İktidar basınında Kazakistan meselesinde yaşanan kafa karışıklığı manşetlere ve köşe yazılarına yansıdı. Kamuoyunda büyük bir kesim yaşananlardan ABD yanlısı güçleri, Soros ve FETÖ’yü sorumlu tutarken, iktidar basınında ağırlıklı olarak eylemlerin Rusya’nın müdahalesine zemin oluşturmak için hazırlandığı iddia edildi. Hatta olayları direkt Rusya’nın başlattığı fikri öne sürüldü. Bazı yayın organları ise iki gücü birden sorumlu tuttu.
VERYANSIN TV
Kazakistan’da akaryakıt zamlarını protesto amaçlı 2 Ocak’ta başlayan eylemler ülke çapına yayıldı. Dünyanın gözü bir anda Asya’nın kalbindeki Kazakistan’da çevrildi. Bugün Kazakistan İçişleri Bakanlığı, yönetim karşıtı gösterilerde çıkan olaylarda 26 protestocunun yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Rusya’nın başını çektiği Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden (KGAÖ) askeri yardım istemesiyle örgüt güçleri ülkenin bazı noktalarına girdi.
ANKARA’DAN ORTADA MESAJLAR
Kazakistan’da yaşananlara ilişkin Ankara’nın ilk resmi tepkisi “Kazakistan’ın yanındayız” oldu ama yönetime “muhaliflerle diyalog” çağrıları da yapıldı. Eylemleri ve eylemcileri direkt hedef alacak ifadelerden kaçınıldığı görüldü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev’le görüşmesinde, Kazakistan’da yeni hükümetin bir an önce kurulması ve gerginliğin kısa sürede sona ermesi temennisini dile getirdi.
AKP Genel Başkanvekili ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım da dün Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Kazakistan’da bugünlerde yaşanan olayların ülkenin barış ve istikrarına zarar vermeyecek şekilde sonlanması en önemli beklentimizdir” dedi.
Kazak yönetimi eylemlerden yabancı güçleri sorumlu tutarken Ankara’dan gelen ilk açıklamalar, hükümetin Kazakistan meselesinde net tutum açıklamaktan çekindiğini gösterdi.
MAHALLEDE KAFALAR KARIŞIK
İktidar basınında da Kazakistan meselesinde yaşanan kafa karışıklığı manşetlere ve köşe yazılarına yansıdı. Kamuoyunda büyük bir kesim yaşananlardan ABD yanlısı güçleri, Soros ve FETÖ’yü sorumlu tutarken, iktidar basınında ağırlıklı olarak eylemlerin Rusya’nın müdahalesine zemin oluşturmak için hazırlandığı iddia edildi. Hatta olayları direkt Rusya’nın başlattığı fikri öne sürüldü. Bazı yayın organları ise iki gücü birden sorumlu tuttu.
ALTINOK: AYAR VERME İHTİYACI
Bu isimlerden biri olan Sabah yazarı Melih Altınok, ülkede yaşananlar için Rusya’yı işaret etti ve “Küçük işgal” benzetmesini hatırlattı. Altınok, “Kazakistan’ın son dönemlerde Türkiye ile ilişkilerini geliştirerek Batı ile ticari ve siyasi bağlarını güçlendirme hamleleride kimlerin ülkeye “bir ayar verme” ihtiyacı hissetmiş olacağına dair önemli bir ipucu” ifadelerini kullandı.
Altınok’un yazısının satır başları şöyle:
“Şu an Kazakistan sokakları Rus askerine emanet diyebiliriz.
Rusya’nın propaganda medya kuruluşları Sputnik ve Russia Today’in yöneticisi Margarita Simonyan’ın “küçük işgal” diye tanımladığı müdahale için sıraladığı “kapitülasyon” talepleri ise olanların kime yaradığının net göstergesi:
Kırım’ın tanınması…
Rusça’nın ikinci dil olarak kalması…
Kiril harflerine dönüş…
Rus okullarına serbestlik. Evet, 10 yıl kadar önce görme fırsatı bulduğum ülkede bir anda kendiliğinden böylesine yaygın eylemlerin gerçekleşmesine pek çok kişi gibi ben de şaşırıyorum.
Zira ülkede örgütlü tek bir muhalefet çevresi bile yok.
Belki eylemin ilk günü sokakların dolu olmasını Noel tatili sonrası çakırkeyif Kazaklara bağlayabiliriz…
Ancak “kendiliğinden” harekete geçen bu kitlenin, kısa sürede Kazakistan’da “Gölge Cumhurbaşkanı” Nazarbayev’in kadrolarının tasfiyesi gibi politik talepler dillendirmeye başlaması kuşku uyandırıcı.
Ne var ki, Kazakistan’ın son dönemlerde Türkiye ile ilişkilerini geliştirerek Batı ile ticari ve siyasi bağlarını güçlendirme hamleleride kimlerin ülkeye “bir ayar verme” ihtiyacı hissetmiş olacağına dair önemli bir ipucu. Ortaya çıkan tablo şimdilik çok net görülebilir. Ama emin konuşmak için henüz erken.”
KÜÇÜK: RUSYA’NIN KENDİ ORDUSU DIŞINDA MÜTTEFİKİ YOK
Türkiye yazarı Cem Küçük de Rusya’ya işaret ederek bugünkü köşe yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Putin yönetimindeki Rusya askerî güç kullanarak Suriye, Orta Asya, Ukrayna vb. yerlerde bayağı ilerleme sağladı. Hatta oradaki yönetimlerin kalmasına ya da gitmesine bile vesile oldu. Ukrayna’da ayrılıkçılara liderlik eden Rus parlamentosu üyesi Alexander Boroday, “Rusya’nın güç göstermesi gerekmiyor ama gücünün olduğunu bildirmesi icap ediyor. Zayıfa saygı duyulmaz. Alexander III’ün dediği gibi Rusya’nın müttefiki ordusu ve donanmasıdır. Başka kimse onun doğal müttefiki değildir” dedi. Rusya’da böyle bir bakış açısı var. Rusya’nın kendi ordusu ve donanması dışında kimse müttefiki değildir diye. Rusya da kartlarını buna göre oynuyor.”

AKŞAM GAZETESİNDE FAİL FARKLI: FETÖ
Akşam gazetesi ise manşetinde fail olarak FETÖ’yü işaret etti. Rus Milletvekili Ruslan Balbek’in açıklamalarına yer veren gazete, “Almatı’da 15 Temmuz Denemesi” manşetiyle çıktı. Habere göre Balbek, Kazakistan’daki protestoların liderliğini FETÖ okullarından mezun Kazakların yaptığını belirtti. Ria Novosti’ye konuşan Balbek, FETÖ’cülerin IŞİD’lilerle birlikte hareket ettiğini söyledi. Akşam gazetesi manşetine Rusya’yı sorumlu tutmadığı gibi, Rus vekilin sözlerine yer verdi.

YENİ AKİT: HEM BATI HEM RUSYA…
Yeni Akit gazetesi ise “Önce Kaos Sonra İstila” manşetiyle çıktı. Gazete hem Batı’yı hem Rusya’yı sorumlu tuttu. “Kazakistan emperyalist güçler, fonlu vakıflar, FETÖ ve sış detekli medyanın işbirliğiyle istikrarsızlığa sürükleniyor” ifadelerini kullanan Yeni Akit, Rusya’nın amacının da Kazakistan’a yerleşmek olduğunu yazdı. Gazete, emekli Albay Mithat Işık’ın şu sözlerine de manşette yer verdi: “Rusya, Kazakistan’ın Türkiye ile ilişkileri geliştirmesinden rahatsızdı. Rusya’nın bir amacı hep Kazakistan’a yerleşmekti.” Aynı haberde gazeteci Murat Özer’in de “Batı’ya teslim diktatörlükler kurulmak isteniyor” sözleri yer aldı.
KAPLAN: PENCERELERDEN ATEŞ AÇTIRAN DA RUSYA OLMASIN
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan’da Kazakistan’da yaşananlardan Rusya’yı sorumlu tuttu ve “Protestoları hazırlayanlar da, halka silah dağıtanlar da, pencerelerinden ateş açtıranlar da ve sonunda kendilerini “Kazakistan’ı içine düştüğü bu kaostan kurtarmak için” yardıma çağırtanlar da Ruslar olmasın sakın?!” ifadelerini kullandı.
Kaplan şu ifadeleri kullandı:
“Görünüşte, halkın sokaklara dökülmesinin gerekçesi, hükümetin gaz zammını ve ülkedeki ekonomik sıkıntıları protesto etmek!
Peki, gerçekte asıl gerekçesi ne, bütün hâdiselerin?
Bu sorunun cevabını alelacele vermek yanıltıcı olabilir diye yazarken, aslında bu sorunun cevabını bulabileceğimiz bir haber ajanslara düştü biraz önce: Kazakistan yönetimi, Rusya’yı yardıma çağırdı! ABD’nin müdahalesi bekleniyordu, Rusya çıktı Pandora’nın kutusundan!
Gerçek şu ki, gaz zammı bahane, ülkenin Ruslar tarafından işgal edilmesinin zemini hazırlandı aslında.
Protestoları hazırlayanlar da, halka silah dağıtanlar da, pencerelerinden ateş açtıranlar da ve sonunda kendilerini “Kazakistan’ı içine düştüğü bu kaostan kurtarmak için” yardıma çağırtanlar da Ruslar olmasın sakın?
Rusların Kazakistan’a yardım etmek için öne sürdüğü şartlar, biraz önce sıraladığım kaygılarımı ve Rusya’nın her şeyin gerisindeki iğrenç emperyalist güç olduğu gerçeğini doğruluyor.”

MHP’NİN GAZETESİ SORUMLUYU TÜRKİYE’DE BULDU!
MHP’nin yayın oraganı TürkGün gazetesi de “Kazakistan Ateş Topu” manşetiyle çıktı. Ancak haberde olayların sorumlusu olarak ABD ya da Rusya herhangi bir ülke gösterilmedi. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Yıldıray Çiçek, başyazıda Kazakistan’daki olaylarla Türkiye’deki muhalefetin açıklamaları arasında bağlantı kurmaya çalıştı. Türkiye’deki sokak çağrılarının yapıldığı dönemde Kazakistan’ın karışması arasında bağlantı kuran Çiçek, Rusya, Çin ve Ermenistan olaylar karşısında anında konum belirlemesine dikkat çekti. Çiçek, olaylarda ABD bağlantısı üzerinde durmadı.

YENİ ŞAFAK SORU SORDU YANIT VERMEDİ
Yeni Şafak gazetesi ise Kazakistan’daki olayları birinci sayfasından küçük haber olarak gördü ve “Kazakistan’ı kim karıştırıyor?” diye sordu. Ülke yaşananları özetleyen gazete başlıktaki sorusunu ise yanıtsız bıraktı. Haberin içinde Kazakistan Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly’in açıklamalarına yer veren gazete, Saparbekuly’un “Ülkemde şu anda teröre karşı operasyonlar yapılıyor. Özellikle Almatı şehrinin etrafında yurt dışında yetiştirilmiş teröristler var. Güvenlik güçleri ve milli istihbarat teşkilatının tespitleri bulunuyor” sözlerine yer verdi.


Sorumluyu başka yerde arama alışkanlığı Türkiye’deki işbirlikçi ve çıkarcı medyanın genel yapısıdır ve meseleleri çarpıtmakta mahirdirler. Ama her ülkede her yerde olduğu gibi sebep çok basit olmakla birlikte bunu söylemek yemlendikleri kaynakların çıkarına değilse bilseler bile asla söylemezler. Aynı tarafta oldukları su götürmez bu takımın Aydınlığı başka Türkgünü başka Sabahı başka telden çalmasının asıl sebebi bu konuda neyi nasıl yazacaklarının talimatı içerden saraydan henüz gelmediği için bu yalpalama içine düşmüşler. Sorun basit; bir ülkenin kaynaklarının %1’i bile halkın yararına kullanılmayıp (üstelik büyük bir zenginlik kaynağı içinde olan bir ülke) tamamı yabancı şirketler ve sınırlı bir zümreye veriliyorsa (bize hiç benzemiyor!) burada huzur değil huzursuzluk hakim olur ve sonunda patlar. Hiç yönetim hatasından bahsetmeyip topu dış güçlere atma kolaycılığı bu tip medya ve analistlerin ortak özelliğidir. Kardeşim siz adam olun kaynaklarınızı adil paylaşın halkın refahını yükseltin bakalım bu fırsatçı dış güçler buna yeltenebilecek mi?
çakma reisçiler rusyayı, antiamerikancılar ameriakyı sorumlu tutuyor.
Kafaların her cenahta karışık olması gayet doğal çünkü soğuk savaş paradigması bize hala abd-rus ilişkilerinin sözümona karşıtlık ve düşmanlık üzere kurulu olduğu yalanını söylüyor. Halbuki rusyanın sistemdeki rolü mahalleye korku salan eskiyadan öteye gitmez üstelik bu gerçek 200 yıldır gozümüzün onunde nal gibi dururken…