1. Haberler
  2. Gündem
  3. Hakan Fidan açıkladı: KAAN’ın üretiminde ‘ABD’ krizi

Hakan Fidan açıkladı: KAAN’ın üretiminde ‘ABD’ krizi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Erdoğan-Trump zirvesine ilişkin açıklamasında "CAATSA yaptırımları gibi ilişkilerimizi daha da güçlendirmemizin önünde engel teşkil eden sorunların çözülmesi gerektiği konusunda mutabakat sağlandı" dedi. Fidan, Türkiye'nin üretilecek savaş uçağı KAAN'a tedarik edilecek motorların lisanslarının ABD tarafından durdurulduğunu da söyledi. Konuyla ilgili ABD'de kongreden onay beklenildiğini belirten Fidan, "Lisansların çıkarılıp motorların gelmesi lazım ki KAAN'ların üretimi başlayabilsin" ifadelerini kullandı.

featured

BM 80. Genel Kurulu kapsamında New York’ta olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkevi’nde değerlendirmelerde bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Çok sayıda ikili görüşme yaptığını kaydeden Fidan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi Başkanı sıfatıyla Yıllık Koordinasyon Toplantısı’na başkanlık ettiğini dile getirdi.

“Filistin meselesi ve Gazze’deki durum bu genel kurul haftasının en önemli gündem maddesiydi” diyen Fidan, neredeyse her gün Filistin’le ilgili bir veya iki programın olduğunu aktardı.

Fidan, “Türkiye olarak Filistin konulu tüm toplantılara ya öncülük ettik ya koordine ettik ya destek verdik. Zaten hepsine katıldık ve Filistin davasını çok şükür en güçlü şekilde savunduk” ifadelerini kullandı.

‘TRUMP’A GAZZE’YE İLGİLİ BEKLENTİLERİMİZİ AKTARDIK’

Arap Birliği ve İİT üyesi 8 ülkenin liderlerinin ABD Başkanı Donald Trump’la birlikte katıldığı Gazze konulu toplantı hakkında da mesajlar veren Fidan, şunları kaydetti:

“Bu görüşmede 800 milyona yakın Müslüman nüfusu bulunan bir grup ülke olarak Başkan Trump’a Gazze’yle ilgili beklentilerimizi açık bir dille aktardık. Gazze’de ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini ve bölgeye insani yardım ulaştırılmasının şart olduğunu söyledik. İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etmesinin asla kabul edilemeyeceğini, Gazzelileri ana yurtlarından göç etmeye zorlayacak her türlü girişime karşı olduğumuzun altını topluca çizdik.”

Fidan, gündeme getirdikleri konularda olumlu bir ivmenin sağlanacağını ümit ettiklerini belirterek, “Buna ilişkin ilk emareler var. İnşallah sonu da gelir” dedi.

‘BATILI ÜLKELERİN FİLİSTİN DEVLETİNİ TANIDIKLARINI İLAN ETMELERİ SON DERECE ÖNEMLİ’

Yüksek Düzeyli haftada “Filistin Konulu Güvenlik Konseyi” toplantısına da katılarak İİT adına bir konuşma yaptıklarını kaydeden Fidan, “Filistinlilere Yardım İçin İrtibat Komitesi” toplantısına, “Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA)” konulu toplantıya, Gazze’nin yeniden inşasına yönelik toplantıya ve Lahey grubu toplantısına üst düzeyde katılım sağladıklarını dile getirdi.

Fidan, BM Genel Kurulu kapsamında imzaya açılan İnsani Yardım Personelinin Korunması bildirisine taraf olduklarını da ifade etti.

Erdoğan ve kendisinin yaptığı ikili görüşmelerde de Filistin meselesini sürekli gündeme getirdiklerini, Filistin için daha fazla destek sağlanmasını istediklerini söyleyen Fidan, şunları dile getirdi:

“Genel Kurul sırasında ve hemen öncesinde bazı Batılı ülkelerin Filistin devletini tanıdıklarını ilan etmeleri son derece önemli bir gelişme oldu. Bu sonuç aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi Ortak Temas Grubu olarak yürüttüğümüz çalışmaların somut bir neticesidir. Filistinlilerin haklı davasını her zaman her platformda savunmaya devam edeceğiz.”

‘TRUMP’I ÜLKEMİZE DAVET ETTİK’

Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump ile Washington’daki görüşmesine de değinen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ziyaretleri genel itibariyle son derece dostane, olumlu ve yapıcı geçti. Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Başkan Trump’ı hem ikili ziyaret için hem de gelecek yıl Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi kapsamında ülkemize davet ettiler. Görüşmeden CAATSA yaptırımları gibi ilişkilerimizi daha da güçlendirmemizin önünde engel teşkil eden sorunların çözülmesi gerektiği konusunda mutabakat sağlandı.”

Savunma sanayisi alanında atılabilecek adımların değerlendirildiğini de kaydeden Fidan, “Ekonomik ve ticari ilişkilerin dengeli şekilde ilerletilmesi ve ticaret hacminin 100 milyar dolara ulaşması için somut projeler üzerinde çalışacağız” dedi.

Fidan, Türk Hava Yolları’nın 75 adet geniş gövdeli ve 150 adet dar gövdeli uçak satın alması için anlaşma sağladığını hatırlatarak, ziyaret öncesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ABD’den uzun süreli LNG tedariki için anlaşmaya vardığını, ziyaret kapsamında da Stratejik Sivil Nükleer İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nın imzalandığını ifade etti.

‘SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI KONUSUNDA İKİ ÜLKE DE HEMFİKİR’

Erdoğan ve Trump’ın görüşmede bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldığını aktaran Fidan, “Erdoğan’ın Filistin konusunu gündeme getirdiğini, Türkiye için önemli konuların altını çizdiğini” söyledi.

Fidan, bu konuların başında Gazze’de ateşkesin bir an önce sağlanması hususu geldiğini, ayrıca “Erdoğan’ın İsrail’in yayılmacı politikalarının bölgede yarattığı risklere dikkati çektiğini” dile getirdi.

Görüşmede ayrıca Suriye’de ABD ile temasların gündeminde olan konuların da ele alındığını kaydeden Fidan, “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunması gerektiği konusunda her iki ülke de hemfikir” dedi.

Fidan, iki liderin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi için atılabilecek ortak adımları da ele aldığını ve Türkiye-ABD arasında NATO’da eş güdümün artırılması üzerinde durulduğunu belirtti.

‘ZİYARET ABD İLE İKİLİ İLİŞKİLERİMİZ BAKIMINDAN SON DERECE VERİMLİ’

Bakan Fidan, “Ziyaretimizin sonunda her iki ülkenin de işbirliğini karşılıklı saygı temelinde daha da ilerletmek istediğini gördük. Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve Başkan Trump bu yönde ortak bir iradeye sahipler” ifadelerini kullandı.

Fidan, “New York’a ve Washington’a ziyaret, gerek BM çerçevesindeki temaslarımız ve gerek ABD ile ikili ilişkilerimiz bakımından son derece verimli oldu” dedi.

BM Genel Kurulu’nun bu yılki temasının “birlikte daha iyi, barış, kalkınma ve insan hakları için 80 yıl ve daha fazlası” olarak belirlendiğini söyleyen Fidan, Türkiye olarak küresel meselelere katkı sağlamayı sürdüreceklerini söyledi.

Çok kutuplu dünyada stratejik özerkliği koruyarak ve Türkiye’nin çıkarlarını savunan politikalar geliştirdiklerini belirten Fidan, “gelecek dönemde de Erdoğan’ın liderliğinde diplomasiyi, diyaloğu ve işbirliğini ön plana çıkarmaya devam edeceklerini” ifade etti.

‘İSRAİL BAŞBAKANI DA WASHINGTON’A ZİYARETTE BULUNACAK’

Trump’ın Gazze’de ateşkesin sağlanmak üzere olduğuna dair açıklamaları hatırlatılarak, Gazze konusunda gidişatı değiştirecek bir beklenti olup olmadığının sorulması üzerine Fidan, bu yönde çoğu kamuoyunun gözü önünde olmayan, Türkiye’nin bir kısmına öncülük ettiği yoğun bir diplomasi trafiği olduğunu söyledi.

Fidan, Trump ile Erdoğan da dahil olmak üzere 8 ülke liderinin yaptığı toplantının önemine işaret ederek “Önümüzdeki hafta İsrail Başbakanı da Washington’a bir ziyarette bulunacak. Bütün bunlarda Amerika’nın aslında kendi merkezi rolünü oynaması ve İsrail üzerindeki etkisini kullanması bizim için önemli. ABD’yi bu noktaya getirmek için takip edilmesi gereken diplomatik usulün, stratejinin, ilişki adımlarının dikkatli hesaplanması ve bunların teker teker hayata geçirilmesi gerekiyordu” değerlendirmesini yaptı.

Şu anda önceliklerinin “Gazze’de ateşkesin sağlanması, sivil katliamının durması, bir an önce insani yardımların girmesi” olduğunu belirten Fidan, “Bunu önceleyen bir ateşkes anlaşmasını ve paralelinde diğer hususları da gündeme getiren bir kağıt üzerinde çalışılıyor. Bu biraz dediğim gibi sessiz götürülen bir çalışma oldu. İlgili ülkeler olarak katkılarımızı verdik. Müzakereler devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Fidan, bu konuda iyimser olmak istediklerini belirterek “Ama bizde geri adım atmak yok, bıkmak usanmak yok bu yolda elimizden gelen her şeyi, tüm yaratıcılığımızı, gücümüzü kullanarak yapmaya devam edeceğiz” dedi.

‘MÜLTECİLERİN SON BULMASI İÇİN…’

Fidan, ABD’nin İsrail ile Suriye arasında bir anlaşma için arabuluculuk yaptığına ve buna yönelik istişarelere ilişkin, Suriye meselesinin bütün yönleriyle yapılan görüşmelerde yer aldığını belirterek, “Biliyorsunuz, hem bölge güvenliği için önemli hem Türkiye’nin güvenliği için önemli. Daha da önemlisi Suriyelilerin kendisi için önemli” dedi.

Milyonlarca Suriyelinin hala Suriye’nin dışında “mülteci” sıfatıyla yaşadığını ve bunun da son bulması için Suriye’nin kalıcı istikrara kavuşması ve buna ilişkin güçlü sinyalleri vermesi gerektiğini aktaran Fidan, bölgede Suriye özelinde İsrail’in saldırılarıyla başlayan yeni bir tehdit algısı olduğuna işaret etti.

Fidan, halihazırda Suriye’nin kendine ilişkin, has problemleri ve toplumsal bütünlüğüne ilişkin tehditler olduğunu kaydederek “Suriye’de Beşar Esad döneminden kalma altyapı ve ekonomik sıkıntıların ve iç savaştan kalan yıkımın olduğunu” söyledi.

Bütün bunların uluslararası sistemin de aktörlerin de desteğiyle giderilmesi için gerçekten mucizevi bir diplomatik başarı sağlandığına dikkati çeken Fidan, şunları ifade etti:

“Hem Türkiye hem bölgesel ülkeler hem Avrupa Birliği hem Amerika çok büyük bir süratle Suriye’deki yeni yönetime destek verme ve Suriye’nin yaralarını sarma konusunda bir fikir birliği içerisine girdiler ve eylem birliği de başlamıştı. Tabii, bu noktada İsrail’in saldırıları denklemi değiştirmeye başladı. Bu nasıl giderilebilir? Buna ilişkin arayışlar devam ediyor. Suriyeli kardeşlerimizin bu noktada yürüttüğü görüşmeler var, bizim verdiğimiz destekler var. Bizim yaptığımız görüşmeler var, Amerikalılarla bu konuyu çok büyük bir sıklıkla gündeme getiriyoruz. Bölgesel ülkelerle yaptığımız görüşmeler var. Bu önemli bir konu. Bunu mümkün olan en uygun diplomatik yöntemle çözmeye gayret ediyoruz.”

‘SDG’ MESAJI

Fidan, SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG’ye ilişkin, örgütün oluşturduğu muhtemel ve mevcut tehditle ilgili çerçeve konuların sürekli gündemde olduğunu kaydederek, iki ve üç taraflı olarak sürekli takip edildiğini söyledi.

Şam’daki yönetim ile SDG arasındaki müzakere süreçlerinin yakından takip edildiğini aktaran Fidan, ABD’nin konuya ilişkin evrilen görüşleri ve rolüyle ilgili değerlendirmeleri ve yönlendirmeleri olduğunu dile getirdi.

‘TÜRKİYE, SURİYE’DE GEREKENLERİ YAPMAYA HAZIR’

Fidan, Türkiye’nin bu konuda çok yakın bir takibi, ilgili kurumların değerlendirmeleri ve alınan kararlarının söz konusu olduğunu vurgulayarak, şunları aktardı:

“Günün sonunda hedefimiz şu: Türkiye’nin milli güvenliğinin tehdit altında olmadığı, Suriye’deki Kürt kardeşlerimiz dahil hiçbir azınlık veya çoğunluk grubunun kendisini tehdit altında görmediği, özgür gördüğü, kimliğini yaşayabildiği, eşit hissettiği, güvende hissettiği bir ortamın olması. Bunun için gerekli olan siyasal çerçeve, ekonomik katkı, kurumsal kapasite, askeri ve güvenlik tedbir ne ise Türkiye hepsini vermeye ve gerekenleri yapmaya hazır. Bunu tek taraflı olarak değil, bölgedeki ortaklarıyla, bulabildikleri paydaşlarıyla beraber yapmaya hazır.”

Bu yönde ve bu hedefler doğrultusunda çalıştıklarını aktaran Fidan, “bu konuda çok şeffaf ve net olduklarını ve hiçbir gizli gündemleri bulunmadığı” söyledi.

‘MUHATAPLARIMIZ BUNU ANLAMAZSA BAŞKA YÖNTEMLERİ DE KULLANIRIZ’

Fidan, “Erdoğan’ın da her fırsatta dünya liderleriyle yaptığı görüşmede bunun altını çizdiğini” aktararak, ilgili kurumlar ve Dışişleri Bakanlığı olarak kurumlarla bunu koordine ettiklerini anlattı.

Erdoğan’ın bu vizyonunu alanda hayata geçirmenin koordinasyonunu yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini dile getiren Fidan, “Türkiye, büyük ve güçlü bir ülke. Kurumsal kapasitesi yüksek, hangi aracı, ne zaman kullanacağını iyi biliyor. Ama her zaman için hikmetle iyi sözle ve barışçıl amaçlarla ve yöntemlerle başlangıç yapmak istiyoruz ve bununla gitmek istiyoruz. Muhataplarımızın bunu anlamadığı, buna pozitif cevap vermediği bir ortamda, başka yöntemleri de her zaman için devlet olarak kullanmak bölgemize, halkımıza, milletimize, devletimize olan bir yükümlülük” ifadelerini kullandı.

‘TRUMP’IN BİZ BİR İRADE KOYDUĞUNU GÖRDÜK’

Fidan,  Erdoğan ile Trump arasındaki görüşmenin sonuçlarına ilişkin, “Birincisi her iki tarafta da Sayın Trump’ta da Sayın Erdoğan’da da iki ülke arasındaki sorunları tamamıyla çözmeye yönelik niyet var ve irade var” ifadesini kullandı.

Farklı kategorilerde, geçmişten gelen, konjonktüre dayalı, siyasetin doğasından gelen veya fikir ayrılığı bulunan bölgesel ve küresel sorunlar olduğuna işaret eden Fidan, “Başka üçüncü aktörlerin olmadığı konularda, ikili ilişkilere dayalı konularda sorunların çözülmesi yönünde Sayın Trump’ın biz bir irade koyduğunu gördük. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da bu yönde gerçekten büyük bir ikna kabiliyeti var. Biliyorsunuz, küresel ölçekte sayılı liderlerden olmanın avantajını biz açıkçası ülkemiz lehine burada kullanıyoruz” diye konuştu.

‘KAAN’IN MOTORLARI MECLİS’TE BEKLİYOR’

Fidan, Erdoğan-Trump görüşmesinde hangi konuların gündeme geldiği ve hangileri üzerine çözüme gidildiği sorusu üzerine şunları söyledi:

İkili ilişkilere dayalı konularda sorunların çözülmesi yönünde sayın Trump’ın irade koyduğunu gördük. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu konuda büyük bir ikna kabiliyeti var. 2019’daki olan olaylardan sonra ortaya çıkan CAATSA. CAATSA konusu bizim için aslında şöyle büyük bir sıkıntı. İki NATO müttefiki ülke arasında birbirlerinden bir şey almayı engelleyen bir yasal kısıtlamanın olması yani sistemik olarak büyük bir problem. Şundan dolayı şu anda diyelim F-35 vesaire işte almayı beklediğimiz işte KAAN’ın (Milli Muharip Uçağı) motorları var şu anda bekliyor mecliste, Amerikan kongresinde. Onların lisansı durmuş durumda. Yani onların lisansının hayata geçip, motorların gelmesi lazım ki KAAN’ların üretimi başlayabilsin.

 

‘MÜTTEFİKLİK RUHUNA YAKIŞMIYOR’

Aslında sistemik olarak bizim Amerika’yla olan ilişkimizde sınırlamaların olması bizi ister istemez daha farklı araçlar içerisine itecek, uluslararası hareket sistemine. Kendi yeteneklerimizi zaten geliştiriyoruz, onda bir problem yok ama hiçbir ülke kendi geliştirdiği yeteneğiyle kendi kendine yeterli olmuyor. Muhakkak hem bir ittifak kültürü, daha gelişmiş bir silah, daha gelişmiş bir şeyi alma ihtiyacımız oluyor. Veya bizden alınıyor, biz satıyoruz. Şimdi burada, daha geçen gün bir toplantıdaydım, orada da Amerikalılar, yani Banka’nın ürettiği teknolojinin Amerika içinde bir üretim alanı olabileceği, Amerika’nın da Türkiye’deki bu gelişmiş teknolojiden istifade edebileceği konusunda talepleri var, olaylar var. Yani bu konu aslında tek taraflı olmuyor. Artık Türkiye’nin de geliştirdiği yeteneklerden sonra iki taraflı gidiyor. Amerikan pazarından ünvan satabiliyor, silah satabiliyor. Her zaman bunun algısı tek taraflı gibi, aldığımız daha fazla ödeme yapıyoruz bu konuda. Yani bu müttefiklik ruhuna, stratejik ortaklık ruhuna yakışmıyor. Onun için CAATSA’nın aradan çıkması meselesi var. Bu konuda iki tarafta da irade var. ”

‘TRUMP-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ SOMUT SONUÇLARI FEVKALADE İYİ BİR GÖRÜŞMEYDİ’

Fidan, Trump-Erdoğan görüşmesine ilişkin, “Genel olarak ifade ettiğim gibi, somut sonuçları fevkalade iyi bir görüşmeydi, ziyaret idi. Zaten liderlerin belli aralarla bir araya gelmeleri gerekiyor” ifadesini kullandı.

İki ülke arasında süren ticarete, teknolojiye, eğitime, savunmaya, dış politikaya, bölgesel konulara dayalı politikalar olduğunu belirten Fidan, bürokratların, iş insanlarının ve bakanların bu süreçleri yürüttüğünü ancak bunun en tepedeki seçilmiş liderlerin iradeleriyle mümkün kılındığını söyledi.

Fidan, liderlerin belli aralıklarla bir araya gelerek birbirlerine güvenme ve iradelerini devam ettirme konusunda mutabık kalmalarının önemli olduğunu vurgulayarak, bunun uluslararası ilişkilerin doğasında bulunduğunu ve bütün büyük ülkeler için bir mekanizma olduğunu dile getirdi.

Özellikle irade kaynaklarının bir araya gelip birbirlerine güvendikleri, işbirliğini sürdürmeleri gerektiği ve bundan memnun oldukları sinyalini vermesinin önemli olduğunu belirten Fidan, “Ben özellikle bunun sağlanması açısından bu ziyareti önemli buluyorum ve belli aralıklarla bunun olması gerekiyor büyük müttefikler arasında” dedi.

Fidan, Trump-Erdoğan görüşmesinin iki ülke arasındaki ilişkilere etkisine ilişkin, bu görüşmenin Trump göreve geldiğinden bu yana iki lider arasındaki ilk devlet ziyareti olduğunu ifade etti.

‘DÜZENLİ BİR İLETİŞİM VE KOORDİNASYON VAR’

Daha önce iki liderin çeşitli vesilelerle bir araya geldiğini söyleyen Fidan, en son New York’taki toplantıya yan yana katıldıklarını hatırlattı.

Fidan, iki lider arasında sürekli bir iletişim olduğunu ve telefonda da çok sık konuştuklarını dile getirerek şunları kaydetti:

“Düzenli bir iletişim ve koordinasyon var. Ben ilişkilerin dediğim gibi iki tarafta da irade mevcut, artık geri kalanı iş dünyasına kalmış, enerji dünyasına kalmış, savunma sanayisine kalmış. İlgili aktörlere kalmış, bizlere kalmış bir konu. Biz ne kadar taşırsak, ne kadar yeni işbirliği alanı, iş dünyası ne kadar yeni ticaret üretirse, iş geliştirirse o kadar gidecek. Şu anda en azından Amerikan yönetiminde Türkiye ile ilişkilerde başkanın kendi güç alanında olan konularla bir sıkıntı alanı yok. Ama Kongre’ye dayalı yasal olarak birtakım daha önceden başlatılmış sınırlamaların yine aynı şekilde siyaset üzerinden yürütülmesi ve götürülmesi gerekiyor. Bu konuda da tabii ki Amerikan yönetim liderliğinin yadsınamaz bir rolü olacağını düşünüyorum.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!