Harbiye'deki işkence davası genişletilsin! 'Şok Mangaları' için hesap zamanı...

"Şok Mangaları" adı verilen işkence yöntemleriyle FETÖ'cü olmayan subay adaylarının harp okullarını bırakması için eziyet eden örgüt üyelerinin tamamının tespiti ve cezalandırılması için yeni adım atıldı.

Harbiye'deki işkence davası genişletilsin! 'Şok Mangaları' için hesap zamanı...

Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) olmayan askeri öğrencilerin "Şok mangası" yöntemiyle fiziki ve psikolojik şiddet uygulayarak okulu bırakmalarına neden olan eski üsteğmen Ayhan Yeşilkaya'nın yargılandığı davada geçen ay hüküm açıklanmıştı. Eski üsteğmen, işkence suçundan 32 yıl 16 ay hapse çarptırılmıştı.

Fetullahçı Terör Örgütü'ne mensup olmayan öğrencilere harp okulunu bırakmaları için işkence yapan örgüt mensubu askerlerin yargılanmasını sağlayacak ilk mahkeme kararının gerekçesi tamamlandı.

Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesince, "silahlı terör örgütüne üyelik"ten 10 yıl, 8 harp okulu öğrencisine yönelik "işkence" suçundan da 33 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edilen eski Kara Harp Okulu takım komutanı yüzbaşı Ayhan Yeşilkaya'ya verilen cezanın gerekçeli kararı taraflara tebliğ edildi.

FETÖ'nün ülke yönetimini ele geçirmek adına kamu kurumlarına sızmaya çalıştığı, askeri okullara özel önem verdiği belirtilen kararda, örgütün kendisinden olmayanları tasfiye etmek için işkence başta olmak üzere çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi.

Örgütten olmayanları tasfiye çabalarının FETÖ mensubu askerlerce askeri okullarda da uygulandığı ifade edilen kararda, "FETÖ'nün uzun yıllar boyunca sistematik bir şekilde kara, deniz ve hava harp okullarında kendisinden olmayan ve örgüte kazanılamayacağını düşündüğü öğrencileri tasfiye etmeye çalıştığı anlaşılmıştır." tespiti yapıldı.

Yeşilkaya'nın da FETÖ üyesi olmayan harp okulu öğrencilerinin okulu bırakmaları için fiziki ve manevi işkence yaptığına dikkati çekilen kararda, öğrencileri yıldırmak amacıyla yaptığı uygulamalar için tek başına karar almadığının, örgütsel silsilenin söz konusu olduğunun altı çizildi.

Sanık Yeşilkaya ve FETÖ mensubu askerlerin işkence yöntemleri nedeniyle okulu bırakmak zorunda kalan binlerce askeri öğrenci bulunduğuna işaret edilen kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Şok mangası adı altında kendilerine işkence suçu işlenen ve sayıları binlerle ifade edilen mağdurlar bulunduğu, yine geniş bir zaman dilimi içinde çok sayıda failden de bahsedilmesi gerektiği, tüm bu mağdur ve faillerin tespiti ile tek dava dosyası üzerinden yargılama yapılmasına olanak bulunmadığı, daha haklarında soruşturma bile başlamayan çok sayıda eylem bulunduğu, mevcut delil durumuna ve müşterek faillik kriterlerine göre her bir fail hakkında kendi yargılandığı dava dosyasında hareket edilmesi gerektiği düşünülmüştür."

HİYERARŞİK İLİŞKİ

Kararda, sanık Yeşilkaya'nın eylemlerine de yer verilerek hakkında 8 askeri öğrencinin şikayetçi olduğu ve öğrencilerin askeri okulda işkence gördüklerini anlattıkları ifade edildi.

Örgütün mahrem imamlarınca ankesörlü ve sabit hatlardan başka askeri personelle ardışık arandığı belirtilen Yeşilkaya'nın, tanık beyanları da dikkate alındığında FETÖ mensubu olarak kabul edildiği bildirildi.

Sanığın örgütsel emir ve talimatları yerine getirip Kara Harp Okulunda takım komutanı olarak çalıştığı dönemde örgüt ile bağlantısı olmayan askeri öğrencilere yönelik işkence araç suçlarını işlemesinin örgütün hiyerarşik yapısının içine girdiğini gösterdiği ifade edildi.

Bu kapsamda Yeşilkaya'ya "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 10 yıl, 8 müştekiye yönelik "işkence" suçundan da 33 yıl 4 ay olmak üzere toplam 43 yıl 4 ay hapis cezası verildiği anlatıldı.

Ayrıca gerekçeli kararda sanık ile müşterek fail olarak hareket ettikleri belirtilen 3 kişi hakkında işkence suçundan gereğinin takdir ve ifası için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmedildi.

SİSTEMATİK İŞKENCE VARDI

Gördükleri işkence sonucunda harp okullarından ayrılan öğrencilerin avukatlarından Ali Işıner Hamşıoğlu, mahkemenin gerekçeli kararını AA muhabirine değerlendirdi.

Yargılamanın FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetlerindeki ayıklama ve temizleme faaliyetini net olarak ortaya koyduğunu belirten Hamşıoğlu, "Örgütün devlet kurumlarının her birini ele geçirmek için yaptığı faaliyetler zaman içerisinde görülmekle birlikte özellikle askeri okullarda örgüt dışındakileri ve örgütten ayrılmak isteyenleri hedef alan işkencelerin varlığına ilişkin iddiaların varlığı bu dava sonucunda sabit hale geldi." dedi.

Anayasa Mahkemesinin daha önce bir öğrencinin bireysel başvurusu üzerine hak ihlali tespit ettiğini ancak işkence fiilinin varlığına ilişkin karar veremediğini ifade eden Hamşıoğlu, "Bu dava, FETÖ'nün sistematik işkencesini gözler önüne seriyor. Kendilerine emanet edilen, özellikle askeri lise kökenli çocukları askerlikten soğutan, psikolojilerinde hayatları boyunca geçmeyecek yaralar bırakan örgüt üyelerinin bunu hem sivil hem askeri imamlarından aldıkları emirler doğrultusunda yaptıkları kararda açıkça ortaya konmuş oldu. Bununla birlikte yargılamanın genişletilerek müşterek faillerin de yargılanmasına ilişkin taleplerimiz kabul edildi" değerlendirmesinde bulundu.

Hamşıoğlu, karar sonrası çok daha kapsamlı bir iddianamenin hazırlanması gerektiğini savunarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz de gerekli hazırlıkları tamamladıktan sonra failler hakkında yeni bir suç duyurusunda bulunacağız çünkü görünürde milletin iradesiyle oluşan meşru hükümete ve aslında devlete ve devletin tüm kurumlarıyla devlet geleneğine saldıran bu casusluk ve terör şebekesi, tüm fiilleri bakımından ve tüm üyeleri açısından hak ettiği cezayı almalıdır. Bu, bundan sonrasında benzer işlere tevessül edecek herkese en başından ders olacaktır."