MERVE DUMAN / VERYANSIN TV
Türkiye, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerle sarsıldı. Depremde 44 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetti. Deprem felaketinin ardından yurdun dört bir yanından depremzedeler için yardım toplanırken, deprem bölgelerindeki vatandaşlar çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor.
Adıyaman’da 229 akrabasını depremde kaybeden Emine Bulut’un hikayesi yürekleri yaktı. Veryansın TV’ye konuşan Emine Bulut, “229 tane canımı toprağa verdim.” diyerek sözlerine başladı.
‘KIZ KARDEŞİMDEN BANA KALAN BİR KUŞ’
“Hangisinden, nereden başlasam bilmiyorum. Darmadağınığız, toparlanamıyoruz. Toparlanması mümkün değil.” diyen Emine Bulut, “Vefat edenlerin hepsinin kapısı kilitlendi. Kız kardeşimden bana kalan bir kuş… Onu da ölmeden 3 gün önce kızıma vermiş. Torunlarıma karne hediyesi. İyi ki de vermiş. Gözyaşlarımız hiç durmuyor. Göz ameliyatı oldum. Hiç ağlamamam, dışarı çıkmamam gerekiyor. Yapacak bir şey yok. “ diye konuştu.
‘BİZ TOPRAKLARIMIZI TERK ETMEK İSTEMİYORUZ’
Bulut, deprem bölgesindeki zor yaşam koşullarını şu sözlerle anlattı:
“3 tane torunum var, 3’ü de hasta. Acile götürdük, serum taktırdık. Niye? Yerler çok ıslak olduğu için. Ben kalp hastasıyım, KOAH hastasıyım, böbrek hastasıyım. Eşim şeker hastası, kalp hastası. Ama yapacak bir şey yok. Ne yapabiliriz, nereye gidebiliriz? Biz topraklarımızı terk etmek istemiyoruz. Yeme içmeyi biz geçtik. Çadırlarımızın içine serecek bir şeyimiz yok. Evden getirdiğimiz yataklarda yatıyoruz. Kızımın evi tek katlıydı hemen oradan getirdik, çıktık. Çadırların altındaki kartonları dün sabah çıkardım, su damlıyor. Çünkü çimenlerin üstündeyiz.”
‘HER TARAF DUMAN İÇİNDE’
Yeme ihtiyaçlarının Manisa Şehzadeler Belediyesi tarafından karşılandığını söyleyen Bulut, “Zaten boğazımızdan giden bir şey yok. Yutkunamıyoruz bile. Zaten bademciklerimiz şiş, KOAH hastası olduğum için. Sobalar yandığı için her taraf duman içinde. Her sabah gidip oksijen alıp geliyorum. Çünkü nefes alamıyorum, sesim kısılıyor. 11’inci güne kadar enkazların üzerinde gezmekten ayaklarım su toplamış ve hâlâ öyle. 11’inci günü son canımı çıkardım. Tanınmaz haldeydi ve DNA testi yaptırdık.” dedi.
‘MİLLETVEKİLİNİ VE HANIMI ÇIKARIP ARAÇLARI GÖTÜRDÜLER’
4 akrabasının, depremde enkaz altında kalarak hayatını kaybeden AKP Adıyaman Milletvekili Yakup Taş ile aynı apartmanda oturduğunu söyleyen Bulut, “Üç gün bize ulaşamayan kim olursa olsun, bu benim kardeşim, annem, babam, evladım da olsa benim çektiklerimi çeksinler. 4 tane ailem enkazın içindeyken, kurtarma ekibi milletvekilini, hanımını çıkarıp ondan sonra araçları götürdüler. Koca koca taşlarla o araçlara saldırdım. ‘Bize de böyle emir geldi’ dedi. Sizin canınız can da benim ki can değil mi? Kız kardeşimin apartmanında biz parayla tuttuk. Enkazın başına geldi, kazacaktı dedi ki; emir yok. Üç güne kadar bağırıyordu, ‘Kurtarın beni’ diye. Üç gün sonra öldüler.” dedi.
Emine Bulut, sözlerini “Sesimi duyurun. Acımı yaşıyorum ama sesimi duyurmak da istiyorum.” diyerek bitirdi.
6 li masa mazallah iktidarda olsaydı taş atacak birisi de olmazdı. Keşke 1 milyon binaya yetecek 1 milyon kurtarma ekibimiz olsaydı. Yok ve olamaz da. Toplumca hepimiz suçluyuz . Yıkılan binaları biz yapmadık mı? Antalyada 12 katlı bir binada oturuyorum. Yangın merdivenini binaya alan eklemek için yok etmişler. Ev sahibi olarak muratpaşa belediyesine dilekçe ile başvurdum. Böyle ruhsat verdik yapacak birşey yok dediler. Resmî yazı ile. Yangın çıksa kimse aşağı inemez . Hepimiz suçluyuz.
Erdogan ve AKP ye oy vermeye devam edin.
Allah bu insanların feryadını duymayanları lanet etsin.