Hrant Dink'in katilinin cezası bitti

Gazeteci Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın “kasten adam öldürmek” suçundan aldığı 22 yıl 10 ay hapis cezası, infaz yasası üzerinde yapılan düzenleme ile 6 Ağustos 2020 günü bitti. Hürriyet yazarı Nedim Şener bugünkü yazısında Samast'ın tahliyesi için gereken sürenin dolduğuna dikkat çekerek, gelinen son durumu aktardı. 

Hrant Dink'in katilinin cezası bitti
Hrant Dink'in katilinin cezası bitti

Nedim Şener, “Hafta içinde aldığım bir telefonla şok oldum. Arayan Hrant Dink’in kardeşi Hosrof Dink’ti. 'Nedim, Ogün Samast tahliye oluyormuş' dedi. 'Nasıl?' 'Cezası bitmiş, tahliye edilecekmiş.' Günü kulağım telefona yapışık geçirdim desem abartı olmaz” diyerek, Samast’la ilgili yazısında şu bilgileri verdi: 

“Gazeteci Hrant Dink’i 19 Ocak 2007 günü, Şişli’de sahibi olduğu Agos gazetesinin önünde sırtından ateş ederek katleden Ogün Samast’ın cezası 6 Ağustos’ta bitti.

Yargılama sürerken yaşı 18’den küçük olduğu için dosyası ayrılarak 2. Çocuk Mahkemesi’ne gönderildi. 25 Temmuz 2011 günü “kasten adam öldürme” suçundan 22 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Örgüt üyeliği dosyası ise 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yollandı.

Katil Ogün Samast ve onu cinayete azmettiren Trabzon Emniyeti’nin yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel, Yasin Hayal gibi isimler, mahkemenin 17 Temmuz 2019 tarihli kararı ile “terör örgütü üyeliğinden” değil, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve üye olmaktan” cezalandırıldı.

Erhan Tuncel’e 24 Ekim 2004’te altı kişinin yaralandığı McDonald’s patlamasından dolayı “tasarlayarak ve bomba kullanmak suretiyle kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçundan 6 kez ağırlaştırılmış müebbet, eylemin teşebbüs aşamasında kalmasından dolayı 6 kez 13 yıl hapis cezası, mağdurlardan birinin aracına zarar verdiği gerekçesiyle 1 yıl hapis ve 450 TL adli para cezası verildi. Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin olarak ise “yardım etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Hükümde indirime giden mahkeme, bu suçtan dolayı Tuncel’i 18 yıl ile cezalandırdı. Ayrıca “silahlı suç örgütüne üye olma” suçunu işlediği gerekçesiyle de 2 yıl hapis cezası, örgütün silahlı olması nedeniyle cezada arttırım uygulanarak 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Tuncel’in toplam hapis cezası 99 yıl 6 ay olarak kayıtlara geçti. Yasin Hayal’e 7 yıl 6 ay hapis cezası verilirken, katil Ogün Samast ise “silahlı suç örgütüne üye olmaktan” yalnızca 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Samast bu suçtan tutuklu değil. Sadece “kasten adam öldürmek”ten aldığı 22 yıl 10 ay hapis cezası, infaz yasası ve denetimli serbestlik dahil edildiğinde 6 Ağustos 2020 günü tahliyesi için gereken süre doldu.

CEZAEVİNDE KARIŞTIĞI SUÇLARDAN HAPİSTE

Ogün Samast tam salıverilecekti ki kaldığı cezaevlerinde çıkardığı olaylar, gardiyanlara hakaret ve tehdit suçlarıyla açılan dava sonuçlandı. Toplamda 5 yıl 20 ay hapis cezası aldı. Şimdi bu suçlardan dolayı 4 yıl civarında hapis yatacak. Cinayeti işlediği tarihte 17 yaşında olan katil Samast, eğer cezaevinde işlediği suçlardan aldığı cezalar olmasaydı artık elini kolunu sallaya sallaya aramızda olacaktı. 

Hrant Dink cinayetiyle ilgili kamu görevlilerinin yargılandığı Fetullahçı Terör Örgütü davası devam ediyor. Ancak katil ve onu azmettirenlere, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım” gibi basit bir suçtan; suç örgütü üyesi olmaktan 2 yıl 6 ay gibi küçük bir ceza verildi. Oysa bu cinayete yol veren, göz yuman, azmettiren FETÖ’cüler gibi katil de aynı örgütsel amaç için Hrant Dink’i katletti. Cinayetin arkasındakiler “terörden” yargılanıyorsa, cinayeti işleyenlerin “basit suç örgütüne yardım” ile yargılanması ve cezalandırılması tutarsızlık gibi görünüyor. Nitekim Dink Ailesi’nin avukatı Hakan Bakırcıoğlu ile görüştüğümde bu çelişkiye dikkat çekiyor. Yargıtay’daki temyiz dilekçesinde yazılı şu talebi yineliyor: “Hrant Dink’i öldürmeye karar veren, cinayeti tasarlayan ve nihayetinde de gerçekleştiren örgüt, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmiştir.

Hrant Dink cinayetini tasarlayan ve gerçekleştiren bu örgüt, Ceza Kanunu’nun 309/1 maddesinde düzenlenen, suça yönelik 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde tarif edilen, Ceza Kanunu’nun 314. maddesinde tanımlanan bir örgüt olarak değerlendirilmeli ve sanıkların bu yasalar uyarınca cezalandırılmasına karar verilmelidir.”

Hukukçulara göre, Yargıtay bunu dikkate alır ve kararı bozarsa, yeniden yargılama gündeme gelir ve katil dahil herkes “terör örgütü üyesi olmaktan” tekrar yargılanır. O zaman, dosya tekrar 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne döner, katile yeniden tutuklama verilebilir, bu cinayetin arkasındaki örgütün, katilin ve azmettirenlerin hesabı bozulur.”