AKP, Hizbullahçı Hüda Par ile ittifak görüşmelerini sürdürüyor. Yandaş yazarlar ise Hüda Par’ın Hizbullah terör örgütünün uzantısı olduğu gerçeğini perdelemeye çalışıyor. Hizbullah’ın geçmişte kaldığı ve tehdit oluşturmadığını öne süren iktidar medyası, olayın PKK-HDP ilişkisine benzetilemeyeceğini iddia ediyor. Ancak Diyanet’in 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hazırladığı “Dini-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Yönelişler” isimli gizli tarikatlar raporunda Hizbullah ve uzantılarının oluşturduğu tehdit de yer alıyor.

Diyanet, tarikatların tepkisi üzerine söz konusu rapora sahip çıkmamış, kendilerinin hazırlamadığını öne sürmüştü.
Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın aktardığına göre, söz konusu raporda, “Mustazaflar Hareketi (Hizbullah)” başlığında yer alan bilgilere göre Hüseyin Velioğlu’nun kurucusu olduğu örgüt, 1991- 2001 arasında şiddete başvurarak illegal kimliğe büründü. Beykoz Operasyonu sonucu dağıldığı ancak 2004’te Mustazaflarla Dayanışma Derneği’nin kurulmasıyla toplandığı belirtilen örgütün, devleti “tağuti” (hak yoldan saptıran) ve “darülharp” (İslamlaştırılması gereken savaş alanı) kabul ettiği, derneğin ise 2012’de Hizbullah’ın devamı olduğu gerekçesiyle kapatıldığı kaydedildi. Derneğin kapatılmasının ardından “propaganda imkânının daha iyi olduğu” gerekçesiyle HÜDA PAR’ın kurulduğu aktarıldı.
“Gayri İslami, laik, Kemalist zulüm rejimine karşı mücadeleyi varlık nedeni gördüğü” vurgulanan örgütün “ümmetçi fikirleri olduğu, Kürtçenin resmi dil olmasını savunduğu, İslam’ın hâkim olmadığı tüm rejim ve yönetimleri gayri İslami kabul ettiği, yüze ulaşan sayıda dernekleri bulunduğu” kaydedildi.

LAİKLİĞİ HEDEF ALDILAR
Örgüt için “Tarihinde yaşananlardan dolayı kimilerine göre tekrar şiddete başvurma potansiyeline sahiptir. Yoğun bir şehitlik vurgusu üzerinden kendi bağlılarını aksiyoner hale getirmekte ve onların harekete bağlılıklarını bu şekilde diri tutmaktadır. İran’la ilişkisi hangi nitelikte bilinmiyor” denildi.
Örgüt, son olarak 15-16 Ekim’de Diyarbakır’da düzenlenen “7. Alimler Buluşması”yla gündeme geldi. Afganistan’daki Taliban yönetiminin sözcüsü Zabihullah Mücahid, toplantıda, “Kürdistan’ı tanıyoruz” dedi. Dünya âlimler Birliği Erbil Temsilcisi Ahmed Abdulvahap Pencwini ise “Laikliğin yapmaya çalıştığı en önemli şey Kürtleri akideden koparmak, tevhide dair ilişkilerini kesmek ve onları bir şekilde kendi medeniyetin yabancısı hale getirmektir. Haçlıların, Siyonizmin var ettiği en zararlı şeylerden bir tanesi de laikliktir” diye konuştu. Toplantının sonuç bildirgesinde ise “medreselerin yeniden yapılanması, Taliban yönetiminin tanınması” çağrısı yapıldı.
Bahçeli yeni ortağını tanıyor mu?
Sonra “Biz ne yaptık!” demeyin…
İşte Hizbullahçı Hüda Par’ın sicili https://t.co/ri54pnWgKK pic.twitter.com/8BSVbwEiSG
— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) March 11, 2023
yok edemediğin düşman güçlenir.Atatürk sonrası o rüzxgarı devam ettiremeyen ettiremeyen siyasiler devlet organalrı bugünün sonucu hazırladılar.eskide kalmış anadolu insanı hızla radikalleşerek sisteme düşman hatalara nefer olarak geçti.hızla güçlendiler.20yıllık dönmde topyekün kalkışma kıvamına geldiler.bugün Türklük mutlak tehdit altındadır.bu iş siyaseti çoktan aşmöıştır zaten sorunun kaynağı siyasettir.şehyin karşısında el pençe divan duran askeri polisi gördükten sonra işin devlet mekanizmalrını çoktan aştığını görüyoruz.afyonlanmış milletin farkındalık kazanmamazı durumunda iran molla rejimine dönüşecek ülkeye herkes hazır olsun özellikle batı illerindeki şuurusuz halk yığınları.