Mustafa Özgür Sancar yazdı…
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesi, Batı Asya üzerinden çıkarılmaya çalışılan savaşın işaretini verdi.
İsrail terörist bir yapılanma olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Kongresi’nde yaptığı propagandanın ardından bu suikast ile bölgede savaşı kaçınılmaz hâle getirmeye çalışıyor. Böylece şu aşamada bu türden bir çatışmaya sıcak bakmayan ABD’yi savaşa mecbur edebileceğini hesaplıyor.
ABD ÇEKİMSER
Biden yönetimi ve Demokratlar, Körfez ülkeleriyle ilişkilerini sorunlu hâle getirmek istemiyor; daha da önemlisi Gazze’de soykırıma varan vahşettin, AB dâhil, dünya kamuoyunda oluşturduğu haklı tepkiden çekiniyor. Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş, temelde ABD’yi ekonomik ve stratejik açıdan bunaltmış gözüküyor. Kasım’daki başkanlık seçimlerinde hâlâ favori gözüken Trump, ”Son Ukraynalı ölse bile tüm yardımları keseceğiz” diyerek, Cumhuriyetçileri çok uluslu açık bir savaşın, -bu aşamada- tarafı olmadığını gösterdi.
Buna karşın, Amerikan hükümetinden İsrail’i karşı olası bir saldırının karşısında olacakları yönünde mutat bir açıklama geldi; aslında bununla da sınırlı kalmadı. Bir füzesavar gemisi USS Carney, normalde Abd bunu Balistik Füze Savunması için NATO’ya verdi; ancak İspanya rota limanından ayrılarak Doğu Akdeniz’e geldi, amaç İsrail’i korumak.
Buna rağmen ABD’nin elinde bir ateşkes planı olduğu açık. Netanyahu bu planı pas geçip, yan yollara sapma eğiliminde ve İran’ı kışkırtıyor; çünkü ABD’yi tamamen bölgeye çekebilmek için İran’ı savaşa sokması gerektiğini düşünüyor.
SAVAŞ SUÇLUSU OLARAK YARGILANMALI
İsrail’in bir terör devleti olarak düzenlediği bütün saldırılar, dünya barışını isteyen tüm ülkeleri tehdit ediyor.
Çin Halk Cumhuriyeti bunu çok net gördüğü için Filistinli örgütleri, ateşkes doğrultusunda ortak hareket etmeleri için bir araya getirdi.
İsrail’e karşı, ”Deterrent” olarak tanımladıkları caydırıcı önlemler almak gerekiyor. BM harekete geçirilmeli; Netanyahu soykırım insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, terör ve suikastlardan hızla yargılanarak, cezalandırılmalı…
İspanya, İrlanda ve Norveç gibi diğer ülkelerin de Filistin’i tanımaları sağlanmalı.
INSTAGRAM’I DEĞİL, KÜRECİK’İ KAPATARAK SİYONİZME TEPKİ VEREBİLİRSİNİZ
Türkiye ise, vakit kaybetmeden Kürecik Radar Üssü kapatılmalı… Doğu Akdeniz’e gelen USS Carney füzesavar gemisi, havada füzelerin bilgisini Kürecik’ten alacak. Bu kapsamda İncirlik Üssü’nü kapatmak yönünde cesur bir irade ortaya çıkmalı.
Suriye başta olmak üzere bölge ülkeleriyle, savaşı önleyebilecek mutabakatlar yapılmalı, terör unsurlarına karşı somut işbirlikleri gerçekleştirilmeli.
İsrail’e tepki, Instagramı kapatarak verilemez. Küreciği, İncirlik’i kapatacak, Atatürk’ün bölge merkezli politikasına dönecek bir siyasi iradenin ortaya çıkmasıyla olur. Instagramın sahipleri Haniye ile ilgili paylaşımları engelleyerek fikir özgürlüğüne darbe vurdu, ancak burada Türkiye’yi tehdit eden terör örgütleriyle ilgili binlerce paylaşım yapılıyor, bundan dolayı Instagram’a erişimi engellemeyi neden düşünmediler(?).
FAKİRLİĞİ ENGELLEYEREK BÖLGE MERKEZLİ DIŞ POLİTİKA UYGULAYABİLİRSİNİZ
Ayrıca ülkede önü alınamaz biçimde orta sınıf yok oluyor, kitlesel bir fakirleşmenin koyu karanlığındayız. Hayat hiç bu kadar pahalı olmamıştı.
Doğalgaza %38 zam yaptılar; oysa Dünyada gaz fiyatı %50’den fazla düştü.
Son bir yılda Dünyada gıda fiyatları yarı yarıya düşerken bizde 3 kat arttı. Artmaya devam ediyor.
Ülkenin 250 milyar doları sığınmacılar ve yurtdışında yaşayan yabancıların yaşam seviyesini arttırmak için harcandı. Yurtdışına harcanan para 2021-2022 yılları arasında 80.2 milyar dolar.
Türk halkına, emekçisine, emeklisine verilmeyen paralar sığınmacı ve yabacılara harcanıyor.
Türkiye’nin dışarıda güçlü olması için, içeride sosyal adaleti sağlayan bir siyasi iradeye ihtiyacı var. Güçlü bir halkçı ekonomiyle, dış siyasette belirleyici olunabilir. Atatürk’ün bölge merkezli dış politikası, gümrük duvarlarını yükseltmiş, ulusal pazarı güçlü, halkçı bir ekonomi ile işler.
HALKÇI EKONOMİ, MADURO VENEZUELASI VE BİR İKTİDAR MESELESİ
Bugün Venezuela seçimlerine hile karıştırdığı gerekçesiyle kötülemeye çalıştıkları Maduro, Abd’nin tüm hukuksuz girişim ve ekonomik saldırılarına karşın, Chavez programıyla ülkesini ayakta tutuyor.
Chavez kamucu programıyla emperyalist ABD şirketlerinin Venezuela’yı sömürmesini engelliyor. Maduro her türlü ambargo ve ekonomik izolasyona karşın ulusalcı ve halkçı programı uygulamaya devam ediyor.
ABD demokrasi olmadığı için değil, Venezuela’yı sömüremediği için Maduro’yu suçluyor, ”demokratik standartları sağlamadığını” iddia ediyor.
Onların demokratik standartları Venezuela, Türkiye gibi mazlum ülkelerin açık pazar hâline gelmesi, dış politikada kendilerine bütünüyle angaje olması.
Bu nedenle ABD emperyalizmine karşı durmak bugün ekonomik ve siyasi bağımsızlığın en önemli şartı. Elbette ki ilişkileri bütünüyle kesemezsiniz; ancak karşılıklı bağımsızlığa saygı temelinde eşit ilişkiler kurulabilirsiniz. Bu da bir iktidar meselesidir.
Simdiye kadar Bölge Merkezli Politika Türkiyenin aleyhine olacak sekilde yapildi !!!
Örnek : BOP !!!! , FETÖ !!!! , ISiD ( DEAS), Kürecik, vs vs
Bu politika hala devam ediyor !
Zamanında Irak in, Suriye nin yanında olsa idik ne Suriye de ne de Filistin de bunlar olmaz 10 milyon Suriyeli de başımıza bela olmazdı.