Habertürk programında ekonomi tartışması, Prof. Ersan Şen ile Türkiye Gazetesi yazarı Cem Küçük arasında gergin anlara neden oldu.
Habertürk TV’de “Enine Boyuna” programında hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen ile Türkiye Gazetesi yazarı Cem Küçük arasında tartışma çıktı.
Cem Küçük, “Savunma sanayi alanında on binlerce kişi çalışıyor, bunu alkışla” derken Şen ise “O zaman niye millet ağlıyor? Niye sayın Cumhurbaşkanı enflasyondan bahsediyor?” şeklinde yanıt verdi.
Ekonominin kötü gidişatına dikkat çeken Şen, “Niye millet ağlıyor? Niye sayın Cumhurbaşkanı enflasyondan bahsediyor? Neden borç alıyorsun? Tasarruf yapmıyorsun çünkü, israftasın” dedi. Küçük ise pandemi nedeniyle Türkiye’de bazı zorluklar yaşanmasının normal olduğunu öne sürdü.
İşte o anlar…
@Vatandas: Pardon, haklisin. Millet olma bilincini kaybedeli cok oldu toplumun. Sayilari milyonlari bulan Mülteci girislerinden sonra ülkede genetik olarak dahi bir millet mevhumu kalmadi. O yüzden, havadan nem kapacagina, isin özüne, söylenmek istenene ve ifadedeki öfkeye odaklanmaya calis. Süslü laflar duya duya büyüdügünüz icin, gercekler yüzde tokat etkisi yaratabilir.
Dünyadan bi haber Cem Kücük Savunma Sanayini agzina dolasmis, 80 Milyonluk bir ülkede !
Daimler bünyesinde 100 bin kisi calistiriyor desem ne diyecek kücük mü kücük !
Ve ayni Sirket tek bir kurus Vergi ödemiyor desem ne diyecek…..
Ama en tepe Noktasinda calisanlar paranin icinde yüzüyorlar desem ne diyecek…..
Bunlarin bilgisi Cep telefonuna bagli !!!!!!
Bu sadece bir örnekti !
Bu millete derken…. Terbiyeni takin be. Kendi adina konus. Biz de bu millet in icindeki bireyleriz.
Kahve toplantisi !!!!
Eger ciddi alinacak biri varsa o da sayin Sen.
SAGIRLAR birbirini AGIRLAR….
Sizi anlamakta güclük cekiyorum. Ölümüne sigara icilen tek ülke Türkiye kaldi dünyada. Dünyanin medeni hic bir ülkesinde Türkiyedeki kadar kendinden gecercesine sigara icilmiyor ve hatta artik sigara kullananlara yadirgayici gözlerle bakiliyor. Hal böyle iken, o cok bahsettiginiz küreselcilerin büyük gelir kaynaklarindan biri olan sigara endüstrisine gönüllü olarak aldiginiz her paket sigarayla katkida bulunmaktan, ictiginiz her sigara ile ömrünüzden dakikalar yada saatler heba etmeniz sizi hic rahatsiz etmezken, bu küreselciler ve asi karsitligi propagandalarini benim aklim almiyor. Madem bu küreselcilere bu kadar karsisiniz, önce tüketim aliskanliklarinizi bir gözden gecirin derim. Bahsettiginiz küreselcilere sizin de katkiniz oldugunu göreceksiniz. Asi hayat kurtarir. Küreselcilere söveceginize, basimizdakilere sövün, bunca üniversite, bunca doktor, virolog ve kimyagere ragmen bu ülke kendi asisini neden gelistiremiyor diye. Birakin artik bu dis gücler muhabbetini.
Hacisalihoglu ve küçük için elestrilerinizde haklısınız ama bu haberturkun maaşlı elemanı Atatürkçü görünümlü Ersana fazla güvenmeyin. Danışıklı dövüş bu Küreselci eskilerinin ve yenilerinin medya şovu. Ersan Şen eger Atatürkçü olsaydı halkı kolluk kuvvetleriyle zorla aşılayın demezdi. Bunların hepsinin ipi aynı yere bağlı.
Bu millete az bile. Allah daha beter etsin insaallah. Cem Kücük, Hacisalihoglu vs. gibi etki ajani, haramzade tiplerin yiyip icip, semizlenip ekranlardan bu haysiyetsiz toplumla alay edip, küfür eder tavirla tiksirabildigi bir ülkede, o ülkenin insani her türlü muameleye layik demektir. Tekrar söylüyorum, daha beter olun. Acliktan bahsedilen programda verecek cevabi yada argümani olmayan gazeteci müsvettesi, Bayraktar‘dan bahsediyor. Simdi bu parazite sorsalar: Bayraktarin bu ülkeye katmadegeri var, bunu herkes biliyor da, be haysiyetsiz, sen kimsin cikmis orada onun bunun sermayesini pazarlayip ac karnini doyurma calisiyorsun. Zerre kadar acimiyorum bu topluma artik. Yasanan hersey müstehak.
Hayır, dün asıl tartışma Yaşar Hacısalihoğlu’nun yakışıksız sözlerinin ardından başlamıştı. İnsanları gerçekleri söylediği için halk dalkavukluğu ile suçlayanlar ve “vatan, millet, birlik beraberlik” naraları ile bu gerçeklerin üstünü örtmek isteyenler, halk dalkavukluğunu bizzat kendileri yapmaktadır. Her şey iyi giderken “ben yaptım, ben ettim, şöyle şahaneyim, böyle şahaneyim”; bi şeyler ters gittiğinde ise “hadi şimdi birlik beraberlik zamanı, aynı gemideyiz, bilmem ne, bilmem ne” öyle mi! Güldürüyorsunuz efendiler, güldürüyorsunuz…