bu vakitten sonra operasyon teröristi bul yok et geri çekil operasyonuna doğru evrildi, eldeki tüm imkanlarla teröristlere en ağır zayiat verdirild.

Sonuç olarak, rehine kurtarma olarak başlayan operasyon maalesef toplam 16 kahramanımızın şehit olmasından sonra evrildi ve teröristi ve ağırlıklarını bul yok et operasyonu oldu.

Eğer operasyon ilk planlandığı gibi amacına ulaşsaydı bugün operasyon sahası ve operasyonun bir başka ülke toprağı içinde olmasının da etkisiyle Dünya tarihinde ders olarak anlatılacak bir kahramanlık hikayesini konuşuyor olacak, müjdemizi alacaktık.

Burada unutulmaması gereken bir diğer husus da bunun klasik bir rehine kurtarma operasyonu olmadığı, yüksek risk taşıdığıdır. Ancak, bu operasyonda kaç teröristin imha edildiğine bakılmadan, 3 kahraman özel kuvvet personeli ile beraber rehin tutulan 13 kahramanın da şehit olmasından dolayı, bu operasyonda arzu edilen sonuca maalesef ulaşılamamıştır.

Riski alan hesabı da vermelidir.

Şehitlerimizi ve ailelerini saygı ile bir kez daha selamlıyorum.