‘Gaziler Günü’nde gazilerimiz…

Ancak gazilerine sahip çıkabilen toplumlar büyür ve gelişir; ancak gazilerine onların onurunu incitmeden insanca davranabilen toplumların geleceği vardır. Bunun için her ülke belli tarihleri gaziler günü olarak kutlar. Resmi açıklamalar yapılır, kutlamalar gün boyu sürer.

‘Gaziler Günü’nde gazilerimiz…

Ülkeleri için savaşanların toprağa düşüp şehit olanları, sağ kalıp ülkesi için çalışmaya devam edenlerinin arasındadır gaziler.

Kahramanlığın bir diğer adıdır gazi.

Şehit olmamış, yaşıyorlardır; ancak bizim gibi değil, ya gözleri kör olmuştur,ya kolları bacakları yoktur.

En büyük yara ise gönüllerindeki yaradır; arkadaşlarının şehit olmasına tanık olmuşlardır; en kötüsü yaşadıkları toplumdan gerekli saygıyı görememekten, şiddete kadar varan yaşadıkları olumsuz olaylardan aldıkları yaradan.

Yine de onlar en büyük gazi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, onun vakarında bir yaşam sürerler. Önce vatan derler.

Bu nedenle resmi olarak “Gaziler Günü” kutlamaları yapılmaktadır. Dünyadaki tüm uluslar gazilerine birer onur madalyası olarak bakar; çocuklarına önce gazilerin varlığını öğretir.

Ancak gazilerine sahip çıkabilen toplumlar büyür ve gelişir; ancak gazilerine onların onurunu incitmeden insanca davranabilen toplumların geleceği vardır.

Bunun için her ülke belli tarihleri gaziler günü olarak kutlar. Resmi açıklamalar yapılır, kutlamalar gün boyu sürer.

“19 Eylül” tarihinin gazilerimizden çok toplum olarak bizler için önemi daha büyük olmalıdır.

GAZİLER GÜNÜ NE ZAMAN İLAN EDİLDİ?

13 Eylül 1921′ de  kazanılan Sakarya Zaferi’nin hemen ardından, 14/15 Eylül gecesi, Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa ile  Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Edirne ve Kozan Milletvekilleri sıfatıyla  Büyük Millet Meclisi Reisliği’ne cepheden telgrafla şu önergeyi gönderdi:

“Bizzat muharebe meydanındaki tedbiriyle  muzafferiyetin amil ve müessiri olmuş Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine  müşirlik rütbesi ile gazilik ünvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz. Büyük Millet Meclisi’nin bu teveccühünün milletimiz tarafından doğrudan doğruya  bütün orduya müteveccih bir eser-i takdir ve taltif olacağı kanaaatinde bulunduğumuzu arz eyleriz.”

Sakarya Meydan Muhaberesi’nin kazanılmasından sonra, 19 Eylül 1921 tarihinde, TBMM’since Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK’e, “MAREŞAL” rütbesi ile “GAZİ” ünvanı verilmiştir.

19 Eylül, “GAZİLER GÜNÜ” olarak kutlanmaktadır. Gaziler gününde yapılacak törenler, Başbakanlığın 24 Ağustos 2003 tarih ve 25209 sayılı resmi gazetede yayınlanan yönetmeliği esaslarına göre düzenlenir.

GAZİLER GÜNÜ NE ZAMANDAN BERİ KUTLANIYOR?

Türkiye, yalnızca son 100 yıl içinde Balkan Savaşları, Kurtuluş Savaşı ve bu savaşın içinde ayrı ayrı ona yakın savaş, Kore ve Kıbrıs savaşları, PKK’yla mücadele, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi günlerinde süren sokak savaşları gibi hiç eksik olmayan savaş ortamında her ilde, her ilçede belki de her evde şehit/gazisi olan bir ülkedir.

Ancak gaziler günü 2002 tarihine kadar değişik sivil ve resmi kuruluşlarca kutlanıyordu.
Gaziler Günü maalesef ancak 27/06/2002 tarihinde 4768 sayılı 18 Mart Gününün Şehitler Günü ve 19 Eylül Gününün Gaziler Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanunun’la resmi niteliğe büründü. Bir yasası, yönetmeliği oldu.

GAZİLER KAÇA AYRILIR?

Müslümanlıkta bir mertebe olan gazilik önceleri ikiye ayrılırdı:

1- MUHARİP GAZİ: Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından harbe fiilen katılanları, ifade eder.

2- MALUL GAZİ : Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı hyurtiçi ve yurtdışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki arekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda sakatlığı rapor ile kesinleşenleri ifade eder.

PKK’yle mücadele ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra sivil asker polis mücadelesinin omuz omuza sokak mücadeleleri biçiminde sürmesinden, bu mücadelede sivil kayıplar ve sivil yaralanmaların olmasından sonra sivillere de “gazi” ünvanı verilmeye başlanmış, aynı haklardan yararlanmaları sağlanmıştır.