MERVE DUMAN / VERYANSIN TV
İstanbul’da ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ yürüyüşü sonrasında yaşanan tartışma Türkiye’nin gündemine yerleşti. Yürüyüş sonrası, Kelime-i Tevhid yazılı, yeşil renkli bayrak açan İsmail Aydemir, Galata Köprüsü üzerinde Ege A. ile tartıştı. Ege A., Aydemir’e yumruk attı. Yaşananların ardından polis ekiplerince gözaltına alınan Ege A. tutuklandı.
Olayla ilgili bazı kesimler, “O bayrak hilafet bayrağı değil, Müslümanların ortak değeri” yorumunda bulunurken; şeriatçı gruplardan da “hilafet” çağrısı geldi. Kelime-i Tevhid yazılı bayrağın anlamı da merak konusu oldu.
‘BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN ORTAK BİR BAYRAĞI YOK’
İlahiyatçı Prof. Dr. Şahin Filiz, tartışma yaratan olayı ve olay sonrası yaşananları Veryansın TV’ye değerlendirdi. Kelime-i Tevhid bayrağı ile ilgili ortaya atılan “Müslümanların ortak değeri” iddiaları hakkında konuşan Filiz, “Ellerinde taşıdıkları ‘La ilahe illallah Muhammedun Rasulallah’ yani Kelime-i Tevhid yazan bayrak bütün Müslümanların ortak bayrağı değil, Arabistan’ın bayrağıdır. Bütün müslümanların ortak bir bayrağı zaten yok. Her bir müslüman ülkenin kendi ulusal bayrakları, marşları, sınırları, kanunları var” dedi.
‘SÜPER KUPA’ KRİZİNİN YANKILARI…
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da oynanması planlanan ancak yaşanan ‘Atatürk’ krizinin ardından ertelenen Süper Kupa finaline işaret eden Filiz, “Şu anda şeriat isteyenler, aslında Arabistan’la yaşanan futbol krizinden sonra Filistin Gazze’deki katliamı bahane edip subliminal olarak Türkiye Cumhuriyeti devletini Atatürk ilke ve devrimlerini, milli birlik ve beraberliğimizi adeta tehdit ediyor, meydan okuyorlar. Yani müslümanın müslümana meydan okumasıdır bu” yorumunda bulundu.
‘DOĞRUDAN DOĞRUYA BİR HİLAFET ÇAĞRISI VAR’
Filiz, “Dünyada tek bağımsız, müslümanların çoğunlukta bulunduğu ulus devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir ve Arap Baharı’nı hazırlayan emperyalist güçler Türkiye’de de o Arap Baharı’nın tahribatını, yıkımını gerçekleştirmek üzere sokağa bu bilinçsiz grupları salıyorlar. Burada doğrudan doğruya bir hilafet çağrısı var” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Diğer taraftan bu milletin bayrağı Türk bayrağı olmasına rağmen sokaklarda hilafet bayrağı gezdirenlere tepki gösterenler derdest edilip tutuklanıyor. Dünkü olayda da evet şiddet olmamalı ama adeta Türk milletinin sinir uçlarıyla oynayıp bayrağına, değerlerine, bağımsızlığına ve bütün Cumhuriyet’in kazanımlarına yekten, cepheden saldırarak Türk milletini sindirmek istiyorlar.”
‘İSLAM BAYRAĞI DEĞİL, IŞİD’İN KULLANDIĞI BAYRAK’
“Kelime-i Tevhid” sorusunu yanıtlayan Filiz, şöyle konuştu:
“Açılan hilafet bayrağı bazen yeşil renkte açılıyor, bazen siyah renkte açılıyor. Yeşil bayrak kamuflajıyla normalde IŞİD’in bayrağını temsil ediyor. Şu anda göstericiler, çoğu şuurunda olmadan sokaklarda IŞİD’in bayrağını taşıyor. Bu bir İslam bayrağı değildir, IŞİD’in kullandığı bayraktır. Arabistan’ın bayrağına benzetilerek aslında IŞİD bayrağı açılıp bütün halkı devlete karşı kışkırtıyorlar.
Bu hiçbir İslam ülkesi tarafından benimsenen bir bayrak olmadığı gibi, müslümanların da böyle bir bayrağı yok. Çünkü sadece Osmanlıların bayrağı vardı. Hilafet, Osmanlılara Yavuz’dan sonra geldi ama oradaki bayrak da üç hilaldi. Eğer ümmet bayrağı diyorlarsa üç hilal daha önceden vardı. Hiçbir zaman ümmet bayrağı kullanılmadı. Abbasiler dönemindeki bayrak da ümmetin bayrağı değildi, Abbasi hükümdarının bayrağıydı. Dolayısıyla bu bayrak bütün müslümanları temsil etmediği gibi herhangi bir müslüman ülkeyi de temsil etmemektedir. Her müslüman ülkenin kendine göre bir bayrağı vardır. Ümmet bayrağı diye bir şey yoktur. Kudüs’ü ya da Gazze’yi temsil eden bir bayrak da değildir bu. Gazze’deki mücadele tamamen milli bir mücadeledir, din mücadelesi değildir.
‘IŞİD KATLİAMLARINI GÖLGELEMEK İÇİN BU BAYRAĞI KULLANDI’
Buradaki ‘La ilahe illallah’ ibaresi ‘Muhammedun Rasulallah’ diye devam ediyor. Yani Hz. Muhammed’in mührü esas alınarak kullanılan bir bayraktır. Hz. Muhammed, bunu bayrak olarak kullanmamıştır ama bunu IŞİD kendi katliamlarını, müslüman katliamını gölgelemek için bu bayrağı kullanmıştır. Orta Doğu’da Arap Baharı’nda müslüman kıyımına sebep olan ve bu bayrak altında IŞİD’cilerin katliamını dinin hanesine yazdıran yine bu bayraktır. Yani bunun herhangi bir İslam devletiyle veya ümmetiyle ilgisi yoktur.
‘AY-YILDIZIMIZ DİNİ DEĞERLERİMİZİ DE İÇİNE ALIR’
Kaldı ki Türk bayrağı zaten müslümanların reddedebileceği bir bayrak değil, bir Hristiyan bayrağı değil, bir Yahudi bayrağı değil, bir ümmet bayrağı da değildir. Türk milletinin bayrağıdır. Zaten Türk milleti denildiğinde de çoğunluğu müslüman olan bir milletten bahsediyoruz ve bizim ay-yıldızımız aynı zamanda dini değerlerimizi de içine alır. Şimdi ay ve yıldızdan ibaret Türk bayrağına karşı çıkıp karşısına, ayetin parçası olan bir bayrak dikmek müslümanı müslümana kırdırmak, Orta Doğu’daki emperyalist oyunu bu sefer Türkiye’de oynamak demektir. Bu emperyalistlere adeta kol kanat geren onların kirli emellerini, müslümanın müslümanı öldürmesini, katletmesini adeta planlamış olan birtakım mihraklar, Türk halkını böyle tahrik etmektedir.
‘ALDATMACAYA GELMESİNLER’
“Bir dindar olmak; insanın yaşadığı vatana, bayrağına, değerlerine, geleceğine, Türk milletine yani mensup olduğu ulusa sahip çıkmak demektir. Buna sahip çıkmadan emperyalistlerin ellerine tutuşturdukları bir bayrakla ‘ümmet oluyoruz, hilafeti kuruyoruz’ aldatmacasına gelmesinler. İlk önce kendileri zarar görür” diye seslenen Filiz, Türkiye Cumhuriyeti devletinin laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu hatırlatıp, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bu yürüyen gruplar bir kurtarıcı, yenilmez bir güç bekliyorlarsa bu zaten bazılarının sürekli kendisini hedef aldığı Atatürk ilke ve devrimleridir. Eğer Atatürk ilke ve devrimleri olmasaydı, Cumhuriyet kurulmasaydı bu kitleler bırakın hilafet çağrısı yapabilecek kadar özgürlük alanından yararlanmayı, nefes bile alamazlardı. Her türlü taşkın, yasa dışı davranışlarını bile elini kolunu sallayarak gerçekleştirmelerini yine Atatürk’e borçlular. Her şeylerini borçlu oldukları Atatürk’e ve Cumhuriyet’e saldırarak daha iyi bir müslüman, daha iyi bir İslam toplumu olunmaz.”
‘KUR’AN İLE BELİRLENMİŞ BİR HİLAFET MAKAMI YOKTUR’
“Halifelik siyasi rejimlerden bir tanesidir ama bu asla belirlenmiş, Kur’an’da bir ibadet ve İslam toplumlarının yerine getirmesi gereken bir farz olarak konmamıştır. Böyle bir gereklilik yoktur. Şeriat ise Kur’an’da geçmez. Şeriat, Kur’an’da sadece ‘Şir-a’ yani yol diye geçer. Zaten Kur’an’da bunlar geçseydi İslamcı, şeriatçı örgütler ayetleri önümüze koyardı. Kur’an’da halifelik ve şeriat kavramları bu anlamda geçmez. Şeriat zaten geçmiyor da halifelik sadece şöyle geçer; Hz. Adem’in oğullarına yani insanlara ‘biz sizi yani insanoğlunu yeryüzünde halife olarak yarattık. Yeryüzünü imar edin, ıslah edin, iyilik yapın, barışı, dayanışmayı getirin diye halife ilan ettik’ diye hitap eder. Bu ne demektir? Kim bireysel olarak tanrının ahlakıyla ahlaklanırsa halifedir. Asla Kur’an ile belirlenmiş bir hilafet makamı yoktur.”
‘DEVLET KRİZİ SOKAKLARA TAŞTI’
“Bütün bunların ötesinde hilafet ve şeriat gösterileri Gazze’deki katliam meselesini de aşmış, bir devlet krizine dönüşmüştür. Anayasal düzene başkaldırıdır” diyen Filiz, sözlerini şöyle noktaladı:
“Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında ve sonra siyasilerin de içine girmiş olduğu devlet krizi sokaklara taşmıştır. Şu anda devlet krizini, şeriat ve hilafet isteyenlerin sokaklarda temsil ettiğini düşünüyorum. Bu tehlikeli bir gidiştir. Buradan ‘ben müslümanım, ben dindarım’ diyen kimse de esenlikle çıkmaz.”

S.Yalçın, bu yazıyı iyi oku da, bu konuda milleti bilgisizlik, cahillikle suçlayacağına önce sen öğren..
Bu çağda ve bu günümüz şartlarında, o ne bayrağı, bu ne bayrağı, flaması vs diye kafa yoracak durumda değiliz..herkes yasalara uymalı..
fitne bayragidir bu. Allah’in bayragi butun yaratilistir. Kimse uzerine vazife cikartip dini kutsallik vermeye kalkmasin. Putlarinizin basiniza gecmesini dilerim.
Şahin hocam gene süper analiz yapmış. Felsefeci adamın farkı da bu oluyor işte.
O bayrak elde taşınırsa bir kaç bin kişi görür. Ama o bayrağı taşıyana yumruk atılırsa, Türkiyenin gündemine gelir ki öyle olmuştur.
bu tevhid bayrağıdır.üzerinde arapça harflerle “Allahtan başka tanrı yoktur,muhammed O’nun kulu ve elçisidir” yazıyor.yani ben müslümanım diyen ve arapça tevhid yazısını bilen ya da ona aşina olanın kolaylıkla ayırt edebileceği itiraz etmeyeceği bir islam emridir.hilafet bayrağı değildir.hilafet bayrağı kırmızı taban üzerinde ortada beyaz ayyıldız etrafında besmele,fetih suresi ve hatırlayamadığım iki yazı var.
Dayı o günler eskide kaldı. Artık her ülke o ülkenin halkı nasıl isterse öyle idare edilir.
Hangi Universiteyi bitirdin? Veya sadece merdiven alti Kuran kurslarini bitirenlerden misin? Hocamizdan daha fazla biliyon da…
bir de Türklerin müslümanlık yorumu, islam anlayışları çok farklı. hilafet getirilse de hilafet, şeriat burada yürümez.