Murat Bölükbaşı
Murat Bölükbaşı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Belli ki, incinmişsiniz Sayın Montella

Belli ki, incinmişsiniz Sayın Montella

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

Maç önü basın toplantısında, “Son üç yılda büyük başarılar kazandık. Biraz daha saygıyı hak ediyoruz” dediniz. “Kaosa hizmet eden, bunu besleyen birçok kişiden daha fazla kendinizi Türk hissettiğinizi” ifade ettiniz. “Bazı bireylerin karışıklık yarattığını, insanların birtakım kusurlar arayıp bulduklarını, bunların futbolcuları üzdüğünü ve bundan etkilendiklerini” söylediniz. Bunları basın toplantısında olan gazetecilerin gönlünü de alarak, Türkiye’dekilere söylediğinizi ifade ettiniz. Ruh halinizden ve söylemlerinizden anladım ki, yazılan çizilen ve söylenenler sizi biraz incitmiş Sayın Montella

Peki! Bir an bütün söylediklerinizin doğru ve haklılık payının yüksek olduğunu düşünelim. Senin ve takımının ne yapması gerekiyordu? Yanınızda ve İçinizdeki “yıkama yağlamacı” yandaş basının dışında Türkiye’de olup sizleri ancak televizyon başında seyredip kahreden sıradan insanlara, yazarlara, spor yorumcularına, ilgili ilgisiz herkese ders vermeniz ve alacağınız galibiyetle düşman olarak tanımladığınız kitleye haddini bildirmeniz gerekmiyor muydu?

Hepimiz, siz ve “Bizim Çocuklardan” bu dersi almak için yine televizyonun başına geçtik ve yemin olsun; bize ders vermeniz ve had bildirmeniz için dua ediyor, yanılmayı ve mahçup edilmeyi çok istiyorduk. O sebeple bu yazıyı dün değil, kazansanız da kaybetseniz de maçtan sonra yazmaya karar verdim. Ne olur ne olmaz yine incinirseniz, bu sizin sevk ve idare performansınıza, oyuncuların moral motivasyonuna ve dolayısı ile saha performansına olumsuz etki eder düşüncesiyle ‘topa giremedim.’ Eh! Nasıl olsa Amerika maçı formaliteye döndüğü için rahat rahat yazabilirim.

Sayın Montella! Sizin beklemediğiniz gibi, biz de birinci dakikada gol yemeyi beklemiyorduk ama “almışsınız bir kere mazlumun ahını çıkıyor aheste aheste…”

Neyse; ilk yarı üretme konusunda pek bir varlık gösteremedik. Allah’tan yeni FIFA kuralları devreye girdi de, Almiron kendini durduk yere attırınca bir oh çektik. Devrede Paraguay teknik direktörü çift forvetten biri olan Pitta’yı oyundan alıp, Enciso’yu ileride yalnız bıraktı. Tabi ki ben; cahil aklımla, “rakip eksik, dolayısı ile forvet’in birini çıkarmış, orta sahayı takviye etmiş, artık geride dörtlü oynamanın bir anlamı yok. Üçlüye döner, hücumu ikiler Deniz’le ikinci yarıya başlar, ismail’i alır, Arda’yı ön liberoya çeker, Can’ı iki hücumcunun arkasına atar derken, yine sükut-u hayale uğradım. Montella ilk yarıdaki oyunu okumuş(!) Çözümü Kerem – Barış değişikliğinde aramıştı. Eee! Araya araya Bağdat bulunurmuş… Anlaşılan sorun hocanın taktik okumasında değil, sadece oyuncuların performansındaymış(!) Nihayet altmışıncı dakikada Deniz Gül ve Can Uzun hamlesi aklına geldi. Bu dakikadan sonra ceza sahası içi ve çevresinde daha etkili oynamaya başladık. İstatistiklere bakmadım ama görsele göre iki maçta aldığı süreye bakıldığında gol atamasa da ceza sahası içinde gol vuruşuna dönük topla buluşma istatistiği en yüksek oyuncunun Deniz olduğu çok açık. Can Uzun’un oyunda kaldığı sürede oyuna katkısı oldukça değerliydi. Arda, Hakan, Kenan bir adım öne çıkması gereken oyuncular olarak sergiledikleri performansla bize hayal kırıklığı yaşattılar.

Gelelim size Sayın Montella! Sizinle ilgili değerlendirmemi bugün değil, 22 Haziran 2024 tarihli “Montella Etkisi” başlıklı yazımda kaleme almıştım. UEFA-C ve B liginde aldığınız galibiyetlerin benim için bir ölçü olmadığını bir önceki yazımda ifade etmiştim. Keza, bu Dünya Kupası grup ve playoff müsabakalarında alınan galibiyetlerin de terazi de bir ağırlığının olmadığını ifade etmiştim. Siz de görüyorsunuz ki, Dünya Kupası turnuvasında kazın ayağı öyle olmuyormuş.

Hepimizden daha Türk olduğunuz ifadesi, duygulara ve gönüllere hitap edebilir ama gerçekler puan cetvelinde ve hesap cüzdanınızdaki bol sıfırlı milyon euroluk bakiyelerde başka görünüyor. Dünya Kupası’nda mücadele eden 48 takım içinde Milli Takım Teknik Direktörü olarak en yüksek maaşı alan 8. kişisiniz. Muhtemelen Amerika maçından sonra Dünya Kupası’nı bir tatil beldesinde dinlenirken televizyondan izleyeceksiniz. Çok akıllı bir hamle ile sahada gösteremediğiniz başarıyı, “Roma beni istiyor” diyerek bol sıfırlı yeni mukavele imzalarken gösterdiniz. Senede 10 maç yapacak, 40 antrenmana çıkacak. Business Class uçarak, 7 yıldızlı otellerde konaklayarak futbolcularınızı izleyecek, ona rağmen kadroya sezonda sadece 73 dakika forma giymiş Salih Özcan ve diğer defolu oyuncuları alacak. Dünya Kupası’ndan belki de gol bile atamadan geri dönecek ve bunun için TFF kasasından her gün için 365.000 Türk Lirası hesabınıza yatacak ve üstüne bir de bizden saygı bekleyeceksiniz Sayın Montella; öyle mi?

Sizin sahada gösterdiğiniz sevk ve idare kabiliyetinin çok daha fazlasını gösterecek, görünen ve görünmeyen bu ülkenin çok değerli ve yetkin antrenörleri var. Bu görevi emin olun üste para vererek yapar ve çok başarılı olurlar. Saygı görmek istiyorsanız o saygıyı hak etmelisiniz. Bence kovulmayı beklemeden bir Türk gibi onuruyla valizinizi alıp evinize gitmelisiniz.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!