Hükümette AB sevdası kabarırken AB'nin Türkiye'den ilk şartı ne?

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Nacho Sánchez Amor, Türkiye'ye yönelik talimat gibi hadsiz açıklamalarda bulundu. Amor, Türkiye'nin AB üyelik sürecine yönelik şu iki mesajı vermesi gerektiğini söyledi: AİHM kararlarına uyarak Demirtaş ve Kavala’nın serbest bırakılması, HDP’li belediye başkanlarının göreve iadesi...

Hükümette AB sevdası kabarırken AB'nin Türkiye'den ilk şartı ne?

VERYANSIN TV

Doğu Akdeniz'deki gerilimin ardından Avrupa Birliği Konseyi, geçen aralık ayında toplanmış ve Türkiye’ye yönelik yaptırım listesini genişletme kararı almıştı. Önümüzdeki mart ayında Konsey daha ağır yaptırımları görüşecek.

Diğer yandan 2020 boyunca sık sık Avrupa’ya karşı sert çıkışlarda bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kasım ayında bu söylemi esneterek, "Kendimizi başka yerlerde değil Avrupa'da görüyor, geleceğimizi Avrupa ile kurmayı tasavvur ediyoruz" dedi. Bugünkü konuşmasında da Erdoğan AB üyeliği süreci için "Stratejik tercihimizdir" ifadelerini kullandı.

AKP Hükümetinin Joe Biden'ın başkanlık zaferinin ardından ilan ettiği "Reform" süreci kapsamında Ankara'da da paket üzerinde çalışmaların sürdüğü belirtiliyor.

Öte yandan AB'nin Türkiye'den beklentilerini ise Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Nacho Sánchez Amor verdi.

Artık aşk mektupları değil, somut gerçekler istediklerini” söyleyen Amor, hadsiz şekilde Türkiye'ye talimat verricesine "Verilebilecek iyi bir mesaj ne olabilir; AİHM kararlarına uyarak Demirtaş ve Kavala’nın serbest bırakılması, HDP’li belediye başkanlarının göreve iadesi, devletin yargı kararlarına ve STK’lara müdahale etmemesi" dedi.

T24'e konuşan Amor, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulup Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın serbest bırakılmasının Avrupa Konseyi üyesi olan Türkiye için bir zorunluluk olduğunu" öne sürdü. Amor, "AB rotasına dönüşün demokrasi değerlerine dönüş anlamına geldiğini" ifade ederken Türkiye'ye şu mesajları verdi:
- Her eleştiride bulunan terörist ilan edilmemeli.
- Rektör atamasını protesto eden öğrenciler gözaltına alınmamalı.
- Sivil toplum kuruluşları (STK’lar), devlet müdahalesi olmadan düzgün bir şekilde fonksiyon gösterebilmeli.
- Hâkimlerin kararlarına müdahale edilmemeli. Savcılar siyasi gündemi değil, hukuku korumak için görev yapmalı.

Amor, “AB, Türkiye’nin tam üyelik alabileceğine dair inancını kaybetti mi?” sorusuna da bir soruyla karşılık verdi: “Türkiye hâlâ AB üyesi olmak istiyor mu?”

MAVİ VATAN HEDEFİNDE

Amor, Doğu Akdeniz'deki Mavi Vatan mücadelesi için de şu ifadeleri kullandı:

"Doğu Akdeniz’de bizim analizimize göre Türkiye uluslararası hukuku ihlal etti. Teoride Türkiye haklarını koruyor, ama bunu yapabileceği en iyi şekilde yapmıyor. Orduyu kullanmak sorun yaşanma olasılığını artırıyor. Bu nedenle Konsey, daha çok direkt yaptırım tehdidinde bulundu. Biz de AP’de bu süreçte hukukun üstünlüğü ve insan hakları konusunda değişiklik bekliyoruz...

Haklarınızı ve beklentilerinizi açıklamalısınız. Ancak askeri deniz araçlarıyla sondaj veya keşif gemileri göndermek, askeri bir durum çıkması riski oluşturmak iyi bir yol değil. Türkiye’de iç politika ve ülkede yaygın olan milliyetçi söylemi desteklemek için Avrupa karşıtı söylemler kullanıldığını görüyorsunuz. Bu davanıza yardımcı olmuyor.

İlk olarak haklarınızı koruma şeklinizi değiştirmelisiniz. Tabii ki diplomatik bir şekilde karşınızdakini ikna etmeye çalışarak haklarınızı koruyabilirsiniz. Ama sondaj gemileri, keşif gemileri ve askeri gemiler gönderip AB’ye hakaret ederseniz bu durum burada hoş karşılanmayacaktır."