Engin Balım yazdı…
Pazar günü gerçekleşen kongrede, her şey 196 kurultay delegesi içindi, kimse CHP İstanbul il yönetim listesindeki isimlere göz bile atmadı.
2018’den bu yana, gelmiş geçmiş, CHP’nin en tartışmalı İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu dönemi de böylelikle kapanmış oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurultayı kazanır mı bilinmez ama yeniden potaya girmeyi başardığı kesin. Kongreyi kaybetse; havlu atıp, siyaseten zombiye dönüşecekti.
Bu sonuçla; önümüzdeki yerel seçimlerde, İstanbul’da meclis üyelerinin ve ilçe belediye başkanlarının belirlenme sürecinde, İmamoğlu’nun eli güçlenirken, genel merkezin eli ise zayıfladı. Kurultay’da muhtemeldir ki; Genel Başkan değişikliği yaşanmasa bile, Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi listesinin delik deşik edilmesi kaçınılmaz.
Tüzüğe göre; Parti Meclisi, belediye başkan adaylarının tek belirleyici, karar merci olduğundan, parti içi İKTİDAR savaşlarının şiddetlendiği CHP’de, önümüzdeki haftaların en önemli gündem maddesi yeni sekillenecek PM olacak.
Bu kısa özetten sonra, gelin biraz da işin matematiğine girelim…
Özgür Çelik 342 oy alırken, Cemal Canpolat ise 310 oyda kaldı. Eğer Canpolat, 18 oy daha alabilmiş olsaydı, 328’e 324 galip gelecekti ve Kılıçdaroğlu rahat bir nefes alacaktı.
Ama öyle olmadı! Canpolat gibi eskimiş bir ismin karşısına, genç bir isim çıkartan, değişimciler, yine listeleri de daha iyi hazırlayıp, salondaki tribünleri de doldurunca, maçı başlamadan aldılar. TEŞVİK primi iddiaları konusu da işin başka boyutu!
Kaftancıoğlu, 2018’de 325 delegenin oyunu alarak il başkanı seçilmişti. Rakibi Canpolat ise 318 oy alabilmiş, 9 delege de oy kullanmamıştı. Aradan geçen yıllarda, Canpolat 8 oy daha eksik almış oldu.
İstanbul kongresini de üzerine ekleyince, bugüne kadar tamamlanan il kongreleri ile CHP’nin 1000 kadar kurultay delegesi belirlenmiş oldu. TBMM’de toplam 600 milletvekili olduğundan, iki katı oranında yani; 1200 seçilmiş kurultay delegesi ve bunlara EK olarak da doğal delegelerle bu tahminen 1400 civarı delege ile CHP kurultaya gidecek.
Doğal delegeler; PM, YDK üyeleri ve milletvekillerinden oluşuyor. Ancak, mevcut milletvekilleri içinde YDK üyesi veya PM üyesi olanlar da var. CHPli 129 vekilin üzerine 40-50 kişi daha doğal delege olur dersek, kaba hesap 1400 sayısı yanlış olmaz.
196 delegeye sahip olan İstanbul’u, 72 delege ile Ankara ve 56 delege ile İzmir takip ediyor. Aldığım kulis bilgilerine göre pazar gecesinden bu yana, sırtını Kılıçdaroğlu’na dayayarak siyaset yapan bir çok ismin uykuları kaçmış! Genel Merkez’deki hava da hiç iç açıcı değilmiş.
Yine bir başka bilgi ise; İmamoğlu kendini Anadolu yollarına vurmuş. Kurmaylarına şimdiye kadar seçilen 1000 civarı kurultay delegesini mercek altına almaları ve tek tek haklarında rapor, analiz çıkartılıp, önüne koymaları talimatı vermiş.
Evet yanlış duymadınız, İstanbul Kongresini kazanan Ekrem Bey, aday çıkardığı Özgür Özel’den bile daha heyecanlıymış ve kurultaya ciddi ciddi asılıyormuş.
Yine TEŞVİK primi iddiaları dediğinizi de duyar gibiyim..
İSTANBUL’UN YENİ SEFİRİ ERDOĞAN TOPRAK
Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan seçildiği 2010’dan bu yana karakutusu görevini yürüten, hemşerisi Tuncelili Erdoğan Toprak da, Özgür Çelik’i desteklediğine göre, kurultayı gerçekten değişimciler mi kazanmış oldu?
Bu da yanıtlanmayı bekleyen önemli bir soru.
Kendisine oğulları kadar yakın olan; Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ı 2019 yerel seçimlerinde CHP’den başkan adayı gösteren Toprak’ın Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu’nun arasını yapacağına yönelik, söylentiler de mevcut.
Ancak görüştüğüm önemli isimler, Toprak’ın elindeki 2 ilçe belediyesini, önümüzdeki yerel seçimlerde üçe dörde nasıl çıkartırsa o yönde karar alacağı yönünde hem fikirler. 196 kişilik İstanbul kurultay delegeleri içinde, Toprak’a yakın en az 40 isim bulunduğu belirtiliyor.
Bir başka önemli ayrıntı ise, düne kadar ‘İstanbul’u Ekrem kazanacağına Tayyip alsın’ diyen bazı CHPli aktörler bile İmamoğlu’na yakın isimlerle telefon trafiğine başlamışlar.
Evet İmamoğlu’nun eli Kılıçdaroğlu’na göre dünden daha güçlü, ancak hep söylüyorum, Ekrem Bey’in en büyük düşmanı, kendi EGOsu! Etrafındakilerin egolarını saymıyorum bile.
Rehavet duygusunu aşamadığı sürece, sakinliği ve sabrı ile bilinen Kılıçdaroğlu’nun bittiğini kimse düşünmesin. Her an buradayım veya buradayım benzeri bir çıkışını daha duyabilirsiniz!
İMAMOĞLU’NUN İSTANBUL TAKTİĞİ
İstanbul’u değişen konjonktürde alamamaktan korktuğunu ve hatta aday olmamayı bile düşündüğünü biliyorum. Hedefinde açık net, CHP genel başkanlığı var. Ancak, adaylıktan kaçıp, İstanbul’u AKP’ye teslim eden kişi olarak da anılmak istemiyor.
Başından beri şikayetçi olduğu Kaftancıoğlu’ndan da kurtuldu. Ancak bu kez de, Kaftancıoğlu ile konsolide edilen HDP oyları sorunu önünde. HDP kendi hatta İYİ parti bile kendi adayını çıkartabilir. İstanbul kongresinde, komuşmasında ‘İstanbul için ittifakı sağlayacağım’ vurgusu yapsa da, işin zorluğunun farkında.
CHP’de hakim kaynaklar işte bu nedenle Kılıçdaroğlu’na karşı sert bir pazarlık yürüterek, ‘İstanbul’daki ilçe belediye başkanlarını ‘ben belirleyeceğim’ RESTİ çekmesini muhtemel görüyorlar ve seçim atmosferine girildiğinde de, Kılıçdaroğlu’nun reddetmesi halinde ‘İmmaoğlu’nun basın ve sosyal medyadaki gücünü kullanarak, adaylıktan çekilmeyi ciddi ciddi düşündüğünü, belirttiler.
Evet, Kılıçdaroğlu’na karşı genel kurultayı alamadığı takdirde İmamoğlu ekibi, yukarıda yazdığım iddiayı ciddi ciddi gerçekletirecek.
Zaten ilçe belediyelerinde pastadan büyük lokmayı alır ise, geleceğe yönelik Ekrem Bey, istediği finansal gücü çok rahat o ilçe belediyelerinin imkanı ile sağlamış olacak.
Tüm bu yazının özeti; CHP’de yakın zamanda hiç bir şey olmasa da bir şeyler olacak.
İmamoğlu KK ile anlaşır özgür özel dımdızlak ortada kalır
İstanbul’da “Son Tango” Ekrem İmamoğlu’nun jübilesiyle değişimcilerin zaferiyle sonuçlansa da CHP genel kurultayını Kılıçdaroğlu’nun alacağı kanaatindeyim. Bu zafer sadece 5 Kasım’da gerçekleşecek olan kurultaya heyecan getirdi. Sonuç belli.