Hulusi Akar'dan Yunanistan'a görüşme daveti

Bakan Hulusi Akar, Yunanistan'a çağrıda bulunarak, "Biz konuşmaktan yanayız. Gelin konuşalım. Diyaloğa açığız, barış, huzur istiyoruz ama hakkımızı, hukukumuzu da istiyoruz" dedi.

Hulusi Akar'dan Yunanistan'a görüşme daveti

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Akar, son yayımlanan Navtex'e ilişkin, "İskenderun bölgesinde Deniz Kuvvetlerimizin atış eğitimi ile alakalı güvenlik bakımından yayımlanmış bir Navtex'tir" dedi.

Bakan Akar, son yayımlanan Navtex'in muhtevasının sorulmasına şu karşılığı verdi:

"Navtex, bunu herhangi bir şekilde denizde bir faaliyet göstereceğiniz zaman bu denizcilik kuralı, denizcilerimiz bir ilanda bulunuyorlar, 'şu alanlarda bizim bir faaliyetimiz olacak, seyir ve güvenlik bakımından bunu bilin' diyoruz.

Bizim orada (Doğu Akdeniz) deniz alaka ve menfaatlerimiz konusunda çalışmalarımız var, hakkımızı hukukumuzu korumakta kararlı, azimli ve muktedir olduğumuzu müteaddit defalar söyledik, söylemeye devam edeceğiz. Bu çerçevede biz faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bizim orada yaptığımız sismik çalışmalar, araştırmalar, bununla alakalı ne varsa gerektiği kadar bunu sürdüreceğiz. Bunun herhangi bir tarihi, sınırı vesaire söz konusu değil.

Bizim orada hakkımızı, hukukumuzu kullanıyoruz, bunun gereği olarak da yapılması gereken teknoloji çalışmaları var. Bu çalışmaları sürdürüyoruz. Bunlar ne kadar gerekiyorsa o kadar yapılacak ve bunu yapacağız. Enerji Bakanlığımız bu çalışmaları sürdürürken, biz de Silahlı Kuvvetler, Milli Savunma Bakanlığı olarak oradaki faaliyetlerin güvenliğini sağlamaktan sorumluyuz. Bugün yapılan açıklamaya geldiğimizde bu tamamen bundan farklı. İskenderun bölgesinde Deniz Kuvvetlerimizin atış eğitimi için yapılan planlı bir faaliyet ile alakalı güvenlik bakımından yayımlanmış bir Navtex'tir. Bu farklı eğitim ve atış için yapılan çalışma."

EGE'DE BAZI ADALARIN SİLAHLANDIRILMASI

"Ege'de bazı adaların Yunanistan tarafından uluslararası hukuka aykırı olarak silahlandırılması ve bu adalara yönelik Yunan üst düzey yetkililer tarafından yapılan ziyaretler söz konusu. Yunan medyasının gündeminin de hep Türkiye ile alakalı olduğunu görüyoruz. Son dönemde bölgede tırmanan bu gerilime yönelik değerlendirmeniz nedir?" sorusuna cevap veren Akar, Yunanistan ile Türkiye arasındaki problemlere farklı bakış açıları olduğunu belirtti.

NATO Genel Sekreterinin olaya gayet objektif yaklaştığını vurgulayan Akar, "Fransız meslektaşımız hanımefendinin açıklamaları var. Bunun hukukla, akılla, mantıkla, elle tutar tarafı yok. Anlamak mümkün değil." dedi.

Bakan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tatbikatlarla, benzer girişimlerle Türkiye'nin, TSK'nin faaliyetlerini engellemek, değiştirmek gibi şeyleri düşünmek boş bir hayaldir. Bizim kurallarımız var, prensiplerimiz var. Hukuk var, hak var, hakkaniyet var. Bu çerçevede yapılması gereken neyse bunları yaptık, yapamaya devam edeceğiz. Bizim kimsenin toprağında, kimsenin denizinde, kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yok. Bunu binlerce defa tekrarladık, söylüyoruz. Kendi sınırlarımızda kalmak kaydıyla hakkımızı, hukukumuzu istiyoruz. Diğer taraftan da bir damla suyunu dahi vermeyiz, hakkımızı yedirmeyiz. Bunu anlayın. Muhataplarımızın bunu anlamakta sıkıntısı var. Hiçbir şekilde akla sığmayan taleplerle, yorumlarla, görüşmelerle, konuşmalarla olayı tırmandıran kendileri. Bizim yaptığımız şey son derece barışçıl bir şekilde sismik araştırma yapıyoruz. Olay bundan ibaret. Buna karşı askeri tatbikat yapılması, gemiler, uçakların getirilmesi nedir?"

GÜNEY KIBRIS'TAKİ FRANSA UÇAKLARI

Güney Kıbrıs'ta Fransızların üç uçağı olduğunu belirten Akar, "Bu niye geldi buraya? Hukuk diyorsunuz, anlaşmalar diyorsunuz. 1960 anlaşmalarında siz garantör müsünüz? Sizin böyle bir hakkınız, yetkiniz var mı? Kabadayılık dönemi geçti. Kabadayılıkla bazı hareketleri yaptırmaya zorlamak gibi şansınız yok." ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'NİN HÇ HAKKI YOK MU?

Yunanlı müttefiklerin "Her şey benim" yaklaşımında olduğunu söyleyen Akar, şunları kaydetti:

"Tek haklı kendileri. Peki bu 83 milyonluk Türkiye'nin hiç hakkı yok mu? Bu kadar yanlış, tek yanlı, bencil bir yaklaşım kendilerine de Yunan halkına da zarar veriyor. Komşumuz, Yunan halkının da huzura ihtiyacı var. Her seferinde olayları tırmandırarak... Onları da rahatsız, huzursuz etmenin bir anlamı yok. Kendileri de kaybediyor. Mısırla bir anlaşma yaptılar, Mısır da kaybetti. Mısır kaybetti, Yunanistan kazandı mı? Hayır. Yunanistan refah ve güvenliğini kaybetti. Dolayısıyla Yunanlılar tarafından bu anlaşmanın da çok iyi okunması, anlaşılması lazım. Bunu tavsiye ediyoruz. Yunanistan ve diğer ülkeler sadece bizim hakkımızı, hukukumuzu ihlal etmiyorlar. Bunlar bu yaptıklarıyla hak ve hukuk kavramının içini boşaltıyorlar. Yani 'benimse hak, seninse hak değil' yaklaşımındalar. Siz istediğiniz kadar arkanıza Avrupayı alın, dünyayı alın fakat siz hiçbir zaman iki kere ikiyi beş yapamazsınız. İki kere iki burada da, orada da, bugün de, yarın da dörttür. Dolayısıyla biz haklıyız, hakkımızı almakta da muktediriz." 

'BİZ KONUŞMAKTAN YANAYIZ'

Doğu Akdeniz ve Ege'deki gelişmelerin ardından Yunanistan ile yaşanan gerginlik ile ilgili Türkiye'nin duruşuna yönelik soru üzerine Akar, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı olarak önceki dönem muhatap ve mevkidaşlarıyla bu konuda görüşmeler yaptıklarını aktardı.

Görüşmelerde belli bir noktada mutabık kaldıklarını ifada eden Akar, şu bilgileri verdi:

"Herhangi bir tahdit olmaksızın kendi aramızda, uzmanlar arasında bunları görüşelim diye 15-20 kişilik bir heyet seçtik, biz Atina'ya gönderdik. Teknik bir mesele, konuşalım her şeyi, aklımızın arkasında bir şey kalmasın, her şeyi masaya koyalım, açıkça görüşelim dedik. Fakat buradaki kural şu: Bütün meseleler çözülmeden hiçbir mesele çözülmeyecek. Buna göre konuşalım. Sağ olsun arkadaşlarımız kabul ettiler. Oraya arkadaşlarımızı gönderdik, Atina'da bir toplantı yaptılar. Daha sonra Yunan uzman heyeti Türkiye'ye geldi, Ankara'da bir toplantı yaptık. Daha sonra biz Atina'ya tekrar bir daha gönderdik. Şimdi dördüncü toplantı Ankara'da olacak. Bugün bir kez daha söylüyorum; biz konuşmaktan yanayız. Gelin konuşalım. Diyaloğa açığız. Barış, huzur istiyoruz ama hakkımızı, hukukumuzu da istiyoruz. Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için sorumluluğumuzu yerine getirmek istiyoruz. Önümüzdeki günlerde Yunan mevkidaşlarımız karar verirlerse, biz onları burada ağırlamaktan memnuniyet duyarız."

FRANSA TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEMELİ

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Fransız gemisinin taciz edildiği iddialarının doğru olmadığının ortaya çıktığını, Fransa'nın Türkiye'den özür dilemesi gerektiğini belirterek, "Şu anda biz Fransa'dan akılla, mantıkla, hukuka uygun davranmasını bekliyoruz." dedi.

Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndekilerin haklarının, menfaatlerinin bulunduğunu ifade eden Akar, bunlara yönelik deklarasyonları hatırlattı ve şunları söyledi:

"Biz, 'Şu, şu alanlar bizim münhasır ekonomik bölgemiz, deniz yetki alanlarımızın sınırı şudur' diyoruz. Dolayısıyla bu bölgede bizim kimseden izin almamıza, özel düzenleme yapmamıza gerek kalmaksızın gemilerimizin araştırma yapması lazım. Sismik araştırmalar var, sondaj çalışmaları var, bunları yürütmesi lazım. Dolayısıyla komşularımızın bunu anlaması lazım. Bu anlayış gerçekleştiği takdirde korumaya, kollamaya da gerek yok. Herkes gider araştırmasını yapar, döner gelir. Bu tamamen bilimsel araştırma, ekonomik çalışma, bu gerçekleşir. Oradaki hak, alaka ve menfaatlerimiz, gaz ise gaz, petrol ise petrol onu da çıkarmak suretiyle halkımızın refahına sunmak devlet olarak bizim düşüncemiz. Bu çalışmaları da korumak Silahlı Kuvvetler, Bakanlık olarak bizim görevimiz. Oradaki gemilerimizin güvenliğini korumak bizim görevimiz. Herhangi bir tacize, tecavüze karşı onların korunması lazım."

TEHLİKELİ ŞEKİLDE GİRDİ

Yunanistan'ın bazı girişimlerde bulunduğunu, Fransa'nın bazı iddialar ortaya attığını aktaran Akar, hukuk ve teamüller açısından geçerliliği olmayan iddiaların ileri sürüldüğünü vurguladı. 

Müttefik ülkelerin, ciddi hatalar ve yanlışlar yaptığını anlatan Akar, geçen günlerde Fransız bir geminin Türk konvoyunun arasına girdiğini, bu geminin seyir ve konvoy emniyetini tehlikeye soktuğunu belirtti.

Türk akaryakıt gemisinin aynı gün sabah saatlerinde söz konusu Fransız gemisine akaryakıt ikmali yaptığını bildiren Akar, dostluk ve müttefik anlayışlarının bu olduğunu, talep üzerine akaryakıt ikmali yapılan geminin 20 deniz mili süratle konvoyun arasından tehlikeli şekilde geçtiğini ifade etti.

İddiaların gerçek olmadığının ispatlandığına dikkati çeken Akar, radarlardaki kayıtlarla her şeyin ortaya çıktığını söyledi.

Akar, "Şu anda biz Fransa'dan akılla, mantıkla, hukuka uygun davranmasını bekliyoruz. Bu olaydan dolayı muhataplarımızın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden özür dilemesini bekliyoruz. Bizim bu çalışmalarımızın da azimle, kararlılıkla süreceğini herkesin bilmesini istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

MISIR-YUNANİSTAN ANLAŞMASI

Mısır ve Yunanistan arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik imzalanan anlaşmaya da değinen Akar, hukuka uygun olmayan, yangından mal kaçırır gibi anlaşma yapıldığını, anlaşmanın Mısır'ın aleyhine olduğunu ifade etti.

Söz konusu anlaşmanın Mısır halkının deniz yetki alanında kaybına neden olduğunu belirten Akar, Yunanistan halkının da refah ve güvenlik bakımından kayba uğradığını söyledi.

Hulusi Akar, kamuoyunun, akademisyenlerin, siyasilerin bu anlaşmayı incelemesi gerektiğini vurgulayarak, "Ani hareketlerle, oldubittilerle bir yere varılamayacağını da herkesin anlaması lazım." dedi.

'HAKKIMIZI, HUKUKUMUZU KORUMADA KARARLIYIZ'

Anlaşmanın hiçbir hükmünün olmadığını ilk günden itibaren açıkladıklarını kaydeden Akar, yaptıkları çalışmalar çerçevesinde faaliyetleri sürdüreceklerini bildirdi.

Gittikleri yolun doğru olduğuna dikkati çeken Akar, diyaloğa açık olduklarını, hiç kimseden bir şey saklamadıklarını, oldubittiye sığınmadıklarını, her şeyi açık ve net şekilde yaptıklarını, yapmaya da devam edeceklerini, hak ve menfaatleri de korumayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Milli Savunma Bakanı Akar, şunları kaydetti:

"Bu anlaşmanın başka yönü, 'tatbikatlar yapacağız' diyorlar. Fransa geliyor, Orta Doğu'dan başka ülkeler geliyor. Yapın, bizim sınırlarımız belli, sınırlarımızı, kuralları, prensipleri koyduk. Bunları ihlal ederseniz, bunlara karşı tecavüz olursa bizim yapacaklarımız da belli. Biz bunu istemediğimizi 50 kere söyledik. Biz diyalogdan yana olduğumuzu her zaman söylüyoruz. Diyalog esas olmalı. Aksi halde istenmeyen olaylar olabilir, bu konuda da gereken neyse bu konuda planlarımız, programlarımız, çalışmalarımız, hazırlıklarımız var. Hakkımızı, hukukumuzu koruma konusunda son derece kararlı olduğumuzu herkes biliyor."

320 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

Bakan Akar, "Teröristle mücadele operasyonları kapsamında, Pençe-1, Pençe-2, Pençe-3 operasyonları sürerken Pençe-Kartal, hemen ardından da Pençe-Kaplan operasyonlarını başlattınız. Yurt içi ve sınır ötesinde gerçekleştirilen teröristle mücadele operasyonlarında son durum nedir?" sorusunu yanıtlarken, öncelikle operasyonlarla alakalı ilkelerden söz etmek istediğini söyledi.

Kuzey Irak'ta yürütülen operasyon serilerinin gerçekleştiğine işaret eden Akar, hudutların, halkın güvenliği için ellerinden gelen gayreti göstermeye devam edeceklerini ifade etti. "Buradaki tehdidi yok edeceğiz, bizim amacımız bu." diyen Akar, şunları söyledi:

"Bunun dışında bizim Iraklı kardeşlerimizle bir sorunumuz söz konusu değil, olamaz. Zaten biz bunları Irak yönetimi ile oradaki teröristlerin beraber etkisiz hale getirilmesi için gayret gösterimi konusunda görüşmekteyiz. Pençe harekatlarında şu ana kadar 320 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Burada en önemli konulardan biri de bugüne kadar 'girilemez, ulaşılamaz' denilen yerlere Mehmetçik girdi ve ulaştı, bütün o mağaraları, inleri başlarına yıktı ve yıkmaya devam ediyor. Dolayısıyla kaçacak yerleri kalmadı, bunu başındakiler anladılar ve temennimiz dileğimiz, alttakilerin de bunu anlaması. Zaten geriye dönüp baktığımızda, burada katılımlar azaldı, kaçışlar çoğaldı, takip ediyorsunuz. Biz bunun bitmesi için ne yapılması gerekiyorsa bunları yapmaya devam edeceğiz."

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar operasyonlarda 17 bin 200 PKK'lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

ABD VE RUSYA SÖZLERİNİ TUTMADI

Türkiye'nin Suriye'de yol ve alan kontrolleri yaparak bölgede sükuneti sağlamaya çalıştığını anlatan Akar, ancak bu süreçte bölgede bulunan ABD ve Rusların Türkiye'ye verdikleri sözleri yerine getirmediğini belirtti. Akar "ABD ve Rusya bugüne kadar verdikleri sözleri, daha önce yapılan çalışmalardaki taahhütleri yerine getirmedi. Hala orada maalesef teröristlerin varlığı sürüyor ve bu teröristler bir şekilde bizim kontrol ettiğimiz bölgelere sızma girişiminde bulunuyorlar. Tacizlere ve tecavüzlere yelteniyorlar fakat Mehmetçiğimiz onlara misliyle cevabını veriyor." ifadelerini kullandı.

Bu girişimin Suriye halkının haklarına tecavüz olduğuna dikkati çeken Akar, 17 Ekim'de Amerikalılarla, 29 Ekim'de Ruslarla yapılan mutabakat muhtıralarına uymaları için Türkiye'nin her seferinde çağrıda bulunduğunu aktardı. 

MSB'NIN STATÜSÜ NASIL DEĞİŞTİ?

Hulusi Akar, Cumhurbaşkanlığının 1 nolu kararnamesiyle Milli Savunma Bakanlığının statüsünün, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne bağlı olarak değiştirildiğini anımsattı. 

Hiyerarşinin, Cumhurbaşkanı, Bakanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları şeklinde sıralandığını anlatan Akar, buna göre faaliyetleri yürüttüklerine işaret etti.

Bu hiyerarşide tam emir komutanın söz konusu olduğunun bilgisini veren Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün sorumluluk dahil, bütün yetki de bu faaliyetlerimizi sürdürmek zorundayız. Bununla alakalı gerekli mevzuat çalışmaları sürmekte. Bu duruma uymak için yıllardan beri olmuş birtakım alışkanlıklar ve yapılanmalar var. Bunların düzenlenmesi gerekiyor. Esas olan hukuktur. Esas olan hukukun üstünlüğü. Buradan hareketle faaliyetlerimizi planlıyoruz, sürdürüyoruz.

2019'un Haziran ayında yeni Asker Alma Kanunu çıktı. Bu önemli bir aşamaydı. 1927'den beri çeşitli şekillerde değişiklik yapıldığı için sistematiği bozulan bir yasaydı. Bu yeni yasayla birlikte bir bütün halinde Asker Alma Kanunu belirlendi. Daha sonra 2020'de yapılan düzenlemelerle personel, teşkilat ve disiplin konularında ilave bazı tedbirler alındı. 'Hukukun üstünlüğü esas' diyerek bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Askeri alanda, askerlik anlamında, askerlik teorisinde bir husus var. Etki alanı var, ilgi alanı var. Bizim şu anda etki alanımız gerçekten son derece genişledi. Fakat ilgi alanımıza geldiğimizde artık bütün dünya demek yanlış olmayacak. Bütün dünyadaki gelişmeleri, siyasi, askeri, teknolojik ne varsa bunların hepsini yakından takip etmek durumundayız. Takip ediyoruz. Dolayısıyla ülkemizin ve milletimizin hak ve menfaati için ne gerekliyse bunları yapmanın çalışması ve gayreti içindeyiz."