İmamoğlu ve Erdoğan arasında ‘FETÖ imamı’ polemiği

İBB Başkanı İmamoğlu, 'Polemik yaratmamak adına hiç paylaşmadığım bir şeyi sizinle paylaşacağım' diyerek Cumhıurbaşkanı Erdoğan'a 'Kabinenizde bulunan bu kişi 'İmamoğlu'na FETÖ suçlaması ya da yolsuzluk suçu at' dedi mi, demedi mi?' diye sordu.

İmamoğlu ve Erdoğan arasında ‘FETÖ imamı’ polemiği

FETÖ’nün Belediyeler İmamı olduğu iddia edilen Erkan Karaarslan’ın Ekrem İmamoğlu ile ilişkisi yanıt bekliyordu. Tayyip Erdoğan’ın “İmamoğlu’nun danışmanı FETÖ’nün belediyeler imamı” sözlerinin ardından İmamoğlu, açıklama yaptı.

Adı geçen Erkan Karaaslan’ın devletin birçok kurumuyla iş yaptığını savunan İmamoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’na soruyorum: 31 Mart 2019 seçimlerinin birkaç gün öncesinde bahsi geçen Erkan Karaarslan’ın avukatını İzmir’e hangi bakanınız davet etti? Hem de bilet alarak! Bu vatandaş o zaman tutukluydu. İki: Halihazırda kabinenizde bulunan bu bakan ‘İmamoğlu’na önce FETÖ, yoksa yolsuzluk suçu at, amacımız onları bitirmek’ dedi mi demedi mi? Tekrar ediyorum. Bu Bakan, hala aktif olan bu Bakan, “İmamoğlu’na öncelikle FETÖ üzerinden, yoksa yolsuzluk suçu at. Amaç onları bitirmek” dedi mi demedi mi? Bu kumpastan son sorum da şu: Bugün bu yalan ifadeleri kullanan Sayın Cumhurbaşkanı’nın haber var mı yok mu? Onun onayıyla mı yapıldı? Yoksa haberi yok mu” sorularını yöneltti.

FETÖ’YE PARA AKTARDI İDDİASI

İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun FETÖ imamı Erkan Karaaslan’ı 2014’te Beylikdüzü Belediyesi başkanıyken kendisine danışman yaptığı ve Karaaslan’ın E-Yöntem şirketine ihaleler verdiği ortaya çıkmıştı. Karaarslan daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun o dönem özel kalem müdürü olan Tuncay Ceylan’ın referansıyla Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in danışmanı oldu.

KARAARSLAN, TAHLİYE EDİLDİKTEN SONRA FİRAR ETTİ

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı; Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik ihalelerde yolsuzluk ve usulsüzlük yaptığı iddiasıyla soruşturma başlattı ve 2 Ağustos 2016’da Erkan Karaaslan ile 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. 11 Ağustos 2016 günü emniyete teslim olan Karaaslan, 18 Ağustos 2016’da tutuklandı.

Erkan Karaarslan, FETÖ/PDY’ye finans sağlama ve terör örgütüne üye olmaktan 14 ay tutuklu kaldı, Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi 29 Eylül 2017 tarihinde adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı konularak Karaarslan’ı şartlı tahliye etti. Erkan Karaarslan’ın tahliye kararına Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Ardından Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Ekim 2017 tarihinde Erkan Karaarslan hakkında, 5271 sayılı CMK’nın, 94. maddesi gereğince yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Erkan Karaarslan, 19 Ocak 2019 tarihinde Ankara İstihbarat ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri’nin ortak çalışması kapsamında Ankara’da gizlendiği eve düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Karaarslan’ın üzerinden kardeşi adına düzenlenmiş sahte kimlik çıktı. Erkan Karaarslan, tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilen Karaarslan, sonraki aylarda tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

.İMAMOĞLU’NUN YANITLARI

Sorulan sorular ve İmamoğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

“AK Parti ile CHP arasında FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmaları sürüyor. Cumhurbaşkanı’nın gösterdiği videoda ‘İmamoğlu’nun danışmanı FETÖ İmamı’ cümlesi vardı. Bu iddiaya ne diyorsunuz?”

– Bana arkadaşlarım ifade ettiklerinde açıkçası bu habere inanmak istemedim. Sonra arkadaşlarım videoyu gösterince çok üzüldüm, utandım. Ülkemde bu tür yalan ifadelerin bu mercilerden aktarılması konusunda utandım, çok üzüldüm. Önce şunu söyleyeyim: Bahsi geçen vatandaşımız, benim danışmanım değil. Bahsi geçen vatandaşımızın hizmet ettiği birçok kamu kurumu var. MİT gibi bu ülkenin gizli güvenliğinden sorumlu kuruluşları var. Onlarca bakanlık, onlarca AK Partili belediye başkanlıkları var. Ben, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğumda halihazırda, AK Partili belediye başkanı döneminden itibaren, 2012’den beri hizmet eder konumdaydı. Bu arkadaşımız, bizim dönemde de bir kısım hizmetler verdi. Bunlar kayıtlı, bunlarla ilişkili araştırmalar yapıldı. Soruşturmaya bile gerek duyulmadı. Bu yalan ifadeleri kullanmakta nasıl böyle bir boşluğa düşerler, bu makamlar böyle yalan ifadeleri nasıl kullanırlar? Çok üzüntülüyüm, tekrar altını çizeyim. 2012’den itibaren Beylikdüzü Belediyesi’ne hizmet eden bir şahıstan bahsediyoruz.

ERKAN KARAARSLAN’IN AVUKATINI İZMİR’E KİM DAVET ETTİ

– Bugüne kadar polemik yaratmamak adına hiç paylaşmadığım bir şeyi sizinle paylaşacağım. Polemik niye yaratmak istemedim? Çünkü seçimle ilgili süreçte bunları kullanacak bir insan değildim ve kulağıma gelen, belgesiyle tanıklarıyla bana aktarılan bazı kişileri kurumları, kamu kurumlarını zedeleyici ifadeler olduğu için de uzak durduğum birçok şeyle karşı karşıya kaldım. Bunların hiçbirisini açıklamadım. Çünkü benim işim polemik değil. Benim işim vatandaşlaydı ve vatandaşa ne yapacağımızı anlattık. Bazı soruları soracağım açıkçası. Demek ki benim de bunları açıklama vaktim geldi. Sayın Cumhurbaşkanı’na soruyorum: 31 Mart 2019 seçimlerinin birkaç gün öncesinde bahsi geçen Erkan Karaarslan’ın avukatını İzmir’e hangi bakanınız davet etti? Hem de bilet alarak! Bu vatandaş o zaman tutukluydu. İki: Halihazırda kabinenizde bulunan bu bakan ‘İmamoğlu’na önce FETÖ, yoksa yolsuzluk suçu at, amacımız onları bitirmek’ dedi mi demedi mi? Tekrar ediyorum. Bu Bakan, hala aktif olan bu Bakan, “İmamoğlu’na öncelikle FETÖ üzerinden, yoksa yolsuzluk suçu at. Amaç onları bitirmek” dedi mi demedi mi? Bu kumpastan son sorum da şu: Bugün bu yalan ifadeleri kullanan Sayın Cumhurbaşkanı’nın haber var mı yok mu? Onun onayıyla mı yapıldı? Yoksa haberi yok mu?

‘FETÖ İMAMI DEDİKLERİ ŞAHIS SERBEST’

– Kaldı ki bir şeyi daha söylemek istiyorum. Suçladıkları ‘FETÖ’nün imamı dedikleri şahıs’. Böyle ayıp bir ifşa olur mu? Bu vatandaş şu anda serbest. Mahkemesi görülmüş ve serbest. Böyle bir ifşa olabilir mi? “FETÖ’nin İmamı” diye başlık atıyorsunuz, İmamoğlu da danışmanı diyorsunuz. Her karar alınıyor. Herkes bir takım haksızlığa, hukuksuzluğa uğradığı, çok pratik kararların alındığı bu ülkede, bu vatandaşımız suçsuz veya yargılanması devam ediyor, sokakta. Siz FETÖ’nin İmamı” diye başlık atıyorsunuz bir oturumda, bir grup toplantısında ve onun altına da İmamoğlu danışmanı diyorsunuz. Kim inanır size? Üzülüyorum. O makama da çok üzülüyorum.

Tabii ki randevu talebimi geri çekiyorum. Zaten bir anlamı yok ki. Benim bu kadar samimi randevu talebime karşı verilen bu cevap verilen bu ifade bunun kullanılma biçimi çok yazık.