İktidar ve muhalefeti bekleyen sınav

featured

Yılmaz Ateş yazdı

Türkiye, iki dünya savaşına ev sahipliği yapan Avrupa ile tarih boyunca huzur yüzü göremeyen Ortadoğu’nun tam ortasında yer almaktadır. Geçmişte sömürgeci, günümüzde emperyalist devletler halkını refah içinde yaşatmak için mazlum, yoksul milletlerin kanını akıtmaya devam etmektedirler. Son örnek Ukrayna-Rusya Savaşı’dır.

Tarihçiler 1. Dünya Savaşı’nın esas nedeni olarak İngiltere, Fransa, İspanya, gibi büyük sömürgeci devletlerin birbirlerine sunacakları Afrika toprakları kalmayınca, Avrupa’nın efendisi olmaya çalışan Almanya’yla “Hasta adam” ilan ettikleri Osmanlı’nın toprağını paylaşmaya kalkmalarını göstermektedir. Balkanlar’da başlayan “sömürge çatışması” Avrupa’yı felaketine götürdü. 2. Dünya Savaşı’nın çıkış nedeni olarak da sömürgecilik döneminin bitişi ve büyük devletlerin geliştirdikleri ileri teknoloji ürünü silahlarını deneyerek emperyalist evreye girmeleri gösterilirken, mezhep ve etnisite tetikleyici unsur olmuştur.

Mezhep ve tarikatlar çatışmaları, Emperyalizmin kullandığı en etkili silahlardır; bölücü rolü, etnik ayrımcılık kadar zehirlidir. Balkanlar, Kafkasya, Körfez, Irak-İran, Suriye, Arap Baharı, iç savaşlar, devletlerin parçalanması, yıkılması, ülkemizde 40 yıldır akan kan ve 15 Temmuz işgal kalkışmasında işbirlikçi bu örgütlerin büyük katkısı olmuştur.

Türkiye’nin kuruluş ilke ve yönetimi; kulluktan vatandaşlığa, ümmetten millete geçen, egemenliği kayıtsız şartsız millette veren Cumhuriyet’tir; önderlik akıl ve bilime geçmiştir. Yeni yönetim ve değerler sistemine geçiş kolay olmamıştır; toplumsal acılar yaşanmış ama Türkiye Çağdaş dünyada yerini almış ve demokrasiye geçmiştir.

Türkiye, dış destekli hatta müttefik diye kabul ettiğimiz devletlerin himayesindeki ayrılıkçı hareketlerden çok büyük zarar görmesine rağmen birliğini ve bütünlüğünü korumuştur. Amerika başkanının muhalefete uzattığı “Erdoğan’ı seçimle devirip sizi iktidara getireceğim” havucu, Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne kast eden terör örgütlerinin eline verilen etkili bir silaha dönüşmüş, muhalefeti de Türkiye’nin ulusal çıkarlarından uzaklaştırmıştır. (Ne yazık ki, modern demokratik, laik Türkiye’nin kurucu önder partisi olan CHP yönetiminin bu havuca kanmış olması Cumhuriyet için ciddi tehlike oluşturmaktadır.)

Emperyalizm girdiği ekonomik krizden dünyayı silahlandırıp savaşa sürükleyerek çıkmaya çalışmaktadır. Ukrayna’dan sonra Tayvan’ı hedefe almıştır. Çevremiz kuşatılmaktadır.

Bu olumsuzluklar Türkiye’yi çok yakından ilgilendirdiği halde, kendisini 6’lı masa diye tanımlayan muhalefet partilerinin Balkanlar’da, Ege’de, Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de, Suriye’de, Irak’ta Kafkasya’da ne düşündüklerini kamuoyu bilmiyor. Terör örgütleri FETÖ, PDY, PKK, PYD ile nasıl mücadele edecekleri bilinmiyor. Dünyada yaşanan ekonomik kriz, halkımızı daha acımasız vurmaktadır. Milli yerli kalkınma modelini terk edip, ithal ikameli sisteme geçmenin ve 1980’den bu yana Cumhuriyet kazanımı varlıklarımızın acımasızca haraç-mezat satılmasının bedeli olan bu krizden, pansumancı önlemlerle, ulusal çıkarlarımızdan, egemenliğimizden taviz verilerek çıkılamaz.

Çıkış yolu, milli yerli kalkınma modeli, içte ve dışta ulusal çıkarları öne çıkaran antiemperyalist politikalar uygulamaktan geçer. Bu millet, devlet ve ulus birliğini yokluğa ve yoksulluğa hep tercih etmiştir. İktidarda kalmak isteyenler de,  gelmek isteyenler de bu sınava iyi hazırlanmalıdır.

İktidar ve muhalefeti bekleyen sınav

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

3 Yorum

  1. Cok iyi ifade etmissiniz durumumuzu. Tebrikler

  2. 2 ay önce

    vatan evladı olmak çok lezzetli bir şey azizim. vatana yazgılı oluyorsun bir kere… hak nasip ettiğinde vatan oluyorsun! Mevla’nın Azizi’ne komşu oluyorsun!

  3. 2 ay önce

    Elinize sağlık, güzel bir yazı, yalnız ben “ev sahipliği” deyimini şu örneklerde pek beğenmem, savaşa ev sahipliği olmaz.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!