İstanbul Tabip Odası (İTO), “Şarlatanların saldırısına karşı bilimin ve bilim insanlarının yanındayız” notuyla, ‘tıbbın şarlatanları’ olarak tanımladıkları doktorların 10 ortak özelliği bulunduğu bir bildiri yayınladı.
Kovid-19 salgınına karşı aşıyı teşvik eden açıklamaları nedeniyle sosyal medyada ‘MehmetCeyhanTutuklansın’ etiketiyle hedef gösterilen ve hakkında suç duyurusu yapılan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a meslektaşları sahip çıktı.
İstanbul Tabip Odası (İTO), ‘#MehmetCeyhanyalnızdegildir’ etiketiyle Ceyhan’a destek verdi. İTO, 2019’da yayınladığı “Tıbbın şarlatanlarının 10 ortak özelliği” bildirisini “Şarlatanların saldırısına karşı bilimin ve bilim insanlarının yanındayız” notuyla yeniden paylaştı.
Bildiride şu maddeler yer alıyor:
1- Her ne kadar modern tıbbı yerden yere vursalar da bunu yaparken modern tıp eğitimi sonucu kazandıkları “doktor” unvanlarını ve akademik kariyerlerini kullanmaya özen gösterirler; özel muayenehanelerinde, kliniklerinde hasta bakmaya, ilaç yazmaya devam ederler.
2- Hemen her açıklamalarında bilimsel/tıbbi gerçekler/doğrularla bilim dışı yalanları/yanlışları birlikte harmanlayarak sunar, böylece yalanları/yanlışlarını gerçeklerin/doğruların arasında gizlemeye çalışırlar.
3- İleri sürdükleri “ezber bozan”, “tabu yıkan”, “şoke eden” iddiaların hiçbir bilimsel ispatı yoktur. Kendilerine soracak olursanız iddialarını ispatlamaları için bilimsel dayanağa ihtiyaç yoktur, kendilerinin söylemiş olmaları yeterlidir.
4- Ortaya attıkları iddiaların çürütülmesinde kendileri açısından hiçbir sıkıntı duymazlar; hemen yeni konular, yeni iddialar bulurlar. Hemen hepsinin kendince “her derde deva” bir meyvesi, sebzesi, insan yaşamını en az 30 yıl uzatacak bir diyet/tedavi kürü vardır.
5- Yaşam düsturları “Bir gün herkes -15 dakikalığına- ünlü olacak!”, taktikleri “Reklamın iyisi, kötüsü olmaz!”dır. Bilimsel başarılarıyla değil, medyatik söylemleriyle kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışırlar.
6- Kendilerine uzatılan her mikrofona, yöneltilen her soruya, uzmanlık alanları olup olmadığına bakmaksızın mutlaka verilecek bir cevapları vardır. Bazıları daha da ileri gidip fırsatını yakalamışken derin sosyolojik tahlillerde bulunurlar.
7- Bugün zaten birçok doktorun ve tabip odalarının “aşırı teşhis”ten aşırı teknoloji ve ilaç kullanımına, tanı/tedavi süreçlerine tıbbi teknoloji/ilaç tekellerinin müdahalesinden kapitalist tıbba kadar bir dizi uygulamayı son derece radikal eleştiriler yönelttiğini bilmezden/görmezden gelirler; kendilerini biricik kahraman ilan ederler.
8- Zihin dünyaları “komplo teorileri”yle doludur; kanserin çaresi bulunmuştur ama ilaç firmaları gizliyordur, şekerin zararı kendileri ifşa edene kadar toplumdan saklanmıştır, aşıların içinde alüminyum vardır ve otizme yol açıyordur, vb., ve de bütün bu komploların farkına varan biricik akıl sadece kendilerinde mevcuttur.
9- Açıklamalarında soyut bir “tıbbi endüstri”, “sistem” eleştirisi varsa da hiçbir zaman mevcut sağlık politikalarını ve o politikaların sahibi siyasi iktidarı eleştirmezler, iktidar partisi AKP’nin adını dahi ağızlarına almazlar; sonunda da faturayı doktorlara keserler.
10- Her ne kadar bütün bu faaliyetlerini kendileri için hiçbir karşılık beklemeden, toplum için/toplum yararına, “uhrevi” amaçlarla yaptıklarını iddia etseler de çabalarının meyvelerini daha çok tanınırlık/bilinirlik/kabul görme, hasta sayısı/kitap satışlarında artış gibi “dünyevi” nimetler olarak toplamaktan kaçınmazlar.

Birçok doğruyla birlikte birçok yanlışı da içeren bu kaba genellemeler acaba yalnızca Mehmet Ceyhan’ı mı savunmaya yönelik? Bana öyle gelmiyor; Sn Ceyhan Ttb’nin yıkıcı savaşını sürdürmek için şu an için kullanacağı bir araç. Yoksa onların yani Ttb yönetiminin ne halk sağlığı ne sağlık çalışanları umurlarında.
İşin garibi şarlatanların en büyük şikayeti olan “benim icatlarımın ortaya çıkması engelleniyor” söylemi toplumda rağbet görmekte ve bu şarlatanlar da gaza gelerek daha da ileri gidebilmektedirler. Kanserin çaresini bulmuşlardır, Covid-19 için mucize bir ilaç bulmuşlardır ama o mucize ilacı kendilerine uygulamazlar. Aşıyı bulmuşlardır ama Sağlık Bakanlığı üretime müsaade etmez. Sıkışırlarsa da ya Müslüman oldukları veya Atatürkçü oldukları için mağdur edildiklerini söylerler. Patronlarına minnettarlıkla teşekkür ederken her ne hikmetse patronlarının ismini zikretmezler çünkü isim söylenirse mağduriyet için kullandıkları argümanın boşa çıkacağını bilecek kadar kurmazdırlar. Kurnazlıkları ile herkesi aptal yerine koyabileceklerini zannederler… Neticede şarlatanlık gayri etik bir şey olduğu için hakikatler ile uyuşması gerekmez
İstanbul Tabib odası’nın görüşlerini okudum. Bir vatandaş olarak faydalanmaya çalışıyorum.
Bir yıldan fazla ülke salgınla mücadele ediyor ve ilk defa sağlık odalarından siyasi alan dışında yapılan bir açıklama, lakin üslup değişmemiş yine ortaya konuşulan siyasi cümleler. Açıklamanın 9. maddesinde güya iktidara eleştiri getirerek halkın nezdinde konumunu iktidar karşıtlığı üzerinden güçlendirdiğini sanıyorlar. O kadar ortaya konuşmuşlar ki ne kimi eleştirdikleri belli ne de kime sahip çıktıkları. Gerçi haberde söz konusu doktora sahip çıkıldı diye yazsa da ben böyle bir intiba edinmedim.Keşke bu oda “piyasada standart dışı maskelerin toplatılmasına” dair bir beyanı da olsaydı en azından bilimsel bir bakışları da varmış diyecektim. Bir anektot paylaşayım. Doktor olan bir arkadaşa “niye hep meclislerde bu kadar çok doktor milletvekili var niye doktorluk işlerini yapmıyorlar” demiştim. O da bana doktorlar hastalıkları analiz etme özellikleri geliştiğinden toplumu da analiz ederler ve siyasette zorluk çekmezler demişti. Haklıymış doktorların da odaların da yolu siyasete çıkıyor. Kullandıkları ifadelerden bu üslüpları çok iyi bildikleri aşikar. Halkın kafasını karıştırmaya devam. Hayırlı işler.
İstanbul Tabip Odası Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askerlerimizin afrin’e çıkartma yaptığında Sözde Aydınlar Bildirisi Barış Bildirisi yayınlayıp altına imza atan bir melanet yuvasıdır Türk ordusuna faşist İşgalci kandöken kürt düşmanı diyecek kadar aşağılık bir hal almış kişi bunlar Bu sebeple veryansın TV lütfen bunların yayınlarını bildirilerini yorumlarını yayınlamayın çünkü bunlar Amerikan emperyalizminin silahlandırdıgı desteklediği PKK ve YPG gibi Terör örgütlerine gerilla özgürlük savaşcısı diyen dernekler dir kökleri Amerikan emperyalizmine bağlı sorostan yardım alan bu gibi şer yuvalarını Haber yapmak vatana ve ulus-devlete ihanettir
Mehmet Ceyhan’a Türk Tabipler Birliği sahip çıkıyorsa bu kişinin bağlantılarının ivedilikle araştırılması lazım Çünkü Türk Tabipler Birliği adlı dernek soros ve Amerikan emperyalizminden destek alan para alan bir dernektir Türk Tabipler Birliği’nin başındaki kişi Abdullah Öcalan’a özgürlük isteyen PKK terör örgütüne gerilla diyen YPG için ise faşist Türk Cumhuriyeti’ne karşı savaşan gerilla diyen bir kişidir Sabıkalı Türk Tabipler Birliği’nin Mehmet Ceyhan gibi bir küreselci Mehmet Ceyhan gibi bir amerikancı soros beslemesi bir kişiye sahip çıkması gerçekten düşündürücüdür Mehmet Ceyhan küreselci bir kişidir Mehmet Ceyhan Çin Halk Cumhuriyeti’ni Küba Devleti’ni aşağılayan ve Amerikan emperyalizmi bile hizmet eden bir kişidir Çin Halk Cumhuriyetinin ürettiği aşılara bu aşıları kullanmayın bu aşılar zararlı diyecek kadar aşağılık bir kişidir Bu sebeple mehmetçiğe hangi bir sırtını Amerikan emperyalizmine sorarsa dayanmış Avrasya ve Asya ülkelerine aşağılayan bir kişiye sahip çıkmak vatana ve Ulus devletlere ihanettir