İstanbul'da öldürülen Çinli kadın cinayeti çözüldü

İstanbul’da geçen sene kaybolduktan sonra öldürüldüğü ortaya çıkan Çinli kadın Lisha Yu’nun cinayeti çözüldü. Lisha Yu’nun bir süre takip edildiği ve sonra zorla bir valiz içine konularak bagaja sokulduğu belirlendi. Yolda ölen Çinli kadının Uygur kökenli Abdulgaffar Tamuygur'un Bilecik'teki çiftliğine gömüldüğü anlaşıldı.

İstanbul'da öldürülen Çinli kadın cinayeti çözüldü

İstanbul'da kaybolduktan sonra öldürüldüğü ortaya çıkan Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı 31 yaşındaki Lisha Yu'nun ölümü ile ilgili başlatılan soruşturma sonucunda cinayetin detayları ortaya çıktı.

Sabah gazetesinden Nazif Karaman'ın haberine göre, olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 13 sayfalık bir iddianame düzenlendi. Hazırlanan iddianamede cinayet dakika dakika aydınlatıldı.

İddianameye göre olay şöyle gelişti:

2 Ekim 2019 günü Lisha Yu'dan haber alınamayınca en son görüştüğü arkadaşı olan Shalama Abudouroulusı güvenlik güçlerine başvurdu. Bu başvurunun ardından emniyet harekete geçerek kayıp Lisha Yu'nun bulunmasına yönelik çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜLER İNCELENDİ

Lisha Yu'nun, üzerine kayıtlı bulunan 34 MM … plakalı siyah renkli Renoult Clio marka aracı ile birlikte kaybolduğu gün İSTOÇ'a gittiği yönünde bilgi elde edildi. Bunun üzerine kamera görüntüleri incelendi.

Görüntülerde Yu'a ait aracın saat 18:44 sırlarında Başakşehir ilçesi İSTOÇ mevkiinden çıkarak Meta İş Sanayi sitesinden geçtiği ve sonra Bakırköy Florya istikametine gittiği belirlendi.

Saat 19:57 sıralarında Lisha Yu'nun Florya Aqua park AVM'ye giriş yaptığı, giriş yaptığı esnada hemen arkasından 34 KD …. plakalı beyaz renkli aracın geldiği ve AVM otoparkına giriş yaptığı anlaşıldı.

Saat 21:57'de Lisha Yu'nun, aracı ile AVM otoparkından çıkış yaptığı ve şüpheli 34 KD …. plakalı aracın da AVM önünden Lisha Yu'yu takibe başladığı belirlendi. Saat 22:24 sularında Yu'nun Beylikdüzü ilçesinde bir otelin önüne geldiği, şüpheli aracın da peşinden gittiği, Lisha Yu'nun otele girmesi ile şüpheli aracın otel çevresinde tur atarak Lisha Yu'nun çıkışını beklediği belirlendi.

Takibi yapan 34 KD …. plakalı aracın Kasım Y. isimli şahsın üzerine kayıtlı olduğu tespit edildi. Şüpheli araç ve şüpheli şahısların araca yakıt aldıktan sonra TEM otoyoluna giriş yaparak Ankara istikameti yönüne doğru devam ettikleri tespit edildi.

Bu aşamadan sonra hem Lisha Yu'nun kullandığı, hem de şüpheli şahısların kullandıkları araçtaki kişilerin telefonları belirlendi. Şüpheli şahıslar Abduvahap Abdurrahman, Yunuscan Türkistanlı, Abdulgaffar Tamuygur ve Hüseyin Ahmed'e ulaşıldı. Baz hareketleri çıkarıldı. Abdulgaffar Tamuygur, Abdulvahap Abdurrahman ve Yunuscan Türkistanlı isimli şüphelilerin son olarak 3 Ekim 2019 sabahı Bozüyük-Bilecik'te olduğu belirlendi.

Yapılan tespitler sonucunda, Yunuscan Türkistanlı'nın idaresinde olan ve araç içerisinde Hüseyin Ahmed ve Abduvahap'ın da olduğu 34 KD …. plakalı aracın Çinli kadının aracına Küçükçekmece Karadeniz sokak içerisinde kaza süsü verilmiş şekilde arkadan çarptığı, böylelikle Lisha Yu'nun aracının durmasının sağlandığı, ardından şüphelilerin araçtan inip Yu'yu iterek kendilerinin bulunduğu aracın içerisine soktuğu, bu arada Yu'nun ağzını Abduvahap Abdurrahman'ın kapattığı, Hüseyin Ahmed'in de Çinli kadının aracını ortadan kaldırmak için olay yerinde kaldığı belirlendi.

Lisha Yu'nun bağırması üzerine şüphelilerden birinin kendi evine giderek 1,5 metre uzunluğunda bir valiz alarak tekrar aracın yanına geldiği, şüphelilerin Yu'nun ellerini arkadan koli bandı ile bağladıkları ve sonra valizin içerisine koyarak bagaja soktukları anlaşıldı.

Şüphelilerin, doktor olan Uygur kökenli Abdulgaffar Tamuygur'un Bilecik Söğüt Kızılsaray mevkiinde bulunan çiftliğine gitmeye karar verdikleri anlaşıldı. Sabaha doğru Abdulvahap Abdurrahman'ın Yu'yu kontrol ettiğinde nefes almadığını ve ölmüş olduğunu gördüğü tespit edildi.

Şüphelilerin cesedi bagajdan çıkartarak Abdulgaffar Tamuygur'un çiftliğinde 1.5 metre derinliğinde çukur kazarak gömdükleri anlaşıldı.

Savcılıkça, şüpheliler Abdulgaffar Tamuygur, Abduvahap Abdurrahman, Hüseyin Ahmed, Kasım Yarkenli ve Yunuscan Türkistanlı'nın 'Tasarlayarak Kasten Öldürme' ve 'Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma' suçlarından cezalandırılması talep edildi. Şüpheliler ilerleyen günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıkacak.

CİNAYETİ İŞLEYENLER 'DOĞU TÜRKİSTAN İSLAM PARTİSİ' BAĞLANTILI

Cinayet şüphelilerinden Abdulgaffar Tamuygur’un, Doğu Türkistan İslam Partisi’ni sahiplendiği, Yunuscan Türkistanlı’nın isminin IŞİD terör örgütü mensubu olarak Reina katliamı iddianamesinde yer aldığı ortaya çıktı. 

Aydınlık'ta yer alan habere göre Lisha Yu’nun götürüldüğü çiftliğin sahibi Abdulgaffar Tamuygur Türkiye’deki Uygur hareketinin önemli isimlerinden biri. Uygur Sağlık Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı olan Tamuygur aynı zamanda Sürgündeki Doğu Türkistan Parlamentosu Milletvekili görevini yürütüyor. Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti, Tamuygur’un babasının vefatı nedeniyle 2 Mart 2019’da Başbakan İsmail Cengiz adıyla başsağlığı mesajı da paylaştı. Mirkamil Kaşgarlı, Doğu Türkistan Maarif Teşkilatı Genel Başkanı Hidayetulah Oğuzhan gibi Uygur bölücülerinin de arkadaşı olan Tamuygur, Oğuzhan ile birçok etkinlikte de yan yana görülüyor. Tamuygur önceki dönemlerde Avrasya Araştırma Eğitim ve Sosyal Hizmet Vakfı Genel Başkanlığı da yaptı.

'DAHA ÖNCE DE ÇİNLİ ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ'

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz, Tamuygur’un kendilerine milletvekilliği için başvurduğunu, ancak yasal olmayan ilişkilerde bulunduğu gerekçesiyle reddettiklerini söyledi. Türkiye’de daha önce de bir Çinli’nin öldürüldüğünü hatırlatan Cengiz şöyle konuştu:

“Milletvekili olmak için müracaatını yapmıştır. Arkadaşların güvenilir olmadığı, yasal olmadığı birtakım ilişkilerde bulunduğu gerekçeleriyle itirazları üzerine müracaatının uygun olmadığı iletilmiştir. Biz de milletvekilliğini dondurduk. Kabul etmedik. Demek ki isabetli karar alınmış. Yasal olmayan derken hakkında bir ilaçla ilgili haberler çıkmış. Uygun olmayan illegal bir takım ilaçlar ürettiği, pazarladığı ve yakalandığı ortaya çıkmış. Böyle bir illegal işe karışan birinin sürgün hükümetimizde yer alması uygun değildir.

“Cinayeti duyduk üzüldük. Netice itibariyle bir insanın bir insanı öldürmesi hoş bir şey değil. Kim olursa olsun. Biz de son derece üzgünüz. Neden yapıldığını bilmiyorum. Hele hele bir bayan olduğu için son derece daha da üzgünüm. Bu gibi olay geçmişte bir defa daha olmuştu. Bakırköy’de bir restorantta bir Çinli’nin daha öldürülmesi olayı vardı. Bu vaka 2., 3. vaka. İnsanların öldürülmesine karşıyım. Hele hele masum insanların öldürülmesi hoş şeyler değil. Bunu hele bir Uygur yaptıysa benim adıma daha da üzücü bir olay.”