Hakkında dava açılan İlker Başbuğ'dan açıklama

Verdiği bir röportajdaki bazı ifadeleri nedeniyle hakkında dava açılan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “Kendi adıma değil, ülkem adına üzülüyorum” dedi.

Hakkında dava açılan İlker Başbuğ'dan açıklama

26.Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a geçtiğimiz günlerde “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama” suçlamasıyla dava açıldı. Suçlama nedeni olarak, İlker Başbuğ'un “Türkiye Cumhuriyeti'nde Güç Odaklarının Mücadelesi” serisinin üçüncü kitabı için 4 Ocak 2021 günü bir gazetede yayımlanan “tanıtım söyleşisi”nde yaptığı bazı değerlendirmeler gösterildi.

Başbuğ, hakkında açılan davaya ilişkin Sözcü yazarı Aytunç Erkin’e açıklamalarda bulundu.

‘ENERJİMİZİ ÜLKEMİZİN SORUNLARINA ÇÖZÜMLER ARAMA ÜZERİNDE HARCAMALIYIZ’

Başbuğ, şu ifadeleri kullandı:

“Dünya Adalet Projesinin Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde, Türkiye 2020 yılında, 128 ülke arasında 107. sırada yer almıştır. Bu, Türkiye'ye yakışan bir durum değildir. Hukuk ve yargı konusu, Türkiye'nin birinci öncelikli sorunudur, konusudur. Maalesef, 2021 yılında hukuk ve yargı alanında yaşanılanlar insanları daha da ümitsizliğe sevk ediyor. Bu nedenle gerçekten her şeyden önce ülkem adına üzülüyorum. Hukukun üstünlüğü konusunda bir ilerleme ve iyileştirme gerçekleştirilemeden, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sorunları çözebilmesi zordur. Enerjimizi ülkemizin sorunlarına çözümler arama üzerinde harcamalıyız. Bu nedenle de açılan dava üzerinde fazla zaman harcamaya da pek gerek olmadığını düşünüyorum.”

İlker Başbuğ'a 3 yıla kadar hapis istemi

BAŞBUĞ HAKKINDAKİ İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu'nca İlker Başbuğ hakkında hazırlanan iddianamede, aralarında AKP Rize İl Başkanlığı, AKP il ve ilçe başkanları ile kadın kolları başkanlarının da bulunduğu toplam 166 kişi 'müşteki' sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, İlker Başbuğ'un 4 Ocak 2021'de Cumhuriyet Gazetesi'ne "Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı alınmış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi açıkça milletin siyasi idaresine de vurulacak bir darbe olurdu" ifadelerini kullandığı kaydedildi. Başbuğ'un söyleşisinde 'darbe' imasında bulunduğu, bu şekilde "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama" suçunu işlediği öne sürüldü.